Sistemik lupus eritematozuslu hastalarda organ hasar indeksinin klinik parametrelerle ilişkisi ve prognoz açısından önemi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 108233
- Danışmanlar: DOÇ.DR. MURAT İNANÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Romatoloji, Rheumatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2001
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
7. ÖZET Gerekçe Farklı klinik çalışmalarda araştırıcılar tarafından SLE'lu hastalarda organ hasar indeksinin geçerliliği, değerliliği ve diğer klinik parametrelerle ilgisi açısından çalışmalar yapılmıştır ve halen çalışmalar sürmektedir. Türkiye'de SLE'li hastalarda organ hasarı üzerine yapılmış bir araştırma yoktur. SLE'li Türk hastalarda SLICC/ACR hasar indeksini kullanarak prognoz üzerinde etkili faktörleri belirlemeye ve tedavi açısından değerlendirme yapmayı amaçladık. Bu amaçla halen takip edilen 127 ve takip sırasında ölen 11, toplam 138 vakayı ayrı ayrı değerlendirdik. Çalışmanın yeni tanı konulmuş 21 hastadan oluşan serisini genişleterek ve ilerki yıllarda izleyerek prognoz hakkında uzun vadede yeni veriler elde etmeyi planladık. Hastalar ve Yöntem Romatoloji Bilim Dalında takip edilmekte olan ve ölen hastalardan 3 grup oluşturuldu: Halen takipli 106 hasta grup 1, takip sırasında ölen 1 1 hasta grup 2 ve yeni tanı konulan 21 hasta grup 3. Herbir gruptaki hasta için SLED Al aktivite formu, total hasar skoru, ağırlıklı total hasar skoru, tedavi skoru belirlendi. Grup 3' deki hastalar 6 ay sonra ikinci kez değerlendirildi. Bulgular En çok hasar gelişen sistem nöropsikiyatrik sistemdir, ardından böbrek, periferik vasküler sistem ve kas-iskelet sistemi gelmektedir. Organ hasar skoruna cinsiyetin ve sınıflandırma kriter sayısının etkisi yoktur. Takipli ve ölen grup karşılaştırıldığında nöropsikiyatrik, böbrek, akciğer ve kardiovasküler sistem hasar skorları, total organ hasar skoru, ağırlıklı organ hasar skoru ve hastalık aktivite skoru ölenlerde daha yüksek bulundu. Total hasar skoru ile ağırlıklı hasar skoru arasında ilişki saptandı. Grup l'de total hasar skoru ile hastalık süresi ve hastalık aktivitesi arasında ilişki saptanamadı, ölenlerle grupl birleştirildiğinde bu ilişki görüldü. Ağırlıklı organ hasar skoru; antifosfolipid sendromu olanlarda, böbrek ve nöropsikiyatrik sistem hasan gelişenlerde, antifosfolipid senromu, böbrek ve nöropsikiyatrik hasan olmayanlara göre daha 37yüksektir. Total organ hasar skoru ise antifosfolipid sendromu olanlar ve böbrek hasan gelişenlerde, gelişmeyenlere göre yüksek iken, nöropsikiyatrik hasar gelişenlerde yüksek bulunmamıştır. Grup l'de total hasar skoru ve hastalık aktivitesi arasında ilişki saptanamazken, ölen grupta değerlendirmeye dahil edildiğinde bu ilişki belirlendi. VAS doktor ve VAS hasta'daki artma total organ hasar skoru, ağırlıklı organ hasar skoru ve hastalık aktivitesindeki artma ile beraberdir. İmmünosüpresif tedavi alanlarda almayanlara göre total hasar skoru daha yüksek bulundu. Günde 20 mg'dan yüksek dozlarda prednizolon alanlar ile almayanlar arasında total hasar skoru açısından fark saptanmadı. Yeni tanı konulup tedavi başlanan 21 hastanın 6 ay sonraki değerlendirmesinde hastalık aktivitesinin gerilediği ve organ hasarının ilerlemediği görüldü. Tartışma ve Sonuç SLE'li hastalarda total organ hasar skoru, ağırlıklı organ hasar skoru ile hastalık aktivitesindeki yükseklik SLE için kötü prognoz işaretleridir. SLICC/ACR organ hasar indeksini oluşturan sistemlerden böbrek, akciğer, nöropsikiyatrik ve kardiovasküler sistem hasar skorlarındaki belirginlik de SLE'li hastalarda kötü prognozu göstermektedir. Total organ hasar skoru ve ağırlıklı organ hasar skorunun artması ile VAS doktor'un artması, hastalığın prognozunu öngörmede hastanın görsel iyilik halinin klinisyence belirlenmesinin faydalı olabileceğini göstermektedir. SLE 'de total organ hasarı belirtilirken, A skor ve T skorun birbiri ile kuvvetle ilişkili olması dolayısı ile sadece total organ hasar skorunun ya da sadece ağırlıklı hasar skorunun belirtilmesi yeterli olabilir. Total organ hasar skoru prognozu kötü olan hastalarda hastalık aktivitesi ile ilişkili iken, grup l'de T skor ve hastalık aktivitesi arasında ilişki saptanamadı. Bu durumdan ölenlerde hastalık aktivitesinin yüksek olması ve yoğun tedavi ihtiyacı sonrası tedavi komplikasyonlarınm sıklığının artması sorumlu olabilir. SLE tanı kriter sayısı ile T skor, A skor ve hastalık aktivite skoru arasında ilişki saptanamadı. SLE tanı kriterlerinin sıklığı SLE'li hastaların prognozu hakkında fikir vermez. Ölenlerde hastalık süresi ve takip süresi arttıkça T skor ve A skor artarken, grup l'de bu ilişki yoktur. Prognozu kötü olan SLE'li hastalarda zaman içinde organ hasarının artması tabiidir. Yeni tanı konulan gruptaki hastalara uygulanan 6 aylık tedavi sonucuna göre, uygulanan tedavinin hastalık aktivitesini dolayısı ile SLE'li hastaların morbiditesini iyileştirdiği söylenebilir. Aynı grupta 6 aylık tedavi sürecinde organ hasarının artmadığı görüldü. Tedavi komplikasyonlarınm gelişiminin değerlendirilebilmesi için hastalar daha uzun süre izlenmelidir. Sonuç olarak SLE'li her hasta için SLUCC/ACR organ hasar indeksi doldurularak organ hasarı belirlenmelidir. 38
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Sistemik lupus eritematozuslu hastalarda anti-ena antikorlarının sıklığı ve klinik önemi
Başlık çevirisi yok
SAMİ UZUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Allerji ve İmmünolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MURAT İNANÇ
- Sistemik lupus eritematozusda serum interlökin-1 ve interlökin-6 düzeyleri
Başlık çevirisi yok
H. ERBİL BAŞEŞME
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1993
Allerji ve İmmünolojiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURŞEN DÜZGÜN
- Sistemik lupus eritematozusda lupus aktivite indeksi ile prolaktin arasındaki ilişki
Lupus activity index and basal prolactin levels in systemic lupus erythematosus
MUSTAFA ESKİN
- Sistemik lupus eritematozusta antinötrofik sitoplazmik antikorların sıklığı, hastalık aktivetesi ve klinik-laboratuvar parametrelerle ilişkisi
The frequency of antineutrophil cytoplasmic antibodies in systemic lupus erythematosus and their association with disease activity and clinical-laboratory parameters
ABDULLAH CANATAROĞLU
Tıpta Yan Dal Uzmanlık
Türkçe
2003
Allerji ve İmmünolojiÇukurova Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EREN ERKEN
- Ağız bulguları veren ve otoimmün orijinli olduğu düşünülen bazı hastalık gruplarında serum ve tükürük immünoglobulin seviyelerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
FUNDA TUĞCU
Doktora
Türkçe
1989
BiyokimyaAnkara ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ORHAN GÜVEN