İzole polimiyaljia romatika, izole dev hücreli arterit ve polimiyaljia romatika ile dev hücreli arterit birlikteliği olan hastaların tanısal süreçlerinin retrospektif analizi
A retrospective analysis of the diagnostic processes in patients with isolated polymyalgia rheumatica, isolated giant cell arteritis and polymyalgia rheumatica–giant cell arteritis overlap
- Tez No: 978600
- Danışmanlar: PROF. DR. CEMAL BES
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Romatoloji, Rheumatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Polimyaljia romatika (PMR) ve dev hücreli arterit (DHA) ileri yaş grubunda görülen, inflamatuvar yanıtı belirgin hastalıklardır. Dev hücreli arterit büyük damar vaskülitlerinden olup başta görme kaybı ve inme gibi ciddi komplikasyonlar ile seyrederken; PMR daha benign seyirli olup kavşak-kuşak bölgesi eklem ve yumuşak dokularını tutar. Bazı vakalarda bu iki hastalık birliktelik gösterebilir (PMR-DHA overlap) ve bu durumda hastalık yönetimi açısından DHA bileşeninin tanınması kritik öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, izole PMR, izole DHA ve PMR-DHA overlap olgularında klinik, laboratuvar ve görüntüleme verilerini retrospektif olarak karşılaştırarak tanısal ayrımı kolaylaştıracak belirteçleri ortaya koymak, tanı sürecindeki aksaklıkları belirlemek, uzun dönem morbidite ile mortalitenin azalmasına katkı sağlamaktır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif, tanımlayıcı, üç kollu bu çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Romatoloji Kliniğinde Mayıs 2020-Kasım 2024 arasında takip edilen, tanısı netleşmiş ve klinik/laboratuvar verileri eksiksiz hastaların demografik verileri, tanı sürecine dair bilgileri, görüntüleme yöntemleri, laboratuvar değerleri, tedavi yaklaşımları, hastalık seyirleri değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 59 PMR, 33 DHA ve 12 PMR-DHA olarak 104 hasta dahil edildi. Hastaların ortanca yaşı gruplar arasında benzerdi (PMR: 71, DHA: 74, PMR-DHA: 72 yıl). Kadın oranı PMR'de %76.3, DHA'da %57.6, PMR-DHA'da %58.3 olup, PMR grubunda kadın hakimiyeti vardı (p=0.073). Polimiyaljia romatika ortanca 6, DHA ve PMR-DHA grubu 3 ayda tanı almıştı (p=0.074). Dev hücreli arterit ve PMR-DHA grubunda tanıda C-reaktif protein (CRP) (62, 61 ve 33 mg/L) ve eritrosit sedimantasyon hızı (ESH) (75, 63 ve 53 mm/saat) değerleri PMR'den anlamlı yüksek bulundu (p=0.014 ve p=0.005). Ferritin düzeyi DHA'da belirgin olarak yüksekti (p=0.009). Polimiyaljia romatika grubunda omuz (%89.8) ve kalça ağrısı (%81.4) ile sabah tutukluğu (%67.8) anlamlı olarak daha sık iken (hepsinde p<0.001), DHA grubunda baş ağrısı (%78.8), temporal hassasiyet (%51.5), çene klaudikasyonu (%39.4) ve görme kaybı (%51.5) öne çıkmaktaydı (p<0.001). Görme kaybı gelişen hastaların %64.7'sinde kayıp kalıcıydı ve bilateral tutulum oranı %29.4 idi. Görüntüleme yöntemleri incelendiğinde DHA ve DHA-PMR overlap grubunda ultrasonografi (USG) (%45.5 ve 41.7) ve pozitron emisyon tomografisi (PET-BT)'nin (%33.3 ve 58.3) tanı ile uyumu yüksek iken, PMR'de manyetik rezonans görüntüleme (MRG)'nin tanı uyumu yüksekti (%27.1; p=0.006); bilgisayarlı tomografi (BT)'nin ise tanısal katkısı üç grupta da sınırlı kaldı. Tedavide tüm hastalara kortikosteroid başlanmış, DHA grubunda yüksek doz (%75.8) ve pulse steroid (%39.4) kullanımı daha sık görülmüştür (p=0.003 ve p<0.001). Hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaç (DMARD, Disease modifying antirheumatic drugs) kullanımı içinde metotreksat PMR-DHA'da (%41.7) daha sık iken, biyolojik tedavilerde tosilizumab DHA grubunda (%42.4) ön plandayken PMR grubunda %11.9 idi (p=0.003). Yan etki sıklığı DHA'da %30.3 olup, steroid ilişkili komplikasyonlar, steroid ilişkili katarakt ve gastrointestinal kanamalar yalnızca bu grupta görüldü. Tüm gruplarda remisyon oranı yüksekti (> %97), remisyona ulaşma süresi ortanca 1 aydı. Sonuç: Polimiyaljia romatika ve DHA arasında klinik, laboratuvar ve görüntüleme bulguları açısından belirgin fark bulunmaktadır. Polimiyaljia romatikada proksimal eklem tutulumuna bağlı ağrı ve tutukluk, DHA'da ise baş ağrısı, görme kaybı ve çene klaudikasyonu ön plandadır. Kilo kaybı DHA ve PMR-DHA; yorgunluk ise PMR ve PMR-DHA'da sık olarak kronik inflamasyonla yoğun aktif inflamasyon farkını desteklemektedir. Yüksek akut faz yanıtı ve belirgin vaskülitik semptomlar DHA lehine ayırıcı ipuçları sunar. Görüntüleme yöntemleri tanısal süreçte önemli katkı sağlamakta; USG ve PET-BT DHA'da, MR ise PMR'de daha uyumlu sonuç vermektedir. Bilgisayarlı tomografi ise tek başına yumuşak doku göstermede ve kontrastsız malignite tarama protokolünde vasküliti atlaması nedeniyle en az yararlı tekniktir. Dev hücreli arteritte daha agresif tedavi rejimleri ve yüksek steroid yükü gerekmesi, yan etki riskini artırmaktadır. Bu veriler, klinisyenlerin özellikle overlap olgularda DHA komponentini erken fark etmesi ile komplikasyonların önlenmesine katkı sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Objective: Polymyalgia rheumatica (PMR) and giant cell arteritis (GCA) are inflammatory conditions predominantly affecting older adults. Giant cell arteritis, classified among the large-vessel vasculitis, is associated with serious complications such as vision loss and stroke, whereas PMR generally follows a more benign course, characterized by involvement of the shoulder and pelvic girdle joints and periarticular soft tissues. In some patients, these two entities may coexist (PMR–GCA overlap), and in such cases, recognizing the GCA component is of critical importance for appropriate disease management. The aim of this study is to retrospectively compare the clinical, laboratory, and imaging features of patients with isolated PMR, isolated GCA, and PMR–GCA overlap in order to identify markers that may facilitate differential diagnosis, determine potential shortcomings in the diagnostic process, and ultimately contribute to reducing long-term morbidity and mortality. Materials and Methods: In this retrospective, descriptive, three-arm study, demographic characteristics, diagnostic process details, imaging findings, laboratory parameters, treatment approaches and disease courses of patients with confirmed diagnoses and complete clinical/laboratory data, who were followed in the Rheumatology Clinic of Başakşehir Çam and Sakura City Hospital, University of Health Sciences, between May 2020 and November 2024, were evaluated. Results: A total of 104 patients were included in the study: 59 with PMR, 33 with GCA, and 12 with PMR–GCA overlap. The median age was similar across groups (PMR: 71, GCA: 74, PMR–GCA: 72 years). The proportion of women was highest in the PMR group (76.3%, 57.6%, and 58.3%, respectively; p=0.073). The median time to diagnosis was 6 months in PMR and 3 months in both GCA and PMR–GCA (p=0.074). At diagnosis, C-reactive protein (CRP) levels (62, 61, and 33 mg/L) and erythrocyte sedimentation rate (ESR) values (75, 63, and 53 mm/h) were significantly higher in GCA and PMR–GCA compared with PMR (p=0.014 and p=0.005). Ferritin levels were markedly elevated in GCA (p=0.009). In the PMR group, shoulder pain (89.8%), hip pain (81.4%), and morning stiffness (67.8%) were significantly more common (all p<0.001), whereas in GCA, headache (78.8%), temporal tenderness (51.5%), jaw claudication (39.4%), and vision loss (51.5%) predominated (p<0.001). Among patients with vision loss, 64.7% had permanent impairment, and bilateral involvement was present in 29.4%. Regarding imaging, diagnostic concordance was higher with ultrasonography (USG) (45.5% and 41.7%) and Positron emission tomography–computed tomography (PET-CT) (33.3% and 58.3%) in GCA and PMR–GCA groups, while Magnetic resonance imaging (MRI) showed greater diagnostic utility in PMR (27.1%; p=0.006); Magnetic resonance imaging (CT) had limited contribution across all groups. All patients received corticosteroids, with high-dose therapy (75.8%) and pulse methylprednisolone (39.4%) being more frequent in GCA (p=0.003 and p<0.001). Among disease-modifying antirheumatic drugs (DMARDs), methotrexate was more commonly prescribed in PMR–GCA (41.7%), while tocilizumab was predominantly used in GCA (42.4%) compared with PMR (11.9%) (p=0.003). Adverse events were more frequent in GCA (30.3%), with steroid-related cataracts and gastrointestinal bleeding observed only in this group. Remission rates were high in all groups (>97%), with a median time to remission of 1 month. Conclusion: There are distinct differences between polymyalgia rheumatica (PMR) and giant cell arteritis (GCA) in terms of clinical, laboratory, and imaging findings. In PMR, proximal joint pain and stiffness predominate, whereas in GCA, headache, vision loss, and jaw claudication are the leading manifestations. Weight loss is more frequent in GCA and PMR-GCA overlap, while fatigue is commonly observed in PMR and overlap cases, reflecting the contrast between chronic low-grade inflammation and intense active inflammation. Elevated acute-phase reactants and prominent vasculitic symptoms serve as key diagnostic clues in favor of GCA. Imaging modalities play an important role in the diagnostic process: USG and PET-CT demonstrate higher diagnostic yield in GCA, whereas magnetic MRI is more concordant in PMR. Computed tomography, on the other hand, is the least useful technique, as it may miss vasculitis due to limited soft tissue resolution and its use in non-contrast malignancy screening protocols. The need for more aggressive treatment regimens and higher corticosteroid exposure in GCA increases the risk of adverse effects. These findings suggest that early recognition of the GCA component, particularly in overlap cases, may contribute to preventing complications.
Benzer Tezler
- İzole sıçan kalbinde hipotermik, şimik kadriyoplejik ile uygulanan deferoksaminin myokardı korumaya katkısı -deneysel çalışma-
Başlık çevirisi yok
NACİ ERCİYES YAĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul ÜniversitesiGöğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- İzole sıçan pankreas perfüzyonunda klorpropamid ve streptozotocinin insülin hormonu biyosentezi ve salınımına etkileri
Başlık çevirisi yok
İRFAN DEĞİRMENCİ
Yüksek Lisans
Türkçe
1989
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAnadolu ÜniversitesiPROF.DR. AYŞE BAŞARAN
- İzole sıçan kalbinin global iskemisi sonrasında kısa süreli asidik reperfüzyonun miyokardial bocalamayı önlemedeki rolü. (Deneysel çalışma)
Başlık çevirisi yok
İBRAHİM BEDRİ ENDER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1990
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul ÜniversitesiGöğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- İzole perfüze tavşan böbreğinde periarteriyel stimülasyon ve eksojen noradrenalin cevaplarında endotel kaynaklı gevşetici faktörün rolü
Başlık çevirisi yok
FERAH HİNDİOĞLU