Kanser hastalarında depresyon tanısının incelenmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 88870
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HAYRİYE ELBİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Depresyon, Kanser hastaları, Depression, Cancer patients
- Yıl: 1999
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Kanser hastalarında depresyon hem normal popülasyona hem de diğer tıbbi hastalıklara göre çok daha sık görülmektedir. Kanser hastasındaki depresif semptomların, tedavisi mümkün olan bir psikiyatrik bozukluğun bulgusu mu yoksa, tanıya“normal”bir cevap ya da kanser hastalığının fiziksel semptomları mı olduğunun ayırt edilmesi konsültasyon- liyezon psikiyatrisinin pratiğinde sık karşılaşılan bir güçlüktür. Bu çalışmanın amaçlan özetle, kanser hastalarında DSM-IV majör depresyon kriterlerinin incelenmesi ve kanser hastalarında majör depresyon tanısının konulması için önerilen yaklaşımların karşılaştırılması; kanser hastalarında sık görülen bir bulgu olan irritabilitenin ne ölçüde majör depresyona eşlik ettiğinin araştırılması; kanser hastalarında majör depresyonun ilişkili olduğu diğer faktörlerin (sosyo-demografik veriler, inkar, tedavi ekibi ve hasta yakmıyla ilişkiler) incelenmesidir. Bu çalışmada, genel cerrahi, dahiliye, kadın doğum, radyasyon onkolojisi servislerinde yatan ve hastanenin diğer servislerinde yatmakta olup psikiyatri konsültasyonu istenen 18 ve 70 yaşları arasındaki kanser hastalan alınmışlardır. Majör depresyon tanısı alan 20 kanser hastası araştırma grubunu, majör depresyon tanısı almayan 63 kanser hastası ise birinci kontrol grubunu oluşturmuşlardır. Psikiyatri bölümünde izlenen 22 majör depresyon hastası ikinci kontrol grubunu oluşturmuştur. En sık“uyku bozukluğu”olmak üzere, majör depresyon semptomlan kanser hastalannda sık görülmektedir. Ailede psikiyatrik hastalık öyküsü, cinsiyet dağılımı açısından kanser hastalarında ve psikiyatrik popülasyondaki majör depresyonun farkları olduğu bu çalışmada bulunmuştur.“Uyku bozukluğu, iştah/kilo kaybı ve anerji semptomlarının kanser hastalarında depresyon tanısı için kullanılamayacağı”şeklindeki hipotezin majör depresyon kriterlerinin madde analizleri sonrasında doğrulanmadığı görülmektedir.“Değersizlik veya suçluluk duygusu”depresyon grubunda, depresyonu olmayan gruba göre daha sık görülmekle birlikte, iki grup arasında, p <.05 alındığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemektedir. Psikiyatrik majör depresyon hastalanyla karşılaştınldığında, majör depresyon tanısı alan kanser hastalarında“değersizlik/suçluluk 78duygusu”ve“ölüm/intihar düşüncesi”nin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha az görüldüğü dikkati çekmektedir. Öfke ve depresyon ilişkisi, hastadan ve hasta yakınından alınan verilerle klinik depresyon ve BDE puanı karşılaştırarak incelenendiğinde, hasta yakınından alınan bilgiye göre“son günlerde daha çabuk sinirlenme”ile majör depresyon tanısı arasında ilişki bulunmuş, öfkenin fiziksel dışavurumuyla depresyon arasında bir ilişki bulunmamıştır. Hastadan elde edilen verilerin analiz sonuçlan ise böyle bir ilişki olmadığı yönündedir. Sonuç olarak her iki yönde de verilerin oluşu ve hastadan ve hasta yakınından alınan verilerin farklı sonuçlar vermesi öfkenin böyle bir çalışmada değerlendirilmesinde kullanılacak ölçütlerin ve soruların geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Alternatif tedavi yöntemlerine başvurma ile depresyon düzeyleri arasındaki ilişki araştırılmış ve alternatif tedavi yöntemlerine başvuran hastaların Beck Depresyon Envanteri puanlan, başvurmayanlarla karşılaştınldığında istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha yüksek bulunmuştur. Görüşme yapılan kanser hastalarının %26.6'sımn tanısını bilmedikleri saptanmıştır. Tanısını bilmeyenlerin BDE ortalamaları bilenlerinkinden daha yüksek bulunmuştur. Bu sonuç hastaya tanısını söylememe şeklindeki yaygm uygulamanın yanlış olabileceğini göstermektedir. Majör depresyon tanısı alan kanser hastalann %50'si doktorlann açıklamalarının yetersiz olduğunu söylerken, depresyon tanısı almayan hastaların % 19. 6' sı açıklamaları yetersiz bulmaktadırlar.“Doktorlara veya hastaneye güvensizlik”hissettiğini bildirmeyle klinik depresyon tanısı arasında anlamlı bir ilişki vardır. Güvensizlik hisseden kanser hastalannın BDE puanları daha yüksek bulunmuştur. Kanser hastalannda depresyonun tanınmasının ekiple ilişkiler, tedaviye uyum ve bilgilendirilme ile ilişkili olduğu görülmektedir. 79
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Kanser hastalarında anksiyete, depresyon, uyum güçlüğü prevalansı ve bunların psiko-sosyal durumla ilişkisinin incelenmesi
The Prevalance of anxiety, depression and adjustment disorders in cancer and the association with the psycho-social status
ABDULVAHAP HIDIR TURAN
- İbni Sina Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği`nde yatarak tedavi gören kanser hastaları ve yakınlarında psikiyatrik morbidite
Psychiatric morbidity in cancer inpatients of the medical oncology clinic of Ibni Sina Hospital and their relatives
HALİSE ÖZGÜVEN (DEVRİMCİ)
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1996
PsikiyatriAnkara ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
PROF.DR. GÜLÖREN ÜNLÜOĞLU
- Kanser ağrısında intratekal yolla tramadol hidroklorid kullanımı
Başlık çevirisi yok
N.SÜLEYMAN ÖZYALÇIN
- Seçilmiş kronik hastalıklarda hastanın psikososyal durumu
Psychosocial state of patients with selected chronic diseases
BURÇİN UTKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Aile HekimliğiÇukurova ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NAFİZ BOZDEMİR
- Kanser hasta ve eşlerinin anksiyete-depresyon düzeyleri ile evlilik ilişkisi niteliğinin sosyal çalışma açısından değerlendirilmesi
Evaluation of anxiety and depression levels with quality of marriage relationships of cancer patients and their spouses in terms of social work
DİLEK ANUK
Yüksek Lisans
Türkçe
1997
Onkolojiİstanbul ÜniversitesiPrevantif Onkoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KEMAL ÇAKMAKLI