Geri Dön

İbni Sina Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği`nde yatarak tedavi gören kanser hastaları ve yakınlarında psikiyatrik morbidite

Psychiatric morbidity in cancer inpatients of the medical oncology clinic of Ibni Sina Hospital and their relatives

  1. Tez No: 49248
  2. Yazar: HALİSE ÖZGÜVEN (DEVRİMCİ)
  3. Danışmanlar: PROF.DR. GÜLÖREN ÜNLÜOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Aile, Kanser hastaları, Mental bozukluklar, Family, Cancer patients, Mental disorders
  7. Yıl: 1996
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

7.0ZET Bu araştırmanın amacı, kanser hastaları ve onların birinci derece yakınlarında psikiyatrik morbiditenin ve morbiditede etkili olabilecek faktörlerin belirlenebilmesidir. Araştırmanın örneklemi, İbni Sina Hastanesi Tıbbi Onkoloji kliniğinde yatmakta olan hastalar ve onların yakınları arasından, karşılaştırma grubu ise, aynı hastanenin Behçet Merkezi'nde ayaktan izlenen Behçet hastaları ve onlarm yakınları arasından seçilmiştir. Bu betimleyici kesitsel araştırmada, hastalar ve yakınlarıyla psikiyatrik görüşme yapıldıktan sonra, Hastane Anksiyete Depresyon Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği, Beck Umutsuzluk Ölçeği, Sheehan Yeti Yıkımı Ölçeği ve Spielberger Durumluk Anksiyete Ölçeği uygulanmıştır. Bulgular şöyle özetlenebilir: Kanser hastalarının % 60'ı, yakınlarının % 40'ı bir DSM-IV Eksen I tanısı almışlardır. Her iki grupta da koyulan tanıların çok büyük bir bölümünü uyum bozukluğu oluşturmaktadır. Bu da kanselilerde ve yakınlarında bulunan psikiyatrik sorunların çoğunluğunun reaktif nitelikte olduğunu düşündürmektedir. Ayrıca, kanser hastalarının depresyon, anksiyete, umutsuzluk ve yeti yıkımı puanları birinci derece yakınlarının puanları ile istatistiksel bakımdan anlamlı ve çok yüksek bir korelasyon göstermektedir. Bu bulgu, kanserin“bir aile hastalığı”olduğu yolundaki görüşleri desteklemektedir. Her iki grupta da psikiyatrik morbiditeyi artıran en önemli risk faktörü hastanın tıbbi durumunun kötüleşmesidir. Hasta yakınlarında buna eklenebilecek risk faktörleri, hastada psikiyatrik bir bozukluk olması ve yakının kadın olmasıdır. Kanser hastalarında psikiyatrik morbidite ve ölçek puanları karşılaştırma grubundan, kanser hastalarının yakınlarında ise karşılaştırma grubunun yakınlarından daha yüksek bulunmuştur. Yaptığımız incelemeler, kanserlilerin karşılaştırma grubuna göre reaktif psikiyatrik tabloların yaygınlığı bakımından, kanserlilerin yakınlarının ise, karşılaştırma grubunun yakınlarına göre genel psikiyatrik problemlerin yaygınlığı açısından daha çok risk altında olduklarını düşündürmektedir. 80

Özet (Çeviri)

7.0ZET Bu araştırmanın amacı, kanser hastaları ve onların birinci derece yakınlarında psikiyatrik morbiditenin ve morbiditede etkili olabilecek faktörlerin belirlenebilmesidir. Araştırmanın örneklemi, İbni Sina Hastanesi Tıbbi Onkoloji kliniğinde yatmakta olan hastalar ve onların yakınları arasından, karşılaştırma grubu ise, aynı hastanenin Behçet Merkezi'nde ayaktan izlenen Behçet hastaları ve onlarm yakınları arasından seçilmiştir. Bu betimleyici kesitsel araştırmada, hastalar ve yakınlarıyla psikiyatrik görüşme yapıldıktan sonra, Hastane Anksiyete Depresyon Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği, Beck Umutsuzluk Ölçeği, Sheehan Yeti Yıkımı Ölçeği ve Spielberger Durumluk Anksiyete Ölçeği uygulanmıştır. Bulgular şöyle özetlenebilir: Kanser hastalarının % 60'ı, yakınlarının % 40'ı bir DSM-IV Eksen I tanısı almışlardır. Her iki grupta da koyulan tanıların çok büyük bir bölümünü uyum bozukluğu oluşturmaktadır. Bu da kanselilerde ve yakınlarında bulunan psikiyatrik sorunların çoğunluğunun reaktif nitelikte olduğunu düşündürmektedir. Ayrıca, kanser hastalarının depresyon, anksiyete, umutsuzluk ve yeti yıkımı puanları birinci derece yakınlarının puanları ile istatistiksel bakımdan anlamlı ve çok yüksek bir korelasyon göstermektedir. Bu bulgu, kanserin“bir aile hastalığı”olduğu yolundaki görüşleri desteklemektedir. Her iki grupta da psikiyatrik morbiditeyi artıran en önemli risk faktörü hastanın tıbbi durumunun kötüleşmesidir. Hasta yakınlarında buna eklenebilecek risk faktörleri, hastada psikiyatrik bir bozukluk olması ve yakının kadın olmasıdır. Kanser hastalarında psikiyatrik morbidite ve ölçek puanları karşılaştırma grubundan, kanser hastalarının yakınlarında ise karşılaştırma grubunun yakınlarından daha yüksek bulunmuştur. Yaptığımız incelemeler, kanserlilerin karşılaştırma grubuna göre reaktif psikiyatrik tabloların yaygınlığı bakımından, kanserlilerin yakınlarının ise, karşılaştırma grubunun yakınlarına göre genel psikiyatrik problemlerin yaygınlığı açısından daha çok risk altında olduklarını düşündürmektedir. 80

Benzer Tezler

  1. Lösemili ve lenfomalı hastalarda ailevi ve çevresel faktörler

    Başlık çevirisi yok

    EMİNE ORUÇ (ALTINKAYA)

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Halk SağlığıAnkara Üniversitesi

    Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYSEL IŞIK

  2. Nüks gelişen operabıl meme kanserli kadınlarda nüks sonrası prognozun değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    FİLİZ ÇAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    OnkolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİKRİ İÇLİ

  3. Acil servislerde verilen hemşirelik hizmetlerinin tanımlanması

    Başlık çevirisi yok

    HÜLYA DENİZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    HemşirelikHacettepe Üniversitesi

    PROF.DR. SAADET ÜLKER

  4. Acil servislerin amaç dışı kullanımı ve nedenleri

    Inappropriate use and reasons in emergency departments

    YASEMİN AKBULUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    İşletmeHacettepe Üniversitesi

    Sağlık Kurumları Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FAHREDDİN TATAR