Geri Dön

Yüksek riskli metastatik olmayan prostat kanserinde neoadjuvan dosetaksel tedavisinin etkinliği

The efficacy of neoadjuvant docetaxel therapy in high-risk non-metastati̇c prostate cancer

  1. Tez No: 873049
  2. Yazar: ÖMER FARUK BAHADIR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. CENK YÜCEL BİLEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Prostat kanseri (PK) geniş spekturumu nedeniyle tedavi seçiminde zorluklarla karşılaşılabilen bir hastalıktır. Yüksek riskli PK hastaları günümüzde bile tedavi prosedürü net olarak belirlenmemiş bir hasta grubudur. Uluslararası kılavuzlar lokal tedavi ile kombine edilen sistemik tedaviyi önermekle birlikte hangi lokal tedavinin hangi sistemik tedavi ile birlikte uygulanması gerektiği üzerine öneride bulunamamaktadır. Metastatik hastalar üzerinde etkinliği bilinen Dosetaksel kemoterapisinin bu hasta grubunda da etkin olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada D'Amico risk sınıflamasına göre yüksek riskli ve lokal ileri gruba giren hastalarda neoadjuvan dosetaksel kemoterapisi ile birlikte androjen deprivasyon tedavisi kombinasyonu değerlendirildi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'nda 2000-2023 yılları arasında prostat kanseri tanısı alarak retropubik radikal prostatektomi ya da robot yardımlı radikal prostatektomi yapılan 1701 adet prostat kanseri hastasından metastatik olmayan ve D'Amico risk sınıflamasına göre yüksek risk grubuna giren (PSA >20 ng/mL veya ISUP derece 4-5 veya klinik T2c-4 veya N+) 107 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar neoadjuvan kemohormonal tedavi (3 haftada bir 75 mg/m2 Dosetaksel, 3 ayda bir Leuprolid 22,5 mg) almış, ardından cerrahi tedavi uygulanmış (multimodal tedavi grubu) veya neoadjuvan tedavi uygulanmadan cerrahi tedavi almıştı (monoterapi grubu). Gruplar arasında biyokimyasal rekürrenssiz sağkalım, genel sağkalım, metastazsız sağkalım, tümör derecesinde gerileme, kontinans ve erektil fonksiyonel sonuçlar gibi çeşitli parametreler karşılaştırıldı. 172 hastanın 35'i neoadjuvan tedavi almış, 72'sine ise yalnızca cerrahi tedavi uygulanmıştı. Medyan takip süresi 34,5 (4-140) aydı. Multimodal tedavi grubunda 15 (%44,1) kişide, monoterapi grubunda 28 (%40,6) kişide biyokimyasal nüks görüldü. 5 yıllık biyokimyasal rekürrenssiz sağkalım oranları monoterapi grubu için %45,4 ± %8,3 multimodal tedavi grubu için %41,9 ± %12,1 olarak hesaplandı (HR: 0,79, %95 GA: 0,41-1,52, p=0,494). Lenf nodu tutulumu olan multimodal tedavi grubu hastalarda 2 yıllık BRS oranı %63,0 ± %12,3 iken monoterapi grubu hastalarda %20,0 ± %17,9 idi (HR: 0,16, %95 GA: 0,03-0,74, p=0,019). Multimodal tedavi grubunda 8 kişide (%22,8), Olumsuz Olaylar İçin Ortak Terminoloji Kriterleri (Common Terminology Criteria for Adverse Events; CTCAE) sınıflamasına göre derece 3 ve 4 yan etki görüldü. Tedaviye bağlı ölüm ve sekonder kanser gelişimi görülmedi. Clavien Dindo sınıflamasına göre multimodal tedavi grubunda 5 (%14,2) kişide derece 2, 3 (%8,5) kişide derece 3 komplikasyon görüldü. Monoterapi grubunda ise 3 (%4,1) kişide derece 2, 1 (%1,4) kişide derece 3, 1 (%1,4) kişide ise derece 4 komplikasyon görüldü. Hasta grupları arasında cerrahi komplikasyonlar açısından anlamlı fark bulunmadı (p=0,245). Bulgular neoadjuvan kemohormonal tedavinin cerrahi komplikasyonları artırmadan ve tolere edilebilir yan etki oranları ile yüksek riskli PK hastalarında güvenli bir şekilde kullanılabileceği ve lenf nodu invazyonu olan yüksek riskli PK hastalarında biyokimyasal rekürrenssiz sağkalım süresini uzatacağını destekliyordu. Genel sağ kalım ve metastazsız sağ kalım açısından ise neoadjuvan tedavinin bir avantaj sağlamadığı bulunmuştur.

Özet (Çeviri)

Prostate cancer (PCa) is a disease that presents challenges in treatment selection due to its broad spectrum. Currently the treatment protocol for high-risk PCa patients remains unclear. International guidelines recommend combining local therapy with systemic therapy, however, it is not clear which local or systemic therapy should be chosen. Docetaxel chemotherapy, known for its efficacy in metastatic patients, is also considered potentially effective in this patient group. This study evaluated the combination of neoadjuvant docetaxel chemotherapy with androgen deprivation therapy in patients classified as high-risk and locally advanced according to the D'Amico risk classification. Among 1701 prostate cancer patients diagnosed and treated with retropubic radical prostatectomy or robot-assisted radical prostatectomy between 2000 and 2023 at Hacettepe University Faculty of Medicine, Department of Urology, 107 non-metastatic patients categorized as high-risk according to the D'Amico risk classification (PSA >20 ng/mL or ISUP grade 4-5 or clinical T2c-4 or N+) were included in the study. Patients received neoadjuvant chemohormonal therapy (75 mg/m² Docetaxel every 3 weeks, 22.5 mg Leuprolide every 3 months) followed by surgical treatment (multimodal therapy group) or surgical treatment without neoadjuvant therapy (monotherapy group). Various parameters such as biochemical recurrence-free survival, overall survival, metastasis-free survival, tumor downstaging, continence, and erectile functional outcomes were compared between the groups. Of the 172 patients, 35 received neoadjuvant therapy, and 72 underwent surgical treatment only. The median follow-up period was 34.5 (4-140) months. Biochemical recurrence occurred in 15 (44.1%) patients in the multimodal therapy group and 28 (40.6%) in the monotherapy group. The 5-year biochemical recurrence-free survival rates were 45.4 ± 8.3% for the monotherapy group and 41.9 ± 12.1% for the multimodal therapy group (HR: 0.79, 95% CI: 0.41-1.52, p=0.494). Among patients with lymph node involvement, the 2-year biochemical recurrence-free survival rate was 63.0 ± 12.3% in the multimodal therapy group and 20.0 ± 17.9% in the monotherapy group (HR: 0.16, 95% CI: 0.03-0.74, p=0.019). Grade 3 and 4 adverse effects, according to the Common Terminology Criteria for Adverse Events (CTCAE), were observed in 8 (22.8%) patients in the multimodal therapy group. There were no treatment-related deaths or secondary cancer developments. In the multimodal therapy group, 5 (14.2%) patients experienced grade 2 complications, and 3 (8.5%) had grade 3 complications according to the Clavien-Dindo classification. In the monotherapy group, 3 (4.1%) patients experienced grade 2 complications, 1 (1.4%) had grade 3, and 1 (1.4%) had grade 4 complications. No significant difference in surgical complications was found between the patient groups (p=0.245). The findings supported that neoadjuvant chemohormonal therapy could be safely used in high-risk PCa patients without increasing surgical complications and with tolerable adverse effect rates, extending biochemical recurrence-free survival in high-risk PCa patients with lymph node invasion. However, neoadjuvant therapy did not provide an advantage in terms of overall survival and metastasis-free survival.

Benzer Tezler

  1. Robot yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi operasyonu uygulanan yüksek riskli prostat kanseri tanılı 55 yaş altı ve 65 yaş üstü hastaların operatif, onkolojik ve fonksiyonel parametrelerinin karşılaştırması

    Comparison of the operative, oncological and functional parameters of patients under 55 and over 65 years of age with high risk prostate cancer who underwent robot-assisted laparoscopic radical prostatectomy.

    ELCHIN HAJIYEV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    ÜrolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BAHRİ GÖK

  2. 65 yaş üstü metastatik prostat kaneri hastalarında androjen reseptör yolak inhibitörlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the efficacy of androgen receptor pathway inhibitors in patients over 65 years of age with metastatic prostate cancer

    BENGÜ SEZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    İç HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TOLGA KÖŞECİ

  3. Mesanenin yüksek grade'li evre pT1 ürotelyal karsinomlarında E-cadherin ekspresyonunun nüks ve progresyonla olan ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    FİKRET ERDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Ürolojiİstanbul Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. FARUK ÖZCAN

  4. Tedavi öncesi çekilen PSMA PET-CT'nin düşük ve orta riskli prostat kanseri hastalarında sağkalım sonuçları üzerine prediktif değeri

    Predictive value of pre-treatment PSMA PET/CT on survival outcomes in patients with low and intermediate-risk prostate cancer

    GÖKAY YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Radyoloji ve Nükleer TıpTrakya Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN MURAT ÇALOĞLU

  5. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK