Akut lösemide doku faktörü: Plazma aktivitesinin ve akım sitometrisi ile yüzey ekspresyonunun incelenmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 79618
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MUHİT ÖZCAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Onkoloji, Oncology
- Anahtar Kelimeler: Akım sitometrisi, Lösemi, Tromboplastin, Flow cytometry, Leukemia, Thromboplastin
- Yıl: 1999
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
51 ÖZET Çalışmamızda, lösemik hücrelerde TF ekspresyonu ve plazma TF aktivitesi ile klinik ve laboratuar parametreler ve tedavi yanıtı arasında ilişki olup olmadığı belirlenmeye çalışıldı. Bu amaçla ANLL'li 18 ve ALL'li 3 hastanın periferal veya kemik iliği blast hücrelerinde TF ekspresyonu akım sitometrisi yöntemi ile, 20 hastanın plazma TF prokoagülan aktivitesi ELİSA temeline dayanan fonksiyonel bir yöntemle (kromojenik assay) ölçüldü. Akım sitometrisi analizinde TF ekspresyonu %20'nin üzerinde olan değerler pozitif kabul edildi. Sonuçlar: 1 -Lösemi hücrelerinde ortalama TF ekspresyon oranı %47.6±29; plazma TF aktivite düzeyi 2423±1401 pg/ml olarak bulundu. Yüzey TF ekspresyonu ve plazma TF aktivitesi arasında ilişki saptanmadı. 2-ANLL ve ALL olguları arasında TF ekspresyonu ve plazma TF aktivitesi birbirlerine benzer bulundu (p=0.22). 3-ANLL M4 ve M5 olgularında ortalama TF ekspresyon değeri, Mİ ve M2 olgularından daha yüksek olma eğilimindeyken (p=0.16); plazma TF aktivitesi Ml- M2 olgularında daha yüksek bulundu (p<0.05). 4-TF pozitif olgularda CD33 ekspresyonu TF negatif olgulardan daha yüksekti (p=0.05). 5- Yüzey TF ve CD 14 ekspresyonlan arasında ilişki yokken, CD 14 ekspresyonu ile plazma TF aktivitesi arasında anlamlı doğrusal bir ilişki saptandı (r=0.5, p=0.02).52 6-TF pozitif olgularda beyaz küre değerleri TF negatif olgulardan daha yüksekti (p=0.02). 7- Yüzey TF ekspresyonu %50'nin üzerinde olan olgularda CD95 (fas/APOl) ekspresyonu daha düşük bulundu (p=0.07). 8-Hasta grubunda tedavi öncesi ortalama TF aktivite değeri, kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksekti (p=0.01). Tedavi öncesi ölçülen TF aktivite değerleri aplazi dönemine göre daha yüksek olmakla beraber, aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0.2). Benzer şekilde aplazi dönemi TF aktivite değerleri kontrol grubuna göre daha yüksek olmakla beraber fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0.7). 9-TF ekspresyonu pozitif olgularda fibrinojen biraz düşük, D-dimer daha yüksek bulunmuştur (sırasıyla, p=0.43, p=0.09). 10-TF ekspresyonu ve trombohemorajik komplikasyonlar arasında anlamlı bir ilişki gözlendi. Trombohemorajik komplikasyon görülen hastalarda TF ekspresyon değeri trombohemorajik komplikasyon gözlenmeyen hastalardan daha yüksek bulunurken (p=0.01); plazma TF aktivitesi ile trombohemorajik komplikasyon arasında ilişki tesbit edilmedi (p=0.34). 11 -İstatistiksel anlamlı farklılık olmamasına rağmen TF negatif hastalarda remisyon oranı (%80) (4/5), TF pozitif hastaların remisyon oranlarından (%50) (8/16) daha yüksek bulundu (p=0.34). Ancak, plazma TF aktivitesi ile tedavi cevabı arasında anlamlı bir ilişki tesbit edilmedi (p=0.87). Sonuç olarak, değişik seviyelerde olmakla beraber tüm hastalarda lösemik hücrelerde TF eksprese edilmektedir. Kromojenik assay ile plazma TF aktivitesi53 ölçülebilmektedir. Yüzey TF ekspresyonu ile plazma TF aktivitesinin ilişkili olmaması ve aplazi döneminde de plazma TF aktivitesinin tesbit edilmesi nedeniyle, plazma saptanan TF'nin tek kaynağının dolaşan hücreler olmadığı, özellikle endotel hücrelerinin diğer bir kaynak olabileceği söylenebilir. Daha düşük remisyon oranlan ve daha yüksek trombohemorajik komplikasyonlar TF ekspresyonu ile ilişkili gibi görünmektedir. Hücrelerde TF ve CD95 ekspresyon ilişkisi, dolayısıyla TF'nin apopitozis ile ilişkisi, üzerinde daha fazla çalışılarak aydınlığa kavuşturulması gereken önemli bir konudur. Yüzey CD 14 ekspresyonu ile plazma TF aktivite ilişkisi, LPS etkisiyle TF ekspresyonunun arttırılmasında CD 14 'ün aracılık ettiği görüşünü desteklemektedir. Düşük fibrinojen, yüksek D-dimer düzeyleri- TF ile uyarılan koagülasyon aktivitesinin göstergesi olup, TF ekspresyonu- trombohemorajik komplikasyon ilişkisini desteklemektedir. Plazma TF aktivitesinin klinik önemi, TF ekspresyonu ile CD95 ve CD33 ekspresyon ilişkisinin anlamı, yüzey CD 14 ve CD33 ekspresyonunun lösemik hücrelerde de LPS etkisiyle TF ekspresyonunun artırılmasında aracı olup olmadığı, lökostaz olayında yüzey TF ekspresyonunun rolü ayrıca irdelenmesi gereken konulardır. Ayrıca TF'nin prognostik önemi prospektif çalışmalarda araştırılmalıdır.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Akut lösemili hastalarda interlökin-1 reseptör antagonisti düzeyleri
Başlık çevirisi yok
GÜNHAN GÜRMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1994
HematolojiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. AKIN UYSAL
- Çocukluk çağı lösemilerinde akut faz reaktantları, sialik asid ve lipid değişimleri
Başlık çevirisi yok
CANAN ÇOKER
- Akut lenfoblastik lösemide monoklonal antikorlarla fenotipik özelliklerin ve T-lenfotropik virus antikorlarının incelenmesi
Başlık çevirisi yok
HAYAT ERDEM
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
OnkolojiHacettepe ÜniversitesiTemel Onkoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. EMİN KANSU