Geri Dön

Post nefrotik karaciğer sirozunda oral çinko replasmanının ince barsak morfolojisi ve fonksiyonları üzerine etkisi

In postnecrotic liver cirrhosis, the effects of oral zinc replacement on small bowel morphology

  1. Tez No: 79617
  2. Yazar: MELTEM TURAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SELİM KARAYALÇIN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Nefroloji, Gastroenterology, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Bağırsak-ince, Karaciğer sirozu, Çinko, Intestine-small, Liver cirrhosis, Zinc
  7. Yıl: 1999
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Sirotik hastalarda ince barsakta izlenen morfolojik değişiklikler ve çinko emilim bozukluğu portal hipertansiyon sonucu oluşabileceği gibi çinko yetersizliğinden de kaynaklanabilir. Bu çalışmada çinko eksikliği, oral replasman ile giderilmeye çalışılarak ince barsaktaki morfolojik ve fonksiyonel değişikliklerin düzeltilip düzeltilemeyeceği araştırıldı. Çalışmaya 20 vaka alındı. Vakaların 16' sında HBV, 3' ünde HCV, 1 tanesinde ise HBV ve HDV birlikteliği mevcuttu. Tüm hastalarda plazma çinko düzeyi, çinko bağlama kapasitesi, 24 saatlik idrarda çinko ve saç çinko düzeyi bakılarak, emilimin değerlendirilmesi için oral çinko tolerans testi yapıldı. İnce barsak morfolojisindeki değişiklikleri saptamak amacıyla 19 hastadan endoskopik girişimle duodenum biopsisi alındı. Alınan biopsiler formalin ile fikse edilip hematoksilen eozinle boyanarak morfolojik olarak incelendi. Hücre proliferasypnu ve hücre kaybı arasındaki dengenin gösterilebilmesi amacıyla immunhistokimyasal boyama yöntemleri kullanılarak Ki-67 ve bcl-2 ekspresyonu değerlendirildi. Hastalara 1 ay süreyle 220 mg /gün çinko sülfat verildi. Tedavi sonrası bütün testler ve ince barsak biopsileri tekrarlandı. Tedavi öncesi ve sonrası bulgular karşılaştırılarak istatistiksel olarak fark olup olmadığı belirlendi. Çalışmanın bulguları şöyle özetlenebilir: 1. Tedavi sonrası plazma çinko düzeyleri biraz artmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. İdrar çinko düzeylerinde tedavi sonrası 14 olguda azalma sağlanmasına rağmen tedavi öncesi ve sonrası zinküri değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. 442. Tedavi sonrası çinko bağlama kapasitesi 14 oiguda düşme göstermekle birlikte tedavi öncesi ve sonrası değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. 3. Oral çinko tolerans testi: Oral çinko tolerans testi ile tedavi öncesi ve sonrasında 0.,1.,2.,3. ve 4. saatlerde elde edilen plazma çinko düzeyleri karşılaştırıldığında tedavi sonrası tüm zaman birimlerinde artış olmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı artış sadece 3. saat değerlerinde saptandı. Tedavi öncesi ve sonrasında absorpsiyonun 2. saatte başladığı 3. ve 4. saatte devam ettiği görüldü. 4. Saç çinko düzeyleri: Tedavi sonrasında saç çinko düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bulunan artış saptandı. Tedavi sonrasında 20 vakanın 16'sında saç çinko düzeyleri artarken, 1 vakada değişmeden kaldı, 3 vakada ise azalma şaptandı. 5. İnce barsak biopsilerinde morfolojik değişiklikler: 19 vakada yapılan ince barsak biopsilerinin tedavi öncesi morfolojik değerlendirmesinde mevcut bulgular; villuslard,a kısalma, villus / kript oranında azalma, kript hiperplazisi ve hafif iltihabi hücre infiltrasyonu şeklinde özetlenebilecek hafif - orta şiddette malabsorpsiyon bulgularıydı. 1 aylık tedavi sonrasında bazı vakalarda villus yapısı ve kript hiperplazisi normale dönmesine rağmen aradaki fark istatistiksel olarak ar|lamlı bulunmadı. 6. İmmunhistokimyasal boyama sonuçları: Hücre proliferasyonunun gösterilebilmesi için Ki-67 kullanıldı. Tedavi öncesi ve sonrası f<i-67 oranları karşılaştırıldığında ortalama değerlerde tedavi sonrası artış gözlenmekle birlikte, istatistiksel fark saptanmadı. Epitelde değerlendirilen bcj-2 ekspresyonu tedavi öncesi ve sonrası 45"karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Ancak ortalama değerler gözönüne alındığında tedavi sonrası artış saptandı. Ki-67 ve bc|-2 ekspresyonu ile villus / kript oranı arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmadı. Bu çalışmaca, tedavi sonrası saç çinko düzeyleri ile çinko emiliminde 3. saatte belirgin olarak ortaya çıkan artışlar sirotik hastalarda çinko replasmanının faydalı olduğunu göstermektedir. Ancak bu artış ince barsak proliferasyonu ve morfolojisine tam olarak yansımamıştır. Çinko replasmanının daha uzun süreli belki de daha yüksek dozda verilmesiyle bulgularda çarpıcı değişiklikler sağlanabilir. 46

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Karaciğer sirozunda barsaktan çinko emilimi

    Başlık çevirisi yok

    SELİM KARAYALÇIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    GastroenterolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Postnekrotik kompanse karaciğer sirozunda egzersiz ile ortaya çıkartılan sol ventrikül disfonksiyonu

    Left ventricular dysfunction induced by exercise in patients with compensadet postnecrotic liver cirrhosis

    DURAN KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SELİM KARAYALÇIN

  3. Postnekrotik sirozda serum ve idrar çinko düzeyleri ile amino asit düzeyleri arasındaki ilişki

    Comparison of serum and urinary zinc levels with amino acid levels in patients with post necrotic cirrhosis

    TESLİME ATLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    GastroenterolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. SELİM KARAYALÇIN