Çocukluk çağı akut lösemi ve hodgkin-dışı maling lenfomalarında laktik dehidrogenaz, laktik dehidrogenaz izoenzimleri, serum çinko, bakır düzeyleri ve bakır/çinko oranının önemi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 18568
- Danışmanlar: PROF.DR. SEVGİ GÖZDAŞIOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Bakır, Laktat dehidrogenaz, Lenfoma-non Hodgkin, Lösemi, Çinko, Copper, Lactate dehydrogenase, Lymphoma-non Hodgkin, Leukemia, Zinc
- Yıl: 1990
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET: Bu çalışmada A.ü.T.F. Pediatrik Hematoloji ve Onkoloji Bilim dalına başvuran ve akut lösemi tanısı alan 23, Hodgkin-dışı malign lenf oma tanısı alan 7 olguda hastalığın peşitli dönemlerinde eş zamanlı serum total LDH aktivitesi, LDH izoenzimleri, serum Zn, Cu düzetleri ve Cu/Zn oranı incelenmiştir. Akut lösemi grubunda tedavi öncesi dönemde ortalama serum total LDH aktivitesi (1285.22 +/- 142.98 BBü/ml), kontrol grubuna göre(597 +/- 18.44 BBü/ml) önemli ölçüde yüksek bulunmuş (p < 0.05), bu yüksek değerin remisyonda normale indiği (483.18 +/- 60.02 BBü/ml) gözlenmiştir. Hodgkin-dışı malign lenfoma grubunda tedavi öncesi dönemde ortalama serum total LDH aktivitesi (857.71 +/- 213.79 BBü/ml) kontrol grubuna göre yüksektir, ancak aradaki fark istatistiksel açıdan önem taşımamaktadır. Grubun ortalama serum total LDH aktivitesi tümör lizisi ile dolaşıma salınan enzim miktarının artmasının beklendiği 1. remisyon indüksiyonu tedavisinden sonra artmış (1212.105 +/- 105.85 BBü/ml) ve kontrol grubuna göre önemli derecede yüksek bulunmuştur (p < 0.01). Remisyon döneminde ise ortalama serum total LDH aktivitesi normal sınırlara düşmüştür (450 +/- 71.55 BBü/ml).Akut lösemi Hodgkin-dışı malign lenfoma gruplarında serum total LDH aktivitesi hastalık aktivitesini yansıtmaktadır. Her iki hastalık grubunda da tedavi öncesi dönem ve remisyonda LDH izoenzim dağılımı ile kontrol grubu arasında istatistiksel fark bulunmamıştır. Hodgkin-dışı malign lenfoma grubunda 1. remisyon indüksiyonundan sonra LDH 4 izoenziminin (% 17.5 +/- 2.47), kontrol grubuna göre (% 8.65 +/- 1.54) önemli ölpüde arttığı gözlenmiştir (p < 0.05). Bu artış tümör lizisinin beklendiği döneme rastlamaktadır. LDH izoenzimlerinin incelenmesi sonucunda akut lösemiye özgün izoenzim kalıbının olmadığı, ancak Hodgkin-dişı malign lenfomada LDH 4 izoenzim yüksekliğinin beklenebileceği düşünülmüştür. Ayrıca, remisyon döneminde serum total LDH aktivitesi yüksekliği ile birlikte karaciğer dokusuna özgün LDH 4 ve LDH 5 izoenzim artışının gözlendiği Hepatitis infeksiyonu geçiren akut lösemili olgu nedeniyle lösemik doku dışı katılımın ortaya çıkarılması apışından izoenzim çalışmasının gerekli olduğu sonucuna varılmıştır. Akut lösemi grubunda tedavi öncesi dönemde ortalama serum Zn düzeyi (90.75 +/- 3.14 mikrogram/dl), kontrol grubuna göre (128 +/- 2.81 mikrogram/dl) anlamlı düşük (p < 0.01), ortalama serum Cu düzeyi 66(216.45 +/- 17.02 mikrogram/dl), ve Cu/Zn oranı (2.46 +/- 0.21), kontrol grubuna göre (135.4 +/- 8.2 mikrogram/dl ve % 1.06 +/- 0.07) anlamlı yüksek bulunmuştur (p < 0.01). Bu grupta serum Zn, Cu düzeyleri ve Cu/Zn oranının hastalık aktivitesini yansıttığı saptanmıştır. Hodgkin-dışı malign lenfoma grubunda tedavi öncesi dönemde ortalama serum Zn düzeyi (95.07 +/- 8.65 mikrogram/dl), kontrol grubuna göre önemli derecede düşük (p < 0.01), ortalama serum Cu düzeyi (204.74 +/- 20.5 mikrogram/dl), ve Cu/Zn oranı (2.29 +/- 0.33) önemli derecede yüksek bulunmuştur (p < 0.01). 1. remisyon indüksiyonundan sonra bu değerlerin normale indiği gözlenmiştir. Remisyonda ise ortalama serum Zn düzeyi normal sınırlardayken, ortalama serum Cu düzeyi (207.6 +/- 25.58 mikrogram/dl), ve Cu/Zn oranı (2.56 +/- 0.68) kontrol grubuna göre yüksek bulunmuştur (p < 0.01). Hodgkin-dışı malign lenfoma grubunda da bu eser element düzeyleri ve Cu/Zn oranının hastalık aktivitesini yansıttığı, remisyon döneminde süren hiperkupreminin rölaps göstergesi olabileceği düşünülmüştür. Bunun doğrulanması için hastaların uzun dönemde izlenmesi gerekmektedir. ALL ve ANLL alt gruplarının tedavi öncesi ortalama serum LDH aktiviteleri arasında fark gözlenmemiştir. Bu durum lösemi alt gruplarının ortalama lökosit sayıları 67arasında fark olmamasına bağlanmıştır. Akut lösemi grubunda tedavi öncesi dönemde serum total LDH aktiviteleriyle kemik iligindeki blast oranı arasında ilişki saptanmamıştır (r = 0.110). Enzim aktivitesiyle başvurudaki lökosit sayısı ilişkili bulunmuştur (r = 0.706, p < 0.01).
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Çocukluk çağı akut lösemilerinde ve malign lenfomalarında serum interlökin 2, solubl interlökin 2 reseptör, interlökin 4, tümör nekroz faktör alfa ve ferritin düzeylerinin incelenmesi
Serum ınterleukin 2, soluble interleukin 2 receptor, interleukin 4, tumour necrosis factor alfa and ferritin levels in childhood acute leukemias and malignant lymphomas
EMEL ÜNAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞÜKRÜ CİN
- Çocukluk çağı akut lösemi ve lenfomalarında kromozomal düzensizlikler
Chromosomal abnormalities in childhood acute leukemia and lymphomas
YASEMİN SÖNMEZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1992
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAtatürk ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Çocuklarda normal, aplastik anemi, akut lösemi kemik iliklerinin ve kemik iliğinden perifere hücre çıkışının“scanning”elektron mikroskobu ile incelenmesi
Başlık çevirisi yok
LEYLA AĞAOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1997
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Çocukluk çağı akut lösemi ve malign lenfomalarında sitomegalovirus infeksiyonunun araştırılması
Başlık çevirisi yok
ÇİĞDEM ÖZTÜRK
- Çocukluk çağı akut lösemi ve malign lenfomalarında candida infeksiyonunun araştırılması
Başlık çevirisi yok
ZERMİNE FAZLI BÜYÜKKEÇECİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1993
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVGİ GÖZDAŞOĞLU