Geri Dön

60 yaş ve üzeri olgularda kırılganlığın COVID-19 klinik seyri ve mortaliteye etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 719524
  2. Yazar: ZEYNEP SAFİYE ŞAHİN ERÖKSÜZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ŞEHNAZ OLGUN YILDIZELİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: SARS-CoV-2, Yaşlı, Yaşlı Hasta, Frajilite, Sarkopeni, Malnütrisyon, COVID 19, Geriatri, Kas distrofileri, Kırılganlık, Mortalite, SARS virüsü, Yaşlılar, Yaşlılık, SARS-CoV-2, Elderly, Older Patient, Frailty, Sarcopenia, Malnutrition, COVID 19, Geriatrics, Muscular dystrophies, Mortality, SARS virus, Aged, Old age
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: COVID-19 Aralık 2019 tarihinde ortaya çıkarak dünya genelinde pandemiye yol açmış ve birçok insanı etkileyerek çok sayıda ölüme sebep olmuştur. Hastalıktan en çok etkilenen grubun yaşlı hastalar olduğu salgının başından beri ifade edilmekle birlikte yaşlı olgulardaki mortalite sebepleri detaylı olarak incelenmemiştir. Bu çalışmanın amacı yaşlı hastalarda görülen geriatrik sendromların COVID-19 seyri ve mortaliteye etkisini incelemektir. Yöntem: Çalışmamız prospektif olarak 17 Nisan- 30 Haziran 2020 tarihleri arasında hastanemiz servis veya yoğun bakımında yatarak tedavi alan, PCR pozitifliği dökümente edilmiş, COVID-19 tanılı 60 yaş ve üzeri olgular dahil edilerek planlandı. Çalışmaya alınan hastaların demografik verileri, yatış günü alınan kanlarında hemogram ve biyokimyasal laboratuvar değerleri, toraks bilgisaralı tomografi bulguları, hastalık evresi, yatışları boyunca aldıkları tedaviler, oksijen ihtiyacı, mekanik ventilatör ihtiyacı ve yoğun bakımda izlem ihtiyacı kaydedildi. Tüm hastalar kırılganlık, sarkopeni riski ve yetersiz nütrisyonel durum riski için anket ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 65 hasta dahil edildi. Hastaların %41'i (n:27) kadın, %59'u (n:38) erkek, ortalama yaşları ise 69 ±8,4 yıl idi. Yaş gruplarına göre kategorize edildiğinde 60-69 yaş arası toplam 37 hastanın 22'sinin (%57,9), 70 yaş ve üzeri grupta ise toplam 28 hastanın 16'sının (%42,1) erkek cinsiyette olduğu saptandı. Komorbid hastalıklara bakıldığında 53 (%81.5) hastada en az bir komorbid durum tespit edildi. Charlson komorbidite indeksi erkeklerde ortalama 5,5±3,1 (min-max 2-18); kadınlarda ise 4,4±1,6 (min-max 2-8) olarak hesaplandı, gruplar arası fark saptanmadı. Yatış sürelerine bakıldığında genel grupta ortalama yatış süresi 9,2±4,3 gün olarak bulundu. Erkek cinsiyet içerisinde radyolojik bulgu varlığı %84,2 iken bu oranın kadınlarda %100 olduğu ve iki grup arasında anlamlı bir fark olduğu gösterildi (p<0.03). Kırılganlık değerlendirmesinde 43 (%66.1) hasta normal iken, prefrail 16 (%24,6) hasta, kırılgan 6 (%9,2) hasta vardı. Sarkopeni riski 7 (%10,8) hastada tespit edilirken yetersiz beslenme riski 5 (%7,7) hastada saptandı. Hastaların cinsiyet ve yaş grupları kategorize edilerek değerlendirildiğinde 70 yaş ve üzeri olanlarda prefrail ve frail oranları (%50 vs %21,4) iken 60-69 yaş grubunda (%5,4 vs %0) olarak saptanmış olup istatiksel anlamlı bir fark saptandı (p< 0,001). Kırılganlık skoru normal olan olgularda demans sırasıyla prefrail ve frail grubundaki olgulara oranla anlamlı olarak düşük bulundu (%0 vs %12,5 vs %16,7) (p<0,042). Sarkopeni riski olanlarda olmayanlara göre yatış süresi (8,6 ±4,0 vs 14 ±4,5) (p <0,008), polifarmasi (p<0,014), noninvaziv mekanik ventilatör kullanım gereksinimi (p<0.009) ve yoğun bakım izlem gereksinimi (p<0,028) anlamlı olarak yüksek bulundu. Yetersiz nütrisyon açısından riskli olan grupta sırasıyla ferritin değerleri ve Charlson komorbidite indeksi normal olan gruba nazaran anlamlı derecede yüksek saptandı (p <0,028), (p <0,032). Aynı zamanda nazal kanül veya maske ile oksijen desteği ihtiyacı yine bu grupta anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,012). Mortaliteye etki eden faktörler değerlendirildiğinde ileri yaş (p<0,041), kronik böbrek yetmezliği tanısı (p<0,001), kalp ritm bozuklukları tanısı (p<0,045), yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) izlem ihtiyacının olması (p<0,001), noninvaziv mekanik ventilatör (NIMV) ihtiyacının olması (p<0,001) ve entübasyonun (p<0,002) mortalite ile pozitif korelasyonda olduğu saptandı. BUN (mg/dL) (p<0,02), ALT (U/L) (p< 0,035), D-dimer (mg/dL) (p <0,033), Charlson komorbidite indeksi (p<0,017)'nin yüksekliği mortalite ile pozitif korelasyonda iken lenfosit sayısı (p<0,042) ve lenfosit yüzdesi (p< 0,023) mortalite ile negatif koreleasyon gösterdi. Geriatrik sendromlardan prefrail ve frail durumu mortalite açısından anlamlı risk faktörü olarak saptandı (p<0,042). Sonuç: Çalışmamızda kırılganlık yaş ile korele olarak artmış bulunmuştur. Sarkopeni riski ve yetersiz nütrisyonel durum riski, frail grubuna eşlik etmekle birlikte bu iki sendromun olmadığı prefrail grubunda organ hasarını temsil eden laboratuvar değerlerin ve komorbiditelerin, normal olgulara nazaran fazla olduğu gösterilmiştir. Geriatrik sendrom ya da riskinin bulunması, hastalığı ağır geçirme riski, uzamış hastane yatışı, NIMV ihtiyacı ve YBÜ yatış ihtiyacı ile ilşkili bulunmuş olup, bu hasta grubunda yakın takip son derece önemlidir.

Özet (Çeviri)

Aim: COVID 19 appeared on December 2019 and caused a pandemic that affected lots of people's lives and caused lots of death. The most affected group from the pandemic are the elderly, but mortality reasons of older cases haven't been studied exhaustively. The aim of this study is to analyze effects on older patients geriatric syndromes' COVID 19 course and mortality Method: This study was planned prospectively including patients that were hospitalized on the 17th of April between 30th of June 2020 in intensive care units and clinics at our hospital and were documanted as COVID 19 positive. We held demographic data, the results of hemogram and biochemical blood at the first day of hospitalization, computerized tomography findings, stage of the disease, taking medication along their whole hospitalization, oxygen, mechanical ventilator and intensive care unit needed for the patients who were involved this study. All of these patients were evaluated with a survey for sarcopenia, frailty and insufficient nutricional state. Findings: There were 65 patients were included in this study. %41 (n:27) of these patients were females, %59 (n:38) were male and the mean age was 69±8,4.The patients were categorized according to their ages; 22 out of 37 (57,9) of the patients were between 60 and 69 years old and 16 out of 28 (%42,1) of the patients who were over 70 years old were male. 53 patients have detected at least one comorbid statement. Charlson comorbidity index was figured out to be 5,5±3,1(min – max 2-18) for males and 4,4±1,6 (min max 2-8) for females, no difference being found between the groups. Considering the hospitalization times, the average length of stay in the general group was found to be 9.2±4.3 days. While the presence of radiological findings in males was 84.2%, this rate was 100% in females and there was a significant difference between the two groups (p<0.03). When the factors affecting mortality were evaluated, advanced age (p<0.041), diagnosis of chronic kidney failure (p<0.001), diagnosis of heart rhythm disorders (p<0.045), needed for follow-up in the intensive care unit (ICU) (p<0.001), and the need for a noninvasive mechanical ventilator (NIMV) (p<0.001) and intubation (p<0.002) were found to be positively correlated with mortality. BUN (mg/dL) (p<0.02), ALT (U/L) (p< 0.035), D-dimer (mg/dL) (p <0.033), Charlson comorbidity index (p<0.017) height was positively correlated with mortality, whereas lymphocyte count (p<0.042) and lymphocyte percentage (p< 0.023) were negatively correlated with mortality. Prefrail and frail state of geriatric syndromes were detected as a significant mortality factor.(p<0,0042) While 43 (66.1%) patients were normal in frailty evaluation, there were 16 (24.6%) prefrail patients and 6 (9.2%) fragile patients. The risk of sarcopenia was detected in 7 (10.8%) patients, while the risk of malnutrition was detected in 5 (7.7%) patients. When the sex and age groups of the patients were evaluated by categorizing, the rates of prefrail and frail were (50% vs. 21.4%) in those aged 70 and over, while it was determined as (5.4% vs. 0%) in the 60-69 age group, and a statistically significant difference was found ( p< 0.001). Dementia was found to be significantly lower in cases with normal frailty scores compared to cases in the prefrail and frail groups, respectively (0 vs 12.5% vs 16.7%) (p<0.042). Hospitalization time (8.6 ±4.0 vs 14 ±4.5) (p <0.008), polypharmacy (p<0.014), need for noninvasive mechanical ventilator use (p<0.009) and need for intensive care follow-up in those with sarcopenia risk compared to those without (p<0.028) was found to be significantly higher. Ferritin levels and Charlson comorbidity index were found to be significantly higher in the risky group in terms of undernutrition, respectively, compared to the group with normal (p <0.028), (p <0.032). At the same time, the need for oxygen support with nasal cannula or mask was found to be significantly higher in this group (p<0.012). Result: According to this study frailty is positively correlated with the patients' age. Although the risk of sarcopenia and inadequate nutritional status accompany the frail group, it has been shown that laboratory values representing organ damage and comorbidities are higher in the prefrail group without these two syndromes than in normal cases. The presence of geriatric syndrome or its risk has been found to be associated with the risk of severe disease, prolonged hospitalization, the need for NIMV and the need for ICU admission, and close follow-up is extremely important in this patient group.

Benzer Tezler

  1. Süt formüllerinin tüketim uygulamaları ve süt formüllerinin C vitamini içeriği ile pH değerleri

    Başlık çevirisi yok

    GÖNÜL VAROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Besin Hijyeni ve Teknolojisiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜRKAN KUTLUAY

  2. Türkiye'de serebral hareket bozukluklarının etiyolojisi epidemiyolojisi ve bazı klinik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    AŞER BENSUSAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Manisa yöresinde domateste anlaşmalı tarım ve karşılaşılan sorunlar

    Başlık çevirisi yok

    OSMAN MURAT KOÇTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN TALİM

  4. Gebelik ve doğum olgularında prolaktin düzeylerinin değerlendirilmesi

    The Evaluation of prolactin values during pregnancy labour and in deliveries

    TÜLİN AKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MÜLAZIM YILDIRIM