ST ELEVASYONU OLMAYAN AKUT KORONER SENDROMLARDA MİYOKARD PERFORMANS İNDEKSİNİN (TEİ İNDEKSİ)KORONER ARTER HASTALIĞI YAYGINLIĞI, CİDDİYETİ VE GRACE RİSK SKORU İLE İLİŞKİSİ
IN NON-ST ELEVATED ACUT CORONARY SYNDROME THE RELATİON OF MYOCARDDİAL PERFORMANCE INDEX (TEI INDEX) WİTH THE EXTENT AND SEVERİTY OF CORONARY ARTERY DİSEASE AND GRACE RİSK SCORE
- Tez No: 650490
- Danışmanlar: DOÇ. OĞUZ YAVUZGİL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Tei indeksi, Gensini skoru, SYNTAX skoru, GRACE risk skoru, KAH yaygınlığı ve ciddiyeti, Tei index, Gensini score, SYNTAX score, GRACE risk score, CAD extend and severity
- Yıl: 2012
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: ST segment elevasyonu olmayan akut koroner sendromlar ST elevasyonu olan akut koroner sendromlardan daha sık görülmektedir. Mortalitesi 4. yılda ST elevasyonu olan gruba göre 2 kat daha yüksek olan bu hasta grubu geniş bir risk spektrumuna sahiptir. Bu nedenle bu hastalarda risk değerlendirmesi yapılması önerilmektedir. Geçerliliği kabul edilmiş bir risk skoru olan GRACE risk skorunun bu doğrultuda kullanılması önerilmektedir. Bu çalışmanın amacı Doppler ile ölçülebilen basit bir ekokardiyografi parametresi olan LV Tei indeksinin, koroner arter hastalığı ve yaygınlığını değerlendiren Gensini ve SYNTAX skorları ile GRACE risk skoru ile ilişkisini değerlendirmektir.Gereç ve yöntem: Çalışmaya dahil edilme ve dışlama kriterlerini karşılayan 105 ST elvasyonu olmayan akut koroner sendrom hastası alındı. Kontrol grubu olarak da KAH şüphesi ile koroner anjiografi yapılan ve normal koroner anjiogram yada <%30 stenoza yol açan plaklı koroner arter hastalığına sahip 28 hasta dahil edildi.Çalışmaya alınan tüm hastaların detaylı anamnez ile kardiyak öykü ve KAH risk faktörleri sorgulandı ve kaydedildi. Tüm hastaların yatışında erken risk değerlendirilmesi yapılarak GRACE risk skorları internet üzerinden http://www.outcomes-umassmed.org/grace/ sitesi kullanılarak yaş, kalp hızı, sistolik kan basıncı, Kllip sınıfı, kardiyak enzimlerde yükselme, başvuruda kardiyak arrest öyküsü, ST segment depresyonu değişkenleri girilerek hesaplandı.44Koroner anjiografisi yapılan hastaların KAH yaygınlığı ve ciddiyetini değerlendirmek için Gensini ve SYNTAX skorları kullanıldı. Gensini skorlaması damar darlık yüzdesi için belirlenen Gensini ciddiyet katsayısının (darlıklar 25%, 50%, 75%, 90%, 99%, 100% ; Gensini puanları sırası ile 1, 2, 4, 8, 16, 32) darlığın bulunduğu damar bölgesinin beslediği miyokard sahasının fonksiyonel önemine göre belirlenen katsayı ile çarpımı sonucu ile elde edildi. Buna göre LMCA (Sol ana koroner) 5, proksimal LAD ( Sol ön inen koroner) 2.5, proksimal CX (sirkumfleks arter) 2.5, LAD orta segmenti 1.5, RCA (Sağ koroner arter), distal LAD, posterolateral, obtus marginal arter 1, diğer bölge lezyonları için 0.5 katsayısı kullanıldı. SYNTAX skoru http://www.syntaxscore.com/ internet sitesinden bilgisayar programı yardımı ile koroner arterler hakkında ardışık 12 ana sorunun interaktif olarak cevaplanması ile hesaplandı ve düşük (0-22), orta (23-32) ve yüksek (>32) SYNTAX skorlarına ayrıldı.Tüm hastaların Tei indeksi yatışlarının ilk 72 saati içinde hesaplandı. Tei indeksi pulsed Doppler yöntemi ile mitral akımın sonu ve başlangıcı arasındaki zaman intervalinden ?a? ejeksiyon zamanın ?b? çıkarılması ile bulunan değerin ejeksiyon zamanına ?b? bölünmesi ile a-b/b formülü kullanılarak en az 3 ölçümün ortalaması alınarak hesaplandı. Çalışma verilerinin analizi Biyoistatistik Anabilim Dalı tarafından yapıldı.Bulgular: Çalışmaya 105 ısrarcı ST segment elevasyonu olmayan hasta ve 28 kontrol hastası alındı. Hasta grubunu 77 (%73.3) NSTE-AKS ve 28 (%36.7) kararsız angina pektoris hastası oluşturdu. AKS grubunun yaş ortalaması 58.06 ve %73.3'ü erkek iken, kontrol grubunun yaş ortalaması 58.43 ve %28.6' sı erkekti. Cinsiyetteki bu farklılığın yanında sigara içimi ve HDL kolesterol düşüklüğü hasta grubunda daha yüksekti. DM, HT, ailede koroner arter hastalığı öyküsü iki grup arasında45benzerdi. Hasta grubunun LV EF' si (ortalama%51.87) kontrol grubundan (ortalama%60.86) daha düşük saptandı (p<0.001). Kapak fonksiyonları ve diyastolik disfonksiyon bulguları benzer bulundu. Tei indeksi hesaplamasında kullanılan mitral akımın sonu ve başlangıcı arasındaki zaman intervali hasta ve kontrol grubunda benzer iken (p=0.894), EZ (Ejeksiyon zamanı) hasta grubunda daha kısa saptandı (sırasıyla 254.84 ve 184.82, p<0.001). Tei indeksi kontrol grubunda 0.405 iken hasta grubunda 0.591 ile anlamlı olarak daha yüksek saptandı(p<0.001). AKS alt gruplarına bakıldığında, NSTE-AKS' de Tei indeksi 0.607 iken kararsız anginalı hastalarda 0.549 ile daha düşük saptandı(p=0.059).Tei indeksi GRACE risk skoru karşılaştırıldığında 4 risk kategorisi ile de korelasyon anlamlı bulundu. Hastane içi ölüm ve hastane içi ölüm veya MI için olasılık sırasıyla; rs:0.297, p=0.002 ve rs:0.352, p<0.001) iken, 6.aya kadar ölüm ve 6.aya kadar ölüm veya MI için sırasıyla; rs: 0.263, p=0.007 ve rs: 0.313, p=0.001saptandı.Tei indeksi ile KAH yaygınlığı ve ciddiyetinin değerlendirilmesi için kullanılan Gensini ve SYNTAX skorları ile korelasyon anlamlı saptandı. Gensini skoru için olasılık; rs (korelasyon katsayısı): 0.634, p<0.001) iken SYNTAX skoru için rs:0520, p<0.001 bulundu. Gensini skoru için korelasyon katsayısı daha yüksek olması ile Tei indeksi ile korelasyonu daha yüksekti. SYNTAX skoru alt analizinde düşük, orta ve yüksek skorlara sahip grupların ile Tei indeksi düzeyleri bakımından farklılıkları anlamlı saptandı(p=0.003). Düşük, orta ve yüksek alt grupalar karşılaştırıldığında yüksek (>32) skora sahip hastaların Tei indeksi düşük (0-22) skora sahip hastalara göre daha yüksek saptandı (sırasıyla 0.705±0.124, 0.559±0.140, p=0.004). Düşük-orta ve orta-yüksek skorlar arasında istatiksel olarak anlamlı fark yoktu( sırasıyla p=0.241, p=0.574).46Koroner anjiografi sonrası seçilen tedavi stratejileri ile Tei indeksi karşılaştırıldığında tıbbi tedavi, PKG ve CABG tedavileri arasında Tei indeks düzeylerinde fark anlamlı saptandı (p<0.001). Tıbbi tedavi grubunda Tei indeksi 0.510±0.122, PKG grubunda 0.602±0.133 ve CABG grubunda ise 0.674±0.119 bulundu. Üç tedavi grubu ikili karşılaştırıldığında tıbbi tedavi grubunda Tei indeksi PKG ve CABG gruplarına kıyasla anlamlı olarak daha düşük saptandı (sırasıyla p=0.039 ve p<0.001). PKG ve CABG grupları arasında anlamlı farklılık yoktu (p=0.158).Sonuç : Sol ventrikül sistolik ve diyastolik fonksiyonlarının global bir göstergesi olan LV miyokard performans indeksi daha önce yapılmış çalışmalar ile akut koroner sendromlu hastalarda prognostik önemi gösterilmiştir. Israrcı ST segment elevasyonu olmayan akut koroner sendromlarda erken risk değerlendirmesi ile GRACE risk skorunun kullanılması önerilmektedir. Hesaplanması kolay, basit bir parametre olan LV Tei indeksi GRACE risk skoru ile anlamlı şekilde koorele saptandı. KAH yaygınlığı ve ciddiyetini değerlendirmek için kullandığımız Gensini ve SYNTAX skorları ile de anlamlı düzeyde korelasyonu olan Tei indeksi, tıbbi tedavi grubunda PKG ve CABG gruplarına göre daha düşük Tei indeks değerlerine sahiptir. Bu bulgularla beraber yapılacak geniş randomize kontrollü çalışmalar ile Tei indeksi bir ekokardiyografi parametresi olarak risk skorlarına dahil edilebilir ve tedavi stratejisini seçmede yol gösterebilir.
Özet (Çeviri)
Background: Non-ST elevated acute coronary syndromes are more common than ST elevated acute coronary syndromes. At the 4th year after the event, the mortality risk is twice higher than the group with ST elevated acute coronary syndrome and has a wide spectrum of risks. That is why assessment of the risks in these patients is recommended. There for as an established risk scoring Grace Risk score is recommended to be used.The aim of this study is to evaluate the relation between Gensini and SYNTAX score which assesses the extent of coronary vascular disease and GRACE risk score by using a be simply measured Doppler echocardiography parameter LV Tei index.Method: 105 patients with non-ST elevated acute coronary syndrome meeting the inclusion and exclusion criteria were included. As a control group, 28 patients who had suspected coronary artery disease and after performing angiography having normal coronary arteries or less than %30 lesions were selected.All the patient?s medical history, cardiac history and risk factors for CAD were questioned and recorded. On admission all the patients were assessed for early risk stratification with GRACE risk score by using the internet site http://www.outcomes-umassmed.org/grace/ ; age, heart rate, systolic blood pressure, Kllip class, increased cardiac enzyme levels, cardiac arrest at admission, ST segment depression variables were calculated.Gensini and SYNTAX scores were used in patients who angiography was performed to evaluate the extent and severity of CAD. Gensini score was calculated by using the coefficient number for the (stenosis %25, 50%, 75%, 90%, 99%, 100% ; Gensini points respectively 1, 2, 4, 8, 16, 32) percantage of the arterial stenosis,48multipled by the arterial coefficent number that showing the importance of the myocardial functional area. Regarding this LMCA (left main coronary artery) 5, proximal LAD (left anterior descending) 2.5, proximal Cx (circumflex artery) 2.5, mid segment LAD 1.5, RCA (right coronary artery), distal LAD, posterior lateral, obtuse marginal artery 1, and for the other part lesions 0.5 coefficient was used.SYNTAX score was calculated from the http://www.syntaxscore.com/ site by using the help of a computer programme, interactively answering 12 main questions about coronary artery disease and then was categorised as low (0-22), intermediate (23-32), high (>32) SYNTAX score.Tei index was calculated for all patients within 72 hours of admission. The Tei index is calculated from the ratio of time intervals (a-b/b) derived with the aid of pulsed Doppler echocardiography. Locating the sample volume at the tips of the mitral valve leaflets, in the apical 4-chamber view, enables the measurement of a, which is the time interval between the end and the start of transmitral flow. The sample volume is then located in the LV outflow tract, just below the aortic valve (apical 5-chamber view) for the measurement of b, the LV ejection time. The measurement was performed at least three times and then avarage of the index was recorded. Study data analysis was performed by the Department of Biostatistics.Results: The study included 105 patients with non persistent ST segment elevation and 28 control group patients. The patient group consisted of 77 (%73.3) patients with NSTE-ACS and 28 (%36.7) patients with unstable angina pectoris. The mean age for the ACS group was 58.06 and %73.3 was male, the mean age for the control group was 58.43 and %28.6 was male. Besides the difference in gender, smoking and low HDL cholesterol levels were higher in the patient group. DM, hypertension and49family history of coronary artery disease were similar between the two groups. LV EF was lower in the patient group (mean %51.87) than the control group (mean %60.86) (p<0.001). Valvular functions and diastolic dysfunction were similar. The time interval between the beginning and the end of the mitral valve flow, which is used to calculate Tei index, was similar in patient and control group (p=0.894), while ET (ejection time) was detected shorter in the patient group (respectively 254.84 and 184.82, p<0.001). While the control group Tei index was 0.405, in the patient group it was significantly higher, 0.591(p<0.001). At subgroups of acute coronary syndrome, Tei index was 0.607 in NSTE-ACS and in patients with unstable angina pectoris 0.549, (p=0.059). Tei index compared to GRACE risk score, in all 4 risk categories it was found to be significantly correlated. While the probability of in-hospital death and in-hospital death or MI was rs: 0.297, p=0.002 and rs: 0.352, p<0.001) respectively, death until 6th month and death or MI until 6th month were: 0.263, p=0.007 and rs: 0.313 respectively, p=0.001.There was a significant correlation between Tie index and Gensini and SYNTAX score which is used to evaluate the extent and severity of CAD. While the probability for Gensini risk score was calculated as rs (the correlation coefficient):0.634, p<0.001, for SYNTAX score it was rs:0520, p<0.001. Gensini risk score correlation coefficient was higher, it has been found to be more correlated with Tie index. Between the subgroup analysis of low, intermediate and high Syntax score, significant differences were detected in terms of levels of Tei index (p=0.003). When comparing the low, intermediate and high score subgroups, Tei index was established to be higher in the high score (>32) group than the other groups (0-22), (respectively 0.705±0.124, 0.559±0.140, p=0.004). There were no statistically50significant difference between the low-intermediate and intermediate-high scores (respectively p=0.241, p=0.574).When comparing the Tei index with the selected treatment strategy after performing coronary angiography, significant differences were detected in terms of levels of Tei index in medical treatment, PCG and CABG (p<0.001). In the medical treated group Tei index was 0.510±0.122, in the PCG group 0.602±0.133 and in the CABG performed group it was 0.674±0.119. When comparing the treatment group with PCG and CABG, Tei index was found to be significantly lower (respectively p=0.039 and p<0.001) in the treatment group. No significant difference was detected between the PCG and CABG group (p=0.158).Conclusion : LV Tei index is a global indicator of the left ventricular systolic and diastolic functions and in previous studies it?s has been established to a have prognostic significance in patients with acute coronary syndrome. In acute coronary syndromes with non persistent ST elevation, Grace risk score is recommended for early risk assessment. LV Tei index, which is easy and simple to calculate, was found to be significantly correlated with Grace risk score. Also Tei index was found to be significantly correlated with Gensini and SYNTAX score, which is used to evaluate the extent and severity of CAD. Tei index was lower in the medical treatment group than the PCG and CABG group. With these finding, Tei index may be included in risk scores as an echocardiography parameter and may lead to choosing a treatment strategy.
Benzer Tezler
- Perkütan koroner girişim yapılan st segment yükselmesiz akut koroner sendromlu hastalarda trimetazidine tedavisinin plazma brain natriüretik peptid düzeylerine etkisi
The ımpact of trimetazidine treatment on plasma brain natriuretic peptid levels in patients with non-st elevation acute coronary syndromes undergoing percutaneous coronary ıntervention
SELAMİ DEMİRELLİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
KardiyolojiAtatürk ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞULE KARAKELLEOĞLU
- Yeni paradigmaya göre akut koroner sendrom hastalarında lezyon ciddiyetinin sistemik immün inflamasyon indeksi ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship of lesion seriousness with systemic immune inflammation index in acute coronary syndrome patients according to the new paradigm
BATUHAN ÖZBAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
KardiyolojiManisa Celal Bayar ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UĞUR KEMAL TEZCAN
- ST ELEVASYONU OLMAYAN AKUT KORONER SENDROM TANISI ALMIŞ HASTALARDA SERUM DİNAMİK TİOL-DİSÜLFİD HOMEOSTAZI VE GRACE SKORU İLE İLİŞKİSİ
DYNAMIC THIOL / DISULPHIDE HOMEOSTASIS AND ITS RELATIONSHIP WITH GRACE SCORE IN PATIENTS WITH NON-ST ELEVATION ACUTE CORONARY SYNDROMES
SERKAN SİVRİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
KardiyolojiSağlık BakanlığıKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ENGİN BOZKURT
- Akut koroner sendrom hastalarında koroner arter hastalığı yaygınlığının miyokard hasarı ile ilişkisi ve prognoza olan etkisi
Assosiation between coronary artery disease severity and myocardial injury i̇n patients with acute coronary syndromes and effects on prognosis
ESER DURMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Kardiyolojiİstanbul ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZEHRA LALE KOLDAŞ