Geri Dön

Tip 2 diyabetik hastalarda ve sağlıklı birinci derece yakınlarında lipoprotein (a) düzeyleri ve tip 2 diyabetik hastalarda lipoprotein (a) düzeylerinin koroner anjiografi bulgularıyla ilişkisinin araştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 44425
  2. Yazar: ABDURRAHMAN ÇÖMLEKÇİ
  3. Danışmanlar: PROF.DR. SEVİNÇ BİBEROĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Aile, Diabetes mellitus, Diabetes mellitus-tip 2, Koroner anjiyografi, Lipoproteinler, Family, Diabetes mellitus, Diabetes mellitus-type 2, Coronary angiography, Lipoproteins
  7. Yıl: 1995
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Tip II diyabet toplumda oldukça yüksek prevalansta bulununan kronik seyidi ve ciddi komplikasyonlan nedeniyle önemli morbidite ve morlaliteye neden olan bir hastalıktır. Tip II diyabetik hastaların en önemli mortalite nedeni ateroskleroz olup toplam ölüm nedenlerinin %70-75'ini oluşturmaktadır. Diyabetik hastalarda ateroskleroz ve kompikasyonları normal populasyona göre 2-3 katı daha fazla görülmektedir. Diyabetik hastalarda aterosklerozun daha sık görülmesi standart risk faktörleriyle kısmen açıklanabilmektedir. Son yıllarda normal populasyonlarda yapılan çalışmalarda Lp(a)'nın bağımsız bir risk faktörü olduğu saptanmıştır. Bu yeni lipoproteinin diyabetik hastalarda bugüne kadar açıklanamayan aşırı risk artışını açıklayabileceği beklentisi ile 1983'den bu yana tip I ve tip II diyabetik hastalarda Lp(a) ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır (145). Bugüne kadar yapılmış çalışmalarda tip II diyabetik hastalarda Lp(a) düzeylerinin normoglisemik olgulara göre yüksek, eşdeğer ve düşük olduğu bildirilmiştir. Biz bu çalışmamızda koroner anjiografi ile koroner arter hastalığı (KAH) değerlendirilmiş olguların Lp(a) düzeylerini, koroner arter hastalığı durumu bilinen nondiyabetik olguların Lp(a) düzeyleriyle karşılaştırdık. Bizim çalışmamızda diyabetik olguların Lp(a) düzeyleri nondiyabetik hastaların Lp(a) değerlerinden farklı bulunmadı. Diyabetik olgular KAH varlığına göre ikiye ayrıldıktan sonra tekrar karşılaştırıldığında KAH olan diyabetik (DPK) grubunun Lp(a) değeri, KAH olmayan diyabetik grubunun (DNK) Lp(a) değerinden istatistiki olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu. Serum Lp(a) düzeylerinin genetik kontrol altında olduğu bildirilmektedir. Bu çalışmada diyabetik hastaların yakınları hastalarla karşılaştırılarak diyabetin ve herediter faktörlerin Lp(a) değerlerine etkileri kontrol edildi. Diyabetik hastalar ve yakınlarında Lp(a) değerleri arasında anlamlı fark saptanmadı. Diyabetik hastalarda metabolik kontrol düzeyi ile LP(a) değerlerinin değiştiği ve değişmediği yönünde sonuçlar bildiren çalışmalar vardır. Biz bu çalışmada HbAlc değerleriyle Lp(a) değerleri arasında anlamlı ilişki saptamadık. Diyabetik olmayan hastalarda OGTT sırasında insulin ve glukoz yanıtını ölçerek yaptığımız değerlendirmede insulin direnci ile Lp(a) değerleri arasında anlamlı bir ilişki saptamadık. Literatürde Lp(a) düzeylerinin KAH'nı göstermede prediktif değerinin olduğunu bildiren çalışmalar olmasına karşın bu çalışmada Lp(a) değerleriyle koroner arter hastalığı skoru arasında anlamlı korelasyon tesbit edilmedi. Diyabetik hastalarda total kolesterol, LDL 46kolesterol ve visceral obezite (WHR) ile koroner arter hastalığı arasında ise önemli korelasyonlar saptadık. Bu bulgular doğrultusunda diyabetik hastalarda Lp(a) değerlerinin artmış olmadığı, normal ve halta daha düşük olduğunu düşünmekteyiz. Bu bulgularımız literatürdeki çoğu sonuçla uyumludur. Metabolik kontrolla diyabetik hastaların Lp(a) değerleri arasında ciddi bir ilişki olmadığını düşünmekteyiz. insulin direnci ve Lp(a)'nın aterogeneze katkılarının birbirinden ayrı mekanizmalarla ortaya çıktığını düşünmekteyiz. Herediter faktörlerin Lp(a) düzeylerinin belirlenmesinde diyabetin varlığına göre daha önemli olduğuna inanıyoruz. Total ve LDL-kolesterol düzeylerinin lipid parametreleri arasında hala en önemli risk faktörleri olduğunu düşünmekteyiz. Kardivasküler hastalık ve tip II diyabetin ortaya çıkışı ile yakın ilişkisi gösterilmiş obezite ve visceral yağlanmanın da önemli olduğunu düşünmekteyiz. 47

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Türkiye'de yaşayan renal replasman tedavisindeki diabetik nefropatili hastalarda angiotensin dönüştürücü enzim insersiyon/delesyon gen polimorfizmi ile Diabetes Mellitüs'e bağlı hedef organ .....

    Association analysis of apolymorphism of the ACE gene with and stage renal disease diabetic patients on various modes of renal replacement therapy in Turkish patients

    SEHER RAHİME KEBAPÇIOĞLU TÜRKOĞULLAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    NefrolojiMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMEL AKOĞLU

  2. Kronik böbrek yetersizliğinde insülin rezistansı üzerine amlodipin ve doksazosinin etkileri

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET HURŞİT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALAATTİN YILDIZ

  3. Farklı klinik dönemlerdeki tip 1 diyabetik hasta lenfositlerinde adezyon molekül düzeyleri

    Başlık çevirisi yok

    HERMİNE DERVOGORMİYACIYAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Allerji ve İmmünolojiİstanbul Üniversitesi

    İmmünoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYDIN BARLAS

  4. Tip 2 diabetes mellitus hastalarında periferik ve otonomik nöropatinin erken tanınmasında makro-elektromiyografi, lif yoğunluğu ve otonomik testlerin yeri

    Use of macro-electromyography, fibre denstiy and otonomic tests for early diagnosis of peripheric and autonomic neuropathy of type 2 diabetes mellitus

    ERKAN TANER KARAGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. TÜLİN TANRIDAĞ