Geri Dön

Türkiye'de yaşayan renal replasman tedavisindeki diabetik nefropatili hastalarda angiotensin dönüştürücü enzim insersiyon/delesyon gen polimorfizmi ile Diabetes Mellitüs'e bağlı hedef organ .....

Association analysis of apolymorphism of the ACE gene with and stage renal disease diabetic patients on various modes of renal replacement therapy in Turkish patients

  1. Tez No: 88413
  2. Yazar: SEHER RAHİME KEBAPÇIOĞLU TÜRKOĞULLAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EMEL AKOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Üroloji, Nephrology, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Anjiyotensinler, Böbrek nakli, Diabetik retinopati, Polimorfizm-genetik, Angiotensins, Kidney transplantation, Diabetic retinopathy, Polymorphism-genetic
  7. Yıl: 1999
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Farklı ırk ve etnik gruplar arasında anjiotensin dönüştürücü enzim (ACE) insersiyon/delesyon (I/D) gen polimorfizmi ile esansiyel hipertansiyon ve son dönem diabetik nefropati arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalarda çelişkili sonuçlar mevcuttur. Çalışmamızda renal replasman tedavisi (RRT)' indeki son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) olan diabetik hastalarda ACE I/D gen polimorfizmi ve ACE gen polimorfizminin diabetik komplikasyonlarla ilişkisini araştırdık. Hemodiyaliz veya sürekli ayaktan periton diyalizi (SAPD,CAPD) tedavisi alan 90 diabetik hastası ile 38 diabetik olmayan son dönem böbrek yetmezliği hastası ve birinci derece akrabalarında hipertansiyon ve diabet öyküsü olmayan 36 sağlıklı kontrol, çalışmamıza dahil edildi. Çalışma ve kontrol grupları yaş olarak eşleştirilmiş fakat cinsiyet olarak eşleşmemişti. ACE I/D gen polimorfizmi polimeraz zincir reaksiyonu ile belirlendi. Çalışma ve kontrol gruplarında akciğer grafisi, elektrokardiyografi, tam kan sayımı ile rutin biyokimyasal tetkikler yapıldı. Hastaların sistolik ve diastolik kan basınçları ölçüldü. Bütün diabetik hastalarda ve hipertansif hastalarda fundoskopik inceleme yapıldı. Diabetik SDBY' ligi olan hasta grubunda tip I ve tip II diabet prevalansı sırası ile %40 ve %60 idi. Tip II diabetik SDBY hastalarının yaş ortalaması Tip I diabetik SDBY hastalarına kıyasla (46 ± 2.8 vs 65 ± 1.0 yıl, p<0.001) anlamlı olarak yüksek bulundu. Tip I ve Tip II diabetik SDBY hastalarında cinsiyet, vücut kitle indeksi, açlık kan şekeri ve trigliserit seviyeleri arasında farklılık saptanmadı. Tip II diabetik SDBY hastalarında, Tip I diabetik SDBY hastalarına kıyasla (189.2 ± 7.4 vs 177.0 ± 7.6 ) total kolesterol düzeyleri anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.0001). Tip II diabetik SDBY hastalarında Tip I diabetik SDBY hastalarına kıyasla koroner arter hastalığı anlamlı olarak fazla bulundu (p<0.005). Diabetik SDBY hastalarında açlık kan şekeri (p<0.01) ve trigliserid düzeyleri (p<0.05) non-diabetik SDBY ve kontrol grubu hastalarından anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.05). DD, K), II genotip prevelansı diabetik SDBY hastalarında sırasıyla %42.2, %55.6, %2.2; non diabetik SDBY hasta gurubunda sırasıyla %63.2, %23.6, %13.2 ve sağlıklı kontrol grubunda sırasıyla %47.2, %47.2 ve %5.6 bulundu. Diabetik SDBY hastalan ile sağlıklı kontrol gurubu arasında ACE genotip dağılımında farklılık saptanmadı. Diğer taraftan, non- diabetik SDBY hastalarında DD ve II genotipi, diabetik SDBY hastalarından anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.05). İD genotipi ise diabetik SDBY hastalarında nondiabetik hasta gurubuna kıyasla anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.01). Aynı zamanda nondiabetik SDBY 70 T.c.vtr<T- ucrxr î?Ot ~>l I '“* -HW (J ”.- i İThasta gurubunda DD genotipi sağlıklı kontrol gurubundan yüksek bulundu (p<0.05). Türk nüfusunda beklenilen ACE I/D genotipi dikkate alındığında, çalışmamızda diabetik SDBY hasta gurubunda İD ve DD genotip prevalansı (p<0.01), nondiabetik hasta gurubunda ise DD genotipi (p<0.01) prevalansı anlamlı olarak yüksek bulundu. Bütün gruplarda ve bütün ACE I/D genotiplerinde koroner arter hastalığı, konjestif kalp yetmezliği benzer oranlarda bulundu. Hasta grupları ve kontrol grubu bir arada incelendiğinde, diabetik nefropati prevalansı DD, İD ve II genotiplerinde sırasıyla %23.2, %30.5 ve % 1.2 bulundu. Diabetik nefropati prevalansı İD genotipinde, DD ve II genotiplerine kıyasla anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.05). Aynı zamanda diabetik retinopati prevalansı da İD genotip grubunda yüksek saptandı (p<0.05). Sonuç olarak, Türk popülasyonunda beklenilen ACE gen polimorfizmi dikkate alındığında İD (p<0.001) ve DD (p<0.01) genotipleri bizim çalışma gurubumuzda daha sık olarak bulundu. Hem diabetik hem de diabetik olmayan SDBY hastalarında hipertansiyon, koroner arter hastalığı ve konjestif kalp yetmezliği ile ACE I/D gen polimorfizmi arasında ilişki saptanmadı. 71

Özet (Çeviri)

SUMMARY The results of studies conducted among different ethnic groups regarding the relationship between the angiotensin converting enzyme (ACE) insertion/deletion ( I/D ) gene polymorphism and essential hypertension and end stage diabetic nephropathy are controversial. In our study, we investigated the prevelence of ACE gene polymorphism and its relationship with diabetic complications among end-stage renal disease (ESRD) diabetic patients on various modes of renal replacement therapy. Ninety diabetic ESRD patients on chronic hemodialysis or continuous ambulatory peritoneal dialysis ( CAPD ) program, 38 non-diabetic ESRD patients and 36 healthy controls without history of diabetes and hypertension in their first-degree relatives were included in our study. The study and control groups were aged-matched but gender unmatched. ACE I/D gene polymorphism were detected by polymerase chain reaction. In both study and control groups chest X-ray, electrocardiography, complete blood count and routine blood tests were analysed. Systolic and diastolic blood pressures were also recorded. Fundoscopic examination were performed for all diabetic and hypertensive patients. In diabetic ESRD group, the prevelance of type I diabetes and type II diabetes were 40% and 60%, respectively. The mean age of diabetic type II ESRD patients was significantly higher when compared to type I diabetic patients (65 ±1.0 years vs 46 ± 2.8 years, P< 0.001). There was no difference in gender, body mass index, fasting blood glucose and triglyceride level between the type I and type II diabetic ESRD patients. The serum total cholesterol level was significantly higher in type II diabetic patients compared to type I diabetics (189.2 ± 7.4 mg/dl vs 177.0 ± 7.6 mg/dl, PO.0001). Prevelance of coronary artery disease was higher in type II diabetic ESRD patients compared to type I diabetic ESRD patients ( p<0.005 ). In diabetic ESRD patients, fasting blood glucose (p<0.001) and triglyceride levels (p<0.05 ) were significantly higher when compared to both non-diabetic ESRD and healthy control groups. Prevelance of hypertension were significantly higher in diabetics ESRD patients comparing to non-diabetic ESRD patients (p<0.05). The prevelance of DD, ID, II genotypes were 42.2%, 55.6%, 2.2% in diabetic ESRD group; 63.2%, 23.7%, 13.2% in non-diabetic ESRD group and 47.2%, 47.2%, 5.6% in healthy group, respectively. There were no difference in the distrubution of ACE genotype between diabetic ESRD patients and healthy controls. On the other hand, the prevalence of DD and n genotype among non-diabetic ESRD patients was significantly higher when compared to diabetic ESRD patients (PO.05). The prevalence of ID genotype in the group of diabetic 72ESRD patients was significantly higher when compared to the group of non-diabetic ESRD patients (P<0.01). DD genotype in the group of non-diabetic ESRD was also significantly higher in comparison to the healthy subjects (PO.05). In relation to expected ACE I/D gene polymorphism in Turkish population, in our study, ID and DD genotypes in diabetic ESRD patients (p<0.01) and DD genotype (p<0.01) in nondiabetic ESRD patients were more prevelant. Prevelance of coronary artery disease, congestive heart failure were similar in all groups including ACE I/D genotypes. When all patients and control groups are considered together, the prevelance of diabetic nephropathy in DD, ID and II genotypes was 23.2%, 30.5% and 1.2%, respectively. The prevelance of diabetic nephropathy in the subgroup of ID genotype was significantly higher then in DD and II subgroups (p<0,05). The prevelance of diabetic retinopathy was also highest in the subgroup with ID genotype (p<0.05). In conclusion, in regard to expected ACE gene polymorphism, ID (p<0.001) and DD (p<0.01) genotypes were more prevelant in our study group. There were no relation between hypertension, coronary artery disease, congestive heart failure and ACE I/D gene polymorphism in both diabetic ESRD patients and nondiabetic ESRD patients. 73

Benzer Tezler

  1. Türkiye'de yaşayan Musevi cemaatinde çeşitli törenlerde okunan dualarda Türk müziği makamlarının kullanılması ve bunun temelinde yatan nedenler

    Using the Turkish music scales by the Jewish community living in Turkey in their crooned prayers during a wide variety of ceremonies and main reasons to utilize these facts

    SİBEL PAŞAOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    MüzikAbant İzzet Baysal Üniversitesi

    Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. SADIK YÖNDEM

  2. Türkiye'nin Orta Doğu'daki sınır komşuları ile ilişkileri (1970-1997)

    Turkey`s relations with its border neighbours in the Middle East

    TÜREL YILMAZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Uluslararası İlişkilerGazi Üniversitesi

    Uluslararası İktisat Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REFET YİNANÇ

  3. Medya şiddet ilişkileri kapsamında televizyonda“reality show”`lar

    Başlık çevirisi yok

    FEVZİ KASAP

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Radyo-TelevizyonDokuz Eylül Üniversitesi

    Sinema Televizyon Ana Sanat Dalı

    PROF. DR. FARUK KALKAN

  4. Konut planlamasında Türk evi geleneğinin yeri konusunda bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    KUDDUSİ BURKUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EROL KULAKSIZOĞLU