Geri Dön

Anadolu karaçamı (Pinus nigra j. f. Arnold subsp. pallasiana Lamb. Holmboe) ormanlarında yangın sonrası vejetasyon dinamiği​

Post-fire vegetation dynamics in the forests of anatolian black pine (Pinus nigra j. f. Arnold subsp. pallasiana Lamb. Holmboe)

  1. Tez No: 997103
  2. Yazar: EMİNE SEDA KELEŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ KAVGACI
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Ormancılık ve Orman Mühendisliği, Forestry and Forest Engineering
  6. Anahtar Kelimeler: Anadolu karaçamı, Biyoçeşitlilik, Doğal bitki örtüsü, Orman yangınları, Anatolian black pine, Biodiversity, Natural vegetation, Forest fires
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Karabük Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Yangın sonrası vejetasyon dinamiğinin nasıl gerçekleştiğini bilmek, doğa koruma, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem restorasyonu açısından kritik öneme sahiptir. Bu doktora tezinde, karaçam (Pinus nigra subsp. pallasiana) ormanlarında yangın sonrası erken dönemde doğal iyileşme süreçleri ve ağaçlandırma sonrası vejetasyon yapısındaki değişim incelenmiştir. Çalışma iki bölgede yürütülmüştür: 2021'de Muğla-Yılanlı'da yanan karaçam ormanlarında doğal iyileşme; 2020'de Ankara-Nallıhan'da yanan ve 2021'de gradoni teras ile riperle toprak işleme sonrası dikim yapılan sahalarda farklı arazi hazırlama tekniklerinin etkileri değerlendirilmiştir. Nallıhan'da ayrıca tepe yangınına maruz kalıp kendi haline bırakılan bir saha da incelenmiştir. Yılanlı'da iki yangın şiddeti ve iki bakıya göre dört alanda; Nallıhan'da ise iki arazi hazırlama tekniği ve tepe yangını alanları, bakı farklılığına göre altı alanda örnekleme yapılmıştır. Daimi örnek alanlarda dört yıl boyunca 10x10 m parsellerde, Braun-Blanquet örtüş-bolluk skalası kullanılarak vejetasyon alımları gerçekleştirilmiştir. Toplamda Yılanlı'da 160, Nallıhan'da 240 alım yapılmış; karşılaştırma için yangın geçirmemiş karaçam ormanları da örneklenmiştir. Veriler, ordinasyon analizleri ve grafiklerle değerlendirilmiştir. Yılanlı'da düşük şiddetli örtü yangınlarından karaçam ağaç katının etkilenmediği; Yılanlı ve Nallıhan'da tepe yangınlarının ağaç katını tamamen ortadan kaldırdığı tespit edilmiştir. Tepe yangınını izleyen dört yıllık dönemde karaçam gençlik yoğunlukları son derece düşük kalmış, yeniden karaçam ormanına dönüşüm sağlayacak seviyeye ulaşmamıştır. Yangın şiddeti ve bakı, tür kompozisyonunu açık şekilde etkilemiştir. Yılanlı'da dört yılın sonunda belirgin bir çalı katı oluşmuştur. Kavak türleri (Populus tremula, P. x canescens), laden (Cistus laurifolius) ve böğürtlen (Rubus canescens) egemen türler olmuştur. Buna göre tepe yangınına maruz kalan karaçam ormanlarının bazı yerlerinin kavak meşceresine, diğerlerinin ise laden veya böğürtlen çalılıklarına dönüşebileceği tahmin edilmektedir. Örtü yangını sahalarında zayıf bir ot ve çalı katı oluşmuştur. Tepe yangını sahalarında ilk yıl ortaya çıkan yüksek tür zenginliği, karaçam ormanlarının toprak tohum bankasına işaret etmektedir. Sonraki yıllarda açık alan koşullarını fırsat olarak gören türlerin yerleşmesi, katlılığın oluşması ve rekabet floristik kompozisyonun değişiminde belirleyici olmuştur. Nallıhan'da hem ağaçlandırma hem de tepe yangını sahalarında, dördüncü yılın sonunda çalı katı egemen hale gelmiştir. Tepe yangını sahalarında karaçam ağaçları tamamen ölmüştür. Gençlikler ise yeniden orman kurmaya yetecek miktarda değildir. Sürgünden yenilenen tüylü meşe (Quercus pubescens) bireyleri vejetasyona egemen olmuş ve sahanın tüylü meşe ormanına dönüşebileceği görülmüştür. Ağaçlandırma sahalarında da karaçam dikimlerine tüylü meşe eşlik etmiş, bu sahaların ileride karaçam+tüylü meşe karışık ormanına dönüşebileceği anlaşılmıştır. Tür zenginliği, çeşitliliği, yaşam formları ve familya dağılımları açısından sahalar arasında belirgin farklılaşmalar bulunmuştur. Riperle toprak işleme ve gradoni teras uygulamaları arasında farklılıklar görülmüş, aynı işlem içinde bakıya bağlı değişimler de tespit edilmiştir. Bu sahalar tepe yangını sahalarından farklı floristik kompozisyon sergilemiştir. Tepe yangınları karaçam ormanlarının geleceğini tehdit etmektedir. Örtü yangınları sonrasında sahanın kendi haline bırakılması yeterli olabilecekken, tepe yangını sonrası ekosistem temelli onarım çalışmaları gereklidir. Toprak kaybı ve erozyona neden olmayan, biyolojik çeşitliliği dikkate alan planlamalar yapılmalı; geniş alanlarda yoğun toprak işleme yerine zonlar veya şeritler halinde uygulamalar tercih edilmelidir. Odun üretiminin öncelikli olmadığı, verim gücü düşük karaçam sahalarında yangın sonrası sürgünle yenilenebilen meşe türlerinin egemenliğinde bir vejetasyon yapısına dönüşüm uygun görülmektedir. Ayrıca idare süresinin uzatılması, yatay ve dikey katlılığa izin verilmemesi, doğal dal budanmasının desteklenmesi ve yüksek kapalılığın korunması gibi önlemler karaçam ormanlarında tepe yangınlarının önüne geçmede etkili olacaktır.

Özet (Çeviri)

Understanding how vegetation dynamics occur after a fire is critical for nature conservation, biodiversity, and ecosystem restoration. This doctoral dissertation examines the natural recovery processes in the early post-fire period and the changes in vegetation structure after afforestation in black pine (Pinus nigra subsp. pallasiana) forests. The study was conducted in two regions: natural recovery in black pine forests burned in Muğla-Yılanlı in 2021; and the effects of different land preparation techniques were evaluated in areas burned in Ankara-Nallıhan in 2020 and replanted in 2021 after gradoni terrace and ripper tillage. An area in Nallıhan that suffered a crown fire and was left to its own devices was also examined. In Yılanlı, sampling was conducted in four areas based on two fire intensities and two aspects; in Nallıhan, sampling was conducted in six areas based on two land preparation techniques, crown fire areas, and differences in aspect. Vegetation measurements were taken in 10x10 m plots in permanent sample areas for four years using the Braun-Blanquet cover-abundance scale. A total of 160 samples were taken in Yılanlı and 240 in Nallıhan; unburned Black pine forests were also sampled for comparison. Data were evaluated using ordination analyses and graphs. It was determined that in Yılanlı, low-intensity ground fires did not affect the Black pine tree canopy; however, crown fires in both Yılanlı and Nallıhan completely destroyed the tree canopy. In the four-year period following the crown fire, Black pine juvenile densities remained extremely low, failing to reach levels that would allow for regeneration into Black pine forest. Fire intensity and aspect clearly affected species composition. At the end of four years in Yılanlı, a distinct shrub canopy had formed. Poplar species (Populus tremula, P. x canescens), rockrose (Cistus laurifolius), and blackberry (Rubus canescens) have become the dominant species. Accordingly, it is estimated that some areas of Black pine forests affected by crown fires may transform into poplar stands, while others may become rockrose or blackberry thickets. A weak grass and shrub layer has formed in the crown fire areas. The high species richness observed in the first year in the crown fire areas indicates that Black pine forests serve as a soil seed bank. In subsequent years, the establishment of species that see open area conditions as an opportunity, the formation of stratification, and competition have been decisive in the change of floristic composition. In Nallıhan, both in afforestation and crown fire areas, the shrub layer has become dominant by the end of the fourth year. Black pine trees have completely died in the crown fire areas. Young trees are not sufficient to re-establish the forest. Downy oak (Quercus pubescens) individuals, renewed from shoots, have become dominant in the vegetation, and it is observed that the area may transform into a downy oak forest. In afforestation areas, Black pine plantings were accompanied by downy oak, indicating that these areas could potentially transform into mixed Black pine and downy oak forests in the future. Significant differences were found between the areas in terms of species richness, diversity, life forms, and family distributions. Differences were observed between ripper tillage and gradoni terracing applications, and aspect-dependent variations were also identified within the same treatment. These areas exhibited a different floristic composition than crown fire areas. Crown fires threaten the future of Black pine forests. While leaving the area to its own devices after ground fires may suffice, ecosystem-based restoration efforts are necessary after crown fires. Planning that does not cause soil loss and erosion and takes biodiversity into account should be implemented; zones or strips should be preferred over intensive tillage in large areas. In Black pine areas where timber production is not a priority and productivity is low, a transformation to a vegetation structure dominated by oak species that can regenerate through shoots after fire is considered appropriate. In addition, measures such as extending the management period, not allowing horizontal and vertical layering, supporting natural pruning, and maintaining high canopy cover will be effective in preventing crown fires in black pine forests.

Benzer Tezler

  1. Anadolu karaçamı [Pinus nigra J.F. Arnold subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] meşcereleri (Bursa-Kestel) için çap-boy ilişkilerinin yapay sinir ağları ile modellenmesi

    Anadolu karaçamı [Pinus nigra J.F. Arnold subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] meşcereleri (Bursa-Kestel) için çap-boy ilişkilerinin yapay sinir ağları ile modellenmesi

    DOĞA EYÜBOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Ormancılık ve Orman MühendisliğiÇankırı Karatekin Üniversitesi

    Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLKER ERCANLI

  2. Eskişehir Türkmen dağında Anadolu karaçamı (Pinus nigra J.F. Arnold subsp.pallasiana (Lamb.) Holmboe var. pallasiana)'nın verimlilik dağılım modellemesi

    Productivity distribution modeling of crimean pine (Pinus nigra J.F. Arnold subsp.pallasiana (Lamb.) Holmboe var. pallasiana) in the Turkmen mountain, Eskisehir

    ŞÜKRAN OĞUZOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Ormancılık ve Orman MühendisliğiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KÜRŞAD ÖZKAN

  3. Çankırı yöresi anadolu karaçamı [pinus nigra J.F. arnold ssp. pallasiana (lamb.) holmboe] ağaçlandırma sahalarında aralamanın ekofizyolojik etkileri

    The Ecophysiological Effects of Thinning in Anatolian Black Pine [Pinus nigra J.F. Arnold ssp. pallasiana (Lamb.) Holmboe] Afforestation Areas in Çankırı Region

    MUSTAFA ÇANKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Ormancılık ve Orman MühendisliğiÇankırı Karatekin Üniversitesi

    Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BORA İMAL

  4. Kütahya-Simav yöresi Anadolu karaçamı (Pinus nigra J.F. Arnold subsp. pallasiana) doğal gençliklerinde büyüme ve gelişmenin Honowski ışık faktörü ile analizi

    Analysis of growth - development of natural saplings of Anatolian black pine (Pinus nigra J.F. Arnold subsp. pallasiana) by the Honowski light factor in the region of si̇mav-kütahya

    YASİN ÇAĞRI DOĞMUŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Ormancılık ve Orman MühendisliğiKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ERCAN OKTAN

  5. Normal kapalı karaçam (Pinus nigra Arnold) meşcerelerinde hava hallerine bağlı olarak ölü örtü nem içeriğinin belirlenmesi

    Determination of moisture content of the surface fuels depend on meteorological paramaters in normally closure Anatolian black pine (Pinus nigra Arnold) stands

    ERDOĞAN KARAOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Ormancılık ve Orman MühendisliğiKastamonu Üniversitesi

    Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖMER KÜÇÜK