Plastik sanatlarda kent ve mekânın dönemsel perspektiflerle estetik çözümlemesi
An aesthetic analysis of the city and space in plastic arts through periodic perspectives
- Tez No: 993498
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ALİGHOLİ MARDANİ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Güzel Sanatlar, Fine Arts
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Şırnak Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Resim Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Avrupa sanatında Rönesans'la başlayan dönüşüm, Orta Çağ'ın kapalı ve dogmatik dünya görüşünden uzaklaşarak insan merkezli düşünceyi, gözleme dayalı bilgiyi ve doğanın rasyonel kavranışını öne çıkaran bir zihinsel devrimi yansıtır. Leonardo da Vinci ile Michelangelo'nun eserlerinde mekân, oran, anatomi ve kompozisyon matematiksel bir düzen içinde ele alınmış; kent ve mimari temsil ideal güzelliğin arayışıyla uyumlu bir biçimde kurulmuştur. Bunu izleyen Barok çağda ise Rönesans'ın dingin dengesi çözülmüş, yoğun duygusallık, dramatik ışık kullanımı ve hareket fikri ön plana çıkmış; kent mekânları ile anıtsal yapılar kilisenin ve mutlak iktidarın ihtişamını sergileyen teatral sahnelere dönüşmüştür. 19. yüzyılda Romantizm, Sanayi Devrimi'nin mekanikleşen yaşamına ve Aydınlanma Çağı'nın aşırı akılcılığına tepki olarak doğanın büyüsüne, bireysel duyguya ve imgesel özgürlüğe yönelmiş; endüstriyel kentler ise çoğu zaman eleştirel ya da hüzünlü bir tonla betimlenmiştir. 20. yüzyılın başında ortaya çıkan modern sanat akımları, mekânın ve kentin algılanışını fiziksel gerçeklikten bağımsızlaştırarak yeniden yorumlamıştır. Sürrealizm, Freud'un bilinçdışı kuramını temel alarak kenti rüyaların, rastlantıların ve gizil çağrışımların birleştiği irrasyonel bir evren olarak kurgulamıştır. Dışavurumculuk, büyüyen metropollerin birey üzerinde yarattığı baskıyı çarpıtılmış biçimler ve yoğun renk patlamalarıyla dışa vurmuş; Fütürizm ise geçmişi reddedip makineleşmeyi ve hızı kutsayarak kenti sürekli devinen enerjik bir mekanizma gibi resmetmiştir. Kübizm' in çoklu perspektif yaklaşımı ise nesne ve mimariyi parçalayıp yeniden düzenleyerek mekânı geometrik bir düşünce alanına dönüştürmüştür. Türk resminde kent ve mekânın işlenişi, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan modernleşme, kimlik inşası ve kültürel dönüşüm süreçlerinin izleriyle şekillenmiştir. Osman Hamdi Bey ile başlayan dönemde İstanbul'un tarihsel dokusu Doğu-Batı karşılaşmasının simgesi olarak ele alınmıştır. Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra Anadolu coğrafyası ve yeni başkent Ankara, ulusal ideallerin taşıyıcısı olarak resimlerde önemli bir yer edinmiştir. 1930'lardaki D Grubu sanatçıları kübist çözümlerle kenti daha analitik bir yaklaşımla ele almıştır. Günümüz çağdaş sanatında Devrim Erbil gibi isimler İstanbul'un ritmini, tarihsel katmanlarını ve görsel karmaşıklığını soyutlamalarla yeniden kurarak kentsel deneyimi çağdaş bir estetikle yorumlamayı sürdürmektedir.
Özet (Çeviri)
The transformation in European art that began with the Renaissance reflects a mental revolution that moved away from the closed and dogmatic worldview of the Middle Ages, emphasizing humancentered thought, observation-based knowledge, and a rational understanding of nature. In the works of Leonardo da Vinci and Michelangelo, space, proportion, anatomy, and composition are treated within a mathematical order; the representation of the city and architecture is constructed in harmony with the pursuit of ideal beauty. In the Baroque era following that, the calm balance of the Renaissance was dissolved; intense emotionality, dramatic use of light, and the idea of movement came to the forefront; urban spaces and monumental structures transformed into theatrical scenes showcasing the splendor of the church and absolute power. In the 19th century, Romanticism, as a reaction to the mechanized life of the Industrial Revolution and the excessive rationalism of the Enlightenment, turned towards the magic of nature, individual emotion, and imaginative freedom; industrial cities, meanwhile, were often depicted with a critical or melancholic tone. Modern art movements that emerged at the beginning of the 20th century reinterpreted the perception of space and the city by separating it from physical reality. Surrealism, based on Freud's theory of the unconscious, conceptualized the city as an irrational universe where dreams, chance, and latent associations converge. Expressionism expressed the pressure that growing metropolises exerted on individuals through distorted forms and intense bursts of color; Futurism, on the other hand, rejected the past and depicted the city as a constantly moving, energetic mechanism by glorifying mechanization and speed. Cubism's multiple perspective approach, on the other hand, has transformed space into a geometric field of thought by breaking down and rearranging objects and architecture. The depiction of cities and spaces in Turkish painting has been shaped by the traces of modernization, identity construction, and cultural transformation processes spanning from the Ottoman Empire to the Republic. During the period beginning with Osman Hamdi Bey, Istanbul's historical fabric was treated as a symbol of the East-West encounter. After the founding of the Republic, the geography of Anatolia and the new capital, Ankara, gained an important place in paintings as the bearers of national ideals. The artists of Group D in the 1930s approached the city with a more analytical approach using cubist solutions. In contemporary art today, names such as Devrim Erbil continue to interpret the urban experience with a contemporary aesthetic by reconstructing the rhythm, historical layers, and visual complexity of Istanbul through abstractions.
Benzer Tezler
- Öznel seramik-heykel figürlerin, kent bağlamında nesne-mekan ilişkileri
The object-space relationship of subjecti̇ve cerami̇c sculpture figures within the context of ci̇ty
MEHMET EREN ESKİKAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Güzel SanatlarHacettepe ÜniversitesiSeramik Ana Sanat Dalı
DOÇ. DR. UFUK TOLGA SAVAŞ
- D grubu sanatçıları ve eserlerinin ön-arka yapı kategorileri bakımından incelenmesi
Başlık çevirisi yok
OSMAN ALTINTAŞ
- Mehmet Aksoy' un açık alan heykellerinin göstergebilimsel yöntemle çözümlenmesi
The analysis of Mehmet Aksoy' s outdoor sculptures with the semiotic method
BELGİN BORAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
Eğitim ve ÖğretimÇukurova ÜniversitesiResim-İş Eğitimi Ana Bilim Dalı
PROF. SUAT KARAASLAN
YRD. DOÇ. DR. HANDAN TUNÇ