Geri Dön

Gastroösofagial reflü hastalarında lansoprazol ile sağlanan antisekretuar etkinliğe helicobacter pylori eradikasyonunun etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 99225
  2. Yazar: ADNAN GİRAL
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2000
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Gastroenteroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET, ?% Amaç: H. pylori mevcudiyetinde antisekretııar tedavi kullanımının, prekanseröz bir değişiklik olan atrofik gastrit gekşimine yol açabileceği öne sürülmüştür. Ancak H. pylori eradikasyonunun peptik ülserli hastalarda antisekretııar tedavilerin etkinliğini azalttığı da bilinmektedir. Gastroösofagial reflü hastalığında antisekretuar tedavinin önemli bir yeri vardır ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Gastroösofagial reflü hasta grubunda H. pylori eradikasyonunun oluşturacağı antisekretuar etkinlikte azalma miktarı bilinmemektedir. Atrofik gastrit riskini azaltmak amaçlı olarak eradikasyon önerisinde bulunmadan önce antisekretuar etkinlikteki azalma düzeyinin bilinmesi gereklidir. Metod: Gastroösofagial reflü semptomları olan ve endoskopik olarak ösefajiti gösterilen hastalar çalışmaya alındı. Hastalara 1. endoskopik değerlendirme yapıldıktan sonra 1 hafta içinde gün içi 8 saatlik ilk gastrik pH monitörizasyonu yapıldı. Bundan sonra 8 gün süre ile günde tek doz 30 mg lansoprozol verildi ve 8. gün sonunda 2. gastrik pH monitörizasyonu uygulandı. Bu işlemin ardından H. pylori eradikasyonu verildi. Üç ay sonra 2. endoskopi yapıldı ve 1 hafta içinde 3. gastrik pH monitörizasyonu ve bunu takiben 8 günlük lansoprozol tedavisinin sonunda 4. gastrik pH monitörizasyonu yapıldı. Ayrıca karşılaştırma parametresi olarak pH<3 süre oram kullanıldı. Bu değerler tarif edilen pH düzeylerinde geçen sürenin toplam süre (8 sa) içindeki % oranım vermektedir. Sonuçlar median ve interkuartil aralık olarak ifade edildi.Bulgular: Yaş ortalaması 40.4+1 1.7 olan 14 hasta çalışmayı tamamladı. Birinci ve 3. intragastrik pH ölçümleri birbirinden farklı bulunmadı (sırası ile total periotta 0.8 [0.7-0.9] ve 0.8 [0.8-0.9] p>0.05; preprandial periotta 0.7 [0.7-0.8] ve 0.7 [0.7-0.8] p>0.05; postprandial periotta 0.9 [0.7-0.9] ve 0.9 [0.8-0.9] p>0.05). Ayrıca pH<3 süre oram da eradikasyondan önce ve sonra farklı bulunmadı (sırası ile % 96.7 ve % 92.5). Lansoprazol alırken 8. gün uygulanan intragastrik pH ölçümleri eradikasyondan sonra (4. pH), eradikasyondan önceki değerlere (2. pH) göre total ve postprandial periodlarda anlamlı olarak düşük bulundu (sırası ile total periotta 2.75 [2.1-3.5] ve 4.2 [3.5-4.5] p<0.05 ile postprandial periotta 2.75 [2.3-3.8] ve 4.2 [3.5-4.4] p<0.01). Ayrıca pH<3 süre oranı anlamlı olarak yüksek bulundu (sırası ile % 53 ve %13). Korpustaki inflamatuar aktivite antrumdakinden farklı bulunmamıştır. Eradikasyondan ve lansoprazol kullanmadan önceki antrum ve korpus inflamatuar aktiviteleri birbirinden farklı bulunmadı. Eradikasyondan sonra elde edilen inflamatuar skor hem antrum hemde korpus için eradikasyon öncesine göre düşük bulundu (pO.001). Sonuç: Gastroösofagial reflüsü ve H. pylori gastriti olan erkek hastalarda H. pylori eradikasyonu yapıldığında intragastrik asiditede değişiklik olmamaktadır. Ancak lansoprazol ile sağlanan antisekretuar etkinlikte H. pylori eradikasyonu ile anlamlı düzeyde azalma oluşmuştur. H. pylori eradikasyonu ile sağlanan bu antisekretuar etkinlikteki azalmanın klinik öneminin ortaya konulması gereklidir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Astımda gastroözofageal reflü sıklığı ve tedavisi

    Başlık çevirisi yok

    MÜGE GENCER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Göğüs Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FEYZA ERKAN

  2. Gastroözefagial reflü (GÖR) hastalarında gözlenen dental erozyonun dişhekimliğindeki önemi ve ağız içindeki erozyon risk faktörlerinin sağlıklı bireyler ile karşılaştırılması

    The Importance of dental erosion observed in gastroesophageal reflux (GOR) patients in dentistry and the comparison of the intraoral erosion with healthy subjects

    SEVGİ GÜNGÖR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Diş HekimliğiHacettepe Üniversitesi

    PROF.DR. HALİS ŞİMŞEK

    PROF.DR. HÜLYA KÖPRÜLÜ

  3. Dispepsiye ait semptom ve semptom alt gruplarının ayırıcı tanıdaki değeri ve bu semptomların helicobacter pylori infeksiyonu ile ilişkisi

    Value of dyspeptic symptoms and subgroups in the differential diagnosis of dyspepsia and relationship between these symptoms and helicobacter pylori infection

    SONER CANDER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH BEŞIŞIK