Kontamine olmuş süt dişlerinde farklı dekontaminasyon ajanlarının süt dişi dentinine bağlanma dayanımlarının İn Vitro koşullarda incelenmesi
Effect of different decontamination agents on the bond strength of primary dentin under contaminated conditions: An In Vitro study
- Tez No: 989710
- Danışmanlar: DOÇ. DR. CANAN BAYRAKTAR NAHİR
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
- Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Pedodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez çalışması, klinik olarak sık karşılaşılan kan ve tükürük kontaminasyonu altında uygulanan farklı dekontaminasyon ajanlarının süt dişi dentinine bağlanma başarısı üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, klorheksidin (CHX), sodyum hipoklorit (NaOCl) ve yeni geliştirilen Katana Cleaner (KC)'ın, kontamine olmuş ve olmamış süt dişi dentin yüzeylerinde makaslama bağlanma dayanımı (SBS), adeziv tabaka kalınlığı ve kırık tipleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada 24 adet süt dişi kullanılarak toplam 72 adet kompomer örnek hazırlanmıştır. Bu örneklerin 48'i SBS testi ve kırık tipi analizi için, kalan 24 dişten elde edilen toplam 48 örnek ise adeziv tabaka kalınlığı ölçümü için kullanılmıştır. Dentin yüzeyleri standart protokollerle hazırlandıktan sonra örnekler kontaminasyon yok, kan kontaminasyonu ve tükürük kontaminasyonu olmak üzere üç ana gruba ayrılmıştır. Her bir ana grup, kontrol (su ile yıkama), KC, %2'lik CHX ve %5'lik NaOCl uygulanan dört alt gruba bölünmüştür. Dekontaminasyon işlemlerinin ardından tüm örneklere üniversal adeziv sistem uygulanmış ve kompomer restorasyonlar yapılmıştır. Bağlanma dayanımının değerlendirilmesi için SBS testi uygulanmıştır. Kırık tipleri stereomikroskop altında değerlendirilmiş, adeziv tabaka kalınlığı ise taramalı elektron mikroskobu ile ölçülmüştür. Verilerin istatistiksel analizi için iki yönlü ANOVA, Spearman's Rho ve Pearson korelasyon testleri kullanılmıştır. Bulgular, kontaminasyon türü ve dekontaminasyon ajanlarının tek başına SBS üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olmadığını (p>0,05) göstermiştir. Ancak bu iki faktörün etkileşiminin SBS üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı olup, en yüksek SBS değerleri kan kontaminasyonu koşullarında KC uygulanan grupta (22,5 ± 4,3 MPa) ve tükürük kontaminasyonu koşullarında NaOCl uygulanan grupta (22,5 ± 6,9 MPa) elde edilirken, en düşük SBS değeri kontaminasyon olmayan koşullarda KC (10,6 ± 1,3 MPa) uygulanan grupta saptanmıştır (p=0,01). En sık gözlenen kırık tipi adeziv kırık olup (%56,25), kan kontaminasyonu bulunan tüm gruplarda dekontaminasyon protokolünden bağımsız olarak %100 oranında adeziv kırık izlenmiştir. Kontaminasyon türü, dekontaminasyon ajanı ve bu iki faktörün etkileşiminin adeziv tabaka kalınlığı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkileri olduğu belirlenmiştir (p<0,001). Kontaminasyon türüne göre en yüksek adeziv tabaka kalınlığı tükürük kontaminasyonu (8,1 ± 2,5 µm) koşullarında elde edilirken; dekontaminasyon ajanları arasında NaOCl (8,4 ± 3 µm) en kalın, CHX (4,4 ± 1,5 µm) ise en ince adeziv tabaka oluşumuna neden olmuştur (p<0,001). NaOCl uygulamasının, kontaminasyon olmayan ve tükürük kontaminasyonu bulunan (10,5 ± 4,3 µm; 8,7 ± 1,4 µm) koşullarda adeziv tabaka kalınlığını artırdığı gözlenmiştir (p<0,001). SBS ile adeziv tabaka kalınlığı arasındaki korelasyon analizlerinde ise iki değişken arasında güçlü ve doğrusal bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Bu tez çalışması, süt dişi dentininde kontaminasyon ve dekontaminasyon süreçlerinin bağlanma başarısı üzerindeki etkilerinin etkileşim temelli bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu yaklaşımın klinik uygulamalara yol gösterici olabileceği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
This study aimed to evaluate the effects of different decontamination agents on the bonding performance of compomers to primary dentin under clinically relevant blood and saliva contamination. Chlorhexidine (CHX), sodium hypochlorite (NaOCl), and the newly developed Katana Cleaner (KC) were investigated in terms of shear bond strength (SBS), adhesive layer thickness, and failure modes on contaminated and uncontaminated dentin surfaces. Twenty-four extracted primary teeth were used to prepare a total of 72 compomer specimens. Of these, 48 were subjected to SBS testing and failure mode analysis, while 48 specimens obtained from the remaining 24 teeth were used for adhesive layer thickness measurements. After standardized dentin preparation, samples were divided into three main groups: no contamination, blood contamination, and saliva contamination. Each group was further subdivided into four subgroups according to the decontamination protocol: control (water rinsing), KC, 2% CHX, and 5% NaOCl. Following decontamination, a universal adhesive system was applied and compomer restorations were placed. SBS was measured, failure modes were examined under a stereomicroscope, and adhesive layer thickness was assessed using scanning electron microscopy (SEM). Statistical analyses were performed using two-way ANOVA, Spearman's Rho, and Pearson correlation tests. Results showed that contamination type and decontamination agent alone did not significantly affect SBS (p>0.05). However,their interaction had a statistically significant impact (p=0.01). The highest SBS values were observed in the KC group under blood contamination (22.5 ± 4.3 MPa) and in the NaOCl group under saliva contamination (22.5 ± 6.9 MPa), whereas the lowest SBS was found in the KC group without contamination (10.6 ± 1.3 MPa). Adhesive failure was the most frequent failure mode (56.25%), with 100% adhesive failures recorded in all blood-contaminated groups regardless of the decontamination protocol. Both contamination type and decontamination agent, as well as their interaction, significantly influenced adhesive layer thickness (p>0.05). This study highlights that the bonding performance of compomers to primary dentin is influenced by the interaction between contamination type and decontamination protocol. An interaction-based approach may provide valuable guidance for clinical practice in pediatric restorative dentistry.
Benzer Tezler
- Pastörize günlük süt ve UHT süt örneklerinde aflatoksin m1 varlığı ve düzeyinin araştırılması
Investigation of aflatoxin M1 presence and levels in pasteurized daily milk and uht milk samples
CANAN ALATALI
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
Mikrobiyolojiİstanbul ÜniversitesiTıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MELTEM UZUN
- Süt ve süt ürünlerinde metisiline dirençli staphylococcus aureus (MRSA) varlığı ve moleküler karakterizasyonu
Occurrence and molecular characterization of methicillin resistant staphylococcus aureus (MRSA) in milk and dairy products
AMIN HASSAN KHANI
- Elimination of bacteria in milk by plasma corona discharge
Plazma korona deşarj sistemi kullanılarak sütteki bakterilerin eliminasyonu
CEYDA GÜROL
Yüksek Lisans
İngilizce
2010
BiyofizikYeditepe ÜniversitesiBiyoteknoloji Bölümü
DOÇ. DR. YEŞİM EKİNCİ
YRD. DOÇ. DR. MAY KORACHİ
- The confirmation of the commercial kits used in the detection of antibiotics in milk with HPLC (High performance liquid chromatography)
Sütteki antibiyotikleri belirleyen ticari kitlerin HPLC (Yüksek basınç sıvı kromatografisi) ile konfirmasyonu
PINAR ALKAN
Yüksek Lisans
İngilizce
2007
Gıda Mühendisliğiİzmir Yüksek Teknoloji EnstitüsüGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. CANAN TARI
YRD. DOÇ. DR. SEVCAN ÜNLÜTÜRK
- Tüketim amacıyla piyasada bulunan çiğ ve pastörize sütlerde enterotoksijenik staphylococcus aureus ve enterotoksinlerinin araştırılması
Investigation of enterotoxigenic staphylococcus aureus and enterotoxins in RAW an pasteurized milk available in the market for consumption
RECEP GEÇKİNLİ
Doktora
Türkçe
2022
Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaMikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEYYAL AK