Geri Dön

Yoğun bakım ünitesinde hemodiyaliz hastalarında C-reaktif protein, prokalsitonin, pan-immun inflamasyon düzeylerinin enfeksiyon tanısındaki değeri ve mortalite üzerine etkisi

The value of C-reactive protein, procalcitonin and pan-immune inflamation levels in the diagnosis of infection and their impact on mortality in hemodialysis patients in the intensive care unit

  1. Tez No: 988720
  2. Yazar: HALİL AKKAYA
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEMİHA ORHAN, DOÇ. DR. ALPER SARI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Yoğun bakım ünitesinde hemodiyaliz tedavisi uygulanan ve enfeksiyon bulguları olan hastalarda pan-immun inflamasyon, prokalsitonin ve C-reaktif protein değerlerinin enfeksiyon tanı ve takibindeki yeri ve mortalite üzerine etkisini araştırmayı amaçladık. Gereç–Yöntem: 01.01.2021-28.02.2025 tarihleri arasında Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp fakültesi hastanesi Dahiliye Yoğun Bakım Ünitesinde yatmakta olan ve hemodiyaliz tedavisi uygulanan hastalar hastane elektronik dosya sisteminden geriye dönük olarak taranmıştır. Yoğun bakım ünitesine yatışında herhangi bir enfeksiyon tanısı ile antibiyoterapisi tarafımızca başlanan, akut veya kronik böbrek yetmezliği ile hemodiyaliz tedavisi uygulanan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Solid organ tümörü, hematolojik hastalık ve malignitesi, romatolojik hastalık tanısı olan ve immunsupresif ya da kortikosteroid ilaç kullanan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışmaya alınan hastaların yatış ve 72. saatteki pan-immun inflamasyon değeri, C-reaktif protein ve prokalsitonin değerleri kaydedilmiştir. Hastaların yatış günündeki SOFA ve APACHE II skorları hesaplanmıştır. Demografik özellikleri, enfeksiyon odakları, kültür üremeleri, yoğun bakımda yatış süreleri ve son durumları kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda 47 erkek (%56,6) ve 36 kadın (%43,4) olmak üzere 83 hasta değerlendirildi. Hastaların medyan yaşı 70 yıldı. En sık görülen eşlik eden hastalıklar hipertansiyon (%59; n:49), diabetes mellitus (%44,6; n:37), kalp yetmezliği (%31,3; n:26), koroner arter hastalığı (%18,1; n:15) olarak saptandı. Hastaların %81,9'unda sepsis mevcuttu. En sık enfeksiyon odağı olarak %50,6'sında (n=42) pnömoni, %44,6'sınde (n=37) idrar yolu enfeksiyonu saptanırken, daha az sıklıkla %10,8'inde (n=9) yara yeri enfeksiyonu, %4,8'inde (n=4) kateter enfeksiyonu, %3,6'sında (n=3) kolesistit, %2,4'ünde (n=2) SSS enfeksiyonu ve %2,4'ünde (n=2) de gastrointestinal sistem enfeksiyonu vardı. CRP yatış ve 3.gün değerinin sepsis tanısını öngördüğü ve takibinde önemli olduğu tespit edildi (sırasıyla p=0,034 ve p=0,012). Ayrıca CRP 3.gün değerinin exitus olan hasta grubunda anlamlı olarak yüksek izlendiği görüldü (p<0,001). PCT yatış günü değerinin sepsis tanısında anlamlı değişiklik olmamasına rağmen PCT 3.gün değerinin sepsis takibinde önemli olduğu tespit edildi (p=0,044). PCT yatış ve 3. Gün değerlerinin mortalite ile arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmedi (p>0,05). PİV değerinin yatış ve 3.gün değerlerinin sepsis ve mortalite ile arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmedi (p>0,05). PİV'in 3. gün/yatış günü oranı taburcu olan hastalarda anlamlı düşük izlendi. Sonuç: Yoğun bakım ünitesinde hemodiyaliz hastalarında CRP nin yatış ve 3. Gün değerinin sepsis tanı ve takibinde anlamlı olduğu ve özellikle 3. gün CRP düzeyinin mortal seyreden hastalarda belirgin olarak daha yüksek olduğu gösterilmiştir. PCT'nin yatış gün düzeyleri sepsis tanısı açısından anlamlı olmasa da 3. gün PCT değerlerinin sepsis takibinde önemli olduğu saptanmıştır. Ancak PCT'nin mortalite ile ilişkisi anlamlı bulunmamıştır. PİV oranı mortalite öngörüsünde potansiyel olarak kullanılabilecek bir parametre olabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: We aimed to investigate the role of Pan-Immune Inflammation Value, procalcitonin, and C-reactive protein levels in the diagnosis and monitoring of infection, as well as their impact on mortality, in patients who received hemodialysis treatment in the intensive care unit and presented with signs of infection. Materials and Methods: Patients who were hospitalized in the Internal Medicine Intensive Care Unit of Afyonkarahisar Health Sciences University Medical Faculty Hospital and underwent hemodialysis treatment between January 1, 2021, and February 28, 2025, were retrospectively reviewed through the hospital's electronic medical record system. Patients who received hemodialysis due to acute or chronic kidney failure and for whom antimicrobial therapy was initiated by our team at the time of ICU admission due to a diagnosis of infection were included in the study. Patients with solid organ tumors, hematologic diseases or malignancies, rheumatologic disorders, or those receiving immunosuppressive or corticosteroid therapy were excluded. For all included patients, Pan-Immune Inflammation Value (PIV), C-reactive protein (CRP), and procalcitonin (PCT) levels at admission and at 72 hours were recorded. SOFA and APACHE II scores at the time of ICU admission were calculated. Demographic characteristics, infection foci, culture results, ICU length of stay, and clinical outcomes were documented. Results: A total of 83 patients, including 47 males (56.6%) and 36 females (43.4%), were evaluated in our study. The median age of the patients was 70 years. The most common comorbidities were hypertension (59%; n=49), diabetes mellitus (44.6%; n=37), heart failure (31.3%; n=26), and coronary artery disease (18.1%; n=15). Sepsis was present in 81.9% of the patients. The most frequent sources of infection were pneumonia in 50.6% (n=42) and urinary tract infection in 44.6% (n=37), while wound-site infection (10.8%; n=9), catheter-related infection (4.8%; n=4), cholecystitis (3.6%; n=3), central nervous system infection (2.4%; n=2), and gastrointestinal system infection (2.4%; n=2) were identified less frequently. CRP levels on admission and on day 3 were found to be significant predictors of sepsis and important for follow-up (p=0.034 and p=0.012, respectively). In addition, day-3 CRP levels were significantly higher in patients who died (p<0.001). Although admission PCT levels did not significantly predict sepsis, day-3 PCT levels were found to be useful for sepsis monitoring (p=0.044). There was no statistically significant association between admission or day-3 PCT values and mortality (p>0.05). Admission and day-3 PIV values showed no statistically significant relationship with sepsis or mortality (p>0.05). However, the day-3/admission PIV ratio was significantly lower in patients who were discharged. Conclusion: In intensive care unit patients undergoing hemodialysis, CRP levels at admission and on day 3 were found to be significant for the diagnosis and monitoring of sepsis, and notably, day-3 CRP levels were markedly higher in patients with a fatal course. Although day-1 PCT levels were not significant for the diagnosis of sepsis, day-3 PCT levels were identified as important for sepsis follow-up. However, no significant association was found between PCT levels and mortality. The PIV value may represent a potentially useful parameter for predicting mortality.

Benzer Tezler

  1. Ventilatör ilişkili pnömonili hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi: Altı yıllık veri

    Retrospective evaluation of patients with ventilator associated pneumonia: Six year data

    SÜMEYYE KIŞLAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SELÇUK NAZİK

  2. Yoğun Bakım Ünitesinde sepsis ile takip edilen hastalarda Prognostik Nutrisyonel İndeks ile mortalite arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between Prognostic Nutritional Index and mortality in patients with sepsis in the Intensive Care Unit

    KÜBRA KAMBUROĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SİBEL SERİN

  3. Çocuk yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların kandida enfeksiyonlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of candida infections of patients in the pediatric intensive care unit

    ÖMER ÇAPAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALPER KÖKER

  4. 3. basamak bir sağlık kuruluşu iç hastalıkları yoğun bakım ünitesinde yatan geriatrik popülasyonda mortalite belirteçlerin retrospektif olarak incelenmesi

    A retrospective analysis of mortality predictors in the geriatric population admitted to a tertiary care medical intensive care unit, department of internal medicine

    ESRA DİLARA KINACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NUR DÜZEN OFLAS

  5. Akut böbrek hasarı nedeniyle diyaliz tedavisi alan yoğun bakım hastalarında CRP/albümin oranı ve diyaliz modalitelerinin hastane içi sağ kalım ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between CRP/albumin ratio and dialysis modalities with in-hospital survival in intensive care patients requiring dialysis for acute kidney injury

    AZİZ KAAN TÜRKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLİZAR ŞAHİN

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MAHMUT GÖK