Geri Dön

Hastalarda preoperatif sıvı açığının öngörülmesinde Pletismografik Varyabilite İndeksi (PVI) ve Vena Cava Inferior (VCI) çap ölçümü karşılaştırılması

Comparison of Plethysmographic Variability Index (PVI) and Inferior Vena Cava (VCI) diameter measurement in predicting preoperative fluid deficit in patients

  1. Tez No: 986102
  2. Yazar: BURHAN BULAT
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NURAY ALTAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Pletismografik Varyabilite İndeksi, Vena Cava İnferior, Hemodinami, Plethysmographic Variability Index, Vena Cava Inferior, Hemodynamics
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Harran Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Cerrahi öncesi dönemde sıvı yetersizliğinin doğru şekilde tespit edilmesi, hipovolemiye bağlı gelişebilecek hipoperfüzyon, doku oksijenlenme bozukluğu ve organ disfonksiyonunun önlenmesi açısından kritik önem taşımaktadır. Çalışmamızda, non-invaziv bir yöntem olan Pleth Variability Index (PVI) ile ultrasonografi (USG) eşliğinde vena kava inferior (VCI) çap ölçümleri karşılaştırılarak, preoperatif sıvı durumunun değerlendirilmesinde kullanılabilirliğinin ve güvenilirliğinin belirlenmesi hedeflendi. Yapılan bu çalışmanın amacı, oral alımı kapalı ve elektif cerrahi uygulanması planlanan spontan solunumu olan hastalarda preoperatif sıvı açığının öngörülmesini sağlamak ve bu doğrultuda hemodinamik stabilitenin korunmasına katkıda bulunmaktır. Çalışmamıza, 18–65 yaş arası, preoperatif en az 8 saat oral alımı kapalı ve intravenöz sıvı tedavisi almamış PVI değeri 15'ten büyük (PVI>15) olan 80 gönüllü hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların cinsiyet, yaş ve vücut kitle indeks (BMI-Body Mass Index) değerleri kaydedildi. Premedikasyon sonrası SpO₂, nabız, sistolik, diyastolik ve ortalama arter basıncı (MAP) ile birlikte Masimo Root monitörü kullanılarak Perfüzyon İndeksi (Perfusion Index PI) ve PVI değerleri, aynı araştırmacı tarafından USG ile VCI çapı ölçüldü. Ardından hastalara 10 dakika boyunca 5 mL/kg intravenöz sıvı yüklemesi uygulanıp ve pasif bacak kaldırma manevrasından 1 dakika sonra tüm ölçümler tekrarlandı. USG ölçümleri Siemens Acuson Juniper Select 5C1 probu ile, PVI ölçümleri ise Masimo Root monitörü aracılığıyla yapıldı. Çalışmada, sıvı tedavisi ve pasif bacak kaldırma manevrası sonrasında hem PVI hem de Vena Kava İnferior Kollapsibilite indeksi (VCICI -Vena Cava Inferior Collapsibility Index) değerlerinde anlamlı azalma gözlendi. PVI, sıvı uygulaması öncesine göre 27,69 ± 4,82'den 18,39 ± 4,62'ye düştü ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p = 0,000). Bu bulgu, xii sıvı yüklemesi sonrasında hemodinamik parametrelerde belirgin bir iyileşme olduğunu göstermektedir. Benzer şekilde, VCICI ortalaması ilk ölçümde %22,67 ± 5,35 (medyan %22,81; min %11,44 – maks %36,22) iken, ikinci ölçümde %19,47 ± 4,58'e (medyan %19,34; min %9,61 – maks %28,68) düştü ve bu azalma anlamlı bulundu. Bu sonuç, sıvı tedavisi sonrasında VCI kollapsibilite indeksinde azalma olduğunu ve buna bağlı olarak volüm durumunda iyileşme gerçekleştiğini göstermektedir. PVI ve VCICI değerlerinin sıvı açığını gösterme açısından karşılaştırılması sonucunda ise, sıvı uygulaması ve pasif bacak kaldırma manevrası öncesinde iki parametre arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde bir korelasyon saptandı (r = 0.492). Manevra sonrasında bu ilişki pozitif yönlü ancak zayıf düzeyde bulundu (r = 0.390). Bu farkın, PVI ölçümlerinin uygulayıcıdan bağımsız, VCI ölçümlerinin ise uygulayıcıya ve bilinçli hastanın spontan solunumuna bağlı olmasından kaynaklandığı düşünüldü. Ayrıca, çalışmanın yalnızca PVI >15 olan, yani sıvı açığı bulunan hastalarla sınırlı olması, araştırmanın kısıtlayıcı yönlerinden biri olarak değerlendirildi. Sonuç olarak, operasyon geçirecek hastalarda hemodinamik stabilitenin korunması morbidite ve mortalitenin önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Çalışmamız, PVI ve VCICI değerlerinin spontan solunumu olan hastalarda preoperatif sıvı açığını değerlendirmede güvenilir ve uygulanabilir yöntemler olabileceğini göstermiştir. Non-invaziv dinamik ölçüm yöntemlerinin kullanımının yaygınlaştırılması, perioperatif dönemde hasta güvenliği ve sıvı yönetiminin etkinliğini artıracaktır.

Özet (Çeviri)

Accurate detection of fluid deficiency in the preoperative period is critical for preventing hypoperfusion, tissue oxygenation impairment, and organ dysfunction that may develop due to hypovolemia. The objective of this study is to predict the preoperative fluid deficit in spontaneously breathing patients with restricted oral intake and planned elective surgery, thereby contributing to the maintenance of haemodynamic stability. The objective of this study was to ascertain the feasibility and reliability of utilising the Pleth Variability Index (PVI), a non-invasive technique, in conjunction with inferior vena cava (IVC) diameter measurement by ultrasound (USG) to evaluate preoperative fluid status. In this study, comprised 80 volunteer patients aged 18–65 years who had been on a clear liquid diet for a minimum of 8 hours prior to surgery, had not received intravenous fluid therapy, and had a PVI value greater than 15 (PVI>15). The patients' gender, age, and body mass index (BMI) values were recorded. Following the administration of premedication, the following parameters were measured: oxygen saturation (SpO₂), pulse rate, systolic blood pressure (SBP), diastolic blood pressure (DBP), and mean arterial pressure (MAP). The Perfusion Index (PI) and Pulsation Velocity Index (PVI) values were then determined using the Masimo Root monitor. The VCI diameter was measured by ultrasound by the same researcher. Patients were then administered a 5 mL/kg intravenous fluid bolus over a period of 10 minutes, after which all measurements were repeated once more one minute following the passive leg raise maneuver. Ultrasound measurements were performed using a Siemens Acuson Juniper Select 5C1 probe, and PVI measurements were performed using the Masimo Root monitor. The study revealed a substantial decline in both PVI and Vena Cava Inferior Collapsibility Index (VCICI) values following the administration of fluid therapy and the implementation of passive leg elevation manoeuvres. PVI decreased from 27.69 ± 4.82 to xiv 18.39 ± 4.62 in comparison with the pre-fluid administration state, and this discrepancy was determined to be statistically significant (p = 0.000). This finding indicates a marked improvement in hemodynamic parameters after fluid loading. Conversely, the mean VCICI exhibited a decline from 22.67 ± 5.35% (median 22.81%; min 11.44% – max 36.22%) at the initial measurement to 19.47 ± 4.58% (median 19.34%; min 9.61% – max 28.68%) at the subsequent measurement, a decrease that was deemed to be statistically significant. This result indicates a decrease in the inferior vena cava collapsibility index after fluid therapy and, consequently, an improvement in volume status. When comparing PVI and VCICI values in terms of indicating fluid deficit, a positive and moderate correlation was found between the two parameters before fluid administration and passive leg raising manoeuvre (r = 0.492). Following the manoeuvre, the relationship was positive but weak (r = 0.390). This discrepancy was hypothesised to originate from the notion that PVI measurements are autonomous of the operator, in contrast to VCI measurements, which are contingent on the operator and the patient's spontaneous respiratory activity. Furthermore, the fact that the study was limited to patients with PVI >15, i.e., those with fluid deficit, was considered to be one of the study's limitations. In conclusion, it is imperative to maintain haemodynamic stability in patients undergoing surgery in order to prevent morbidity and mortality. The present study demonstrated that PVI and VCICI values may be reliable and feasible methods for assessing preoperative fluid deficit in patients with spontaneous breathing. The utilisation of non invasive dynamic measurement techniques on a widespread scale is poised to enhance patient safety and optimise fluid management during the perioperative phase.

Benzer Tezler

  1. Femur boyun kırıklı yaşlı hastalarda preoperatif hedefe yönelik beslenme ve sıvı tedavisinin perioperatif hemodinamik takip ve sonuçları

    Perioperative hemodynamic follow-up and results of preoperative aim nutrition and fluid treatment in femoral neck fracture elderly patients

    MÜCAHİT TAFLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Anestezi ve ReanimasyonRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET ŞEN

  2. Pelvik cerrahi uygulanan jinekolojik olgularda ultrasonografi eşliğinde ölçülen inferior vena kava çapı ve kollapsibilite indeksinin sıvı yönetimine etkisi

    The effect of ultrasonography-assisted inferior vena cava diameter and collapsibility index on fluid management in gynecological cases performing pelvic surgery

    MUSTAFA BURGAÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM ÖZTÜRK

  3. İnferior vena kava kollapsibilite indeksi sezaryen vakalarında spinal anestezi sonrası gelişen hipotansiyon için prediktif midir?

    Is inferior vena cava collapsibility index predictive for hypotension developing after spinal anesthesia in cesarean section?

    OZAN ŞANLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve Reanimasyonİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT YAŞAR ÖZKALKANLI

  4. Pleth variability indeks ile sıvı açığı öngörülen hastalarda anestezi indüksiyonu ile oluşabilecek hipotansiyonu önlemede izotonik infüzyonunun etkisi

    The effect of isotonic infusion on preventing hypotension that will occur with anesthesia induction in patients whose fluid deficit is predicted by pleth variability index

    YEKTA KUŞSEVER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve ReanimasyonÇukurova Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİLEK ÖZCENGİZ

  5. Pediyatrik hastalarda cerrahiden 1 saat önce oral sıvı verilmesinin preoperatif anksiyete ve mide volümü üzerine etkisi

    The effect of oral fluid administration1 hour before surgery on preoperative anxiety and gastric volume in pediatric patients

    BURCU BOZOĞLU AKGÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Anestezi ve ReanimasyonÇukurova Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEHRA HATİPOĞLU