Otizm spektrum bozukluğu olan hastalar ile obsesif kompulsif bozukluğu olan hastalardaki kompulsif davranışların göz izleme cihazı kullanılarak karşılaştırılması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 979929
- Danışmanlar: PROF. DR. ONUR BURAK DURSUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Trabzon Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Otizm spektrum bozukluğu (OSB), sosyal-iletişim güçlükleri ve kısıtlı/tekrarlayıcı davranışlarla; obsesif kompulsif bozukluk (OKB) ise ego-distonik obsesyon ve kompulsiyonlarla seyreden iki ayrı klinik tablodur. Tekrarlayıcı hareketler ve kompulsif davranışlar her iki bozuklukta da kliniğe başvuru şikâyeti olarak gözlenebildiği için görünüşte aynı olan bu bulgunun iki bozuklukta farklı özelliklerinin olup olmadığını anlamak klinisyenler için kritik öneme sahiptir. Alan yazında muhtemel farkları ve beyindeki işleyiş biçimlerini ortaya koymak üzere çeşitli çalışmalar bulunsa da mevcut bilgimiz hem fenomenolojik hem de fizyopatolojik olarak bu bulgunun hangi bozukluğa ait olabileceğini anlamamızı ve bir ayrım yapmamızı sağlamaktan çok uzaktır. Son zamanlarda göz izleme bulguları bu ayrımı yapmak üzere kullanılabilecek biyomarker adayları olarak ön plana çıkmıştır. Göz izleme cihazı, yürütücü işlevleri (özellikle inhibisyon ve bilişsel esneklik), seçici dikkati ve duygu düzenleme gibi süreçleri milisaniye düzeyinde nesnel olarak değerlendirebilen bir cihazdır. Göz izlemede uygulanan antisakkad görev sonuçları nörobiyolojik yolaklar ve yürütücü işlevler hakkında bilgi verebilmektedir. Amaç: Bu çalışma, özellikle yüksek işlevli OSB ve OKB olgularının ayırıcı tanısını kolaylaştırmak amacıyla, iki grubun kompulsif davranışlarını yalnızca ölçekler aracılığıyla değil, aynı zamanda bu farklılıkları nicel olarak ortaya koyabilen göz izleme yöntemleri ve görevleriyle karşılaştırmayı hedeflemiştir. Bu kapsamda, antisakkad görevinden elde edilen hata oranı ve doğru yanıt hızı gibi ölçütlerle yürütücü işlevlerdeki ve dolaylı olarak nörobiyolojik yolaklardaki ayrışmalar değerlendirilmiştir. Buna paralel olarak, obsesif kompulsif içerikli görsellerin sunulduğu resimli görev aracılığıyla odaklanma–kaçınma dinamikleri, seçici dikkat ve motivasyon ile ilişkili süreçler karşılaştırmalı biçimde incelenmiştir. Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı tasarımla yürütülen araştırmaya, 6–18 yaş aralığında 54 katılımcı (OSB: n=27; OKB: n=27) dahil edildi (ort. yaş=12,35). Katılım için TEDÖ-R kompulsif davranışlar alt ölçeğinde ≥2 puan ölçütü arandı. Zihinsel yetersizliği olan olgular hariç tutuldu. Klinik değerlendirmede TEDÖ-R ve CY-BOCS ölçekleri uygulandı. Göz izleme uygulamalarında katılımcılara sırasıyla Antisakkad görevi (hata oranı ve doğru antisakkad hızı), Trabzon Üniversitesi Obsesyon-Kompulsiyon ile İlişkili Resimli görevi (temizlik, simetri, kontrol temalarında zorlayıcı,kompulsiyon gerçekleştirilmiş ve nötr görseller; toplam bakış yüzdesi ve ilk bakış metriği) uygulandı. Resimli görev verileri için grup (OSB, OKB) × resim türü (zorlayıcı, kompulsiyon, nötr) karma desenli ANOVA (varsayım ihlallerinde Greenhouse-Geisser düzeltmesi) kullanıldı ve antisakkad performansları gruplar arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Gruplar yaş, aile gelir düzeyi ve aile yapısında benzerdi. Erkek oranı OSB'de daha yüksekti. Komorbiditeler OSB'de (özellikle DEHB ve ÖÖG) daha sıktı. Ölçeklerde CY-BOCS obsesyon, kompulsiyon ve toplam puanları OKB'de daha yüksek (p<0,05); TEDÖ-R onaylanan toplam OSB'de daha yüksek (p<0,001), TEDÖ-R kompulsiyon alt ölçek puanları OKB'de daha yüksek bulundu (p<0,001). Antisakkad görevinde OSB'nin hata oranı daha yüksek (t(52)=3,399, p=0,001) ve doğru antisakkad hızı daha fazlaydı (t(40,816)=4,338, p<0,001); bu farklar yaşlar kontrol edildiğinde de sürdü (p<0,05). Resimli görevde resim türünün ana etkisi anlamlıydı (zorlayıcı/kompulsiyon > nötr; p<0,001); grup ana etkisi ve grup × resim türü etkileşimi anlamlı değildi (p>0,05). Bununla birlikte OKB grubunun kompulsiyon gerçekleştirilmiş görsellere bakış sayısı OSB'den yüksekti (t(52)=2,983, p=0,004). Sonuç: Bu çalışma, yüksek işlevli OSB ile OKB'de kompulsif davranış farklılıklarının yalnızca klinik ölçeklerde değil, göz izleme temelli objektif ölçütlerde de belirgin olduğunu göstermektedir. Ölçek verileri OKB'de obsesyon, kompulsiyon ve toplam belirti şiddetinin daha yüksek; OSB'de ise onaylanan tekrarlayıcı davranış örüntülerinin daha geniş ve heterojen olduğunu ortaya koymuştur. Antisakkad görevinde OSB grubunun daha fazla hata yapması ve doğru yanıtları daha hızlı vermesi, tepki inhibisyonu ve bilişsel esneklikte kırılganlığa işaret ederken; OKB'nin görece düşük hata fakat daha yavaş doğru yanıt profili, tehdit–güvenlik değerlemesine duyarlı temkinli bir kontrol stratejisini düşündürmektedir. Resimli görevde her iki grup hastalıkla ilişkili uyaranlara nötre kıyasla daha fazla yönelse de kompulsiyon gerçekleştirilmiş görsele ilk bakışın OKB'de anlamlı düzeyde daha yüksek olması, erken güvenlik arama eğiliminin görsel bir belirteci olarak değerlendirilebilir. Birlikte ele alındığında antisakkad hata oranı ve doğru antisakkad hızı ile kompulsiyon gerçekleştirilmiş görsele ilk bakış olasılığının bileşik bir göstergede kullanımı, çocuk ve ergenlerde OSB–OKB ayırıcı tanısını güçlendiren pratik bir davranışsal biyomarker adayı sunmaktadır.
Özet (Çeviri)
Autism spectrum disorder (ASD) is characterized by social-communication difficulties and restricted/repetitive behaviors, whereas obsessive compulsive disorder (OCD) is marked by ego-dystonic obsessions and compulsions two distinct clinical entities. Because repetitive movements and compulsive behaviors may appear as presenting complaints in both conditions, it is critically important for clinicians to determine whether this seemingly similar sign has distinct features across the two disorders. Although the literature includes various studies aiming to reveal potential differences and underlying neural mechanisms, our current knowledge both phenomenological and pathophysiological falls far short of enabling us to attribute this finding to one disorder or the other and to make a clear distinction. Recently, eye tracking findings have come to the fore as candidate biomarkers that may aid this differentiation. Eye tracking allows objective, millisecond-level assessment of processes such as executive functions (especially inhibition and cognitive flexibility), selective attention, and emotion regulation. In eye tracking, results from the antisaccade task can provide information about neurobiological pathways and executive functions. Objective: With the goal of facilitating the differential diagnosis particularly between high-functioning ASD and OCD this study aimed to compare the compulsive behaviors of the two groups not only through rating scales but also via eye-tracking methods and tasks capable of quantifying these differences. In this context, divergences in executive functions and, indirectly, in neurobiological pathways were evaluated using metrics derived from the antisaccade task, such as error rate and speed of correct responses. In parallel, by means of an image-based task presenting obsessive–compulsive content, processes related to engagement–avoidance dynamics, selective attention, and motivation were examined comparatively. Methods: In this cross-sectional, descriptive study, 54 participants aged 6–18 years were included (ASD: n=27; OCD: n=27; mean age=12.35). Eligibility required a score ≥2 on the RBS-R compulsive behaviors subscale. Cases with intellectual disability were excluded. For clinical assessment, RBS-R and CY-BOCS were administered. In the eye-tracking applications, participants completed, in order, the antisaccade task (outcomes: error rate and correct antisaccade speed) and the Trabzon University Obsession–Compulsion Related Pictorial Task (image domains: contamination, symmetry, checking; image types: provocative, compulsionimplemented, and neutral; outcomes: total gaze percentage and first-fixation metric). For pictorial-task data, a mixed-design ANOVA with group (ASD, OCD) × image type (provocative, compulsion, neutral) was used (with Greenhouse–Geisser correction when assumptions were violated), and antisaccade performances were compared between groups. Results: The groups were similar in age, family income level, and family structure. The proportion of males was higher in ASD. Comorbidities were more frequent in ASD (especially ADHD and specific learning disorder). On the rating scales, CY-BOCS obsession, compulsion, and total scores were higher in OCD (p<0.05); RBS-R Endorsed Total was higher in ASD (p<0.001), and RBS-R Compulsion subscale scores were higher in OCD (p<0.001). In the antisaccade task, ASD showed a higher error rate (t(52)=3.399, p=0.001) and greater correct antisaccade speed (t(40.816)=4.338, p<0.001); these differences persisted after controlling for age (p<0.05). In the pictorial task, the main effect of image type was significant (provocative/compulsion > neutral; p<0.001); the main effect of group and the group × image-type interaction were not significant (p>0.05). Nevertheless, the number of looks to compulsion-implemented images was higher in OCD than ASD (t(52)=2.983, p=0.004). Conclusion: This study demonstrates that differences in compulsive behaviors between high-functioning ASD and OCD are evident not only on clinical scales but also in eye tracking based objective measures. Scale data indicate higher obsession, compulsion, and total symptom severity in OCD, whereas ASD exhibits broader and more heterogeneous endorsed repetitive behavior patterns. In the antisaccade task, more errors with faster correct responses in ASD suggest vulnerability in response inhibition and cognitive flexibility; in contrast, the relatively lower-error but slower correct responses in OCD point to a cautious control strategy sensitive to threat–safety appraisal. Although both groups oriented more to disorder-related stimuli than neutral ones in the pictorial task, a higher first-look tendency toward compulsion-implemented images in OCD may be considered an early visual marker of safety seeking. Taken together, using antisaccade error rate and correct antisaccade speed alongside the first fixation probability to compulsion implemented images in a composite indicator offers a practical behavioral biomarker candidate that may strengthen ASD–OCD differential diagnosis in children and adolescents.
Benzer Tezler
- Şizofrenide tedavi direncinin otistik özellikler ve obsesif-kompulsif belirtilerle ilişkisinin ilgili genetik varyasyonlar aracılığıyla araştırılması
Investigation of the relationship of treatment resistance with autistic traits and obsessive-compulsive symptoms in schizophrenia through related genetic polymorphisms
KORAY YARIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
PsikiyatriAnkara ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERGUVAN TUĞBA ÖZEL KIZIL
- Obsesif kompulsif bozukluk hastalarında otistik özelliklerin göz izleme görevleri ile değerlendirilmesi
Evaluation of authistic features in obsessive compulsive disorder patients with eye monitoring tasks
YUNUS AKKEÇİLİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
PsikiyatriEge ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞEBNEM PIRILDAR
DOÇ. DR. ÖZLEM KUMAN TUNÇEL
UZMAN CENAN HEPDURGUN
- İzmir ilindeki altıncı sınıf tıp fakültesi öğrencilerinin otizm spektrum bozukluğu hakkında bilgi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi
Evaluation of knowledge, attitudes and behaviors about autism spectrum disorder on sixth grade students of the medical faculties in İzmir, Turkey
ÖYKÜ AKKAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PsikiyatriEge ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TEZAN BİLDİK
DOÇ. DR. SEZEN KÖSE
- Otizm özellikleri olan ve olmayan obsesif kompulsif bozukluk hastalarının üstbilişler ve obsesif inanışlar açısından karşılaştırılması
Comparison of obsessive compulsive disorder patients with and without autistic features in terms of metacognitions and obsessive beliefs
FATMA NUR BALDAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜLİZ ŞENORMANCI
- Multipl Skleroz Hastalarında Belirsizliğe Tahammülsüzlük, Mükemmeliyetçilik ve Bilişsel Esnekliğin Algılanan Stres Düzeyi ve Yaşam Kalitesi ile İlişkisi
The relationship between intolerance to uncertainty, perfectionism, and cognitive flexibility with perceived stress levels and quality of life in multiple sclerosis patients
SAFİYE ZEYNEP DAMANCIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
NörolojiBolu Abant İzzet Baysal ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET HAMİD BOZTAŞ
PROF. DR. ŞULE AYDIN TÜRKOĞLU