Tip 2 diyabetli hastalarda diyabetik retinopati gelişimi ile kümülatif lipid yükü arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
An evaluation of the association between cumulative lipid burden and the development of diabetic retinopathy in patients with Type 2 diabetes
- Tez No: 978643
- Danışmanlar: PROF. DR. ALİ ÖZDEMİR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Diyabetik retinopati (DRP) diyabetin en yaygın mikrovaskuler komplikasyonlarından ve dünya çapında geri dönüşsüz görme kaybının en yaygın nedenlerinden biridir. Diyabetik retinopatinin; diyabet süresi, hiperglisemi, hipertansiyon ve hiperlipidemi ile ilişkili olduğu liateratürde belirtilmektedir. Hiperlipideminin diyabetik retinopati ile ilişkisi daha önce incelenmiş olup dislipideminin DRP progresyonunda en önemli risk faktörlerinden olduğu saptanmıştır. Yüksek lipid seviyelerinin nitrik oksit biyoyararlanımını bozarak endotel disfonksiyonuna neden olduğu bilinmektedir ve bu endotel disfonksiyonunun DRP'de retinal eksüda oluşumunda anahtar rol oynadığı ileri sürülmüştür. Ancak bu alanda kümülatif lipid yükü ile yapılmış bir çalışma bulunmamaktadır. Kümülatif lipid yükü, ateroskleroz riskini belirlemede kullanılan güncel parametrelerden biridir. Ateroskleroz, lipid düzeylerinden etkilenen yavaş seyirli bir hastalık olduğundan uzun vadeli lipid maruziyet oranı güncel lipid düzeylerine oranla hastalık gelişimini daha güçlü bir şeklide etkileyebilir. Kümülatif lipid yükünün tip 2 diyabet üzerine etkisi daha önce incelenmiş bir konu olup kümülatif trigliserit yükünün Tip 2 diyabet gelişme riskiyle doğru orantılı olduğu görülmüştür. Kümülatif lipid yükü ile diyabetik retinopati arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışma ise daha önce yapılmamıştır. Bu çalışmada kümülatif lipid yükünün DRP üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. GEREÇ YÖNTEM: Bu çalışma retrospektif olarak Nisan 2023- Nisan 2025 tarihleri arasında Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları başvurmuş Tip2 DM tanılı çalışma kriterlerine uygun 456 hasta ile gerçekleştirildi. Olguların yaş, cinsiyet, beden kitle indeksi, diyabet yılı, ve biyokimyasındaki Hba1c, glukoz ölçümleriyle beraber lipid maruziyet düzeyini hesaplamak için geriye dönük 10 yıllık lipid profillerinin tamamı kaydedildi. Hastaların fenofibrat ve statin kullanıp kullanmadığı e-nabız veya e-eczane kayıtlarından öğrenilip, lipid maruziyetininin hem tüm hastalarda bir bütün olarak, hem de ilaç kullanımı olanlar alt grup olarak analiz edildi. BULGULAR Çalışmamıza yaş ortalaması 59,06 ± 8,66 yıl olan toplam 456 diyabetik hasta dahil edilmiştir. Katılımcıların %46,5'i erkek (n=212) ve %53,5'i kadın (n=244) idi. Çalışma grubunun ortalama Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30,98 ± 5,65 kg/m², ortalama HbA1c düzeyi 7,87 ± 4,51% olarak saptandı. Lipid profili incelendiğinde ortalama LDL kolesterol düzeyi 105,21 ± 31,81 mg/dL, HDL kolesterol 47,37 ± 12,53 mg/dL, trigliserit 171,61 ± 122,94 mg/dL ve total kolesterol 187,35 ± 40,18 mg/dL olarak bulundu. Hastalar diyabetik retinopatisi olanlar ve olmayanlar olarak iki gruba ayrılmıştır. Katılımcıların %25,7'sinde diyabetik retinopati (DRP +) saptanırken, %74,3'ünde retinopati bulunmadı (DRP –) Gruplar arasında yaş ve cinsiyet dağılımı açısından anlamlı fark yoktu (p = 0,173 ve p = 0,322). Diyabet süresi, DRP (+) grubunda belirgin olarak daha uzundu (15,91 ± 7,91 yıl) ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p < 0,001). HbA1c düzeyleri de DRP (+) grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulundu (8,35 ± 1,98%) ve DRP (–) grubunda 7,70 ± 5,09% olarak saptandı (p < 0,001). Kümülatif lipid maruziyet şiddetleri kıyaslandığında DRP (+) ve DRP (-) gruplar arasında istatistiksel anlamlı farklılığa ulaşan sonuçlar bulunmadı. Aynı zamanda retinopatisi olan hastalar da non-proliferatif ve proliferatif olarak bölünüp çalışma 3 gruba ayrılarak detaylandırılmıştır. Çalışmaya dahil edilen toplam 456 hastanın %74,3'ünde diyabetik retinopati (DRP) saptanmadı, %18,4'ü non-proliferatif DRP (NPDR) ve %7,2'si proliferatif DRP (PDR) olarak sınıflandırıldı. Gruplar arasında yaş, cinsiyet dağılımı ve vücut kitle indeksi açısından anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Diyabet süresi bakımından gruplar arasında belirgin fark izlendi (p<0,001). Gruplar arasında HbA1c düzeyleri de anlamlı farklılık göstermiştir (p<0,001). Retinopati şiddetine göre yapılan karşılaştırmalarda lipid parametreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar saptanmıştır. Analizlere göre LDL kolesterol (p = 0,030), non-HDL kolesterol (p = 0,025) ve total kolesterol (p = 0,021) düzeyleri retinopati grupları arasında anlamlı farklılık göstermiştir. Trigliserit (p = 0,110) ve HDL kolesterol (p = 0,091) düzeylerinde ise anlamlı fark saptanmamıştır. Genel olarak bu veriler, retinopati şiddeti arttıkça total kolesterol, LDL ve non-HDL maruziyetinin de arttığını, buna karşın trigliserit ve HDL düzeylerinin belirgin rol oynamadığını göstermektedir. Bulgular, kümülatif aterojenik lipid yükünün özellikle proliferatif evredeki diyabetik retinopati gelişimiyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. SONUÇ Bu araştırmada kümülatif lipid yükü maruziyetinin diyabetik retinopati üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Bulgular lipid yükündeki artış ile diyabetik retinopati şiddeti arasında anlamlı bir korelasyon ortaya koymuştur. Diyabetik retinopati gelişiminde diyabet süresi ve HbA1c düzeyinin de bağımsız birer risk faktörü olduğu saptanmıştır. Çalışmamızın bulguları, DRP nin yalnızca glisemik kontrol değil, aynı zamanda uzun dönemli lipid yüküyle de yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle diyabet yönetiminde glisemik regülasyon kadar lipid parametrelerin erken dönemde optimize edilmesi, retinopati progresyonunu önlemede önemli bir adım olabilir. ANAHTAR KELİMELER Diyabetik retinopati, dislipidemi, diyabetes mellitus, fenofibrat, Kümülatif lipid yükü, statin
Özet (Çeviri)
AIM Diabetic retinopathy (DRP) is one of the most common microvascular complications of diabetes and one of the most common causes of irreversible vision loss worldwide. The literature shows that diabetic retinopathy is associated with diabetes duration, hyperglycemia, hypertension, and hyperlipidemia. The relationship between hyperlipidemia and diabetic retinopathy has been previously investigated, and dyslipidemia has been identified as one of the most important risk factors for the progression of DRP. It is known that high lipid levels cause endothelial dysfunction by impairing nitric oxide bioavailability, and it has been suggested that this endothelial dysfunction plays an important role in the formation of retinal exudates in DRP. However, there are no studies conducted in this field using cumulative lipid load. Cumulative lipid load is one of the parameters currently used to determine the risk of atherosclerosis. Since atherosclerosis is a slowly progressing disease affected by lipid levels, the long-term rate of lipid exposure may have a stronger effect than current lipid levels. The effect of cumulative lipid load on type 2 diabetes has been previously investigated, and cumulative triglyceride load has been found to be positively associated with the risk of developing type 2 diabetes. However, there are no studies investigating the relationship between cumulative lipid load and diabetic retinopathy. This study aimed to investigate the effect of cumulative lipid load on DRP. METARIALS AND METHODS This study was conducted retrospectively between April 2023 and April 2025 with 456 patients diagnosed with Type 2 DM who met the study criteria and visited the Internal Medicine and Ophthalmology Outpatient Clinics at Fatih Sultan Mehmet Training and Research Hospital. The patients' age, gender, body mass index, diabetes duration, and biochemical parameters, including HbA1c and glucose measurements, were recorded, along with their lipid exposure levels calculated from their complete 10-year retrospective lipid profiles. The use of fenofibrate and statins by patients was determined from“e-nabız”or“e-eczane”records, and lipid exposure was analyzed both in all patients as a whole and in the subgroup of those using medication. RESULTS Our study included a total of 456 diabetic patients with a mean age of 59.06 ± 8.66 years. 46.5% of the participants were male (n=212) and 53.5% were female (n=244). The mean Body Mass Index (BMI) of the study group was 30.98 ± 5.65 kg/m², and the mean HbA1c level was 7.87 ± 4.51%. When the lipid profile was examined, the mean LDL cholesterol level was 105.21 ± 31.81 mg/dL, HDL cholesterol 47.37 ± 12.53 mg/dL, triglycerides 171.61 ± 122.94 mg/dL, and total cholesterol 187.35 ± 40.18 mg/dL. Patients were divided into two groups: those with diabetic retinopathy and those without. Diabetic retinopathy (DRP+) was detected in 25.7% of participants, while 74.3% had no retinopathy (DRP–). There was no significant difference between the groups in terms of age and gender distribution (p = 0.173 and p = 0.322). The duration of diabetes was significantly longer in the DRP (+) group (15.91 ± 7.91 years), and this difference was statistically significant (p < 0.001). HbA1c levels were also significantly higher in the DRP (+) group (8.35 ± 1.98%) and were found to be 7.70 ± 5.09% in the DRP (–) group (p < 0.001). When cumulative lipid exposure levels were compared, no statistically significant differences were found between the DRP (+) and DRP (–) groups. Patients with retinopathy were also divided into non-proliferative and proliferative groups, and the study was detailed into 3 groups. Diabetic retinopathy (DRP) was not detected in 74.3% of the total 456 patients included in the study; 18.4% were classified as non-proliferative DRP (NPDR) and 7.2% as proliferative DRP (PDR). There were no significant differences between the groups in terms of age, gender distribution, and body mass index (p>0.05). A significant difference was observed between the groups in terms of diabetes duration (p<0.001). HbA1c levels also showed significant differences between the groups (p<0.001). Comparisons based on the severity of retinopathy revealed statistically significant differences in lipid parameters. According to the analyses, LDL cholesterol (p = 0.030), non-HDL cholesterol (p = 0.025), and total cholesterol (p = 0.021) levels showed significant differences between the retinopathy groups. No significant differences were found in triglyceride (p = 0.110) and HDL cholesterol (p = 0.091) levels. Overall, these data indicate that total cholesterol, LDL, and non-HDL exposure increase with increasing severity of retinopathy, whereas triglyceride and HDL levels do not play a significant role. The findings suggest that cumulative atherogenic lipid load may be associated with the development of diabetic retinopathy, particularly in the proliferative stage. CONCLUSION This study evaluated the effect of cumulative lipid load exposure on diabetic retinopathy. The findings revealed a significant correlation between increased lipid load and the severity of diabetic retinopathy. Duration of diabetes and HbA1c level were also found to be independent risk factors for the development of diabetic retinopathy. Our findings indicate that DRP is closely related not only to glycemic control but also to long-term lipid load. Therefore, optimizing lipid parameters early on, as well as glycemic regulation, in diabetes management may be an important step in preventing retinopathy progression. KEYWORDS Cumulative lipid load, diabetic retinopathy, dyslipidemia, diabetes mellitus, fenofibrate, statin
Benzer Tezler
- Association between normal abnormal thyroid hormones and diabetes mellitus retinopathy in patients with type 1.2 and 3 diabetes in Anbar city
Anbar şehirinde tip 1.2 ve 3 diyabetli hastalarda normal anormal tiroid hormonları ile diyabet mellitus retinopatisi arasındaki ilişki
SHIFA JABER SAHAL SAHAL
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
BiyokimyaÇankırı Karatekin ÜniversitesiKimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. VOLKAN EYÜPOĞLU
DR. ÖĞR. ÜYESİ SADDAM MOHAMMED ABİD
- Tip 2 diyabetli hastalarda fibrinojen albumin oranı ile diyabetik retinopati arasındaki ilişki
The relationship between fibrinogen-to-albumin ratio and diabetic retinopathy in patients with type 2 diabetes
TUĞÇE ŞEVVAL YILDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NALAN OKUROĞLU
PROF. DR. ALİ ÖZDEMİR
- Tip 2 diyabetli hastalarda prognostik nutrisyon indeksinin diyabetik retinopati ve şiddeti ile ilişkisi
Başlık çevirisi yok
ENES CEYLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ ÖZDEMİR
- Tip 2 diyabet hastalarında retinopatinin erken evre tanısında optik koherenz tomografi -anjiografi (OCT-A) kullanımı ve diyabetin kronik komplikasyonları ile ilişkisi
Application of optical coherence tomography angiography (OCT-A) for early detection of retinopathy in Type 2 diabetes and its association with chronic diabetic complications
AHMET FATİH KÖSE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. COŞKUN MERİÇ
- 65 yaş ve üzeri tip 2 diyabetli bireylerde sarkopeni risk faktörlerinin belirlenmesi
Determination of sarcopenia risk factors in individuals with TYPE 2 diabetes age 65 and over
ŞERİFE ÇOŞKUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İç HastalıklarıAkdeniz Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RAMAZAN SARI