Geri Dön

Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri, anjiyotensinreseptör blokerleri ve dipeptidil peptidaz 4 inhibitörleri ileilişkili anjiyoödemin klinik özellikleri ve takibi

Clinical characteristics and follow-up of angioedema associated with angiotensin-converting enzyme inhibitors, angiotensin receptor blockers, and dipeptidyl peptidase-4 inhibitors

  1. Tez No: 978312
  2. Yazar: BERK ANDAÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. DERYA ÜNAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Bradikinin aracılı anjiyoödemler, klasik histamin bağımlı alerjik mekanizmalardan bağımsız olarak gelişen ani başlangıçlı ve potansiyel olarak yaşamı tehdit eden klinik tablolardır. Anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri, anjiyotensin reseptör blokerleri (ARB'ler) ve dipeptidil peptidaz-4 (DPP-4) inhibitörleri, kinin-kallikrein sistemini etkileyerek bradikinin yıkımını inhibe eder ve bu mekanizma üzerinden ödem gelişimine yol açabilir. Amaç: Bu çalışmada, ACE inhibitörü, ARB ve DPP-4 inhibitörü kullanımı sırasında gelişen bradikinin aracılı anjiyoödem olgularının klinik, laboratuvar ve tedavi özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışmaya, 2015–2025 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Erişkin İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bilim Dalı ile Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı'na anjiyoödem semptomları ile başvuran ve ACE inhibitörleri, ARB veya DPP-4 inhibitörleri kullanımına bağlı bradikinin aracılı anjiyoödem tanısı alan toplam 25 hasta dahil edildi. Hastalara ait demografik veriler, eşlik eden hastalıklar, kullanılan ilacın farmakolojik sınıfı ve etken maddesi, ilaç kullanım süresi, ilaç başlama ile ilk atak arasındaki süre (latensi), atak sayısı, atak lokalizasyonu, atak şiddeti, Non-steroid antiinflamatuar ilaç (NSAİİ) kullanım durumu, uygulanan tedaviler, yatış gereksinimi ve ilacın kesilmesi sonrası atak tekrarı retrospektif olarak değerlendirildi. Ayrıca hastalara ait laboratuvar verileri C4 düzeyi, C1 inhibitör (C1-INH) düzeyi ve fonksiyonu, CRP ve total IgE değerleri incelendi. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 63,9 ± 12,1 yıl olup, kadın/erkek oranı 1,8:1 olarak belirlendi. En sık kullanılan ilaç grubu ACE inhibitörleri (%60) iken bunu sırasıyla DPP-4 inhibitörleri (%24), ARB (%8) ve ACE inhibitörleri +DPP-4 inhibitörleri kombinasyonu tedavisi (%8) izledi. İlacın başlanmasından ilk anjiyoödem atağına kadar geçen süre (medyan latensi) 36 ay (1–180 ay) olarak saptandı. Toplam atak sayısının medyanı 5 (1–30) olup ilaç grupları arasında atak sayısı açısından anlamlı fark bulunmadı (p=0,956). Atakların lokalizasyonu incelendiğinde en sık tutulum bölgeleri dil (%44), dudak (%40) ve yüz (%32) olarak gözlenirken, %16 olguda larenks tutulumu mevcuttu. Atakların %64'ü orta, %28'i ise ağır şiddetteydi. NSAİİ kullanım durumu ile atak sayısı veya şiddeti arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Hastaların %16'sı hastaneye yatırılırken %8'i yoğun bakım desteği aldı ve %12'sinde entübasyon gereksinimi ortaya çıktı. Tedavi protokolünde sistemik kortikosteroid (%72) ve antihistaminik (%68) kullanılmış olup; antihistaminiklerin bradikinin aracılı anjiyoödem tedavisinde etkili olmadığı ve bu nedenle tedavi yanıtının sınırlı kaldığı değerlendirildi. Etken ilacın kesilmesini takiben hastaların %84'ünde atak tekrarı gözlenmedi. Laboratuvar incelemelerinde, herediter anjiyoödem tanısının dışlanması amacıyla yapılan C1- INH düzeyi, C1-INH fonksiyon düzeyi ve C4 düzeyi analizlerinde, tüm olgularda bu parametrelerin referans aralıklar içerisinde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca CRP düzeyleri ile atak şiddeti arasında anlamlı pozitif bir korelasyon saptanırken (p<0,001), total IgE ve eozinofil düzeyleri ile atak şiddeti arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç: ACE inhibitörleri, ARB'ler ve DPP-4 inhibitörlerine bağlı gelişen anjiyoödemler, bradikinin aracılı non-alerjik ödemlerin önemli bir etiyolojik grubunu oluşturmaktadır. Bu ilaçlarla tedavi edilen hastalarda gelişen ödemlerin, bradikinin aracılı anjiyoödem olasılığı açısından erken dönemde tanınması, doğru tedavi yaklaşımının belirlenmesi ve etken ilacın derhal kesilmesiyle birlikte morbidite ve mortalitenin azaltılmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır.

Özet (Çeviri)

Background: Bradykinin-mediated angioedemas represent a group of acute, potentially life-threatening conditions that develop independently of histamine-dependent allergic mechanisms. Angiotensin-converting enzyme (ACE) inhibitors, angiotensin receptor blockers (ARBs), and dipeptidyl peptidase-4 (DPP-4) inhibitors interfere with the kinin–kallikrein system by inhibiting bradykinin degradation, thereby predisposing to edema formation. Objective: This study aimed to evaluate the clinical, laboratory, and therapeutic characteristics of patients who developed bradykinin-mediated angioedema during the use of ACE inhibitors, ARBs, or DPP-4 inhibitors. Methods: This retrospective cohort included 25 patients who presented with angioedema symptoms to the, Adult Immunology and Allergy Department and the Endocrinology and Metabolism Department of Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine between 2015 and 2025, and who were diagnosed with bradykinin-mediated angioedema secondary to the use of ACE inhibitors, ARBs, or DPP-4 inhibitors. Demographic data, comorbidities, drug class and active ingredient, duration of use, latency between drug initiation and first attack, number, location, and severity of attacks, nonsteroidal anti-inflammatory drug (NSAID) use, treatment modalities, hospitalization requirements, and recurrence after drug discontinuation were retrospectively analyzed. Laboratory parameters (C4 level, C1-inhibitor (C1-INH) level and function, CRP, and total IgE levels ) were also evaluated. Results: The mean age of participants was 63.9 ± 12.1 years with a female-to-male ratio of 1.8:1. ACE inhibitors were the most commonly implicated agents (60%), followed by DPP-4 inhibitors (24%), ARBs (8%), and a combination therapy of ACE inhibitors and DPP-4 inhibitors (8%). The median latency from treatment initiation to first angioedema episode was 36 months (range 1–180 months). The median number of attacks was 5 (range 1–30), with no significant difference among drug groups (p = 0.956). The most frequently affected sites were the tongue (44%), lips (40%), and face (32%); laryngeal involvement occurred in 16% of cases. Attacks were moderate in 64% and severe in 28% of patients. No significant association was found between NSAID use and attack frequency or severity. Sixteen percent required hospitalization, 8% received intensive care support, and 12% required intubation. Systemic corticosteroids (72%) and antihistamines (68%) were frequently administered; however, the latter showed limited therapeutic efficacy, consistent with a bradykinin-mediated mechanism. Following discontinuation of the culprit drug, 84% of patients experienced no recurrence. In laboratory evaluations conducted to rule out a diagnosis of hereditary angioedema, the levels of C1 inhibitor (C1-INH), C1-INH functional activity, and C4 were found to be within normal reference ranges in all cases. Additionally, a significant positive correlation was observed between CRP levels and attack severity (p<0.001), whereas no significant association was found between total IgE or eosinophil levels and attack severity (p>0.05). Conclusion: Angioedemas induced by ACE inhibitors, ARBs, and DPP-4 inhibitors constitute a major subgroup of non-allergic, bradykinin-mediated edemas. Early recognition of such drug-induced reactions, prompt discontinuation of the offending agent, and implementation of appropriate management strategies play a critical role in reducing morbidity and mortality.

Benzer Tezler

  1. Diyabetik olgularda anjiyotensin reseptör blokerleri, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ve kalsiyum kanal blokerlerinin proteinüri üzerine olan etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of angiotensin receptor blockers, angiotensin converting enzyme inhibitors and calcium channel blockers on proteinuria in diabetic patients

    HASAN OGÜN ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç HastalıklarıZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUAMMER BİLİCİ

  2. Quantitative analysis of several antihypertensive drugs using direct uv-spectropotometric and derivative spectrophotometric methods

    Birçok antihipertansif ilacın doğrudan uv-spektropotometrik ve türev spektrofotometrik yöntemler kullanılarak kantitatif analizi

    NEZAKET BAŞARAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    KimyaAnkara Üniversitesi

    Analitik Kimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGÜR ÜSTÜNDAĞ

  3. Dermatoloji polikliniğine başvuran pruritus hastalarında sistemik faktörlerin prevalansı

    Prevalence of pruritus in dermatology outpatient clinic

    YAVUZ AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZUHAL AYDAN SAĞLAM

  4. Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri veya anjiyotensin II reseptör blokerleri kullanımının COVİD-19 hastalarında prognoza etkisi

    Effect of using angiotensin-converting enzyme inhibitors or angiotensin II receptor blockers on prognosis in COVID-19 patients

    NİSA BABACANLAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YAŞAR SERTBAŞ

  5. Anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibisyonu ve AT reseptör blokajının sıçanda miyokardiyal iskemi-reperfüzyon hasarındaki mortalite ve kardiyak markırlara etkisi

    Effects of angiotensin converting, enzyme inhibition and AT1 receptor blockage on cardiac ischemia reperfusion-induced mortality and cardiac markers in rats

    MUSTAFA IRAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Eczacılık ve Farmakolojiİnönü Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ERCÜMENT ÖLMEZ