Geri Dön

Dermatoloji polikliniğine başvuran pruritus hastalarında sistemik faktörlerin prevalansı

Prevalence of pruritus in dermatology outpatient clinic

  1. Tez No: 761138
  2. Yazar: YAVUZ AYDIN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ZUHAL AYDAN SAĞLAM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Deri hastalıkları, Dermatoloji, Kaşıntı, Otoimmün hastalıklar, Otoimmünite, Prevalans, Skin diseases, Dermatology, Pruritus, Autoimmune diseases, Autoimmunity, Prevalence
  7. Yıl: 2022
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Hamidiye Uluslararası Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Pruritus yüzyıllardır bilinen en yaygın klinik bulgulardan biridir ve rahatsız edici kaşıntı hissi olarak tanımlanır. Lokal olabileceği gibi tüm vücutta yaygın olarak da görülebilen pruritus hastanın yaşam kalitesini düşüren ve harap edici psikolojik sonuçlara sebebiyet verebilen bir rahatsızlıktır. Ülkemizde ve bütün dünyada özellikle birinci basamak sağlık tesislerinde sıkça karşılaşılan ve dermatolojik hastalıkların yanında malignite, kronik böbrek yetmezliği (KBY), endokrin ve metabolik hastalıklar gibi morbiditesi ve mortalitesi oldukça yüksek bazı sistemik hastalıklara eşlik edebilmesine rağmen hekimlerce göz ardı edilebilen bir rahatsızlıktır. Süresine göre akut ve kronik olarak ikiye ayrılır. Kronik pruritus 6 haftadan uzun süren kaşıntı olarak tanımlanmaktadır. Genel populasyonda kronik pruritusun %16-23 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Biz bu çalışmada pruritus gibi yaygın görülen bir rahatsızlığın altında yatan sistemik hastalıkların sıklığını bulmayı ve bu hususta hekimler arasında farkındalık yaratmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda hastane işletim sistemi ve hasta kayıtlarından ulaşılan 30/12/2020-31/12/2021 tarihleri arasında dermatoloji kliniğinde pruritus tanısı ile takip edilen 18 yaş üstü erişkin hastalar yaş, cinsiyet, kronik hastalık, ilaç kullanımı ve laboratuvar bulguları açısından retrospektif olarak taranmış ve veriler kaydedilmiştir. Hastalar <65 ve ≥65 yaş olarak iki yaş grubuna ayrılmıştır. 18 yaş altı, verileri eksik ve primer deri lezyonu olan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bulgular: Olguların %53,10'u (n=110) kadın, yaş ortalaması 52,30±18,96 yıl idi. Pruritus etiyolojisinde herhangi bir sistemik faktör bulunanların oranı %66,2, sistemik faktör bulunmayanların oranı %33,8 olarak bulunmuştur Sistemik faktör bulunan ve bulunmayan hastaların yaşları benzerdi. Olgularda ilaç kullanım oranı %35,7, endokrin hastalıklar %28,5, psikojenik pruritus %24,2 ile en sık görülen etyolojik faktörler olarak dikkat çekmektedir. Bu faktörleri sırasıyla %11,6 ile hematolojik hastalıklar, %6,7 ile maligniteler, %4,8 ile kolestatik hastalıklar ve %4,8 ile KBY takip etmektedir. İlaçlar arasında anjiyotensin reseptör blokerleri (ARB) ve diüretikler %14,29 ile başı çekmektedir. Kalsiyum kanal blokeri (KKB) ve proton pompa inhibitörleri %11,76, beta blokerler %10,92, anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri %9,24, biguanidler %8,40, anti-lipidemik ilaçlar %5,04 olarak izlenmiştir. Kadın ve erkeklerde hipertiroidi görülme oranları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde kadınlar lehine yüksekti (p<0,05). Kserozis görülen olguların sıklığının %46,4 olduğu gözlendi. Kadın ve erkek dağılımlarının kserozis görülen ve görülmeyen grupta benzer olduğu gözlendi (p=0,095). Kserozis gözlenenlerin yaş ortalamasının 55,42±18,56, kserozis gözlenmeyenlerin yaş ortalamasına 46,60±18,99 kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu gözlendi (p=0,028). Sonuç: Bizim çalışmamızda etyolojik etkenler arasında ilk sırada ilaç kullanımı tespit edilmiştir. İlaçlar arasında ise ARB'ler, diüretikler ve KKB'ler dikkat çekmektedir. İlaçları endokrin hastalıklar ve psikojenik pruritus takip etmektedir. Onları sırasıyla hematolojik hastalıklar, maligniteler, kolestaz ve KBY izlemektedir. Çalışmamızda ortaya çıkan sonuçlar genel olarak literatür ve yapılan çalışmalarla uyumludur. Farklılıkları, yapılan araştırmanın türüne, değerlendirme kriterlerine, örneklem büyüklüğüne ve araştırmanın yapıldığı toplumların özelliklerine bağlamak mümkündür.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Pruritus is one of the most frequent symptoms and defined as unpleasant feeling that causes a desire to scratch. It may be local or generalized. It effects the quality of life and can cause some devastating psychological consequences. Although it can accompany some systemic diseases with high morbidity and mortality, such as malignancy, chronic kidney failure, endocrine and metabolic diseases, as well as dermatological diseases, it is a disease that is frequently encountered in our country and all over the world, especially in primary health care facilities, but can be ignored by physicians. Pruritus is divided as acute and chronic pruritus according to the duration. Chronic pruritus is defined as itch lasting 6 or more weeks. It assume that its prevalance is 16-23% in general population. Our aim, in this study, is to find the prevalance of the systemic causes of pruritus which is seen frequently all over the world and to increase the awareness of it among the medicians. Material and Method: In our study, we enrolled Patients records who presented to our dermatology outpatient clinic in between 30/12/2020-31/12/2021 from the hospital registration system. The patients whose age <18, who has missing data and who has primary dermatological diseases were excluded from the study. Patients are divided into 2 as <65 and ≥65 years according to the age. Patient's age, gender, chronic diseases, drugs and laboratory results were recorded and analysed statistically. Results: 110 (53,1%) of the total 207 participating patients were females.Their average age was 52,30±18,96 years. There were 137 (66,2%) patients who has sistemic etiology and 70 (33,8%) patient who hasn't any sistemic disease. There was no statistically significant difference between the patients who has any sistemic etiology or not. Drugs (35,7%), endocrine diseases (28,5%) and psyhcogenic pruritus (24,2%) has the highest prevalance among all. Hematologic diseases (11,1), malignity (6,7%), cholestatic diseases (4,8%), chronic renal failure (4,8) comes later. Among the drugs, angiotension receptor blockers (ARB) and diüretics (14,29%) were the highest prevalance. Calcium channel blockers and proton pump inhibitors (11,76%), beta blockers (10,92%), angiotension converting enzyme inhibitors (9,24%), biguanids (8,40%), anti-lipidemics (5,04%) comes later in order. Hypertyroidism was statistically high in women (p<0,05). Xserosis was seen in 46,4% of the patients. There was no statistically significant difference between the patients who has xserosis according to the gender (p=0,095). Average age was 55,42±18,56 in xserosis patients and was 46,60±18,99 in non-xserosis patients which was statistically high (p=0,028). Conclusion: In our study, we found out that the drugs was the highest prevalance and among the drugs ARB's, diuretics and Calcium channel blockers was the dominant drugs. After the drugs, endocrine diseases and pychogenic pruritus had 2. And 3. higher prevalances. Hematologic diseases, malignity, cholestatic diseases and chronic renal failure had low prevalance respectively. The results in our study was similar to the knowledge in the literature and the results in other studies generally. The differences can be caused by the type of study, evaluating methods, the sampling size and the differerences between the characteristics of societies.

Benzer Tezler

  1. Jeneralize prurituslu olgularda etyolojik faktörlerin restrospektif olarak araştırılması

    Researching the etiologic factors in cases who complain of generalized pruritus

    HATİCE GÜNGÖRDÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    DermatolojiÇukurova Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ALPASLAN ACAR

  2. Psoriasis tanılı hastalarda klinik aktivite, kaşıntı şikayeti ve uyku bozukluğu varlığının yaşam kalitesi üzerine etkisi

    The impact of clinical activity, itching complaint and sleep disturbance on the quality of life in patients with psoriasis

    İREM KULA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DermatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEBNEM AKTAN

  3. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil tıp kliniğine başvuran dermatolojik acil hastaların demografik ve klinik incelemesi

    Demographic and clinical examination of emergency dermatology patients admitted to Ankara Education and Research Hospital emergency department

    DİLBER ÜÇÖZ KOCAŞABAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Acil TıpSağlık Bakanlığı

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FİGEN ÇOŞKUN

  4. Büllöz Pemfigoid tanısı ile son 10 yılda takip edilen hastaların klinik, demografik özelliklerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of clinical and demographic characteristics of patients followed for Bullous Pemphigoid diagnosis in the last 10 years

    ECEM KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    DermatolojiErciyes Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DEMET KARTAL

  5. Düzce yöresindeki psoriasisli hastaların klinik ve sosyodemografik özelliklerinin değerlendirilmesi

    The evaluation of the sociodemografic and clinical features of psoriasis patients in the Duzce region

    ERSOY ACER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    DermatolojiDüzce Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HAKAN TURAN