Çoklu metastatik hastalarda subtrokanterik tutulumda intramedüller çivi uygulaması: Retrospektif kohort ve sonlu elemanlar analizi
Intramedullary nailing for subtrochanteric lesions in patients with multiple metastatic bone disease: A retrospective cohort and finite element analysis
- Tez No: 970220
- Danışmanlar: PROF. DR. HÜSEYİN YUSUF YILDIZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Proksimal femur metastazları, yük taşıyıcı kemik yapısı ve kompleks biyomekaniği nedeniyle hem mekanik stabilite hem de fonksiyon kaybı açısından klinik olarak zorlu olgulardır. Subtrokanterik bölge lezyonlarında, implant seçimi ve kırık riski tahmini konusunda literatürde halen görüş birliği bulunmamaktadır. Bu çalışmada metastatik subtrokanterik femur lezyonlarının cerrahi tedavi sonuçları değerlendirilmiş, ayrıca sonlu elemanlar analizi (FEA) ile farklı lezyon konfigürasyonlarında yük dağılımı ve kırık riski incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Üçüncü basamak onkolojik ortopedi merkezinde, metastatik subtrokanterik femur lezyonu nedeniyle opere edilen 25 hastanın 26 ekstremitesi retrospektif olarak incelendi. Klinik verilerden ağrı (VAS), fonksiyonel durum (MSTS, TESS), mobilizasyon, komplikasyon ve sağkalım parametreleri kaydedildi. Ek olarak, lezyon boyu (4–9 cm), kortikal tutulum oranı (%30-60-90) ve medial korteks defektine göre 27 farklı sonlu eleman modeli oluşturularak kortikal kemik, trabeküler kemik ve implant üzerindeki von Mises stres dağılımları değerlendirildi. Von Mises stres değerleri akma kopma sınırları ile karşılaştırılarak yorumlandı. Bulgular: Toplam 25 hastaya ait 26 ekstremite (ortalama yaş 61) incelendi. Primer maligniteler arasında en sık akciğer kanseri (%30.8), multipl miyelom (%26.9) ve meme kanseri (%19.2) görüldü. Lezyonların %41.3'ünde patolojik kırık mevcuttu ve bunların büyük çoğunluğu subtrokanterik bölgede (%73.7) yer alıyordu. Medyan lezyon uzunluğu 5.9 cm olup, olguların %45.7'sinde tam kortikal tutulum görüldü; tam olmayanlarda en sık medial veya posteromedial kortekste tutulum saptandı. Postoperatif fonksiyonel sonuçlar belirgin gelişme görüldü: MSTS 13.6'dan 25.6'ya, TESS 67.5'ten 94.1'e yükselirken, VAS 1. ayda 7.7'den 1.8'e düştü (p<0.001). İntramedüller çivi uygulaması, protez rekonstrüksiyonuna kıyasla daha kısa hastanede kalış süresi ile ilişkiliydi (3.7 vs. 8.4 gün, p=0.0019). Alt grup analizlerinde çiviler daha iyi erken dönem fonksiyonel skorlar sağlarken, ağrı düzeyindeki azalma 1. ayda gruplar arasında benzerdi. Sonlu eleman analizleri, lezyon uzunluğu, kortikal tutulum ve özellikle medial korteks defekti arttıkça kortikal streste progresif bir artış olduğunu gösterdi. Kortikal tutulumun %60'ı aştığı veya medial defektin bulunduğu modeller, yüksek kırık riski eşiğini (>150–200 MPa) geçti; ancak hiçbir simülasyon titanyum implantın akma/kopma sınırını veya femur baş–boyun bileşkesindeki trabeküler kemiğin kırılma limitini aşmadı. İmplant üzerindeki en yüksek stres, distal rekonstrüksiyon vidasının inferior bağlantı yüzeyinde yoğunlaştı. Sonuç: Bu çalışma, metastatik subtrokanterik femur lezyonlarının cerrahi stabilizasyonunun ağrı ve fonksiyonel sonuçlarda anlamlı iyileşme sağladığını göstermektedir. Sonlu eleman analizleri, geniş lezyonlarda ve ileri derecede kortikal tutulum varlığında bile intramedüller çivilemenin teorik açıdan teorik olarak uygulanabilir olduğunu ortaya koymuştur. Ancak terkarlanan yükleme sonuçlarının değerlendirilmesi için biyomekanik çalışmalar kıymetli olacaktır. Ayrıca metastatik kemik hastalığı, klinik olarak oldukça heterojen ve karmaşık bir hasta grubunu temsil eder. Bu nedenle tedavi kararları yalnızca biyomekanik uygunluğa dayanarak verilmemeli; onkolojik durum, yaşam beklentisi, sistemik hastalık yükü, fonksiyonel gereksinimler ve kırık riski gibi çoklu faktörleri içeren multidisipliner bir değerlendirme ile hasta-özel bir yaklaşım benimsenmelidir.
Özet (Çeviri)
Aim: Proximal femoral metastases, particularly in the subtrochanteric region, pose significant biomechanical and clinical challenges due to complex loading patterns and high fracture risk. The present study aimed to evaluate clinical outcomes of surgical treatment for metastatic subtrochanteric femoral lesions and to analyze stress distribution and fracture risk through finite element analysis (FEA). Materials and Methods: A total of 26 extremities in 25 patients who underwent surgery for metastatic subtrochanteric femoral lesions were retrospectively reviewed. Clinical parameters including pain (VAS), functional scores (MSTS, TESS), mobilization, complications, and survival were recorded. Additionally, 27 finite element models were created based on lesion length (4–9 cm), cortical involvement, and medial cortical defects. Von Mises stress values at cortical bone, trabecular bone and the implant were analyzed. Results: A total of 26 extremities from 25 patients (mean age 61 years) were analyzed. Lung cancer (30.8%), multiple myeloma (26.9%), and breast cancer (19.2%) were the most common primary malignancies. Pathological fracture was present in 41.3% of lesions, predominantly in the subtrochanteric region (73.7%). The median lesion length was 5.9 cm, and complete cortical involvement was observed in 45.7% of cases, most frequently affecting the medial or posteromedial cortex. Postoperative functional outcomes significantly improved: MSTS increased from 13.6 to 25.6, TESS from 67.5 to 94.1, and VAS decreased from 7.7 to 1.8 at 1 month (all p<0.001). Intramedullary nailing was associated with shorter hospital stay compared with prosthesis reconstruction (3.7 vs. 8.4 days, p=0.0019). In subgroup analyses, nails provided better early functional scores, whereas pain reduction was similar between groups at 1 month. Finite element analyses demonstrated a progressive increase in cortical stress with increasing lesion length, cortical involvement, and especially the presence of a medial cortical defect. Models with >60% cortical involvement or a medial defect exceeded the high fracture-risk threshold (>150–200 MPa), while none of the simulations reached the yield or failure limits of the titanium implant or the trabecular bone at the femoral head–neck junction. Peak stress on th eimplant consistently accumulated at the inferior interface of the distal recon screw fo the neck. Conclusions: This study demonstrates that surgical stabilization of metastatic subtrochanteric femoral lesions leads to significant improvement in pain and functional outcomes. Finite element analyses revealed that, even in large lesions with extensive cortical involvement, intramedullary nailing remains theoretically feasible from a mechanical standpoint. However, biomechanical studies will be essential to further assess the effects of repetitive loading. Patients with metastatic bone disease represent a highly heterogeneous and clinically complex group. Treatment decisions should therefore not rely solely on biomechanical feasibility but must incorporate multidisciplinary evaluation and multifactorial considerations—including oncologic status, life expectancy, systemic disease burden, functional demands, and fracture risk—to ensure optimal, patient-specific management.
Benzer Tezler
- Denovo metastatik kolon karsinomlu hastalarda regorafenib etkinliğinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of regorafenib efficacy in patients with denovo metastatic colon carcinoma
HURİYE KAYAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
İç HastalıklarıPamukkale Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ATİKE GÖKÇEN DEMİRAY
- Bevacizumab alan metastatik kolorektal kanserli hastalarda asetilsalisilik asit ve sağkalım ilişkisi
The relationship between acetylsalicylic acid usage and survival in patients with metastatic colorectal cancer treated with bevacizumab
YASEMİN GERİŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
OnkolojiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜNGÖR UTKAN
- Kemoterapiye dirençli metastatik kolorektal kanserli hastalarda Regorafenib'in etkinliğinin retrospektif değerlendirilmesi
Efficiacy of regorafenib in patients with chemotheraphy-resistant metastatic colorectal cancer
TEVFİK ÇAĞIL TEZCAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
OnkolojiBursa Uludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ADEM DELİGÖNÜL
- Mide kanseri nedenli opere edilen hastalarda çoklu inflamasyona bağlı prognostik indeks ile klinikopatolojik özellikler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between multiple inflammation-related prognostic index and clinicopathologic features in patients operated for gastric cancer
MEHMET HANİFİ ÇANAKCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Genel CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TOLGA DİNÇ
- De novo metastatik meme kanser tanılı ve takipte metastaz gelişen meme kanserli hastalarda sağkalımı etkileyen faktörler
Factors affecting prognosi̇s in breast cancer patients diagnosed with de novo metastatic breast cancer and developed metastasis during follow-up
ABDULLAH ERARSLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
OnkolojiErciyes Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEVLÜDE İNANÇ