Geri Dön

Meme malign kitle lezyonlarında strain elastografi ile elde edilen strain ratio değerleri ile Ki-67 indeksi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship between strain ratio values obtained by strain elastography and Ki-67 index in malignant breast mass lesions

  1. Tez No: 956532
  2. Yazar: BÜŞRA GÜLNİHAL SOYLU YUMAK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. PELİN SEHER ÖZTEKİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve amaç: Kadınlarda meme kanseri önemli bir mortalite nedenidir. Meme kanseri taraması rutin olarak mamografi (MG) ile yapılmakta olup özellikle meme parankiminin yoğun olduğu kadınlarda tamamlayıcı olarak ultrasonografi (USG) ile birlikte kullanılmaktadır. Strain Elastografi (SE) tekniği memenin görüntülenmesinde yardımcı araç olarak kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar, malign lezyonların kendi içinde elastikiyetinin değişkenlik gösterdiğini, tümör sertliğinin tümörün progresyonu ile ilişkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca tümör sertliğinin tümör agresifliği ile eşleşebileceğini de göstermiştir. Ki-67'nin meme kanseri hücrelerinin proliferasyonu aktivitesinin derecesini değerlendirmek için en ideal gösterge olduğu düşünülmektedir. Ki-67 ekspresyonu yüksek olan lezyonların kemoterapiye daha iyi yanıt verdiği bilinmekle birlikte, yüksek bir Ki-67 indeksi aynı zamanda kötü prognozun ve yüksek derecenin göstergesidir. Bu çalışmada hastanemizde SE tekniği de dahil olmak üzere radyolojik değerlendirmesi yapılan ve kor biyopsi ile meme kanseri tanısı alan hastalar retrospektif olarak incelenip histopatolojik sonuçları ile birlikte değerlendirilerek Strain Ratio (SR) değerleri ve Ki-67 indeksi arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2017-Ocak 2024 yılları arasında kliniğimize başvuran, strain elastografi değerlendirilmesi yapılmış, kalın iğne biyopsisi gerçekleştirilmiş ve meme kanseri tanısı almış 18-85 yaş arası kadın hastalara ait veriler retrospektif olarak tarandı. Görüntüleri eksiksiz olarak arşivlenmiş (gri skala USG, Renkli Doppler USG ve SE); değerlendirme için yeterli sayıda ve kalitede olan 259 kadın hastaya ait 269 lezyon çalışmaya alındı. Çalışmaya dahil hastalarda malign meme lezyonları, strain elastografi yazılımına sahip Hitachi High-Vision Preirus cihazı (Hitachi Medical Corp, Tokyo, Japonya) 13-6 MHz, 50 mm uzunluğunda, lineer prob kullanılarak meme radyolojisinde 24 yıllık tecrübeye sahip tek radyolog tarafından değerlendirildi. SR değerleri kitle ile komşu yağ dokuya region of interest (ROI) yerleştirilerek elde edildi. Arşiv görüntüler 24 yıllık ve 5 yıllık tecrübeye sahip iki radyolog tarafından patoloji sonuçlarından habersiz olarak tekrar değerlendirildi ve görüntülerdeki optimal olarak elde edilen SR değerine konsensüs ile karar verildi. Ardından lezyonlara ait Ki-67 değerleri patoloji raporlarından elde edilerek not edildi. Veriler SPSS (IBM SPSS Statistics 27) adlı paket program kullanılarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmamızda 259 hastaya ait 269 lezyon değerlendirilmiştir. 269 lezyonun 154'ünde (%57,2) Ki-67 indeksi <%15 ve 115'inde (%42,8) Ki-67 indeksi ≥%15'idi. Yapılan ROC analizinde Ki-67 ≥%15 olmayı ayırt etmede kullanılacak olan optimal SR değerinin cut-off değeri %71,3 sensitivite ve %50,1 spesifite ile ≥10,93 olarak tespit edilmiştir (AUC=0,580; <0,05). Tanı yaşı (yıl) ile Ki-67 (%) arasında negatif yönde, zayıf derecede ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir (r=-0,133; p=0,029). Tanı yaşı arttıkça, Ki-67 indeksi (%) azalmaktadır. Tanı yaşı ile SR değeri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki yoktur (>0,05). Grade, patoloji, invaziv/non-invaziv tümör ve moleküler subtipe göre SR değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (>0,05). Ki-67 indeksine göre lezyonlar 7 farklı kategoriye ayrılmıştır. Ki-67 indeksi <%15, %15-19, %20-29, %30-39, %40-49, %50-59 ve >%60 şeklinde olup Ki-67 indeksi ile SR arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığına bakıldı. Ki-67 (%) kategorilerine göre SR değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktur (>0,05). Anlamlı olabileceği düşünülen tüm parametreler kullanılarak Backward:LR lojistik regresyon analizi yapıldı. Mevcut modelde; tanı yaşının, Ki-67 ≥%15 riskini etkileyen önemli bir parametre olduğu tespit edilmiştir (<0,05). Tanı yaşı (yıl) 1 birim arttığında, Ki-67 ≥%15 riski %2,2 azalacaktır (OR=0,978). SR değerinin, Ki-67 ≥%15 riskini etkileyen önemli bir parametre olduğu tespit edilmiştir (<0,05). Elasto SR değeri 1 birim arttığında, Ki-67 ≥%15 riski %0,6 artacaktır (OR=1,006). Sonuç: Çalışmamızda SE ile elde edilen SR değeri ile Ki-67 proliferasyon indeksi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamış; ancak SR değerindeki artışın Ki-67 yüksekliği ile zayıf düzeyde ilişkili olabileceği gözlemlenmiştir. Bu bulgu, SE'nin prognostik değerlendirmede tek başına belirleyici olmasa da, yüksek proliferatif aktiviteye sahip lezyonların non-invaziv tahmininde tamamlayıcı bir araç olarak klinik sürece katkı sağlayabileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Breast cancer is a significant cause of mortality in women. Screening is routinely conducted with mammography and is complemented by ultrasonography (US), especially in women with dense breast parenchyma. Strain Elastography (SE) is used as an adjunct tool in breast imaging. Research has shown that malignant lesions can exhibit varying elasticity and that tumor stiffness is associated with tumor progression. Furthermore, tumor stiffness may also correlate with tumor aggressiveness. Ki-67 is considered the most ideal marker for evaluating the proliferatio activity of breast cancer cells. While lesions with high Ki-67 expression are known to respond better to chemotherapy, a high Ki-67 index also indicates poor prognosis and high grade. This study aimed to retrospectively evaluate patients diagnosed with breast cancer via core biopsy—who had also undergone radiological assessment including SE at our hospital—and to investigate the relationship between SR values and the Ki-67 index in conjunction with histopathological findings. Materials and Methods: Data from women aged 18–85 who presented to our clinic between January 2017 and January 2024, underwent strain elastography, received a core needle biopsy, and were diagnosed with breast cancer were retrospectively reviewed. A total of 269 lesions from 259 female patients whose imaging was complete (gray-scale USG, Color Doppler USG, and SE) and of adequate quality and quantity were included in the study. Malignant breast lesions in the included patients had been assessed by a single radiologist with 24 years of experience in breast radiology using a Hitachi High-Vision Preirus device (Hitachi Medical Corp, Tokyo, Japan) equipped with strain elastography software and a 13–6 MHz, 50 mm linear probe. Strain ratio (SR) values were obtained by placing regions of interest (ROI) on both the lesion and adjacent fatty tissue. Archived images were re-evaluated by two radiologists (with 24 and 5 years of experience) blinded to pathology results, and a consensus was reached on the optimal SR values. Ki-67 values for the lesions were obtained from pathology reports. Data analysis was performed using SPSS (IBM SPSS Statistics 27). Results: A total of 269 lesions from 259 patients were evaluated. Among these, 154 lesions (57.2%) had a Ki-67 index of <15%, and 115 lesions (42.8%) had a Ki-67 index of ≥15%. ROC analysis identified an optimal SR cut-off value of ≥10.93 for distinguishing Ki-67 ≥15%, with 71.3% sensitivity and 50.1% specificity (AUC=0.580; p<0.05). A statistically significant, very weak negative correlation was found between age at diagnosis and Ki-67 (%) (r=–0.133; p=0.029), indicating that Ki-67 (%) decreases as the age at diagnosis increases. No significant relationship was found between age at diagnosis and SR values (>0.05). There were no statistically significant differences in SR values according to tumor grade, pathology, invasive/non-invasive status, or molecular subtype (>0.05). Lesions were categorized into seven groups based on the Ki-67 index: <15%, 15–19%, 20–29%, 30–39%, 40–49%, 50–59%, and >60%. No statistically significant differences were found in SR values among the Ki-67 index categories (>0.05). A Backward: LR logistic regression analysis was conducted using all potentially significant parameters. The model identified age at diagnosis as a significant predictor of Ki-67 ≥15% (<0.05). For each one-year increase in age, the risk of Ki-67 ≥15% decreased by 2.2% (OR=0.978). SR value was also a significant predictor of Ki-67 ≥15% (p<0.05); each one-unit increase in SR increased the risk of Ki-67 ≥15% by 0.6% (OR=1.006). Conclusion: This study found no statistically significant relationship between SR values obtained by strain elastography and the Ki-67 proliferation index. However, a weak association was observed between higher SR values and elevated Ki-67 levels. This suggests that while SE alone may not be a definitive prognostic tool, it could serve as a complementary method in the non-invasive prediction of lesions with high proliferative activity.

Benzer Tezler

  1. Benign ve malign meme kitlelerinin ayrımında us-elastografinin tanıya katkısı ve histopatolojik korelasyon

    US-elastography in the differential diagnosis of benign and malign breast lesions and histopathologic correlation

    İNCİ TÜRKAN YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer TıpCelal Bayar Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İHSAN ŞEBNEM ÖRGÜÇ

  2. İnvaziv meme kanserlerinde tümörün sonoelastografik sertlik derecesinin ölçümü ile aksiller lenf nodu metastazı öngörülebilir mi?

    Can the measurement of the sonoelastographic stiffness degree of the tumor in invasive breast cancers predict axillary lymph node metastasis?

    RUHİ ERDEM ERGÜDEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Radyoloji ve Nükleer TıpAnkara Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EBRU DÜŞÜNCELİ ATMAN

  3. Sonoelastografinin meme kitlelerinin tanısındaki yeri

    Evaluation of breast masses by sonoelastography

    GAYE ECİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Radyoloji ve Nükleer TıpGazi Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERAP GÜLTEKİN

  4. Meme kitlelerinin benign ve malign ayırıcı tanısında sonoelastografinin katkısı

    Evaluate the sonoelastography diagnostic performance in differensiation of benign and malignant breast masses

    SETAREH FARROKHNİA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Radyoloji ve Nükleer TıpEge Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. IŞIL GÜNHAN BİLGEN

  5. Meme kitlelerinin benign-malign ayrımında shear wave elastografi ile strain elastografinin karşılaştırılması ve tanıya katkısı

    Comparison of shear-wave and strain ultrasound elastography in the diffrentiation of benign and malignant breast lesions

    AYKUT GÜRÜF

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Radyoloji ve Nükleer TıpOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İLKAY KORAY BAYRAK