Geri Dön

Preeklampsi etyopatogenezinde antikoagulan sistemin rolü

Anticogulan system and preeclampsia etiopathogenesis

  1. Tez No: 91610
  2. Yazar: ŞÜKRAN GÜÇER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET TAYYAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2000
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

72 ÖZET Çalışmamıza alınan 50 ağır preeklamptik, 50 sağlıklı gebeden çalışmayı 32' şer kadın tamamladı. Her iki grupta doğum öncesi ve doğum sonrası dönemde protein C, protein S, antitrombin III ve APC-D düzeyleri değerlendirildi. Doğum sonrası preeklamptik grupta APC-D ortalama değerinin düşük olması üzerine her iki grupta APC-D pozitif olan olgular doğum sonrası dokuzuncu ayda tekrar analiz edildiler. Preeklamptik grupta doğum öncesi protein C ortalama düzeyi normal sınırlarda olmasına rağmen kontrol grubundan düşük olduğu gözlendi ve aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark mevcuttu (p<0.05). Doğum sonrası73 protein C düzeyinin preeklamptik grupta yükseldiği ve kontrol grubu ile aralarındaki istatistiksel farkın bulunmadığı gözlendi (p>0.05) Preeklamptik ve kontrol grubunda doğum öncesi serbest protein S düzeyinin düşük olduğu gözlendi, ancak preeklamptik grupta bu durum daha belirgindi ve her iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0.05). Doğum sonrası yapılan değerlendirmede ise her iki grupta serbest protein S ortalama değerlerinin normal sınırlarda olduğu ve her iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı gözlendi (p>0.05) Preeklamptik ve kontrol grubunda doğum öncesi antitrombin III ortalama değerini her iki grupta normal sınırlarda tespit etmemize rağmen preeklamptik grupta kontrol grubuna göre daha düşük düzeyde olduğu ve iki grup arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı (p<0.05). Doğum sonrası dönemde yapılan analizlerinde ise her iki grup arasındaki istatistiksel farkın ortadan kalktığını gözlendi (p>0.05). Preeklamptik grupta doğum öncesi APC-D ortalama değerini düşük olarak saptadık. Puerperyum sonrası değerlendirmede preeklamptik grupta APC-D ortalama düzeylerini yine düşük olarak saptandı (p<0.05). Doğum sonrası dokuzuncu ayda APC-D pozitif olan olguları tekrar değerlendirdiğimizde her iki grupta normal sınırlarda olduğunu aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadığı, ancak preeklamptik grupta APC-D ortalama düzeyinin kontrol grubuna göre düşük olduğu saptandı (p>0.05). Kontrol grubunda bir olguda, preeklamptik grupta ise altı olguda APC-D pozitifliğinin devam ettiği gözlendi.74 Sonuç olarak, protein C, protein S ve antitrombin III eksikliği ile APC-D' nin preeklampside koagulasyonu artırarak doku hipoksisi oluşturacakları ve böylece endotel hasan yaparak etyopatogenezde rol alabileceği kanısına varıldı.

Özet (Çeviri)

75 SUMMARY A total of 50 apperantly healthy preagnant women and 50 preeclamptic women included to the study, 32 women completed the study in both groups. Protein C, protein S, antithrombin III and activated protein C resistance were measured before and after the deliveries in both groups. After finding the low APC-R average levels in preeclamptic group after delivery women who were found APC-R were evaluated at nineth month of after delivery.76 Although the protein C levels were found normal in preeclamptic group before delivery, it found lower from the control group and there was a statistically significant difference between preeclamptic and control groups (p<0.05). Protein C levels were found high in preeclamptic groupafter delivery and there was no statistically significant difference between two groups (p>0.05). Free protein S levels were found low in preeclamptic and control groups before delivery, but, it was found low levels in preeclamptic group than the control group. There was a statistically significant difference between two groups also (p<0.05). Protein S levels were found normal in both groups after delivery and there was no statistically difference between the two groups (p>0.05). Although antithrombin III average levels were found within the normal limits in both groups before delivery, it was found lower level in preeclamptic group than the control group and there was a statistically significant difference (p<0.05). The statistically significant difference was not seen in the analysis of both groups after the delivery (p>0.05). We found the APC-R average levels low in preeclamptic group before and after delivery. APC-R average levels were found in normal levels in the control group before and after delivery. There was statistically significant differences were found in both groups in before and after the deliveries (p<0.05).When the APC-R levels were found in normal levels and there was no statistically significant difference between the two groups. But APC-R average levels were found lower in preeclamptic group than the control group (p>0.05). In conclusion, W^think that APC-R and the deficiencies of protein C and protein S and anti thrombin III make tissue hipoxia by increasing the coagulation77 and so endothelial damage occurs, the both evens may be effective in the etiopatology of preeclampsia.

Benzer Tezler

  1. Preeklampsilerde oksidan-antioksidan sistemlerin ve plasental patolojinin incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    ESRA BULGAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Kadın Hastalıkları ve DoğumFırat Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MEHMET ŞİMŞEK

  2. Gebelik ve hipertansiyon olgularında maternal-fetal morbidite ve mortalite

    Başlık çevirisi yok

    ALTUĞ BAĞCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MELAHAT DÖNMEZ KESİM

  3. Preeklampside aktive protein C rezistansı

    Başlık çevirisi yok

    AYHAN DÖNMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    HematolojiEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  4. Kliniğimizdeki hipertansif gebelerin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    HÜRRİYET ERDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    DOÇ.DR. MELAHAT KESİM (DÖNMEZ)

  5. Preklamptik vakalarda plasental redükte glutatyon düzeylerinin incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    SERAY DOĞRUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    BiyokimyaSağlık Bakanlığı

    DR. FUAT BİNGÖL