Geri Dön

Kliniğimizdeki hipertansif gebelerin değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 49484
  2. Yazar: HÜRRİYET ERDOĞAN
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. MELAHAT KESİM (DÖNMEZ)
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Gebelik, Hipertansiyon, Preeklampsi, Pregnancy, Hypertension, Pre-eclampsia
  7. Yıl: 1996
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET AMAÇ : Obstetriğin 100 yıldan uzun bir süredir üzerinde uğraştığı halde etyopato- genezinin hala tam olarak aydınlatılmadığı bir hastalık grubu olan gebeliğin hipertansif hastalıklarındaki kliniği.biokimyasal değişiklikleri,tedavi ve yaklaşımı incelemeyi amaçladık. MATERYAL ve METOD : 1/1/1990 ile 1/1/1996 tarihleri arasında Şişli Etfal Hastane si 3.Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine yatırılarak tedavi edilen ve/veya doğurtulan hi pertansif 209 gebe prospektif olarak incelendi. Çalışmaya zemininde kronik veya esansi- yel hipertansiyonu olan gebeler dahil edilmedi.sadece PIH olguları alındı. PIH kapsamına hafif preeklampsi, ağır preeklampsi ve eklampsi olguları dahil edildi. Proteinürisi 0.3 gr/l'den fazla ve diastolik kan basıncı 90-100 mmHg arasında olan olgular hafif preeklamp- si.proteinürisi 5 gr/L üzerinde,diastolik kan basıncı 110 mmHg ve üzerinde.baş ağrısı.epi- gastrium ağrısı.skotom ve bilinç bulanıklığı gibi serebral ve vizüel bozuklukları olan ve HELLP tablosu gelişen olgular ağır preeklampsi ;konvülsiyon (serebral hastalık hikayesi ol maksızın) geçiren olgular eklampsi olarak değerlendirildi. Çalışmanın istatistiksel değerlendirilmesinde X2 testi kullanıldı. BULGULAR : Hafif preeklampsi 105 olguda (%50),ağır preeklampsi 91 olguda (%44), eklampsi 13 olguda (%6) saptandı. Ağır preeklampsi olgularının 12'sinde (%13) HELLP sendromu görüldü.Hipertansif gebelerin yaş dağılımı 15-42 arasında idi ve ortala ma yaş 27.10 olarak bulundu. Hafif preeklamptik ve ağır preeklamptik hastalar arasında yaş arttıkça İUGR görülme sıklığının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttığı tespit edilmiştir(p<0.05). Tüm olguların doğum şekilleri incelendiğinde; 163 olgu (%75) canlı, 26 olgu (%12) ölü doğum yapmışlar ve 28 olgu (%1 3) taburcu edilmişlerdir. Tüm doğumların 113'ü(%62) vaginal yolla,68'i (%37) sezaryen ile doğum yapmışlardır. Hafif preeklamptik gebelerin 79'u(%70) caniı,13'ü(%12) ölü doğum yapmışlar,18 olgu(%17) ise şifa ile taburcu edilmiş- lerdir.Ağır preeklamptikierin 84'ü (%79) canlı doğum,13'ü (%12) ölü doğum yapmışlar ve 10 olgu(%9)" kendi istekleri üzerine taburcu edilmişlerdir. Hafif preeklamptik olguların 29'u (%33.33),ağır preeklamptik olguların 39'u(%41.48) sezaryen ile.hafif preeklamptik olguların 58'i(%66.66) ve ağır preeklamptikierin 55'i(%58.52) vaginal yolla doğum yapmışlardır. 84Canlı doğan bebeklerin 79'u (%48) hafif preeklamptik,65'i(%40) ağır preeklamp- tik,9'u(%6) eklamptik gebelerden ve 10'u(%6) HELLP'li gebelerden doğmuşlardır. Yenidoğanlar İUGR yönünden incelendiğinde; Hafif preeklamptik olguların 18'inde (%11) ağır preeklamptik olguların 56'smda(%34) İUGR saptanmış.preeklamptik olguların 61'inde(%38) ağır preeklamptik olguların 28'inde(%17) İUGR saptanamamıştır. Bütün olguların total kan proteinleri dağılımında; hafif preeklamptik 49(%23) hasta ve ağır preeklamptik 70(%34) hastada 6 gram/dl'den az proteinüri tespit edilirken, hafif preek lamptik 56 (%27) hasta ve ağır preeklamptik 34 (%16) hastada 6 gram/dl'nin üzerinde proteinüri tespit edilmiştir.Her iki grupta da serum total protein seviyeleri düştükçe albümi- nüri ve ürik asit seviyelerinin yükseldiği ve İUGR görülme oranında artış olduğu istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde görülmüştür(p<0.05). Tüm hipertansif gebelerimizden biri postpartum 72 saat sonra hastanemiz yoğun ba kım biriminde kaybedilmiştir.Böylece maternal mortalite oranımız %0.47 olarak bulunmuş- tur.Travayda 2 adet fetal ölüm olmuştur.Postpartum takip güçlüğüne ve kayıtlardaki ek sikliklere rağmen elimizdeki verilere göre perinatal mortalite %24.53 (40 olgu) idi. Hafif preeklamptik olgularda perinatal mortalite %1 7.72(1 4 olgu),Ağır preeklamptiklerde ise %30.95 (26 olgu) idi. Perinatal mortalite oranlarında postpartum 3.üncü güne kadarki bebek ölümleri (haptomodel) dikkate alınmıştır. SONUÇ: Yeterli prenatal takip, zamanında ve yerinde uygun tedavi yöntemleri ile gebeliğin hipertansif hastalığı ve fatal kompiikasyonlarının önüne geçmek mümkün olabilmektedir.Sonuç olarak, kötü prognozlu bu hastalığa aday olan gebeleri gebeliklerinin erken dönemlerinde saptamalı ve etyopatogenezinde rol oynayan faktörleri ortadan kal dırarak hipertansif hastalıkların gelişiminin önlenmesi konusunda çalışmalarımızı yoğunlaş tırmamızın gerekliliğini söyleyebiliriz. 85

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Kliniğimizdeki hipertansif gebelerin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MÜJDE KOYUNCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BÜLENT GÖKMEN

  2. Umbilikal kordon prolaktin düzeylerinde gebelik süresince ortaya çıkan değişiklikler ve bunun fetal akciğer olgunlaşmasına yapmış olduğu etkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of umbilical cord prolactin levels during pregnancy and its related effect on fetal lung maturity

    CEM DANE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    DOÇ.DR. FUAT DEMİRKIRAN

  3. Hipertansif gebelerde serum leptin düzeyleri

    Serum leptin levels hypertensive disorder of pregnancy

    SEBİHA ÖZDEMİR ÖZKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. CEMAL TAMER EREL