Geri Dön

Retinal arteryel makroanevrizmalara bağlı gelişen subretinal kanamalarda vitrektominin ve subretinal tPA enjeksiyonunun etkinliği: Çok merkezli çalışma

Efficacy of vitrectomy and subretinal tPA injection in subretinal hemorrhage due to retinal arterial macroaneurysms: a multicenter study

  1. Tez No: 912907
  2. Yazar: MUHAMMED ONUR OK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. VEYSEL LEVENT KARABAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Retinal Arteryel Makroanevrizma (RAM), Subretinal Kanama, Pars Plana Vitrekromi (PPV), Subretinal tPA Enjeksiyonu, Santral Makula Kalınlığı (SMK), En İyi Düzeltilmiş Görme Keskinliği (EDİGK), Retina Pigment Epiteli (RPE), Retinal Arterial Macroaneurysm (RAM), Subretinal Hemorrhage, Pars Plana Vitreochromia (PPV), Subretinal tPA Injection, Central Macular Thickness (CMT), Best Corrected Visual Acuity (BCVA), Retinal Pigment Epithelium (RPE)
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Retinal arteryel makroanevrizmalar (RAM) paramakuler veya postekvatoryal alanda, retinal arter bifurkasyonların ilk üç sırasında yer alan retinal arteriyollerin tipik olarak tek, yuvarlak veya iğ şeklinde genişlemeleriyle karakterize edinilmiş bir retinal vasküler anomalidir. Yapılan çalışmalarda her ne kadar tedavide gözlem, lazer fotokoagülasyon, intravitreal gaz enjeksiyonu ile pnömatik yer değiştirme uygulanmışsa da PPV ile birlikte subretinal rekombinant doku plazminojen aktivatörünün (tPA) enjeksiyonu ve intravitreal gaz tamponu tedavisi önerilmektedir. Bizim çalışmamızda amacımız RAM'a bağlı gelişen subretinal kanamalarda PPV ile birlikte subretinal tPA enjeksiyonu ve gaz tamponadının kullanılmasının hastaların son muayenelerinde baktığımız EİDGK'ne olan katkısını ve kanamanın foveadan uzağa deplase olmasına etkisini incelemek ve aynı zamanda ameliyat sonrası gelişebilecek komplikasyonların da bu sonuca olan etkilerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 1 Ocak 2015 ve 31 Aralık 2023 tarihleri arasında çalışmaya dahil edilen kliniklerde makroanevrizma sebepli gelişen subretinal kanaması olan ve PPV ve subretinal tPA enjeksiyonu ile birlikte gaz tamponu kullanılarak opere edilen ve dahil edilme kriterlerini karşılayan tüm hastaların dahil edilen klinikler ile bizim kliniğimizdeki arşiv kayıtlarımızdan preoperatif ve postoperatif bilgilerine ulaşılarak belirlenmiştir. İstatistiksel değerlendirme IBM SPSS 20.0 (IBM Corp., Armonk, NY, USA) ile yapıldı. Normal dağılıma uygunluk Shapiro-Wilk testi ile incelendi. Normal dağılım gösteren değişkenler ortalama ± standart sapma, normal dağılım göstermeyen değişkenler medyan (25.-75. yüzdelik) olarak verildi. Kategorik değişkenler frekans (yüzde) olarak verildi. Nümerik değişkenler için bağımlı grup karşılaştırmaları Friedman two-way ANOVA ile belirlendi. Çoklu karşılaştırmalarda Dunn testi kullanıldı. Niceliksel ölçekli gözlemleri verilen iki örneklemin aynı dağılımdan gelip gelmediğini incelemek için Man Whitney U testi yapıldı. Kategorik değişkenler için bağımlı grup 84 karşılaştırmaları Cochran's Q ve McNemar testleri ile yapıldı. Hipotez testlerinde p<0,05 istatistiksel önemlilik için yeterli kabul edildi. Bulgular: Çok merkezli olarak yürütülen çalışmamızda 18 göz opere edilmiştir. Hastaların yaşları 39-86 arasında değişmekte olup yaş ortalaması 70,94±13,30 idi. Hastaların 11'i (%61,1) kadın, 7'si (%38,9) ise erkekti. Hastaların klinik öyküsünde hiprtansiyon ve Diabetes mellitus (DM) varlığı kaydedilmiştir. Hastaların 11'inde (%61,1) hipertansiyon mevcut iken yalnızca 1 hastada (%5,6) DM vardı. EİDGK, 18 hastanın 16'sında (%88,9) preoperatif muayenesine göre 12. ay son vizitlerinde artmıştır. Hastaların 1'inde (%5,55) sabit kalırken, 1'inde (%5,55) preoperatif 1logMAR düzeyinden maküler hol ve katarakt gelişmesi nedeniyle 1,5 logMAR düzeyine azalmıştır. Görme keskinliği azalan hastanın 18. ayında yapılan katarakt ameliyatı ve silikon yağı alımı sonrası görme keskinliği 0,7 logMAR seviyesine yükselmiştir. EİDGK preopertaif muayenede ortalama değeri 2,22±0,73 logMAR bulundu; min-max (1,00-3,00). Postoperatif son muayenede ise EİDGK ortalama değeri 0,85±0,57 logMAR'dır; min-max (0,00-1,80). Elde edilen sonuçlarda EİDGK preoperatif muayeneye göre postoperatif son muayenede belirgin bir şekilde artış istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p<0,001). SMK preopaeratif muayenede 760,16±335,59 µm'dur; min-max (231-1254). Postoperatif son muayenede ise, 305,27±137,57 µm'dur; min-max (184- 692). SMK'nın preoperatif muayeneye göre postoperatif son muayenedeki azalması istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Bununla birlikte semptom başlangıcından ameliyat edilene kadar geçen sürenin hastaların ameliyat öncesi muayenelerine göre ameliyat sonrası final muayenede EİDGK'nin artışına etkisi incelenmiştir. 18 hastanın 14'ü ilk 14 gün içinde opere edilmişken, 4 hastada 14 günüden fazla sürede ameliyat edilmiştir. İlk 14 gün içinde opere olan hastaların preoperatif muayenesine göre postoperatif 12. aydaki EİDGK artışının median değeri -1,49 (-2,07 - -0,70) logMAR iken [min max (-2,90 – 0,50)], 14 günü geçmiş 4 hastanın preoperatif muayenesine göre postoperatif 12. aydaki EİDGK artışının median değeri -1,20 (-1,92 - -0,32) logMAR'dır; min-max (-2,00 - -0,20). Yani ilk 14 günde opere olan hastaların preoperatif muayenelerine göre final görme keskinliğindeki artış 14 günden fazla sürede opere olan hastalardan daha fazla bulunmuştur. Ancak 85 semptom başlangıcından ameliyat edilene kadar geçen sürenin 14 günü geçen hastaların sayısı az olduğundan istatistiksel açıdan bir karşılaştırma yapılamamıştır. Ayrıca komplikasyonlarda RPE atrofisinin geliştiği lokalizasyonun hastaların final muayenede EİDGK'lerine etkisi olduğunu düşünmekteyiz. Subfoveal RPE atrofisi gelişen hastalarda final muayenede EİDGK artış farkının yüzdelik değişiminin medyan değeri -35,00 (- 65,00 - -25,00)'tir; min-max (-66,67 - -10,00). Ekstrafoveal RPE atrofisi gelişen hastalarda final muayenede EİDGK artış farkının yüzdelik değişiminin medyan değeri -78,00 (-95,00 - -66,66)'dir; min-max (-96,67 - -56,67). Hem subfoveal hem de ekstrafoveal RPE atrofisi gelişen hastalarda final muayenelerinde EİDGK artışı sağlanmıştır. Ancak ekstrafoveal RPE atrofisi gelişen hastalarda final muayenede EİDGK artış farkının subfoveal RPE atrofisi gelişen hastalardan belirgin şekilde fazla olması istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p=0,02). İstatistiksel analiz Mann Whitney U testi ile yapılmıştır; p<0,05 istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Sonuç: Sonuç olarak bizim çalışmamızda retinal arteryel makroanevrizma rüptürüne bağlı gelişen subretinal kanamalarda PPV ve subretinal tPA enjeksiyonunu takiben gaz tamponadının kullanılmasının hastaların postoperatif son muayenelerinde görme keskinliğinde artışa ve SMK'nın azalmasına olumlu katkı sağladığı öngörülmektedir. Bununla birlikte semptomdan ameliyat edilene kadar geçen sürenin kısa tutulmasının da postoperatif son muayenede EİDGK artışına katkı sağladığını düşünmekteyiz. Ayrıca ameliyat sonrası gelişebilecek RPE atrofisinin lokalizasyonunun, hastaların görsel prognozuna etkisi olduğu kanısındayız.

Özet (Çeviri)

Objective: Retinal arterial macroaneurysms (RAM) are an acquired retinal vascular anomaly characterized by single, round or spindle-shaped dilatation of retinal arterioles typically located in the first three rows of retinal arterial bifurcations in the paramacular or postequatorial area. Although observation, laser photocoagulation, intravitreal gas injection and pneumatic displacement have been used in previous studies, PPV with subretinal injection of recombinant tissue plasminogen activator (tPA) and intravitreal gas buffer therapy are recommended. In our study, our aim was to investigate the effect of PPV with subretinal tPA injection and gas tamponade on the BCVA at the last examination and the displacement of the hemorrhage away from the fovea in subretinal hemorrhages due to RAM and also to investigate the effects of postoperative complications on this result. Material and Methods: In this study, preoperative and postoperative data of all patients who had subretinal hemorrhage due to macroaneurysm and who were operated with PPV and subretinal tPA injection with gas buffer in the included clinics between January 1, 2015 and December 31, 2023 and who met the inclusion criteria were obtained from the archival records of the included clinics and our clinic. Statistical evaluation was performed with IBM SPSS 20.0 (IBM Corp., Armonk, NY, USA). Compliance with normal distribution was analyzed by Shapiro-Wilk test. Normally distributed variables were expressed as mean ± standard deviation and non normally distributed variables were expressed as median (25th-75th percentile). Categorical variables were given as frequency (percentage). Dependent group comparisons for numerical variables were determined by Friedman two-way ANOVA. Dunn's test was used for multiple comparisons. Man Whitney U test was used to examine whether two samples with quantitative scale observations came from the same distribution. Dependent group comparisons for categorical variables were made with Cochran's Q and McNemar tests. In hypothesis testing, p<0.05 was considered sufficient for statistical significance. 87 Results: In our multicenter study, 18 eyes were operated on. The ages of the patients ranged between 39-86 years with a mean age of 70.94±13.30 years. Eleven (61.1%) of the patients were female and 7 (38.9%) were male. The clinical history of the patients included the presence of hypertension and diabetes mellitus (DM). Hypertension was present in 11 patients (61.1%), while only 1 patient (5.6%) had DM. BCVA increased in 16 of 18 patients (88.9%) at their last visit at 12 months compared to the preoperative examination. It remained stable in 1 patient (5.55%) and decreased in 1 patient (5.55%) from the preoperative level of 1 logMAR to 1.5 logMAR due to macular hole and cataract development. Visual acuity improved to 0.7 logMAR in the 18th month after cataract surgery and silicone oil intake. The mean value of BCVA at preoperative examination was 2.22±0.73 logMAR; min-max (1.00-3.00). At the final postoperative examination, the mean value of BCVA was 0.85±0.57 logMAR; min-max (0.00-1.80). In the results obtained, a significant increase in BCVA at the postoperative final examination compared to the preoperative examination was found to be statistically significant (p<0.001). CMT was 760.16±335.59 µm at preoperative examination; min max (231-1254). At the final postoperative examination, it was 305.27±137.57 µm; min-max (184- 692). The decrease in CMT at the final postoperative examination compared to the preoperative examination was statistically significant (p<0.001). In our multicenter study, 18 eyes were operated on. The ages of the patients ranged between 39-86 years with a mean age of 70.94±13.30 years. Eleven (61.1%) of the patients were female and 7 (38.9%) were male. The clinical history of the patients included the presence of hypertension and diabetes mellitus (DM). Hypertension was present in 11 patients (61.1%) and DM was present in only 1 patient (5.6%). In addition, the effect of the time from symptom onset until surgery on the increase in BCVA at the final postoperative examination compared to the preoperative examination was examined. 14 of 18 patients were operated within the first 14 days, while 4 patients were operated more than 14 days. The median value of BCVA increase at 12 months postoperative according to the preoperative examination of patients operated within the first 14 days was -1.49 (-2.07 - -0.70) logMAR [min-max (-2.90 - 0.50)], while the median value of BCVA increase at 12 months postoperative according to the preoperative examination of 4 patients operated more than 14 days was -1.20 (-1.92 - -0.32) logMAR; min-max (-2.00 - -0.20). In other words, patients who underwent surgery in the first 14 days had a greater increase in final visual 88 acuity according to their preoperative examinations than patients who underwent surgery in more than 14 days. However, a statistical comparison could not be made because the number of patients whose time from symptom onset to surgery exceeded 14 days was small. We also think that the localization of RPE atrophy in complications has an effect on the BCVA at the final examination. The median value of the percentage change of the difference in BCVA at the final examination in patients with subfoveal RPE atrophy is -35.00 (-65.00 - -25.00); min-max (-66.67 - -10.00). In patients with extrafoveal RPE atrophy, the median value of the percentage change of the difference in BCVA at the final examination is -78.00 (-95.00 - -66.66); min-max (-96.67 - - -56.67). In patients with both subfoveal and extrafoveal RPE atrophy, BCVA increased at the final examination. However, the difference in BCVA increase at the final examination in patients with extrafoveal RPE atrophy was significantly higher than in patients with subfoveal RPE atrophy, which was statistically significant (p=0.02). Statistical analysis was performed with Mann Whitney U test; p<0.05 was statistically significant. Conclusion: In conclusion, our study suggests that the use of PPV and subretinal tPA injection followed by gas tamponade in subretinal hemorrhage due to ruptured retinal arterial macroaneurysm contributed to the increase in visual acuity and decrease in BCVA at the final postoperative examination. In addition, we think that keeping the time from symptom to surgery short also contributed to the increase in BCVA at the last postoperative examination. We also believe that the localization of postoperative RPE atrophy has an effect on the visual prognosis of the patients.

Benzer Tezler

  1. Koroner arter tortuyozitesinin retinal arter tortuyozitesi ve karotis intima-media kalınlığı ile karşılaştırılması

    Koroner arter tortuyozitesinin retinal arter tortuyozitesi ve karotis intima-media kalınlığı ile karşılaştırılması

    ADNAN DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    KardiyolojiGaziantep Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VEDAT DAVUTOĞLU

  2. Esansiyel hipertansiyonlu hastalarda hipertansif retinopati ile endotel fonksiyon bozukluğu, hsCRP, sTWEAK ve ADMA ilişkisinin araştırılması

    The association between hypertensive retinopathy with endothelial dysfunction, ADMA, sTWEAK and hsCRP in patients with essential hypertension

    MURAT KARAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    İç HastalıklarıGata

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KENAN SAĞLAM

  3. Behçet hastalığında antikardiolipin antikorlarının prevalansı ve klinik önemi

    Başlık çevirisi yok

    SENA TOKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    DermatolojiMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  4. Primer açık açılı glokomda Timolol ve Betaxolol`ün retrobuller kan akımına etkisi

    Effect of topical administration Timolol %0.5 and Betaxolol %0.5 on retrobulbar blood flow patients with primary open angle glaucoma

    SÜLEYMAN KUĞU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. GÜLÇİN TÜRKER