Geri Dön

Koroner arter tortuyozitesinin retinal arter tortuyozitesi ve karotis intima-media kalınlığı ile karşılaştırılması

Koroner arter tortuyozitesinin retinal arter tortuyozitesi ve karotis intima-media kalınlığı ile karşılaştırılması

  1. Tez No: 248962
  2. Yazar: ADNAN DOĞAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. VEDAT DAVUTOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: karotis intima-media kalınlığı, koroner tortuyozite, retinal tortuyozite, subklinik ateroskleroz, Koroner damarlar, carotid intima-media thickness, Coronary tortuosity, retinal tortuosity, subclinical atherosclerosis, Coronary vessels
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gaziantep Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bildiğimiz kadarıyla bu tarihe kadar koroner tortuyozite ve karotis intima-media kalınlığı arasındaki ilişki araştırılmamıştır. Biz koroner tortuyozite ve karotis intima-media kalınlığı arasında olası ilişkiyi incelemek üzere retrospektif bir çalışma yürüttük. Bizim amacımız şu hipotezlerimizi test etmekti: 1) koroner tortuyozite subklinik aterosklerozun bir göstergesi mi ? Bu hipotezimizi araştırmak üzere koroner tortuyozite ve karotis intima-media kalınlığı arasındaki ilişkiye baktık. 2) Koroner tortuyozite sistemik arterial tortuyozitenin bir parçası mı ? Bu hipotezimizi araştırmak için de koroner arter tortuyozitesi ile retinal arter tortuyozitesi arasındaki ilişkiyi inceledik.Metod: Şubat 2010 ile Mayıs 2010 tarihleri arasında göğüs ağrısı veya pozitif egzersiz testi ile kliniğimize başvuran ve yapılan koroner anjiyografi sonucunda çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan hastalar çalışmaya dahil edildi. Koroner arter hastalığı olan (%50'nin üzerinde darlık oluşturan en az bir lezyonu olan) hastalar çalışma dışında bırakıldı. Çalışmaya katılan 105 hasta (30-81 yaş) koroner tortuyozite varlığına göre 2 guruba bölündü. Grup 1 koroner tortuyozitesi olan 58 kişiden oluşuyordu. Gurup 2 koroner tortuyozitesi olmayan 47 kişi içeriyordu. Tortuyozite, en az bir ana damarın asıl yapısı boyunca, hem sistol hem de diastolde ?3 kıvrım (damar yönünde >45º değişim) bulunması olarak tanımlandı. Subklinik aterosklerozis sağ ve sol ana karotis arterlerin distal segmentlerinin maksimum intima-media kalınlığı mm cinsinden ölçülerek belirlendi. Sağ ve sol ana karotis arterlerinde maximum intima-media kalınlığı ? 1.0 mm olanlar subklinik ateroskleroz olarak tanımlandı. Retinal tortuyoziteyi içeren oftalmik değerlendirmede Topcon TRC-50IA retinal fundus kamera ile çekilen görüntüler kullanıldı. Değerlendirme yapılırken hastaların koroner tortiyozitesinin durumu bilinmiyordu.Bulgular: Grup 1'de 58 hasta (13 erkek ve 45 kadın; ortalama yaş 55.5 ± 10 yıl) grup 2'de ise 47 hasta (25 erkek ve 22 kadın; ortalama yaş 53.8±12 yıl) bulunmaktaydı. Tüm demografik veriler ve risk faktörlerinden sadece kadın cinsiyet ve kısa boy ile koroner arter tortuyozitesi arasında ilişki bulundu (sırasıyla p:0.001, p:0.01). Yaş, diyabetes mellitus, hipertansiyon, , sigara içimi, lipit profili ve VKİ açısından iki grup arasında fark bulunmadı. Koroner anjiyografide görülebilen nonkritik plak ile koroner arter tortuyozitesi arasında bağlantı saptanmadı. Buna rağmen retinal arter tortuyozitesi ve retinal arter aterosklerozu, koroner arter tortuyozitesi olan hasta grubunda daha yaygın bulundu (sırasıyla p<0.001, p=0.002). Ayrıca karotis intima-media kalınlığı koroner tortiyozitesi olan hastalarda olmayanlara göre daha kalın bulundu (p=0.001) ve bir de karotis arter plağı olanlar koroner arter tortuyozitesi olan hasta grubunda daha yaygın bulundu (p < 0.001). Subklinik ateroskleroz varlığı ve koroner arter tortuyozitesi arasında belirgin korelasyon saptandı (p= 0.005). Ayrıca subklinik ateroskleroz ve retinal arter tortuyozitesi arasında belirgin korelasyon bulundu (p= 0,02). Çok değişkenli analiz, tortuyozite durumunu içeren değişkenleri elde etmek için stepwise logistic regression kullanılarak yapıldı. Koroner tortuyozite bağımlı değişken olarak kullanıldı. Değişkenler olarak: yaş, ağırlık, kaydedeğer olmayan görülebilir koroner arter plağı, karotis intima-media kalınlığı, karotis arter plağı, retinal arter tortuyozitesi ve retinal arter aterosklerozu kullanıldı. Çoklu değişken analizde, kadın cinsiyet (p< 0.008 ), retinal arter tortuyozitesi (p< 0.001) ve karotis arter intima-media kalınlığı (p= 0.02) koroner arter tortuyozitesi için bağımsız bir risk göstergesi olduğu saptandı.Sonuç: Sonuç olarak, bu bulgular göstermektedir ki, mekanizma ne olursa olsun, 1) koroner arter tortiyozitesi kadın cinsiyet ve kısa boy ile ilişkilidir, 2) koroner arter tortiyozitesi normal koroner anjiyografili hastalarda subklinik ateroskleroz ile ilişkilidir, 3) koroner arter tortiyozitesi retinal arter tortuyozitesi ile koreledir ve bu da koroner tortuyozitenin sistemik arteryel tortuyozitenin bir parçası olduğu anlamına gelmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Since an association between coronary tortuosity and carotid intimal-medial thickness has not been determined to date we conducted a prospective study to investigate the possible relationship between tortuosity of coronary arteries and carotid intimal-medial thickness. We therefore aimed to test our hypothesis: 1) Coronary tortuosity is a manifestation of subclinical atherosclerosis ? We sought to determine this hypothesis by comparing the coronary tortuosity with carotid intimal medial-thickness. 2) Coronary tortuosity is a piece of systemic arteriel tortuosity? We sought to determine this hypothesis by comparing the coronary artery tortuosity with retinal artery tortuosity.Methods: Patients with chest pain or positive exercise test referred to a single cardiac center for performing coronary angiography between February 2010 and May 2010, and who met the entry criteria for the study, were invited to participate. Subjects were excluded if they had significant coronary artery disease (presence of at least one lesion causing ? 50% diameter stenosis. The remaining 105 participants (aged 30?81 years) in this study were divided into two groups according to the presence of coronary tortuosity. Group 1 consisted of 58 individuals with tortuosity of coronary arteries, and group 2 consisted of 47 individuals without tortuosity of coronary arteries. Tortuosity was identified by the finding of ?3 bends (defined as ? 45o change in vessel direction) along the main trunk of at least one artery, present both in systole and in diastole. To determine subclinical atherosclerosis, maximum right and left intima-media thickness measured in the distal segment of both common carotid arteries, in mm. Subclinical atherosclerosis was defined as maximum right and left intima-media thickness ?1.0 mm. Ophthalmic evaluation included retinal tortuosity using digital imaging with a Topcon TRC-50IA retinal fundus camera without knowledge of the coronary tortuosity status of the patients.Results: The Group 1 included 58 patients (13 men and 45 women; mean age 55.5 ± 10 years) and the Group 2 included 47 patients (25 men and 22 women; mean age 53.8 ± 12 years). From all demographic variables and risk factors only female gender and smaller stature (height) were significantly associated with coronary angiographic tortuosity (p=0.001, p=0.01 respectively). Age, diabetes mellitus, hypertension, smoking, lipid profile, and BMI were not different between two groups. Identification of visible non-critical coronary angiographic plaque was not associated with coronary artery tortuosity. However, retinal artery tortuosity and retinal artery atherosclerosis were more common in patients with coronary artery tortuosity group (p<0.001, p=0.002, respectively). Likewise, carotid intima-media thickness was higher in participants with coronary tortuosity than without coronary tortuosity (p=0.001) and also presence of carotid artery plaque was more common in patients with tortuous coronary artery (p<0.001) group. There was significant correlation between presence of subclinical atherosclerosis and coronary artery tortuosity (p=0.005). Likewise, significant correlation were found between subclinical atherosclerosis and retinal artery tortuosity (p=0.02). Multivariate analysis was performed using stepwise logistic regression to obtain variables involved in tortuosity status. Coronary tortuosity was used as dependent variable. Following variables were used: gender, height, insignificant coronary artery visible plaque, carotid intima-media thickness, carotid artery plaque, retinal artery tortuosity and retinal artery atherosclerosis. Multivariate analysis identified female gender (p<0.008), retinal artery tortuosity (p<0.001), and carotid artery intima-media thickness (p=0.02) as independent predictors of coronary artery tortuosity.Conclusion: These results indicate that, whatever the mechanism is, 1) coronary artery tortuosity is associated with female gender and short stature, 2) coronary tortuosity is associated with subclinical atherosclerosis even in the present entirely normal appearence of coronary artery on angiography, 3) coronary tortuosity correlated with retinal artery implying that coronary tortuosity is a piece of systemic arterial tortuosity.

Benzer Tezler

  1. Koroner tortuyozitenin ateroskleroz yaygınlığı ve risk faktörleri ile ilişkisi

    Relation among the coronary tortuosity and the extent of the atherosclerosis and the risk factors

    ZEKERİYA KÜÇÜKDURMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    KardiyolojiGaziantep Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VEDAT DAVUTOĞLU