Lokal anestezi altında yapılan inguinal varikoselektomi sırasında spermatik arter bağlanma sıklığı ve bunun sperm parametreleri üzerine etkisi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 90986
- Danışmanlar: Belirtilmemiş.
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Üroloji, Urology
- Anahtar Kelimeler: Cerrahi-ürogenital, Sperm, Spermatik kord, Varikosel, Surgery-urogenital, Spermatozoa, Spermatic cord, Varicocele
- Yıl: 2000
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Amaç : Lokal anestezi altında yapılan inguinal varikoselektomi sırasında spermatik arter bağlanma sıklığı ve bunun sperm parametreleri üzerine etkisini araştırmak. Materyal- Metod : Bu çalışmaya, polikliniğimize infertilite nedeniyle başvuran, fizik muayene ve renkli doppler USG'de varikosel saptanan 44 olgu dahil edildi. Tüm preoperatif ve postoperatif semen analizleri aynı referans laboratuarda yaptırıldı. Morfolojik değerlendirme, spermac boyası sonrası strict kriterlere göre yapıldı. Varikoselektomiye bağlı sperm hareket değişikliği incelenirken progresif motilite (+4, +3 toplamı) dikkate alındı. Testis volümleri ultrasonografi ile operasyondan önce ve sonra ölçülerek hacim değişikliği olup olmadığı incelendi. Fizik muayene sırasında varikosel Dubin Amelar klasifikasyon sistemine göre derecelendirildi. Olguların tümünde, adrenalinsiz %2'lik Citanest ile lokal anestezi yapıldıktan sonra inguinal insizyon ile varikoselektomi operasyonu yapıldı. Operasyon sırasında ven segmenti çıkarılarak arter varlığım araştırmak için patolojiye gönderildi. Bütün kesitler aynı patolog tarafından H-E boyama sonrası 200 büyütmede ışık mikroskobu ile incelendi. H-E boyamada birden fazla küçük lümenli damar izlenen kesitler daha sonra Verhoeff boyası ile boyandı. Bu boya ile arterlerin internal elastik membram kaim boyanırken, venlerin arterler gibi belirgin boyanmadığı gözlendi. Çapı 0.5 mm'den büyük olan arterlerin bulunduğu kesitler pozitif olarak kabul edildi. Bulgular : Hastaların yaşlan 20-38 (ortalama 25.4), infertilite süresi ise 1.5-7 (ortalama 3.4) yıl arasında değişmekteydi. Fizik muayenede sol klinik varikosel saptanan 36 olgunun yansında Gr I-II ve diğer yansında Gr III varikosel saptandı. Renkli doppler USG ile 8 olguda bilateral subklinik varikosel saptandı. Semen analizleri ve kontrol USG'leri operasyondan 3-6 (ortalama 4.2 ) ay sonra yapıldı. Varikoselektomi sırasında çıkardığımız ven segmentlerin patolojik incelemesi sonrasında 44 olgunun 19'unda (%43.1) internal spermatik arterin de bağlandığı saptandı. Arter bağlanan ve bağlanmayan gruplar arasında yaş ve infertilite süreleri açısından anlamlı bir fark gözlenmedi. Tüm olgularda varikoselektomi sonrası postoperatif 4.2 ayda olgulann preoperatif değerlerine göre sperm sayısında, sperm motilitesinde belirgin artış gözlenirken, strict kriterlere göre yapılan morfolojik değerlendirmede aynı oranda düzelme gözlenmedi. Arter bağlanan grupta sperm sayısmda anlamlı düzelme gözlenirken, arter bağlanmayan grupta hem sperm sayısmda hem de progresif motilitede anlamlı düzelme gözlendi. Strict 37kriterlere göre yapılan morfolojik değerlendirmede ise her iki grupta da anlamlı değişiklik gözlenmedi. Sperm parametrelerindeki değişim ile varikoselektomi sonrası semen analizi yapılma süresi arasında ilişki saptanmamıştır. Sperm parametrelerinde düzelme ile varikosel grade' i arasında direkt bir ilişki saptanmazken, testis volümlerinde de gruplar arasında varikoselektomi sonrası anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Sonuçlar : Varikoselektomi, semen parametrelerindeki düzelme dikkate alındığında oldukça etkin bir tedavi yöntemidir. Arter bağlanan ve bağlanmayan gruplar arasında anlamlı fark sperm motilitesi üzerinde olmuştur. Strict kriterlere göre yapılan morfolojik değerlendirmede ise her iki grupta da anlamlı düzelme gözlenmezken, testis volümlerinde de anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Arter bağlanmayan gruptaki sperm motilitesindeki bu artışın infertil hastalarda fertilite potansiyeli üzerine olumlu etkisi olacağım düşünüyoruz. Hastaların uzun dönem takip sonuçlarının ve gebelik oranlarının ortaya çıkması ile spermatik arterin testisi beslemedeki rolü daha iyi ortaya çıkacaktır. 38
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- İnguinal fıtık cerrahisinde lokal anestezinin veya subaraknoid bupivakain morfin kombinasyonuna epinefrin ilavesinin peri ve postoperatif analjeziye etkileri
The Effects of local anesthetic infiltration or subarachnoid bupivacain+morphine+epinephrine on preoperative analgesia in inguinal herni repair
BURHANETTİN USTA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Anestezi ve ReanimasyonAnkara ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MELEK TULUNAY
- Lichtenstein fıtık onarımı ile Kugel fıtık onarımının ameliyat sonu sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison of the postoperative results of Lichtenstein and Kugel repairs
MUZAFFER ÇAPAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Genel CerrahiAnkara ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. AHMET GÖKHAN TÜRKÇAPAR
- Varikoselli hastalarda lokal anestezi altında modifiye Ivanissevich usulü varikoselektominin uygulanması
Varicocelectomy application by modified Ivanissevich's method to the patients with varicocele under local anesthesia
YUNUS UÇAR
- Foksiyonel endoskopik sinüs cerrahisinde optimal anestezi yönteminin saptanması
The determination of optimal anesthesia method in functional endoscopic sinus surgery
ELÇİN ÇAĞLAYAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Anestezi ve ReanimasyonGataAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF.DR. HİKMET SÜER