Geri Dön

Preeklamptik gebelerdeki maternal serum Sistatin C seviyesinin maternal morbidite ve perinatal sonuçlarla ilişkisinin sağlıklı gebeler ile karşılaştırılarak prospektif araştırılması

Comparative prospective study of the correlation between maternal serum Cystatin C levels, maternal morbidity, and perinatal outcomes in preeclamptic and healthy pregnancies

  1. Tez No: 858045
  2. Yazar: SABİHA GÖKÇEN DÖNMEZ PEHLİVAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NERGİZ KENDER ERTÜRK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Sistatin C, Preeklampsi, Maternal Morbidite, Hipertansiyon, Perinatal Sonuç, Cystatin C, Preeclampsia, Maternal Morbidity, Hypertension, Perinatal Outcome
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı preeklampsi tanısı almış gebelerde tanı anındaki serum Sistatin-C seviyesinin hastalığın ve dolayısıyla gebeliğin seyrini etkileyip etkilemediği, etkiliyorsa gebelik sonuçlarını, maternal morbiditeyi öngörme ve perinatal sonuçlar üzerine etkisini değerlendirmek ve literatüre bu alanda katkıda bulunmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif vaka kontrol çalışması, 15 Ağustos 2023 ve 15 Mart 2024 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas EAH'de gerçekleştirildi. Çalışma kriterlerini karşılayan gebelerden preeklampsi tanısını konulduktan sonra ayrıntılı anamnez alındı. Bu çalışma toplam 177 gebe ile yapıldı. Hastalar 2 gruba ayrıldı. Grup 1: 20-36 hafta arası preeklampsi tanısı olmayan sağlıklı gebeler (kontrol grubu) (n:92) Grup 2:20-36 hafta arası preeklampsi tanısı alan gebeler (hasta grubu)(n:85) den oluşmaktaydı. Hasta grubundan hastaneye yatış esnasında rutin alınan tetkiklere (hemogram, biyokimya, koagulasyon, tam idrar tahlili) ek olarak serum Sistatin-C seviyesi çalıştırıldı. Sağlıklı gebelerden gebelik takiplerinde alınan rutin (hemogram, biyokimya, koagulasyon, tam idrar tahlili) kanlara ek olarak serum Sistatin-C seviyesi çalıştırıldı. Preeklampsi tanısı alan gebeler şiddetli preeklampsi ve hafif-orta preeklampsi tanılı olarak kendi içerisinde subgruplara ayrıldı. Sonrasında gruplar arasında karşılaştırma yapıldı. Hastalara taburculukta tansiyon takip çizelgeleri verilerek tansiyon takibini nasıl yapacağı anlatıldı. Daha sonra postpartum 10.günde hastalar tansiyon takip çizelgeleri ile kontrole çağırılarak hemogram, biyokimya tetkikleri alınarak değerlendirildi. Bulgular: Preeklampsi ve kontrol grubu karşılaştırıldığında; preeklampsi grubunda yaşın daha ileri, 35 yaş üzerindeki olgu sayısının daha fazla, vücut kitle indeksinin daha yüksek, obez hastaların daha sık ve sezaryen sayısının daha fazla olduğu saptandı. İki grup arasında gravida, vajinal doğum sayısı ve gebelik haftası bakımından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. İki grup arasında doğum şekli, bebek cinsiyeti, Apgar 1. ve 5. dakika skorları açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmazken doğum haftasının ve doğum kilosunun preeklampsi grubunda istatistiksel anlamlı olarak daha düşük ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi ihtiyacının daha yüksek olduğu bulundu. Preeklampsi ve kontrol grupları arasında prepartum hemoglobin ve postpartum karaciğer fonksiyon testi yüksekliği bakımından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. Preeklampsi grubunda, prepartum plateletin daha düşük, prepartum AST ve ALT'nin daha yüksek, postpartum hemoglobin ve postpartum plateletin daha yüksek olduğu saptandı. Prepartum spot idrar pozitifliği preeklampsi grubunda toplam 30 (%35,3) hastada saptandı. Sistatin C seviyeleri ise preeklampsi grubunda 1,27 (0,47-2,53) ve kontrol grubunda 1,03 (0,59-2,03) olup iki grup arasında istatistiksel anlamlı fark mevcuttu (p<0,001). Sistatin C'nin preeklampsiyi öngörmede yerini değerlendiren ROC analizi ve ROC eğrisine göre; Sistatin C'nin 1,09'un üstünde olmasının %70,59 sensitivite, %68,48 spesifite ile preeklampsiyi istatistiksel anlamlı olarak ayırt edebildiği saptandı. (p<0,001, AUC=0,727). Sistatin C preeklampsiyi öngörmede başarılıyken şiddetli preeklampsiyi ayırt etmede istatiksel olarak anlamlı saptanmadı. Sonuç: Preeklampside serum Sistatin C seviyeleri normotansif gebelerle kıyaslandığında yüksektir. Serum Sistatin C preeklampsi öngörüsü için gebeliğin erken haftalarında potansiyel bir belirteç olarak kullanılabilir. Ek olarak Sistatin C preeklamptik hastalarda postpartum morbiditenin özellikle kardiyovasküler morbiditenin değerlendirilmesi için kullanılabilir. Ancak günlük pratikte hem tarama belirteci olarak kullanılması konusunda hem de kardiyovasküler riskleri belirlemede kullanımı konusunda konsensusa varılabilmesi için çok merkezli popülasyon bazlı randomize kontrollü güçlü çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Object: The aim of this study is to investigate whether the serum Sistatin-C level at the time of diagnosis in pregnant women with preeclampsia affects the course of the disease and consequently the pregnancy, to assess its impact on perinatal outcomes and maternal morbidity prediction, and to contribute to the literature in this field. Materials and Methods: This prospective case-control study was conducted between August 15, 2023, and March 15, 2024, at Bursa Yuksek Ihtisas Training and Research Hospital of Health Sciences University. Detailed medical history was obtained from pregnant women who met the study criteria after being diagnosed with preeclampsia. The study included a total of 177 pregnant women who were divided into two groups: Group 1: Healthy pregnant women without a diagnosis of preeclampsia between 20-36 weeks of gestation (control group) (n: 92) Group 2: Pregnant women diagnosed with preeclampsia between 20-36 weeks of gestation (patient group) (n: 85) In addition to routine tests (complete blood count, biochemistry, coagulation, complete urinalysis) performed during hospitalization, serum Sistatin-C levels were measured in the patient group. Serum Sistatin-C levels were also measured in healthy pregnant women in addition to routine blood tests (complete blood count, biochemistry, coagulation, complete urinalysis) during pregnancy follow-ups. Pregnant women diagnosed with preeclampsia were further divided into subgroups based on the severity of preeclampsia: severe preeclampsia and mild to moderate preeclampsia. Subsequently, comparisons were made between the groups. Upon discharge, patients were provided with blood pressure monitoring charts and instructed on how to monitor their blood pressure. Then, patients were called for a follow-up appointment on the 10th postpartum day to evaluate their condition. During this follow-up visit, blood tests (complete blood count, biochemistry) were conducted, and blood pressure monitoring charts were reviewed. Result: Comparing the preeclampsia and control groups, it was observed that in the preeclampsia group, the age was higher, there were more cases over 35 years old, the body mass index was higher, obese patients were more frequent, and the number of cesarean deliveries was higher. There was no statistically significant difference between the two groups in terms of gravidity, vaginal delivery count, and gestational weeks. While there was no statistically significant difference between the two groups in terms of mode of delivery, baby gender, and Apgar scores at 1st and 5th minutes, it was found that gestational weeks and birth weight were statistically significantly lower in the preeclampsia group, and the need for neonatal intensive care unit was higher. There was no statistically significant difference between the preeclampsia and control groups in terms of prepartum hemoglobin and postpartum liver function test elevation. However, it was found that in the preeclampsia group, prepartum platelet count was lower, prepartum AST and ALT were higher, and postpartum hemoglobin and platelet count were higher. Prepartum spot urine positivity was found in a total of 30 patients (35.3%) in the preeclampsia group. Cystatin C levels were 1.27 (0.47-2.53) in the preeclampsia group and 1.03 (0.59-2.03) in the control group, with a statistically significant difference between the two groups (p<0.001). When evaluating the role of Sistatin C in predicting preeclampsia through ROC analysis and ROC curve, it was found that Sistatin C levels above 1.09 had a sensitivity of 70.59% and a specificity of 68.48% in distinguishing preeclampsia significantly (p<0.001, AUC=0.727). However, Sistatin C was not statistically significant in distinguishing severe preeclampsia. Conclusion: Serum Cystatin C levels are elevated in preeclampsia compared to normotensive pregnant women. Serum Cystatin C can be used as a potential marker for predicting preeclampsia in the early stages of pregnancy. Additionally, Cystatin C can be utilized for evaluating postpartum morbidity, particularly cardiovascular morbidity, in preeclamptic patients. However, multicenter population-based randomized controlled trials are needed to reach a consensus on its use as both a screening marker and for assessing cardiovascular risks in routine practice.

Benzer Tezler

  1. Üçüncü trimesterdeki gebelerde serum sistatin C düzeyi ile preeklampsi ilişkisinin incelenmesi

    Investigation of the relationship between serum cystatin C level and preeclampsia in pregnant women in their third trimester

    YASEMİN BALLICA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMAİL ÖZDEMİR

  2. Preeklamptik gebelerdeki maternal serum ürik asit ve kalsiyum değerlerinin perinatal sonuçlara etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of maternal serum uric acid and calcium values on perinatal results in preeclamptic pregnancy

    YEŞİM AKGÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VELİ MİHMANLI

  3. Sağlıklı gebeler ile preeklampsi ve preeklampsiye ek olarak intrauterin gelişme geriliği saptanan gebelerin maternal serum ve doğum sonrası umbilikal kord kanında asimetrik dimetilarjinin (ADMA) düzeylerinin araştırılması

    İnvestigation of asymetric dimetylarginin(ADMA) levels in healty, preeclampsia and preeclampsia with intrauterine growth restriction pregnancies

    ERTAÇ GÜMÜŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Kadın Hastalıkları ve DoğumUludağ Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHPARE TÜFEKCİ

  4. Hipertansif gebelerde serum ürik asit ve doğal koagülasyon inhibitör düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of maternal serum uric acid and natural clotting inhibitors in hypertensive disorders during pregnancy

    MÜGE ÖZKÖK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Kadın Hastalıkları ve DoğumTrakya Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. FÜSUN VAROL