Geri Dön

Üçüncü trimesterdeki gebelerde serum sistatin C düzeyi ile preeklampsi ilişkisinin incelenmesi

Investigation of the relationship between serum cystatin C level and preeclampsia in pregnant women in their third trimester

  1. Tez No: 693718
  2. Yazar: YASEMİN BALLICA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İSMAİL ÖZDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: gebelik, preeklampsi, sistatin C, Sistatinler, pregnancy, preeclampsia, cystatin C, Pre-eclampsia, Cystatins
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Sistatin C, tüm çekirdekli hücrelerde sentezlenen ve sabit bir oranda üretilen, düşük molekül ağırlıklı endojen bir proteindir. Böbrek glomerüllerinden serbestçe filtrelenir ve proksimal tübül hücreleri tarafından metabolize edilir. Bu özellikleri ile renal fonksiyonların değerlendirilmesinde önemli bir belirteçtir. Sistatinler aynı zamanda endojen ve ekzojen sistein proteinaz aktivitesini düzenlemektedir. Çalışmalar embryo implantasyonu sırasında sistatin C düzeyinin desidua dokusunda arttığını ve trofoblast invazivliği için bir kontrol rolü oynadığını göstermiştir. Preeklampsinin kesin nedeni bilinmemekle beraber, anormal plasentasyonun büyük bir rol oynadığı düşünülmektedir. Preeklampsi, gebelikte meydana gelen maternal ve fetal ölümün en yaygın nedenlerindendir. Bu nedenle, tahmin ve teşhisi için güvenilir biyokimyasal belirteçler, anne ve bebek sağlığı için önemlidir. Preeklampsili gebelerde renal tutulum ve anormal plasentasyona bağlı olarak serum sistatin C düzeylerinde artış söz konusudur. Çalışmamızda üçüncü trimester gebelerde serum sistatin C düzeyleri ile preeklampsi arasındaki ilişki incelendi ve anlamlı bulunması durumunda preeklampsiye bağlı meydana gelen maternal ve fetal komplikasyonların engellenmesi hedeflendi. GEREÇ ve YÖNTEM: Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'ne Aralık 2020 – Haziran 2021 ayları arasında başvuran klinik ve laboratuvar değerlendirme sonucu preeklampsi tanısı konan, üçüncü trimesterdeki 88 gebe ile klinik ve laboratuvar değerlendirme sonucu komplikasyon izlenmeyen, üçüncü trimesterdeki sağlıklı 88 gebeden kan serum örnekleri toplandı. Çoğul gebelikler, fetal anomaliler, kronik hastalık varlığı (hipertansiyon, diabetes mellitus, renal yetmezlik) ve önceki gebeliklerinde preeklampsi öyküsü olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Örnekler, İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Laboratuvarı'nda çalışıldı. BULGULAR: Gebeler demografik ve gebelik özellikleri açısından karşılaştırıldığında, preeklampsi grubunda yaş ortalaması, vücut kitle indeksi (VKİ) değeri ve gebelik öncesi VKİ değeri kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu (sırasıyla p=0,047, p=0,003 ve p<0,001). Gebelik haftası, doğum haftası ve bebeklerinin doğum kilosu, preeklampsi hastalarında kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşük bulundu (p<0,001). Preeklampsi grubunda sigara kullanan gebelerin oranı kontrol grubundakilere göre anlamlı olarak düşüktü (p<0,001). Laboratuvar bulguları açısından karşılaştırıldığında preeklampsi hastalarının üre, kreatinin ve sistatin C değeri kontrol grubundaki gebelerden anlamlı olarak yüksek bulundu (sırasıyla p<0,001, p=0,045 ve p<0,001). Preeklampsi hastalarının tam idrar tetkikindeki protein değeri kontrol grubundaki gebelerden anlamlı olarak yüksekti (p<0,001). Kan basınçları kıyaslandığında, preeklampsi hastalarının sistolik ve diastolik kan basıncı, kontrol grubundaki gebelerinkinden anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). Çalışmadaki tüm gebelerin sistatin C düzeyleri ile VKİ değerleri arasında anlamlı düzeyde bir korelasyon mevcut değilken, sistatin C düzeyleri ile gebelik öncesi VKİ düzeyleri arasında düşük düzeyde ve pozitif yönlü bir korelasyon saptandı (sırasıyla r=-0,002 p=0,984 ve r=0,228 p=0,002). SONUÇ: Çalışmamızda preeklamptik hastalarda serum sistatin C düzeylerindeki yükseklik istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Çalışma verilerine dayanarak üçüncü trimesterde bakılan sistatin C değerlerinin, preeklampsi tanısında kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Ancak, sistatin C düzeylerinin preeklampsi şiddeti ve maternal-fetal sonuçlar üzerindeki rolünü değerlendirmek ve erken gebelikte yüksek sistatin C konsantrasyonlarının preeklampside kötü maternal ve fetal sonuçların öngörüsü olup olmadığını belirlemek için prospektif kohort çalışmalarına ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: Cystatin C is a low molecular weight endogenous protein that is synthesized in all nucleated cells and produced at a constant rate. It is freely filtered from the kidney glomeruli and metabolized by proximal tubule cells. With these features, it is an important marker in the evaluation of renal functions. Cystatins also regulate endogenous and exogenous cysteine proteinase activity. Studies have shown that the level of cystatin C increases in the decidual tissue during embryo implantation and plays a control role for trophoblast invasiveness. Although the exact cause of preeclampsia is unknown, abnormal placentation is thought to play a major role. Preeclampsia is one of the most common causes of maternal and fetal death during pregnancy. Therefore, reliable biochemical markers for prediction and diagnosis are important for maternal and infant health. There is an increase in serum cystatin C levels in pregnant women with preeclampsia due to renal involvement and abnormal placentation. In our study, the relationship between serum cystatin C levels and preeclampsia in third trimester pregnancies was investigated and it was aimed to prevent maternal and fetal complications related to preeclampsia if it was found to be significant. MATERIALS and METHODS: Blood serum samples were collected from 88 pregnant women who were diagnosed with preeclampsia as a result of the clinical and laboratory evaluation, and from 88 healthy pregnant women who applied to the Health Sciences University Istanbul Kanuni Sultan Süleyman Training and Research Hospital, Gynecology and Obstetrics Clinic between December 2020 and June 2021. Patients with multiple pregnancies, fetal anomalies, presence of chronic disease (hypertension, diabetes mellitus, renal failure) and a history of preeclampsia in previous pregnancies were not included in the study. The samples were studied in the Medical Biochemistry Laboratory of Istinye University Faculty of Medicine. RESULTS: When the pregnant women were compared in terms of demographic and pregnancy characteristics, the mean age, body mass index (BMI) value and pre-pregnancy BMI value were found to be significantly higher in the preeclampsia group than in the control group (p=0.047, p=0.003 and p<0.001, respectively). Gestational week, birth week and birth weight of their babies were found to be significantly lower in preeclampsia patients compared to the control group (p<0.001). The rate of pregnant women who smoked in the preeclampsia group was significantly lower than those in the control group (p<0.001). When compared in terms of laboratory findings, urea, creatinine and cystatin C values of preeclampsia patients were found to be significantly higher than those in the control group (p<0.001, p=0.045 and p<0.001, respectively). Protein value in the complete urinalysis of preeclampsia patients was significantly higher than the pregnant women in the control group (p<0.001). When blood pressures were compared, the systolic and diastolic blood pressures of the preeclampsia patients were found to be significantly higher than those of the pregnant women in the control group (p<0.001). While there was no significant correlation between cystatin C levels and BMI values of the pregnant women who participated in the study, there was a low and positive correlation between cystatin C levels and pre-pregnancy BMI levels (r=-0.002 p=0.984 and r=0.228, p=0.002, respectively). CONCLUSİON: In our study, the elevation in serum cystatin C levels in preeclamptic patients was found to be statistically significant. Based on the study data, we think that cystatin C values measured in the third trimester can be used in the diagnosis of preeclampsia. However, prospective cohort studies are needed to evaluate the role of cystatin C levels on preeclampsia severity and maternal-fetal outcomes, and to determine whether high cystatin C concentrations in early pregnancy are predictive of poor maternal and fetal outcomes in preeclampsia.

Benzer Tezler

  1. İkinci ve üçüncü trimesterlerde serum tetrahidrobiopterin ve folik asit düzeylerinin birbirleriyle ve preeklampsi ile ilişkilerinin araştırılması

    Investigation of the relationship between the serum tetrahydrobiopterin and folic acid levels with each other and with preeclampsia in the second and third trimesters

    MÜCAHİT AHMET ARANLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULAZİZ GÜL

  2. İntrauterin gelişme kısıtlılığı tanısı alan gebelerde serum amphiregulin düzeylerinin araştırılması

    Investigation of maternal serum amphiregulin levels in pregnant women diagnosed with intrauterine growth restriction

    FATMA ISMAIL ALI RAMADAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEGÜL ÖZEL

  3. Gebelikte serum HE4 düzey değişikliklerinin belirlenmesi

    Determination of serum HE4 level changes during pregnancy

    BİLGİ USLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAkdeniz Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TAYUP ŞİMŞEK

  4. İntrauterin gelişme geriliği hastalarında serum 25-hidroksi vitamin-D ve 8-hidroksi-2-deoksiguanosin seviyelerinin araştırılması

    Investigation of serum 25-hydroxy vitamin D and 8-HYDOXY-2-deoxyguanosine levels in intrauterine growth restriction patients

    EMİN SEVİNÇLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGaziantep Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZCAN BALAT

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SEYHUN SUCU