Postmenopozal hastalarda endometrial premalign/malign lezyonların tanısında ofishisteroskopi ve endometrial örneklemenin yerinin prospektif araştırılması
Prospective study of the role of office hysteroscopy and endometrial sampling in the diagnosis of endometrial premalignant/malignant lesions in postmenopausal patients
- Tez No: 858044
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NERGİZ KENDER ERTÜRK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Endometrium kanseri, ofis histeroskopi, dilatasyon küretaj, Endometrial cancer, office hysteroscopy, dilation and curettage
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, postmenopozal hastada premalign/malignite ayırıcı tanısında kullanılan yöntemler olan ofis histeroskopi ve endometrial biyopsi sonuçlarının prospektif olarak değerlendirilmesi ve bu yöntemlerin seçimi için uygun koşulların tanımlanabilmesi ek olarak ofis histeroskopinin, endometrial patolojileri belirlemedeki etkinlik ve güvenilirliğinin tartışılması amaçlanmıştır Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli prospektif kesitsel çalışmadır ve TC Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum polikliniklerine 01.09.2023-01.03.2024 tarihleri arasında postmenopozal kanama şikayeti ile başvurmuş hastalardan, jinekoloji müdahale odasına endometrial biyopsi ya da ofis histeroskopi için yönlendirilmiş hastalar dahil edilerek gerçekleştirildi. Her iki grubun postmenopozal hastada premalign/malign lezyon saptanma oranı ve premalign/malign lezyon varlığına neden olan faktörler, kullanılan tanı yöntemlerinin etkinliği ve güvenilirliği, postmenopozal hastada malignite öngörmede endometrial kalınlık eşik değeri karşılaştırıldı. İstatistiki verilerin analizinde SPSS 22.0 ve MedCalc 18 programları kullanıldı. Bulgular: Çalışmamızda PMK'lı hastalarda TVUSG'de EK ≥4 mm olmasının endometrial malignite riski için istatistiksel anlamlı bir faktör olmadığını saptadık (p=0,191). Ek olarak bu hastalarda endometrial pre/malign lezyon varlığı için en uygun EK'nın 7 mm ve üzeri olduğunu hesapladık (p=0,006, AUC=0,737). Endometrial biyopsi ve ofis histeroskopi sonrası endometrial biyopsinin malignite saptama açısından farkı olmadığını saptadık. Ancak, ofis histeroskopi grubunda malignite öngörüsünde en önemli parametrenin tekrarlayan PMK olduğunu saptadık. Bu grupta tekrarlayan PMK olanlarda olmayanlara oranla malignite riskinin yaklaşık 11 kat arttığını tespit ettik. Çalışmamıza göre, PMK varlığında yaş ≥60 olduğunda, yaş <60 olanlara göre malignite riski yaklaşık 3 kat kadar artmaktaydı. Bu risk artışı, viii tanıda endometrial biyopsi uygulanan grupta saptanırken, tanıda ofis histeroskopi yapılan grupta saptanmadı. Ofis histeroskopi sonrası biyopside pre/malign lezyon olarak histopatolojik tanı alan hastaların %50'sinde ofis histeroskopi sırasında endometriumda atipik damarlanma saptanmıştı (p<0,001). Histopatoloji raporu non diagnostik olarak raporlanan hastaların da %85'i ofis histeroskopi sırasında atrofi tanısı almıştı (p<0,001). Bu sonuçlar göz önüne alındığında, PMK nedenli uygulanan ofis histeroskopilerde endometrium atrofik görünüyorsa endometrial biyopsi almanın gereksiz bir girişim olabileceği düşünülebilir. Diğer taraftan ofis histeroskopi sırasında endometriumda atipik damarlanma artışı gözlemlenirse, maligniteyi dışlamak için endometrial biyopsi alınması gereklidir şeklinde yorumlanabilir. Sonuç: PMK olan kadınların pre/malign lezyon değerlendirmesi açısından tetkik edilmesi gereklidir. Bu amaçla kullanılabilen yöntemler arasında TVUSG, ofis histeroskopi ve endometrial biyopsi yer almaktadır. Hastalar değerlendirilirken, risk bazlı yaklaşımın uygulanıp risk faktörlerine göre uygun modalitenin seçilmesi hastaya uygulanan gereksiz girişim yükünü ve maliyeti azalatacaktır. Çalışmamızdan elde edilen risk tahminleri, klinik önemlerini değerlendirmek amacıyla yeni biyobelirteçler ve/veya risk tahmin araçlarıyla ilgili gelecekteki çalışmalar için bir referans noktası görevi görebilir. İdeal yaklaşımın belirlenebilmesi için çok merkezli randomize kontrollü güçlü çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Object: The aim of this study is to prospectively evaluate the results of office hysteroscopy and endometrial biopsy, which are used in the differential diagnosis of premalignant/malignant conditions in postmenopausal patients. Additionally, it seeks to define suitable conditions for the selection of these methods and discuss the effectiveness and reliability of office hysteroscopy in detecting endometrial pathologies. Materials and Methods: This is a single-center prospective cross-sectional study conducted at the Health Sciences University Bursa Yüksek Ihtisas Training and Research Hospital, including patients who presented with postmenopausal bleeding complaints to the Obstetrics and Gynecology outpatient clinics between September 1, 2023, and March 1, 2024, and were referred to the gynecology procedure room for endometrial biopsy or office hysteroscopy. The study compared the rate of detection of premalignant/malignant lesions in postmenopausal patients between the two groups, as well as the factors leading to the presence of premalignant/malignant lesions, the effectiveness and reliability of the diagnostic methods used, and the endometrial thickness threshold value for predicting malignancy in postmenopausal patients. The statistical data analysis was performed using SPSS 22.0 ve MedCalc 18 programs. Result: In our study, we found that an endometrial thickness (ET) of ≥4 mm on transvaginal ultrasound (TVUS) was not a statistically significant factor for endometrial malignancy risk in patients with PMB (p=0.191). Additionally, we calculated that the most suitable ET for the presence of endometrial pre/malignant lesions in these patients was 7 mm and above (p=0.006, AUC=0.737). We found no difference in the detection of malignancy between endometrial biopsy and office hysteroscopy. However, in the office hysteroscopy group, we identified that the most important parameter for predicting malignancy was the presence of recurrent PMB. We determined that the risk of malignancy was approximately 11 times higher in patients with recurrent PMB compared to those without. According to our study, in the presence of PMB, the risk of malignancy increased by approximately 3 times in patients aged ≥60 compared to those aged <60. This increase in risk was observed in the group where endometrial biopsy was performed for diagnosis but not in the group where office hysteroscopy was performed for diagnosis. Among patients who received a histopathological diagnosis of pre/malignant lesions in the biopsy after office hysteroscopy, atypical vascularity in the endometrium was detected in 50% of cases during the hysteroscopy (p<0.001). Furthermore, 85% of patients whose histopathology report was non-diagnostic had received a diagnosis of atrophy during office hysteroscopy (p<0.001). Considering these results, if the endometrium appears atrophic during office hysteroscopy performed due to PMB, obtaining an endometrial biopsy may be considered an unnecessary procedure. On the other hand, if an increase in atypical vascularity is observed in the endometrium during office hysteroscopy, obtaining an endometrial biopsy may be interpreted as necessary to rule out malignancy. Conclusion: Postmenopausal women with vaginal bleeding should undergo evaluation for pre/malignant lesions. This assessment may involve transvaginal ultrasound (TVUSG), office hysteroscopy, and endometrial biopsy. Employing a risk- based approach during patient assessment and selecting the most appropriate modality based on risk factors can reduce the burden of unnecessary interventions and costs for the patient. The risk estimates derived from our study could serve as a reference point for future research on new biomarkers or risk prediction tools to evaluate their clinical significance. Robust multicenter randomized controlled trials are necessary to determine the optimal approach
Benzer Tezler
- Kliniğimizde yapılan histeroskopik cerrahi olgularının retrospektif olarak değerlendirilmesi
The effect of different exercise modalities on hand wristjoint range of motion and hand grip strength in healthyyoung men
KEVSER ARKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Kadın Hastalıkları ve DoğumKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SÜLEYMAN MURAT BAKACAK
- Postmenopozal kanaması olan hastalarda etiyolojik nedenlerin sıklığı
The frequency of eti̇ologi̇c factors i̇n the women wi̇th postmenopausal bleedi̇ng
ÜMİT YASEMİN SERT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. TUNCAY NAS
- Asemptomatik endometriyal poliplerde malignite sıklığı
Prevalence of mali̇gnancy in asymptomatic endometrial polyps
SUSAM ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSEYİN LEVENT KESKİN
- Histeroskopik polipektomi yapılan olguların retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective analysis of patients who underwent hysteroscopic polypectomy
SERKAN AKIŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık BakanlığıKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜRKAN KIRAN
- Anormal uterin kanamalı hastalarda endometrial full küretaj ve endometrial yayma sonuçlarının karşılaştırılması
Comparing endometrial full curettage and endometrial cytology results in women with abnormal uterine bleeding
ERHAN YAVUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Kadın Hastalıkları ve DoğumOndokuz Mayıs ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. H. ERDAL MALATYALIOĞLU