Geri Dön

Prevalence and immune modulator role of the peg344 gene among hypervirulent Klebsiella pneumoniae

Peg344 geninin hipervirülan Klebsiella pneumoniae'deki yaygınlığı ve immün modülatör rolü

  1. Tez No: 851786
  2. Yazar: GÜZ EKİNCİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FÜSUN CAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Mikrobiyoloji, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Microbiology, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Koç Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Hipervirülan Klebsiella pneumoniae (hvKp), sağlıklı ve bağışıklığı baskılanmış hastaları tehdit eden, gelişmekte olan bir patojendir. hvKp ilk olarak 1986'da Tayvan'da ortaya çıktığından beri, yaygınlığı tüm dünyada büyük ölçüde artmıştır. Ancak Türkiye'de hipervirülan suşlara odaklanan bir çalışma bulunmamaktadır. peg344, iutA ve iroB, hipervirülans için önemli biyobelirteç genlerdir. Bununla birlikte, peg344 varsayılan metabolit taşıyıcısının patogenez mekanizması hala belirsizdir. Bu çalışma, Türkiye'deki hipervirülans sürveyansını aydınlatmayı ve peg344 geninin in vivo ve in vitro enfeksiyon modellerindeki immün modülatör rolünü anlamayı amaçlamaktadır. Ocak 2015-Mart 2023 tarihleri arasında Türkiye'deki on farklı sağlık merkezinden izole edilen toplam 230 K.pneumoniae izolatı çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm suşlar hipervirulans genleri peg344, iutA ve rmpA için taranmıştır. Hipervirülans genlerinin en az ikisini barındıran izolatlar, hipervirülans geni K.pneumoniae olarak kategorize edilmiştir. Uzama testinde hipermukoviskoz fenotip veya 48 saatlik C.elegans fertilite testinde virülan fenotip gösteren izolatlar hipervirülan olarak sınıflandırılmıştır. 2022-2023 yılları arasındaki hipervirülans yaygınlığı, 2017-2018 (p=0,024) ve 2015-2016'ya (p<0,0001) göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Hipervirülan izolatlar arasındaki en belirgin ST tipleri ST2096 ve ST23 (sırasıyla %30,77 ve %23,08), ve en yaygın kapsül serotipleri ise K1 ve K2 (sırasıyla %46.15 ve %15.38) olarak bulunmuştur. THP-1 hücrelerinden dönüştürülen makrofajlar; cKp, hgKp, hvKp ve Δpeg344-mutant izolatlarından seçilmiş örneklerle enfekte edilmiştir. Enfeksiyonun 2. saatinde hvKp izolatları, makrofajların canlılığını azaltmış (%91,5'ten %81,5'e) ve M2 dönüşüm oranını artırmıştır. Makrofajlar cKp izolatlarını inhibe edebilmiş, ancak hvKp izolatları, enfeksiyondan 3 saat sonra makrofajların içinde büyüyebilmiştir. Ayrıca makrofajlar hvKp enfeksiyonunda, cKp enfeksiyonundan daha az TNFα salgılamıştır (sırasıyla 368 ve 1462 pg/mL). peg344 geninin silinmesi, makrofajlar içindeki bakteri üremesini (%430'dan -%3'e) azaltmış ve TNFα salgılama düzeyini (203'ten 824 pg/mL'ye) geri kazandırmıştır. Sonuç olarak, hipervirülan K.pneumoniae gelişmekte olan bir patojendir ve dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi ülkemizde de ciddi bir tehlikedir. peg344 geni, bu bölgede karakterizasyon için doğru bir biyobelirteçtir. Makrofajların hipofajisi ve erken evrelerde bastırılmış proinflamatuar yanıtlar, hipervirülan klonların neden olduğu ciddi enfeksiyonlara katkıda bulunur. peg344 geni, bakterilerin fagositoza karşı direncinde önemli bir rol oynar.

Özet (Çeviri)

Hypervirulent Klebsiella pneumoniae (hvKp) is an emerging pathogen threatening healthy and immunocompromised patients. Since hvKp first appeared in Taiwan in 1986, its prevalence has increased drastically around the globe. Yet, there is no study focusing on hypervirulent strains in Turkey. peg344, iutA, and iroB are the highly accurate biomarker genes for hypervirulence. However, the pathogenesis mechanism of the peg344 putative metabolite transporter is still unclear. This study aims to elucidate the hypervirulence surveillance in Turkey and to understand the immune modulator role of the peg344 gene in vivo and in vitro infection models. In total, 230 K.pneumoniae isolates isolated from ten different healthcare centers in Turkey between January 2015 to March 2023 were included in the study. All strains were screened for hypervirulence genes peg344, iutA, and rmpA. The isolates harboring at least two of the hypervirulence gene were categorized as hypervirulence gene K.pneumoniae. The isolates which exhibited a hypermucoviscous phenotype in string test or virulent phenotype in 48-hour C.elegans fertility assay were classified as hypervirulent. The hypervirulence prevalence between 2022-2023 was significantly higher than 2017-2018 (p=0.024), and 2015-2016 (p<0.0001). The most prominent ST types were ST2096, and ST23 (30.77% and 23.08% respectively); K1 and K2 were the most common capsule serotypes among the hypervirulent cohort (46.15% and 15.38% respectively). THP-1-driven macrophage cells were infected with selected isolates including cKp, hgKp, hvKp, and Δpeg344-mutant isolates. hvKp isolates had decreased the viability of macrophages (from 91.5% to 81.5%) and increased the M2 convergence ratio at 2 hours of infection. Macrophages could inhibit the cKp isolates, but hvKp isolates were able to grow inside the macrophages at 3 hours of infection. Also, hvKp infection secreted less TNFα than cKp infection (368, 1462 pg/mL respectively). The peg344 deletion decreased the bacterial growth (from 430% to -3%) within the macrophages and recovered the TNFα secretion levels (from 203 to 824 pg/mL). In conclusion, hypervirulent K.pneumoniae is an emerging pathogen, and a serious concern in our region just like in other parts of the world. The peg344 gene is an accurate biomarker for differentiation in this region. The hypophagia of macrophages and the suppressed proinflammatory responses in the early stages contribute to the severe infections caused by hypervirulent clones. The peg344 gene plays an important role in bacteria's resistance against phagocytosis by macrophage cells.

Benzer Tezler

  1. Romatoloji polikliniğine başvuran hastalarda vitamin D eksikliğinin prevalansının değerlendirilmesi

    Evaluation of the prevalance of vitamin D deficiency in patients applied to a romatology clinic

    YELİZ CACİM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞÜKRAN ERTEN

  2. Ailevi Akdeniz ateşi ile takip edilen çocuk hastalarda MIF-173 G/C GEN polimorfizminin araştırılması

    Research of MIF-173 G/C GEN polymorphism in children diagnosed with familial Mediterranean fever

    NURŞEN ÇAKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGaziosmanpaşa Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RESUL YILMAZ

  3. Adrenomedüllinin ratlarda kontrast nefropati hasarını önleyici etkisi

    Protective effect of adrenomedullin on contrast induced nephropathy in rats

    SALİH İNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    NefrolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GALİP GÜZ

  4. Behçet hastalarında crp ile 25-oh vitamin d arasındaki korelasyon

    Correlationbetween crp and 25-oh d vitamin in behcet'sdisease

    MEHMET MUSTAFA YÜCEER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    RomatolojiAdıyaman Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. RAMAZAN İLYAS ÖNER

  5. Otizm spektrum bozukluğu tanılı çocuk hastalarda enflamatuar sitokin düzeyleri ile nöroligin düzeylerinin hastalık şiddeti ve semptom kümeleriyle ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship of inflammatory cytokine levels and neuroligin levels with disease severity and symptom clusters in pediatric patients with autism spectrum disorder

    KÜBRA KILINÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSelçuk Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERHAT TÜRKOĞLU