Romatoloji polikliniğine başvuran hastalarda vitamin D eksikliğinin prevalansının değerlendirilmesi
Evaluation of the prevalance of vitamin D deficiency in patients applied to a romatology clinic
- Tez No: 634947
- Danışmanlar: PROF. DR. ŞÜKRAN ERTEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: D vitamin, Romatolojik Hastalıklar, Birinci Basamak, Aile Hekimliği, Vitamin D, Rheumatical Diseases, Primary Health Care, Family Medicine
- Yıl: 2020
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve amaç: D vitamini, sterol yapılı bir molekül olmakla beraber yağda çözünebilen vitaminler arasında yer almaktadır. Ayrıca vücutta birçok metabolik yolakta rol aldığı bilinmektedir. Çalışmalarda kronik kas iskelet ağrısı, Diyabet, obezite, multipl skleroz, kardiyovasküler hastalıklar, romatoid artrit, osteoporoz ile d vitamini eksikliği arasında ilişki gösterilmiştir. Romatolojik hastalıklar, hastaların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Kronik ve progresif olmaları nedeni ile hastalık ilerleyerek fonksiyonel kısıtlılığa ve işlevsel eksikliğe neden olabilir. Gereç ve yöntem: Çalışmamız 01/09/2018-31/12/2018 tarihleri arasında, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Romatoloji Polikliniğine başvuran hastaların laboratuvar sonuçlarında 25-OH D3 düzeyini tarayarak yaş, cinsiyet gibi sosyodemografik verilerle birlikte romatolojik hastalıklarda 25-OH D3 düşüklüğünün prevalansı araştırılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların %85,5'un d vitamini eksik ve yetersiz çıkmıştır. Kadınlar içerisinde yaş ile 25 OH Vitamin D ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve aynı yönlü korelasyon gözlendi. Erkekler içerisinde ise yaş, kalsiyum, ESH, CRP ve PTH ile 25 OH Vitamin D arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmadı. Tüm olgular içerisinde yaş ile 25 OH Vitamin D ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve aynı yönlü korelasyon gözlendi. Romatolojik hastalıklara göre 25 OH Vitamin D düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık olup (p<0,001), söz konusu farka neden olan durum Behçet hastalığı ve RA gruplarına göre Sjögren sendromu olan grubun 25 OH Vitamin D düzeyinin daha yüksek olması idi. Romatolojik hastalık türlerine göre 25 OH Vitamin D düzeylerinin yeterli olması prevelansları yönünden de istatistiksel olarak anlamlı fark görüldü (p=0,024). Söz konusu farka neden olan durumlar incelendiğinde; diğer bağ doku hastalıkları, Andiferansiye spondilopati, Polimiyaljika romatika, romatoloji dışı nonspesifik bulgular, Sjögren sendromu ve vaskülit gruplarına göre Behçet hastalığına sahip olanlarda yeterli Vit D düzeyine sahip olanların oranı istatistiksel anlamlı olarak daha düşüktü (p=0,028; p=0,046; p=0,005; p=0,045; p=0,004 ve p=0,047 AS, RA, romatoloji dışı nonspesifik sebepler ve SLE gruplarına göre Sjögren sendromu olan olgularda 25 OH Vitamin D düzeyi yeterli olanların oranı istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek oranlarda görülmüştü. Romatizmal hastalıklarda vitamin D eksikliği oldukça sık görülmektedir. Normal popülasyona benzer şekilde kadınlarda vitamin D eksikliği erkeklere göre daha fazla olmaktadır. Romatolojik hastalıkların ankilozan spondilit, reaktif artit, psöriatik artrit ve gut gibi hastalıklarda erkekler diğer hastalıklarda ise kadınlarda tutulum daha fazladır, genel olarak değerlendirildiğinde kadın hastaların oranının erkeklerden çok olduğu görülmektedir. Çalışmamızda tüm romatolojik hastalıklarda D vitamini ortalama değerleri eksik ve yetersiz seviyelerdeydi. En düşük D vitamini seviyesi olan hastalık grupları sırasıyla behçet 15,09ng/mL, SLE 16,44ng/mL, RA 17,19ng/mL olarak saptanmıştır. Yapılan çalışmalarda D vitamini düzeyi ile romatoid artirit ters ilişkili olduğu, RA tanılı hastalarda topluma göre daha düşük D vitamini seviyeleri gösterilmiştir Sonuç: Çalışmalarda romatizmal hastalıklarda, otoimmünite ile ilişkili olan olan D vitamininin, eksikliğinin de rolü olabileceği gösterilmiştir. D vitamini artralji, sistemik lupus eritematozus, romatoid artrit gibi bir çok romatolojik hastalık ile ilişkilidir. Romatolojik hastalıkların kötüye gitmesini immune modulator olarak olarak düzenleyerek engelleyebilir. Bu konuyla ilgili daha kapsamlı çalışmalara gereksinim vardır.
Özet (Çeviri)
Introduction and aim: Vitamin D is a sterol formed molecule which is in the group of fat-soluble vitamins. It is also known to act in many metabolic pathways. Studies have shown associations between vitamin D deficiency and chronic musculoskeletal pain, diabet, obesity, multiple sclerosis, cardiovascular diseases, rheumatoid arthritis and osteoporosis. Rheumatological diseases affect the patients' life negatively. As they are chronic and progressive in nature ,they may cause functional restrictions or impairments in time. Materials and methods: Our study investigated the prevalence of 25-OH vitamin D3 deficiency by scanning 25-OH vitamin D3 levels in laboratory test results of patients who attended Yıldırım Bayezit University Atatürk Education and Research Hospital Rheumatology Polyclinics between the dates of 01/09/2018 and 31/12/2018, together with their age,gender and sociodemographic data. Results: %85.5 of the patients included in the study were found to have vitamin D deficiency. In women, 25-OH vitamin D3 measurements showed significant and positive correlation with age. In men, age, ESH,CRP,PTH and calcium did not show statistically significant correlation with 25-OH vitamin D3 levels. Among all cases, a statistically significant and positive correlation was found between age and 25-OH vitamin D3 measurements. 25-OH vitamin D3 levels had statistically significant differences regarding rheumatological disease (p<0.001) , the condition that caused this difference was higher 25-OH vitamin D3 levels in Sjogren Disease group in comparison with Behçet Disease and RA group. There was also a statistically significant difference in prevalence of sufficiency of 25-OH vitamin D3 levels according to rheumatological disease types(p=0.024). When the conditions causing this difference were inspected, patients with Behçet disease were found to have statistically significant lower rate of having sufficient 25-OH vitamin D3 levels compared to groups with connective tissue disease, undifferentiated spondylopathy, polymyalgia rheumatica, extra-rheumatological non-specific findings, Sjogren syndrome and vasculitis ( p=0.028, p=0.004 and p=0.047. The rate of sufficient 25-OH vitamin D3 levels in Sjogren Syndrome cases was statistically significantly higher compared to AS, RA extra-rheumatological non-specific findings and SLE groups). Vitamin D deficiency is commonly seen in rheumatological diseases. Similar to normal population, it is more prevalent in women compared to men. Ankylosing spondylitis,reactive arthritis, psoriatic arthritis and gout have more involvement in men and other rheumatological diseases have more involvement in women, in a general comparison women seem to have more involvement than men. In our study, all rheumatological disease cases had deficient vitamin D levels. Diseases with lowest vitamin D levels were respectively Behçet 15.09 ng/mL, SLE 16.44ng/mL, RA 17.19 ng/mL. Conducted studies showed that RA and vitamin D levels have negative (reverse) correlation, patients with RA have lower vitamin D levels compared to general population. In the studies, it was shown that deficiency of vitamin D which is associated with autoimmunity may play a role in rheumatological diseases. Vitamin D is associated with many rheumatological diseases such as arthralgia,systemic lupus erythematosus and rheumatoid arthritis. It may prevent exacerbation of rheumatological diseases by acting as a immune modulator. More comprehensive studies about this subject would be needed.
Benzer Tezler
- Akut romatizmal ateş tanısında jones kriterlerinin özgüllüğünün ve duyarlılığının araştırılması
Başlık çevirisi yok
BETÜL ÖZTÜRK (KALENDER)
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyonİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN YAZICI
- Ön üveitlerle HLA-B27 ve ankilozan spondilit arasındaki ilişki
Başlık çevirisi yok
K.KAZIM DEVRANOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Göz Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HALİT PAZARLI
- Romatoid artritte sulfasalazin tedavisi
Başlık çevirisi yok
AYŞE KARAKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
RomatolojiErciyes ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YAVUZ ÖZÜGÜL
- Behçet hastalığında klinik bulgular, cinsiyet, paterji ve HLA-B5 arasındaki ilişkiler
Başlık çevirisi yok
ENİSE SALİHİ
- Romatoid artritli hastalarda fonksiyonel kapasiteyi etkileyen faktörler üzerine bir çalışma
Başlık çevirisi yok
TİJEN ERGÖNEN
Yüksek Lisans
Türkçe
1990
RomatolojiHacettepe ÜniversitesiFizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYFER SADE