Geri Dön

Bipolar bozukluk veya şizofreni ve ilişkili bozukluk tanıları olan psikiyatri hastalarında birinci basamak başvuru sıklığı ve bu hasta grubunun takibinde aile hekimliğinin rolü

With bipolar disorder or schizophrenia and related disordersfrequency of primary care consultation in psychiatric patients and the role of family physician in follow-up of this patient group

  1. Tez No: 840110
  2. Yazar: BURCU TAMTÜRK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İSMAİL ARSLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği, Bipolar bozukluk, Birinci basamak sağlık hizmetleri, Hasta başvurusu, Hasta takibi, Psikiyatrik hastalar, Psikiyatrik hastalıklar, Şizofreni, Family practice, Bipolar disorder, Primary health care, Patient admission, Follow up studies, Psychiatric patients, Psychiatric sickness, Schizophrenia
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada Bipolar Bozukluk veya Şizofreni ve İlişkili Bozukluk tanıları olan hastalarda birinci basamak hizmetlerine ulaşım sıklığı ve niteliğini saptayarak bu hastaların tedavi-izlem sürekliliğinin sağlanabilmesinde ve atak geçirme sıklığının azaltılmasında birinci basamağın rolünü araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, prospektif, tanımlayıcı ve kesitsel bir çalışmadır. Çalışmaya Konya Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniğine ayaktan ve yatarak başvuran 18-65 yaş arası, The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM-5) tanı kriterlerine göre önceden Bipolar Bozukluk veya Şizofreni ve İlişkili Bozukluk tanısı almış olan, psikozu madde alkol kullanımına bağlı olmayan, orta-ağır zeka geriliği ve iletişim engeli bulunmayan 271 kişi dahil edildi. Literatür taraması sonucu, sosyodemografik veriler, psikiyatrik hastalığa ilişkin veriler, hastaların birinci basamak kullanım durumları ve birinci basamak hakkındaki görüşlerini içeren anket formu oluşturuldu ve katılımcılara uygulandı. Veriler IBM SPSS Statistics 25.0 programı ile analiz edildi. Bulgular: Çalışmamızda katılımcı sayısı 271'dir. Kadın katılımcı sayısı 135 (%49,8), median yaş ise 40'tır (19-65). İlk psikiyatrik şikayetlerle aile hekimine başvuranların sayısı sadece 4'tü (%1,5). Aile hekiminin psikiyatrik hastalık bilgisini yeterli görenler %15,5, diğer hastalık bilgisini yeterli görenler ise %58,3 bulundu. Psikiyatrik yardım amacıyla aile hekimliğine başvurabilirim diyenlerin oranı sadece %3,3'tü (9/271). Aile hekimliğinde psikiyatrik hastalıkları ile ilgili bilgilendirme ve takibin yapıldığını söyleyenlerin oranı %8,1'di. Hastalar TRSM (toplum ruh sağlığı merkezi) takibi açısından değerlendirildiğinde sosyodemografik özelliklerden cinsiyet ve yaşadığı yer dışında istatiksel anlamlı bir farklılık yoktu. Cinsiyet açısından bakıldığında kadınların TRSM takibine daha az oranda katıldığı (p=0,017) saptanmıştır. İl merkezinde yaşayanların TRSM takibine katılma oranı daha fazla bulundu (p<0,001). TRSM takibinde olan hastalar istatiksel olarak anlamlı düzeyde ilaçlarını düzenli kullanıyor (p<0,001) ve düzenli poliklinik takibine gidiyordu (p<0,001). Çalışmamızdaki iki ana hastalık grubundan Bipolar Bozukluk tanılı hastaların TRSM kayıtları anlamlı düzeyde daha azdı (p<0,001). Düzenli ilaç kullanmayan hasta grubunda periyodik olarak telefon ile takip edilmelerinin kullanımlarını olumlu etkileyeceğini düşünenlerin oranı %65,4 (51/78) idi. Sonuç: Araştırmamızda ilgili hasta grubunun hastalık takibi, ruhsal hastalıklarıyla ilgili danışma ve bilgi alma gibi konularda birinci basamağı yeterince aktif kullanmadıkları saptandı. Bunun en büyük nedeni de ruhsal hastalıların birinci basamağın kapsamı içerisinde olmadığını ve uzman hekime başvuru gerektirdiğini düşünmeleriydi.

Özet (Çeviri)

Aim: In this study, we aimed to determine the frequency and quality of access to primary care services in patients diagnosed with Bipolar Disorder or Schizophrenia and Related Disorders, and to investigate the role of Primary Care in ensuring the continuity of treatment and follow-up of these patients and reducing the frequency of attacks. Materials and Methods: Our study is a prospective, descriptive and cross-sectional study. The study included patients between the ages of 18-65 who applied to Konya Beyhekim Training and Research Hospital Psychiatry Clinic as outpatients and inpatients, who had previously been diagnosed with Bipolar Disorder or Schizophrenia and Related Disorders according to DSM-5 diagnostic criteria, whose psychosis was not due to substance and alcohol use, who had moderate to severe mental retardation and communication problems. 271 people without disabilities were included. As a result of the literature review, a survey form containing sociodemographic data, data on psychiatric illness, patients' primary care usage status and their opinions about Primary Care was created and applied to the participants. Data were analyzed with IBM SPSS Statistics 25.0 program. Results:The number of participants in our study is 271. The number of female participants was 135 (49.8%) and the median age was 40 (19-65). The number of people who applied to their family doctor with their first psychiatric complaint was only 4 (1.5%). Those who considered the family doctor's knowledge of psychiatric diseases sufficient were found to be 15.5%, and those who considered the knowledge of other diseases sufficient were found to be 58.3%. The rate of those who said they could apply to family medicine for psychiatric help was only 3.3% (9/271). The rate of those who said that they were informed and followed up about their psychiatric diseases in family medicine was 8.1%. When the patients were evaluated in terms community mental health center (CMHC) follow-up, there was no statistically significant difference in sociodemographic characteristics other than gender and place of residence. In terms of gender, it was determined that women were less likely to participate in CMHC follow-up (p=0.017). The rate of participation in CMHC follow-up was found to be higher among those living in the city center (p<0.001). Patients under CMHC follow-up were taking their medications regularly at a statistically significant level (p<0.001) and attending regular outpatient clinic follow-ups (p<0.001). Among the two main disease groups in our study, patients diagnosed with Bipolar Disorder had significantly fewer CMHC records (p<0.001). In the patient group who did not use medication regularly, the rate of those who thought that periodic telephone follow-up would positively affect their use was 65.4% (51/78). Conclusion: In our research, it was determined that the relevant patient group did not use primary care actively enough in matters such as disease follow-up, counseling and information about their mental illnesses. The biggest reason for this was that they thought that mentally ill patients were not within the scope of Primary Care and required referral to a specialist physician.

Benzer Tezler

  1. Obsesif kompulsif bozukluğu olan çocuk ve ergenlerin ebeveynlerinde başa çıkma tutumları ile ilişkili durumlar

    Conditions related to coping strategi̇es of parents of children and adolescents with obsessive compulsive disorder

    GÜLŞAH BAKİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    PsikiyatriKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA KANDİL

  2. Bipolar bozuklukta eşlik eden psikoz yüksek risk sendromunun bilişsel fonksiyonlar ve işlevsellikle ilişkisi

    The relationship of psychosis high-risk syndrome in bipolar disorder with cognitive functions and functionality

    SİMGE UZMAN ÖZBEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriDokuz Eylül Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM EMRE BORA

  3. Otizm spektrum bozukluğu tanılı hastalarda bipolar bozukluk gelişimi ile VEGF, IGF-1 ve FGF-2 faktörlerinin ilişkisinin incelenmesi

    Investigation the relationship between the development of bipolar disorder and VEGF, IGF-1 and FGF-2 in patients with autism spectrum disorder

    GÖKÇE GÜLDİKEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Psikiyatriİstanbul Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT COŞKUN

  4. Bipolar duygudurum bozukluğu olan ana babaların çocuklarında psikopatoloji

    Psychopathology in children of bipolar parents

    DEVRİM AKDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. BAHAR GÖKLER

  5. BİPOLAR BOZUKLUK TANILI ERGENLER, SAĞLIKLIKARDEŞLERİ VE SAĞLIKLI AKRANLARINDA ZAMANALGISININ ÇOK BOYUTLU DEĞERLENDİRİLMESİ VENÖROKOGNİTİF PROFİLLERLE İLİŞKİSİ

    MULTIDIMENSIONAL ASSESSMENT OF TIME PERCEPTION IN ADOLESCENTSDIAGNOSED WITH BIPOLAR DISORDER, THEIR HEALTHY SIBLINGS, ANDHEALTHY PEERS, AND ITS RELATIONSHIP WITH NEUROCOGNITIVE PROFILES

    SENA NAMLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ABAS HAŞİMOĞLU

    PROF. DR. GÜL KARAÇETİN