Geri Dön

BİPOLAR BOZUKLUK TANILI ERGENLER, SAĞLIKLIKARDEŞLERİ VE SAĞLIKLI AKRANLARINDA ZAMANALGISININ ÇOK BOYUTLU DEĞERLENDİRİLMESİ VENÖROKOGNİTİF PROFİLLERLE İLİŞKİSİ

MULTIDIMENSIONAL ASSESSMENT OF TIME PERCEPTION IN ADOLESCENTSDIAGNOSED WITH BIPOLAR DISORDER, THEIR HEALTHY SIBLINGS, ANDHEALTHY PEERS, AND ITS RELATIONSHIP WITH NEUROCOGNITIVE PROFILES

  1. Tez No: 987105
  2. Yazar: SENA NAMLI
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ABAS HAŞİMOĞLU, PROF. DR. GÜL KARAÇETİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Bipolar Bozukluk, Zaman Algısı, Nörokognitif İşlevler, Bipolar Bozukluk İçin Genetik Yüksek Risk, Endofenotip, Bipolar Disorder, Time Perception, Neurocognitive Functions, Genetical High Risk for Bipolar Disorder, Endophenoty
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Hamidiye Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı bipolar bozukluk tanılı ötimik dönemdeki ergenlerin zaman algısı farklılıklarını, hastalıktan etkilenmemiş kardeşleri ve kontrollerle karşılaştırarak değerlendirmek ve bunların nörokognitif işlevler, bozukluk ilişkili klinik özellikler ve sirkadiyen ritimle ilgili parametreler ile ilişkilerini incelemeyi amaçlamıştır. GEREÇ YÖNTEM: Çalışma örneklemi, bipolar bozukluk (BB) tanısı konmuş 35 ergen, vaka grubundaki bireylerin 25 etkilenmemiş kardeşi ve 22 sağlıklı kontrol grubundan oluşmuştur. Sosyodemografik veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen sosyodemografik veri formu kullanılarak hem katılımcılardan hem de ebeveynlerinden toplanmıştır. Örneklemin psikiyatrik tanıları Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli- (K-SADS) ile taranmıştır. Young Mani Derecelendirme Ölçeği (YMDÖ), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği(HDDÖ) kullanılarak bipolar bozukluk tanılılar için duygudurum epizodu varlığı ve hastalığın klinik özellikleri değerlendirilmiştir. Örneklemin nörokognitif ișlevleri yaş grubuna uygun olarak Wechsler Çocuklar İçin Zeka Ölçeği-IV (WISC-IV) veya Wechsler Yetişkinler İçin Zeka Ölçeği-R (WAIS-R) testlerinin yanında d2 dikkat testi, İz Sürme Testi-A/B, Stroop test ile ölçümlenmiştir. Çalışmamız için programlanan“Zaman algısı test bataryası”ile zaman algısı değerlendirilmiştir. Uykuya ve sirkadiyen ritme dair veriler ve kronotipinin değerlendirmesinde Münih Kronotipi Anketi, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) ve Epwort Uykululuk Ölçeği (EUÖ) kullanılmıştır. BULGULAR: BB tanılı ergenler, saniye altı aralıklardaki zamanlama alanında artmış ayırt etme eşiği (DL) ve Weber Oranın (WR) yansıttığı gibi, zamansal duyarlık ve çözünürlükte önemli ölçüde azalma gösterirken, ikiye bölme noktası (BP) ile gösterilen zaman kalibrasyonu grup düzeyinde büyük ölçüde korunmuştu. Özellikle, hiyerarşik analizler, BP'nin nörokognitif performansla tam olarak açıklanamayan kısmi bir grup etkisi gösterdiğini ortaya koydu; bu da zamansal kalibrasyonun genel kognitif verimliliğin ötesinde bir varyansı yakalayabileceğini düşündürmektedir. Buna karşılık, hastalıktan etkilenmemiş kardeşler hem saniye altı hem de saniye üstü paradigmalarda sağlıklı kontrollere benzer zaman algısı performansı gösterdi. Nörokognitif değerlendirmeler, bipolar bozukluk grubunda, özellikle işlemleme hızı, çalışma belleği, seçici dikkat ve algısal/görsel-uzamsal akıl yürütme alanlarında geniş çaplı bozulmalar ortaya koyarken, etkilenmemiş kardeşler, ailevi risk gradyanıyla tutarlı olarak, çalışma belleği ve algısal akıl yürütme alanlarında orta düzeyde performans gösterdi. Zamansal duyarlılık ölçütleri, işlemleme hızı ve çalışma belleği ile önemli ölçüde ilişkiliydi; ancak BP, nörokognitif performanstan bağımsız bir kalıntı grup etkisi gösterdi ve bu da daha fazla araştırma gerektiren bir endofenotip adayı olarak potansiyel önemini destekledi. Saniye üstündeki süre tahmininde veya süre üretim görevlerinde grup farklılıkları gözlemlenmedi ve klinik seyir değişkenleri ile uyku-uyanıklık ölçümleri, zaman algısı bulgularıyla sınırlı ilişki gösterdi. SONUÇ: Sonuç olarak, bu çalışma, ötimik bipolar bozukluk (BB) tanılı ergenlerde zaman algısındaki değişimlerin, zamanlama doğruluğunda sistematik sapmalardan ziyade, özellikle yüksek zamansal çözünürlük gerektiren alt-saniye aralıklarında belirginleşen azalmış zamansal kesinlik ve artmış değişkenlikle karakterize olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, pediatrik bipolar bozuklukta (PBB) zamansal işlemleme bozukluklarının küresel bir zaman kalibrasyonu bozulmasından çok, öncelikle duyarlılık ve stabiliteyi etkileyen seçici ve bileşene özgü bir örüntü sergilediğine işaret etmektedir. Zamansal duyarlılıktaki bozulmalar özellikle işlemleme hızı ve çalışma belleği alanlarındaki nörobilişsel yetersizliklerle yakından ilişkiliyken, ikiye bölme noktası (bisection point) ile indekslenen zamansal kalibrasyonun, genel bilişsel performanstan bağımsız olarak kısmi ve gruba özgü bir etki gösterdiği saptanmıştır. Bu örüntü, zamansal kalibrasyonun zamansal işlemlemenin özellik-benzeri (trait-like) bir yönünü yansıtıyor olabileceğini ve olası bir endofenotipik belirteç olarak klinik açıdan anlamlı olabileceğini düşündürmektedir; ancak etkilenmemiş kardeşlerde ailesel geçişin kesin olarak gösterilememiş olması, bu rolün netleşmesini sınırlamaktadır. Buna paralel olarak, nörobilişsel bulgular, klinik ve ailesel risk grupları boyunca gözlenen dereceli bozulma örüntüsü nedeniyle, çalışma belleği ile algısal/görsel-uzamsal akıl yürütmenin daha güçlü endofenotip adayları olarak öne çıktığını göstermektedir. Genel olarak bu sonuçlar, PBB'de zamansal işlemlemenin çok boyutlu ve gelişimsel olarak duyarlı doğasını vurgulamakta ve altta yatan nörobilişsel mekanizmaların incelenmesinde zamanlama doğruluğu ile kesinlik arasındaki ayrımın önemine dikkat çekmektedir. Pediatrik bipolar bozuklukta zamansal işlemleme anormalliklerinin gelişimsel sürekliliğini ve klinik önemini aydınlatmak amacıyla, daha geniş örneklemlerde nörofizyolojik ve genetik ölçümleri içeren ileri çalışmalara gereksinim vardır.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: This study aimed to investigate temporal perception differences in euthymic adolescents with bipolar disorder in comparison with unaffected siblings and healthy controls, and to explore their relationships with neurocognitive functioning, clinical characteristics and sleep and circadian rythm related parameters. METHODS: The study sample comprised 35 adolescents diagnosed with bipolar disorder, 25 unaffected siblings of individuals in the case group, and 22 healthy controls. Sociodemographic data were collected from both participants and their parents by using data form developed by researchers. Psychiatric diagnoses were screened and given through the administration of the Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Age Children – Present and Lifetime Version (K-SADS-PL). The presence of mood episodes and clinical characteristics of bipolar disorder were evaluated using the Young Mania Rating Scale (YMRS) and the Hamilton Depression Rating Scale (HDRS). Neurocognitive functioning was assessed with the Wechsler Intelligence Scale for Children-IV (WISC-IV) or the Wechsler Adult Intelligence ScaleRevised (WAIS-R), depending on age, along with supplementary measures including the d2 Test of Attention, Trail Making Test-A/B, and the Stroop Test. Time perception was evaluated through a computer based program developed for this study. Data pertaining to sleep and circadian rhythms, including chronotype, were gathered using the Munich Chronotype Questionnaire (MCTQ), the Pittsburgh Sleep Quality Index (PSQI), and the Epworth Sleepiness Scale (ESS). RESULTS: In the sub-second timing domain, adolescents with bipolar disorder demonstrated significantly reduced temporal sensitivity and resolution, as reflected by elevated Difference limen and Weber ratio, while temporal calibration indexed by the bisection point (BP) remained largely preserved at the group level. Notably, hierarchical analyses indicated that BP showed a partial group-specific effect that was not fully accounted for by neurocognitive performance, suggesting that temporal calibration may capture variance beyond general cognitive efficiency. In the supra-second domain, increased trial-to-trial variability was observed in the duration reproduction task, restricted to the shortest interval indicating reduced temporal stability, particularly under conditions of high cognitive demand. In contrast, unaffected siblings showed temporal perception performance comparable to healthy controls across both sub-second and supra-second paradigms. Neurocognitive assessments revealed broad impairments in the bipolar disorder group, particularly in processing speed, working memory, selective attention, and perceptual/visuospatial reasoning, whereas unaffected siblings exhibited intermediate performance in working memory and perceptual reasoning, consistent with a familial risk gradient. Temporal sensitivity measures were significantly associated with processing speed and working memory; however, BP retained a residual group effect independent of neurocognitive performance, supporting its potential relevance as an endophenotype candidate that warrants further investigation. No group differences were observed in supra-second duration estimation or duration production tasks, and clinical course variables and sleep–wake measures showed limited associations with temporal perception outcomes. CONCLUSION: In conclusion, this study demonstrates that temporal perception alterations in euthymic adolescents with BB are characterized not by systematic distortions in timing accuracy, but by reduced temporal precision and increased variability, particularly in subsecond intervals requiring high temporal resolution. These findings indicate that temporal processing deficits in PBB are selective and component-specific, primarily affecting sensitivity and stability rather than global temporal calibration. While impairments in temporal sensitivity were closely associated with neurocognitive inefficiencies -especially in processing speed and working memory-temporal calibration indexed by the bisection point showed a partial groupspecific effect independent of general cognitive performance, This pattern suggests that temporal calibration may capture a trait-like aspect of temporal processing with potential relevance as a candidate endophenotypic marker, although its familial transmission could not be conclusively demonstrated in unaffected siblings. In parallel, neurocognitive findings highlight working memory and perceptual/visuospatial reasoning emerged as more robust endophenotype candidates, given their graded impairment across clinical and familial risk groups. Overall, these results underscore the multidimensional and developmentally sensitive nature of temporal processing in PBB and the importance of distinguishing between timing accuracy and precision when investigating its neurocognitive mechanisms. Future studies with larger samples incorporating neurophysiological and genetic measures are needed to clarify the developmental stability and clinical relevance of these temporal processing abnormalities.

Benzer Tezler

  1. Bipolar bozukluk tanılı remisyon sürecindeki ergenlerin sosyal kognisyon ve nörobilişsel özelliklerinin sağlıklı kardeşleri ve kontroller ile karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    AYLİN BANDIRMA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriBursa Uludağ Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞAFAK ERAY ÇAMLI

  2. Bipolar bozukluk ve psikotik bozukluk erken dönemde aile odaklı terapinin etkilerinin incelenmesi

    Investigation of the effects of family-focused therapy in the early period of bipolar disorder and psychotic disorder

    TEVHİDE EKİN SÜT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA NESLİHAN İNAL

    PROF. DR. İBRAHİM EMRE BORA

  3. Unipolar ve bipolar depresyon tanılı ergenlerin üstbilişsel süreçler, duygusal şemalar, başa çıkma biçimleri ilişkisinin incelenmesi

    An investigation of metacognitive processes, emotional schemas, andcoping styles in adolescents diagnosed with unipolar and bipolar depression

    ÖZÜM SUEDA TASAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVAY ALŞEN GÜNEY

  4. Ergenlerde bipolar bozukluk ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile birlikte olan dürtüselliğin karşılaştırılması

    Compari̇son of impulsivity with bipilar disorder and attention deficit and hyperactivity disorder in adolescent

    EYAZ KARAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    PsikiyatriDokuz Eylül Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    DOÇ. DR. FATMA NESLİHAN EMİROĞLU

  5. Normal kilolu ile aşırı kilolu/obez olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanılı ergenlerin psikiyatrik komorbidite, patolojik internet kullanımı ve internet kullanım paternleri açısından karşılaştırılması

    Comparison of normal weight and overweight/obese adolescents diagnosed with attention deficit and hyperactivity disorder in terms of psychiatric comorbidity, pathological internet use and internet use patterns

    BÜŞRA ÜSTÜNDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İBRAHİM ADAK