Geri Dön

Antenatal hidronefroz tanılı hastalarda idrar yolu enfeksiyonu sıklığı,böbrek parankim hasarı ve büyüme-gelişme ile sünnetin enfeksiyona etkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of the frequency of urinary tract infection, kidney paranchyma damage and growth-development and the effect of circumcism on infection in patients diagnosed with antenatal hydronephrosis.

  1. Tez No: 823712
  2. Yazar: ÖZLEM TURAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖNDER YAVAŞCAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Enjeksiyonlar-intravenöz, Sünnet, İdrar retansiyonu, Injections-intravenous, Circumcision, Urinary retention
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Preenatal ultrasonografinin (USG) yaygın kullanımı ve antenatal hidronefroz giderek artan sıklıkta tanımlanmasıyla bu hastaların postnatal takiplerinin önemi giderek artmaktadır. Bu çalışmanın amacı antenatal hidronefroz tanısı alarak postnatal dönemde üriner sistem malformasyonu saptanan ve saptanmayan bebeklerin izlemlerinde İYE sıklığı, böbrek parankim hasarı, büyüme, gelişme ve beslenme durumlarının belirlenmesidir. Ayrıca, sünnet olan ve olmayan erkek olgularda, kızlarda ve tüm olgularda ayrı ayrı ele alınmış, bu değerlendirmeler benzer şekilde VUR, obstrüktif üropati tanısı alan ve normal olarak değerlendirilen olgularda da ayrı ayrı gözden geçirilmiştir. Antenatal USG ile fetal renal pelvis çapı 5 mm ve üstünde olan bebekler postnatal dönemde USG, miksiyosistoüreterografi (MSUG) ve gerekli endikasyon dahilinde sintigrafik çalışmalar, MR ürografi ve intravenöz piyelografi gibi tetkiklerle araştırılmıştır. Çalışmaya toplam 178 hasta (234 böbrek ünitesi) alınmıştır. Tüm hastalar sünnet öncesi ve sonrası İYE sıklığı, USG de ön arka pelvis çapı, DMSA'da skar durumu, DTPA'da diferansiyel fonksiyon ve büyüme gelişme (boy SOS), beslenme (relatif tartı) açısından değerlendirilmiştir. Çalışmaya alınan 178 (234 böbrek ünitesi) hastadan 29'unda VUR, 87' unda obstrüktif üropati, 54'ünde non obstrüktif üropati saptanmıştır. Tüm hastalarda ortalama izlem süresi 45±24.9 ay olarak belirlenmiştir. Antenatal hidronefroz tanısı ile izlenen 133 erkek hasta'nın (172 böbrek ünitesi) 111'i (149 böbrek ünitesi) sünnet olmuştur. Antenatal hidronefroz tanısı alıp incelemeye alman tüm olgular içerisinde sünnet olan erkek olgularda sünnet öncesi İYE sıklığı (2.97±1.14) sünnet sonrası İYE sıklığına (0.25±0.67) göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde yüksek bulunmuştur. Benzer şekilde antenatal hidronefroz tanılı tüm olgular değerlendirildiğinde; sünnet olan erkek olgularda sünnet öncesi İYE sıklığı (2.97±1.14) istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde kız olgulardan (0.85±0.91), sünnet olmayan olgulardan ve tüm olgulardan yüksek bulunmuştur. Antenatal hidronefroz tanılı olguların DMSA'da saptanan parankim hasarı değerlendirildiğinde hem tüm olgularda hem de obstrüktif üropati saptanan olgularda sünnetin parankima! zedelenmeyi anlamlı ölçüde azalttığı ancak VUR tanılı olgularda istatistiksel olarak anlamlı bir bulgu saptanmadığı görülmüştür. VUR tanılı hastalarımız dışında tüm olgularımızda, sünnettin boy uzamasına etkisi istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde sünnetsiz olgulardan ve kızlardan yüksek bulunmuştur. Antenatal hidronefroz tanısı ile izlenen olgularda sünnetin boy uzaması ve İYE sıklığını azaltması üzerine olan olumlu etkisi beslenme skorları üzerine görülmemiştir. Sonuç olarak antenatal hidronefroz saptanan bebeklerin postnatal yaşamın birinci haftasından itibaren seri ultrasonografı ve diğer radyolojik görüntüleme yöntemleri ile değerlendirilmesi ve aynı şekilde izlenmeye devam edilmesi üriner sisteme ait mevcut obstrüktif patolojinin erken dönemde tanınmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda olguların İYE açısından yakın izlemi, profılaktik antibiotik kullanımı ve erkek çocukların da erken sünnet ettirilmesi öncelikle İYE sıklığını azaltacak, böylece hem böbrekte gelişebilecek par hasarını önlemede, hem de olguların büyüme gelişmesi üzerine olumlu etkide bulunmasına zemin hazırlayacaktır

Özet (Çeviri)

With the wide use of prenatal ultrasonography (USG) and increasing recognition of antenatal hydronephrosis, the postnatal follow-up of these patients are of greater importance. The objective of this study is to identify frequency of urinary tract infection (UTI), renal parenchymal damage, growth and nutrition in the follow-up of infants with antenatal hydronephrosis either the urinary system malformation exists or not. Moreover, circumcised and uncircumcised male cases, girls and all cases were separately evaluated and sirnilarly, these evaluations were reviewed individually among normal cases, cases diagnosed with vesicoureteral reflux (VUR) and obstructive uropathy. Infants with a fetal renal pelvis diameter of 5 mm or more as identified with antenatal USG were exarnined during the postnatal period with such studies as USG, voiding cystourethrography (VCUG) and scintigraphic studies required for indication, MR urography and intravenous pyelography. All patients were evaluated in terms of pre and post circumcision UTI frequency, anterior and posterior pelvis diameter on USG, scarring on DMSA, differential function on DTPA and growth (height, SDS) and nutrition (relative weight). Out of 178 patients (234 renal units) included in the study, 29 were diagnosed with VUR, 87 with obstructive uropathy and 54 with non-obstructive uropathy. The mean follow-up duration for all patients was 45±24.9 months and 111 (149 renal units) out of 133 (172 renal units) male patients were circumcised. These circumcised cases showed higher UTI frequency (2.97±1.14) in pre-circumcision period than post-circumcision period (0.25±0.67) (p<0.05). Similarly, in pre-circumcision period, UTI frequency (2.97±1.14) in circumcised male cases was higher than the frequencies observed among female cases (0.85±0.91), uncircumcised cases and all cases. Circumcision led to a statistically significant decrease in parenchymal damage in all cases and in cases with obstructive uropathy. Aınong all cases except patients • diagnosed with VUR, the effect of circumcision on increase in height was higher in circumscribed patients than uncircumcised cases and female patients. The positive effect of circumcision on increase in height and decrease in UTI frequency was not observed in nutrition scores. Consequently, evaluation of infants with the diagnosis of antenatal hydronephrosis with serial ultrasonography and other radiological imaging methods after the first week of postnatal period and follow-up will enable the early recognition o existing obstructive pathologies in the urinary system. At the same time, close follow-up of cases for UTI, use of prophylactic antibiotics and early circumcision of male infants will decrease UTI frequency, prevent any possible parenchymal damage in kidneys and have positive effects on the growth and development of cases.

Benzer Tezler

  1. Orta ve ağır primer vezikoüreteral reflü ile ilişkili konjenital ve edinsel böbrek parankim hasarı olan hastaların klinikve radyolojik açıdan karşılaştırılması

    Medium and severe primary vesicoureteral refluxcongenital and acquired ki̇dney associated withclinical patients with parankim damageand radiological comparison

    GÜLCAN ERBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA MUTLUBAŞ

  2. Antenatal hidronefroz tanılı hastaların postnatal izlemi

    Postnatal follow up of the patients with antenatal hydronephrosis

    ÖNDER KILIÇASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. NURVER AKINCI

  3. Çocuk Nefroloji Kliniğimizde değerlendirilen voiding sistoüretrografi endikasyonlarının ve sonuçlarının gözden geçirilmesi

    Review of voiding cystourethrography indications and results evaluated in our Children's Nephrology Clinic

    PELİN LALEOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SALİH KAVUKÇU

  4. Doğumsal böbrek ve üriner anomalili çocukların klinik ve demografik özelliklerinin retrospektif değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    HÜSEYİN SALİH GÜNGÖR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KENAN BEK

  5. Hidronefroz tanısı alan çocukların değerlendirilmesi, takibi ve prognozu

    Assessment, follow-up and prognosis of children with hydronephrosis

    BÜŞRA FİLİZ GENÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UMUT SELDA BAYRAKCİ