Geri Dön

Anti-nöbet ilaç kullanan epilepsi tanılı çocuklarda, interiktal anksiyete düzeyi ve anksiyete ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi

Evaluation of interictal anxiety level and anxiety-related factors in children with epilepsy using anti-seizure drugs

  1. Tez No: 819376
  2. Yazar: BUSE YILMAZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BÜLENT ÜNAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: anksiyete, antikonvulzan ilaçlar, anti-nöbet ilaçlar, çocuk, depresyon, epilepsi, Antikonvülsanlar, Nöbetler, İlaç kullanımı, anti-seizure drugs, anticonvulsant drugs, anxiety, children, depression, epilepsy, Anticonvulsants, Seizures, Drug utilization
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Epilepsi, çocuklarda en sık görülen kronik nörolojik hastalıktır. Psikiyatrik komorbiditelere epilepsili hastalarda oldukça sık rastlanır. Epilepsili çocuklarda diğer kronik hastalıklara sahip olan çocuklara göre daha yüksek düzeyde anksiyete ve depresyonla karşılaşıldığı bilinmektedir, ancak bu hastalardaki anksiyete üzerine etkili faktörler halen tartışmalıdır. Bu çalışmada, epilepsi tanılı anti-nöbet ilaç tedavisi alan çocuklarda, interiktal anksiyete düzeyi ve anksiyete duyarlılığı üzerinde tıbbi ve sosyodemografik değişkenlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 1 Aralık 2022 – 31 Mart 2023 tarihleri arasında Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nöroloji Polikliniklerinde epilepsi tanısı ile takip edilen, çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan, 8-18 yaş arası 136 hasta dahil edildi. Hastalar nöbet tipleri, epilepsi sendromu tipleri, EEG'de epileptiform aktivitenin görüldüğü yer, kullandıkları anti-nöbet ilaç çeşidi, ilaç sayısı, kan ilaç düzeyi, anti-nöbet ilaca bağlı yan etki varlığı, epilepsi tanı tarihleri, son nöbet tarihleri, kardeş sayısı, annenin çalışma durumu, evde çekirdek aile dışında yaşayan bir kişi olması durumu, evde yaşayanlara arasında kronik bir hastalık varlığına göre gruplandırıldı. Hastalara Revize Edilmiş Çocuk Anksiyete ve Depresyon Skalası–Çocuk Formu (The Revised Child Anxiety and Depression Scale Child Version, RCADS-CV) (ÇADÖ-Y) ve Çocuklar İçin Anksiyete Duyarlılık İndeksi (Childhood Anxiety Severity Index, CASI) (ÇADİ) uygulandı. Aynı anda hastaların bakımından sorumlu ebeveynine Revize Edilmiş Çocuk Anksiyete ve Depresyon Skalası–Ebeveyn formu (The Revised Child Anxiety and Depression Scale Parent Version, RCADS-PV) (ÇADÖ-Y) uygulandı. Ölçek puanları ile değişkenler arasındaki ilişki değerlendirildi. Bulgular: Kardeş sayısının artmasının epilepsili çocuklarda daha yüksek anksiyete düzeyi ve sosyal anksiyete duyarlılığı düzeyiyle anlamlı istatistiksel ilişkisi olduğu tespit edildi. Total anksiyete ve depresyon düzeyi en yüksek olan grubu üç kardeş olanlar olduğu, bunu dört ve üzeri kardeşi olanların takip ettiği görüldü (p=0,009, p=0,013, p<0,050). Ayrılık anksiyetesi düzeyi ile kardeş sayısının doğru orantılı olduğu, kardeş sayısı arttıkça ayrılık anksiyetesi düzeyinin arttığı saptandı (p=0,004, p<0,050). Sosyal anksiyete duyarlılığının normal olmaması hali en yüksek üç kardeş sonrasında dört ve üzeri kardeş olanlarda görüldü (p=0,025, p<0,050). Annesi çalışmayan epilepsili çocuklarda ayrılık anksiyetesinin daha yüksek olduğu saptandı (p=0,036, p=0,023, p<0,050). Evde çekirdek aile dışında bir kişinin bulunmasının epilepsili çocuklarda anksiyete düzeyi ve anksiyete duyarlılığı üzerine etkili olmadığı (p>0,050) ancak aynı evde yaşayanlarda kronik hastalık olmasının çocuğun anksiyete duyarlılığını arttırdığı saptandı (p=0,006, p<0,050). Politerapiyle total anksiyete ve depresyon düzeyi ve alt boyutların düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmedi (p=0,306, p=0,154, p>0,050). Politerapi alan çocuklarda fiziksel anksiyete duyarlılığının monoterapi alanlara göre yüksek olduğu saptandı (p=0,019, p<0,050). Kan ilaç düzeyi ile anksiyete duyarlılığı ve total anksiyete ve depresyon düzeyi arasında ilişki saptanmadı (p=0,336, p=0,551, p=0,302, p>0,050). Ancak ilaç düzeyi yüksek olan 8 hastanın hiçbirinde sosyal fobi puanı yüksek saptanmadı ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü (p=0,017, p<0,050). Jeneralize nöbeti olan çocuklarda fokal nöbeti olanlara göre total anksiyete duyarlılığı düzeyi daha yüksek saptandı (p=0,047, p<0,050). EEG'de fokal epileptiform aktivite görülen hastalarda multifokal, jeneralize aktivite görülen ve EEG'de patoloji saptanmayan hastalara göre daha yüksek oranda yüksek total anksiyete düzeyi ve yaygın anksiyete bozukluğu saptandı (p=0,002, p=0,017, p<0,050). Yan etki görülenlerde yaygın anksiyete bozukluğunun ve bilişsel anksiyete duyarlılığının daha yüksek olduğu görüldü (p=0,018, p=0,027, p<0,050). Çalışmamızda anksiyete duyarlılığı ve anksiyete düzeyi ile ilaç çeşidi, epilepsi sendromu, tanı zamanı ve son nöbet zamanı arasında ilişki tespit edilmedi (p>0,050). Sonuç: Bu çalışma epilepsi tanısıyla anti-nöbet ilaç kullanan çocuklarda anksiyete düzeyinin ve anksiyete üzerine etkili faktörlerin gerek tıbbi gerek sosyodemografik olarak geniş kapsamda değerlendirildiği az sayıda çalışmadan biridir ve bildiğimiz kadarıyla epilepsili çocuklarda anksiyete duyarlılığının ve kan ilaç düzeyi değişkeninin değerlendirildiği ilk çalışmadır. Epilepsi tanısıyla anti-nöbet ilaç kullanan çocuklarda; kardeş sayısı, annenin çalışma durumu, çocukla aynı evde yaşayıp kronik hastalığı olan bir kişi olması, anti-nöbet ilaç sayısı, kan ilaç düzeyi, nöbet tipi, EEG'de epileptiform aktivitenin görüldüğü yer, anti-nöbet ilaca bağlı yan etki ile anksiyete duyarlılığı ve anksiyete düzeyi arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anlamlı bir ilişki tespit edilemeyen diğer değişkenler için daha fazla çalışma yapılabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: The most prevalent chronic neurological condition affecting children is epilepsy. Patients with epilepsy frequently have psychiatric comorbidities. The causes of anxiety in these patients are still up for debate, but it is well known that children with epilepsy have higher levels of anxiety and depression than children with other chronic illnesses. In this study, the effects of medical and sociodemographic factors on the level of interictal anxiety and anxiety sensitivity in children with epilepsy who are taking anti-seizure medication were evaluated. Materials and Methods: The study included 136 patients aged 8-18 years, who were followed with the diagnosis of epilepsy in Gülhane Training and Research Hospital Pediatric Neurology Outpatient Clinics between December 1, 2022 and March 31, 2023. Patients were classified according to seizure types, epilepsy syndrome types, where epileptiform activity seen in EEG, type of anti-seizure drug they use, number of drugs, blood drug level, presence of anti-seizure drug-related side effects, epilepsy diagnosis dates, last seizure dates, the number of siblings, the working status of the mother, the presence of a person living outside the nuclear family at home, and the presence of a chronic disease among those living at home. Both of the Childhood Anxiety Severity Index (CASI) and the Revised Child Anxiety and Depression Scale Child Version (RCADS-CV) were used. The caregiver parents of the patients were also given the Revised Child Anxiety and Depression Scale Parent Version (RCADS-PV). The correlation between the variables and the scale scores was evaluated. Results: It was found that among children with epilepsy, having more siblings was statistically associated with higher levels of anxiety and social anxiety sensitivity. It was found that those who had two siblings had the highest levels of overall anxiety and depression, followed by those who had three or more siblings (p=0,009, p=0,013, p<0,050). It was determined that the level of separation anxiety was directly proportional to the number of siblings, and the level of separation anxiety increased as the number of siblings increased (p=0,004, p<0,050). The state of abnormal social anxiety sensitivity was seen in those who had the highest two siblings, followed by three or more siblings (p=0,025, p<0,050). Children with epilepsy whose mothers did not work were found to have higher separation anxiety (p=0,036, p=0,023, p<0,050). Children with epilepsy were found to have no difference in their anxiety levels or sensitivity to anxiety when someone other than their nuclear family lived with them (p>0,050), but have higher sensitivity to anxiety who someone in the household had a chronic illness (p=0,006, p<0,050). Polytherapy did not have a statistically significant relationship to the degree of overall anxiety, depression, or sub-dimensions (p=0,306, p=0,154, p>0,050). It was determined that physical anxiety sensitivity in children who received polytherapy was higher than those who received monotherapy. (p=0,019, p<0,050). There was no correlation between blood drug level and anxiety sensitivity, total anxiety and depression level (p=0,336, p=0,551, p=0,302, p>0,050). On the other hand, none of the eight patients with high drug levels had a high social phobia score, which was found to be statistically significant (p=0,017, p<0,050). Total anxiety sensitivity level was found to be higher in children with generalized seizures than in children with focal seizures (p=0.047, p<0.050). Patients with focal epileptiform activity on EEG had a higher total anxiety level and generalized anxiety disorder than patients with multifocal, generalized activity and no pathology on EEG (p=0,002, p=0,017, p<0,050). Generalized anxiety disorder and cognitive anxiety sensitivity were found to be higher in those who had side effects (p=0,018, p=0,027, p<0,050). In our study, no relation was found between anxiety sensitivity and anxiety level and drug type, seizure type, epilepsy type, epilepsy syndrome, diagnosis time and last seizure time (p>0,050). Conclusion: This study is one of the few studies in which the level of anxiety and the factors affecting anxiety in children with the diagnosis of epilepsy and using anti-seizure medication were evaluated in a comprehensive way, both medically and sociodemographically. To the best of our knowledge, this is the first study to evaluate anxiety sensitivity and blood drug level variable in children with epilepsy. It has been found that there is a correlation between the number of siblings, the mother's employment status, living in the same home as the child, having a chronic illness, the number of anti-seizure medications, the blood medication level, seizure type, where epileptiform activity is seen on EEG, the side effects of anti-seizure medication, anxiety sensitivity, and anxiety level in children with epilepsy who are taking anti-seizure medication. Further studies can be done for other variables for which no significant relationship can be detected.

Benzer Tezler

  1. Epilepsi tanılı levetirasetam kullanan çocuklarda glomerüler filtrasyon hızının serum levetirasetam düzeyi ve levetirasetamdozu arasındaki ilişkiye etkisinin incelenmesi

    Investigation of the effect of glomerular filtration rate on the relationship between serum levetiracetam level and levetiracetam dose in children diagnosed with epilepsy

    ELİF ÖZCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT ELEVLİ

    DR. GÜNCE BAŞARIR

  2. Epilepsili çocuk hastalarda tedaviye uyum ve tedaviye uyumu etkileyen faktörler

    Compliance with treatment in child patients with epilepsy and factors affecting compliance with treatment

    MERVE GÖKÇE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBalıkesir Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HİLAL AYDIN

  3. Tuberoskleroz kompleks tanılı çocuk hastalarda epileptogenezis

    Epileptogenesis in pediatric patients with tuberous sclerosis complex

    MELTEM ORBAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HEPSEN MİNE SERİN

  4. Serebral palsili hastaların demografik ve etiyolojik açıdan değerlendirilmesi ve vitamin D (vit D) düzeylerinin serebral palsi tiplerine göre analizi

    Demographic and etiological evaluation of patients with cerebral palsy and analysis of vitamin D (vit D) levels according to cerebral palsy types

    BÜŞRA ELİF ŞAHİN GÖLGE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NESRİN CEYLAN

  5. Epilepsi tanılı hastalarda huzursuz bacaklar sendromu sıklığı

    The frequency of restless legs syndrome on epileptic patients

    İLKER ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    NörolojiÇukurova Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KEZBAN ASLAN