Geri Dön

Serebral palsili hastaların demografik ve etiyolojik açıdan değerlendirilmesi ve vitamin D (vit D) düzeylerinin serebral palsi tiplerine göre analizi

Demographic and etiological evaluation of patients with cerebral palsy and analysis of vitamin D (vit D) levels according to cerebral palsy types

  1. Tez No: 992368
  2. Yazar: BÜŞRA ELİF ŞAHİN GÖLGE
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NESRİN CEYLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Serebral palsi (SP) gelişmekte olan beyin hasar görmesi sonucunda motor fonksiyonların etkilenmesi ile karşımıza çıkan çocukluk çağında yaygın olarak görülen bir hastalıktır. İlerleyici olmayan hasar, motor ve nörokognitif gerilik, epilepsi, emosyonel sorunlar, işitme ve görme patolojileri ve kas iskelet sistemini etkileyen sorunlar eşlik edebilmektedir. D vitamini akut ve kronik hastalıklar ile ilişkisi bulunan, güneş ışığı ile temas sonucu deride üretilen, yağda çözünen, hayati öneme sahip sekosteroid yapıda bir prohormondur. D vitamini eksikliği, SP tanısı konulan çocuklarda kemik mineral yoğunluğunun azalmasına önemli katkıda bulunan bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı bu hastaların D vitamini düzeylerini tespit etmek ve SP'li hastaların demografik ve etiyolojik özelliklerini analiz etmektir. Ayrıca SP'nin farklı alt tiplerindeki D vitamin düzeyleri karşılaştırılarak D Vitamini'nin SP'nin motor işlevleri ve komorbiditeleri üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli, gözlemsel ve retrospektif bir araştırmadır. Ankara Şehir Hastanesi Çocuk Nöroloji Polikliniğine ve Genel Pediatri Polikliniğine Mart 2021-Aralık 2024 tarihleri arasında başvuran 1141 SP'li hasta tarandı. Bu hastalar arasından başvuru anında yaşı 2-18 yaş olan, SP ayırıcı tanısında yer alan tüm hastalıkların dışlandığı ve İlerleyici olmayan nörolojik hastalık tanısı olan, Serum D Vitamini (25 OH D3), Kalsiyum (Ca), Fosfor (P), Alkalen fosfataz (ALP), Parathormon (PTH), Üre, Kreatinin düzeyleri ve tam kan sayımı bakılmış olan 301 (%26,3) hasta çalışmaya dahil edildi. Renal yetmezlik, karaciğer yetmezliği, kemik metabolizma hastalığı olanlar, Postnatal 1. aydan sonra enfeksiyon, travma, intrakranial kitle, kanama vb. kranial hadiseler nedeniyle sekel olarak immobilizasyon gelişen hastalar ve hastane dosya verilerinde eksiklik olanlar çalışma dışı bırakıldı. Çalışmaya dahil edilen hastaların demografik bilgileri, antropometrik ölçüleri, etyolojileri, klinik ve laboratuvar bulguları ve eşlik eden problemleri, kullandığı ilaçları kaydedildi. Çalışmada yer alan hasta verileri, tek hekim tarafından geriye dönük olarak hasta bazlı arşiv dosyalarındaki kayıtlar ile hasta bilgi yönetim sistemi verilerinden elde edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 301 çocuğun 166'sı (%55,1) erkek, 135'i (%44,9) kızdı ve yaş ortancası 8 yıl (Q1=5, Q3=10) olarak saptandı. SP alt tipleri incelendiğinde, Spastik SP olan hasta sayısı 286 (%95), diskinetik SP hasta sayısı 14 (%4,7) ve ataksik SP olan hasta sayısı ise sadece 1 (%0,3)'dir. Spastik SP'li çocuklar (n=286) diplejik, hemiplejik ve kuadriplejik spastik SP olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Spastik dipleji alt grubundaki çocuk hasta sayısı 57 (%20), spastik hemipleji alt grubundaki hasta sayısı 65 (%22,7) ve spastik kuadriplejik alt grubundaki hasta sayısı ise 164 (%57,3)'tür. Spastik SP'li olan çocukların ortalama D vitamini düzeyleri 23 ng/ml ve ortancası 21,5 (Q1=15 ve Q3=28,8) ng/ml'dir. Diskinetik SP'li hastaların ortalama D vitamini düzeyleri 26,9 ng/ml ve ortanca değeri 24,5 (Q1=20 ve Q3=29,5) ng/ml ve ataksik SP'li olan 1 çocuğun D vitamini düzeyi ise 22 ng/ml'dir. Çalışmaya alınan hastalarda ortalama serum D vitamini düzeyi 23,2 ng/mL olup, hastaların %46,5'inde D vitamini eksikliği (<20 ng/ml), %29,2'sinde sınırda değerler (20–30 ng/ml) ve %24,3'ünde yeterli düzeyler (>30 ng/ml) saptandı. D vitamini eksikliği olan grupta ortalama düzey 13,9 ng/mL olarak belirlendi. Mobilizasyon düzeyine göre yapılan analizde, Kaba Motor Fonksiyon Sınıflama Sistemi (KMFSS) IV–V düzeyinde (immobil) olan hastalarda D vitamini ortalaması 24,6 ng/mL iken, KMFSS I–III düzeyinde (mobil) olanlarda 21,5 ng/ml idi; immobil hastalarda D vitamini düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,05). Epilepsi, SP'li çocukların %68,1'inde (n=205) görüldü. Epilepsisi olan çocukların ortalama D vitamini düzeyi 24,4 ng/ml, epilepsisi olmayanların ise 20,5 ng/ml idi; iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,065). Antinöbet ilaç kullanan hastaların oranı %63,8 (n=192) olup, bu grubun ortalama D vitamini düzeyinin (24,8 ng/ml) ilaç kullanmayanlara (20,4 ng/ml) kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğu bulundu (p=0,01). Ayrıca, antinöbet ilaç kullanan hastaların %12,5'i, kullanmayanların %8,3'ü D vitamini desteği almaktaydı. Laboratuvar parametreleri arasında, D vitamini düzeyleri ile ALP (ρ=-0,169, p=0,003) ve kreatinin (ρ=-0,187, p<0,001) arasında zayıf negatif korelasyon saptanırken, PTH, kalsiyum ve fosfor düzeyleriyle anlamlı ilişki bulunmamıştır. Çoklu lojistik regresyon analizine göre, D vitamini yetersizliği riskinin yaşla birlikte arttığı (OR=1,162, p=0,004), kız cinsiyetinde erkeklere göre 2,5 kat daha yüksek olduğu (OR=2,471, p=0,002) ve oral beslenemeyen hastalarda bu riskin 3,1 kat arttığı (OR=3,106, p=0,009) belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmada D vitamini eksikliği hastaların önemli bir bölümünde saptanmış; ancak immobil hastalarda düzeylerin görece yüksek olması, düzenli klinik takip ve enteral destekle ilişkili bulunmuştur. Yaş, kadın cinsiyet ve beslenme yetersizliği D vitamini eksikliği için bağımsız risk faktörleri olarak belirlenmiştir. Epilepsi varlığı D vitamini düzeylerini anlamlı biçimde etkilememiştir. Sonuç olarak, D vitamini düzeylerinin düzenli izlenmesi, özellikle yüksek riskli SP'li çocuklarda multidisipliner takip ve beslenme desteğinin sürekliliği açısından klinik önem taşımaktadır. Böylece günümüzde sayıları giderek artmakta olan serebral palsili hastaların hayat kalitelerinin artırılması, komorbit hastalıkların azaltılması ile birlikte uygun tanı ve tedaviyle bu hasta grubunun hastane yatışlarının azaltılması ve elde edilen veriler doğrultusunda D vitamini eksikliğinin SP'nin klinik seyrine olası etkilerinin ortaya konulması ve bu hastalarda uygun tedavi ve izlem stratejilerinin geliştirilmesi önerilir.

Özet (Çeviri)

Objective: Cerebral palsy (CP) is a common childhood disorder that arises from damage to the developing brain, resulting in impaired motor functions. Although the lesion is non-progressive, it may be accompanied by motor and neurocognitive delays, epilepsy, emotional and behavioral issues, hearing and visual impairments, and various musculoskeletal complications. Vitamin D, a fat-soluble secosteroid prohormone synthesized in the skin upon exposure to sunlight, plays an essential role in numerous acute and chronic disease processes. Deficiency of vitamin D is recognized as a significant contributing factor to reduced bone mineral density in children diagnosed with CP. The present study aimed to determine the serum vitamin D levels of children with CP and to analyze their demographic and etiological characteristics. Additionally, by comparing vitamin D levels across different CP subtypes, this study sought to evaluate the potential influence of vitamin D on motor function and comorbid conditions associated with cerebral palsy. Materials and Methods: This study was designed as a single-center, observational, and retrospective analysis. A total of 1,141 children diagnosed with cerebral palsy (CP) who were admitted to the Pediatric Neurology and General Pediatrics Outpatient Clinics of Ankara City Hospital between March 2021 and December 2024 were screened. Among them, 301 patients aged between 2 and 18 years, diagnosed with non-progressive neurological disorders, and with available laboratory data for serum vitamin D (25-OH D₃), calcium, phosphorus, alkaline phosphatase (ALP), parathyroid hormone (PTH), urea, creatinine, and complete blood count were included in the study. Patients with renal or hepatic failure, metabolic bone diseases, or those who developed immobilization secondary to postnatal intracranial events (such as infection, trauma, hemorrhage, or tumor) were excluded. Cases with incomplete medical records were also omitted from the analysis. Demographic information, anthropometric measurements, etiological factors, clinical and laboratory findings, comorbidities, and medication histories of all participants were recorded. Patient data were obtained retrospectively by a single physician using both archived hospital records and the hospital information management system. Results: A total of 301 children were included in the study, consisting of 166 boys (55.1%) and 135 girls (44.9%), with a median age of 8 years (Q1=5, Q3=10). Examination of SP subtypes revealed that 286 children (95%) had spastic cerebral palsy, 14 (4.7%) had dyskinetic CP, and only one child (0.3%) was diagnosed with the ataxic type. Among those with spastic CP (n=286), three subgroups were identified: spastic diplegia in 57 children (20%), spastic hemiplegia in 65 (22.7%), and spastic quadriplegia in 164 (57.3%).The mean serum vitamin D level was 23 ng/mL (median: 21.5; Q1=15, Q3=28.8) in children with spastic CP. In the dyskinetic group, the mean and median values were 26.9 ng/mL and 24.5 ng/mL (Q1=20, Q3=29.5), respectively, while the only child with ataxic CP had a level of 22 ng/mL. Overall, the mean vitamin D concentration in the study population was 23.2 ng/mL. Vitamin D deficiency (<20 ng/mL) was identified in 46.5% of the children, insufficiency (20–30 ng/mL) in 29.2%, and sufficient levels (>30 ng/mL) in 24.3%. Among those with deficiency, the mean level was 13.9 ng/mL.When evaluated according to mobility, children classified as GMFCS levels IV–V (immobile) had a higher mean vitamin D level (24.6 ng/mL) compared with those in GMFCS levels I–III (mobile), whose mean level was 21.5 ng/ml; this difference was statistically significant (p <0.05). Epilepsy was present in 205 children (68.1%). Although the mean vitamin D concentration was higher in children with epilepsy (24.4 ng/ml) compared with those without epilepsy (20.5 ng/mL), the difference was not statistically significant (p = 0.065). Antiseizure medication use was reported in 192 children (63.8%). Children receiving these medications had significantly higher vitamin D levels (24.8 ng/mL) compared with those who were not taking antiseizure drugs (20.4 ng/mL) (p = 0.01). Additionally, vitamin D supplementation was noted in 12.5% of children using antiseizure medications and 8.3% of non-users.Regarding laboratory findings, serum vitamin D levels were weakly and negatively correlated with ALP (ρ = –0.169, p = 0.003) and creatinine (ρ = –0.187, p <0.001), while no significant associations were observed with PTH, calcium, or phosphorus levels. Multivariate logistic regression analysis demonstrated that the risk of vitamin D deficiency increased with age (OR = 1.162, p = 0.004), was 2.5 times higher in girls than in boys (OR = 2.471, p = 0.002), and was 3.1 times higher in children who were unable to take oral nutrition (OR = 3.106, p = 0.009). Conclusion: In this study, vitamin D deficiency was identified in a substantial proportion of children with cerebral palsy. Interestingly, vitamin D levels were relatively higher among immobilized patients, which may be attributed to more consistent clinical monitoring and enteral nutritional support. Increasing age, female sex, and inadequate nutritional status were determined to be independent risk factors for vitamin D deficiency, whereas the presence of epilepsy did not show a significant association with serum vitamin D concentrations. Regular monitoring of vitamin D levels is therefore crucial, particularly in high-risk CP patients, to ensure continuous multidisciplinary follow-up and adequate nutritional management. Maintaining optimal vitamin D status may contribute to improving quality of life, reducing comorbidities, and minimizing hospital admissions in this growing patient population. Based on these findings, establishing standardized monitoring protocols and tailored supplementation strategies for children with cerebral palsy is strongly recommended.

Benzer Tezler

  1. Türkiye'de serebral hareket bozukluklarının etiyolojisi epidemiyolojisi ve bazı klinik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    AŞER BENSUSAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Akut miyokard infarktüsünde intravenöz heparin tedavisi ile alınan sonuçlar (karşılaştırmalı bir çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET ALİ ÇOBANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REMZİ ÖZCAN

  3. Epileptik hastaları değerlendirmede komputerize tomografinin yeri

    Başlık çevirisi yok

    F.BİRSEN İNCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Nörolojiİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

  4. Beyin korteksinde kolinerjik sinaptik ileti

    Başlık çevirisi yok

    FERAYE ŞENYUVA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1977

    FizyolojiAtatürk Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı