Palyatif bakım ünitesinde yatan hastalarda bası yarası risk faktörlerinin retrospektif analizi
Patients in the palliative care unit retrospective analysis of pressure sores risk factors
- Tez No: 773878
- Danışmanlar: PROF. DR. SÜLEYMAN GÖRPELİOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Palyatif bakım, bası yarası, risk faktörleri, Basınç ülserleri, Hasta bakımı, Retrospektif çalışmalar, Yatan hastalar, Palliative care, pressure sores, risk factors, Pressure ulcer, Patient care, Retrospective studies, Inpatients
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Palyatif bakım merkezinde yatan hastalarda bası yarası gelişme riski diğer hasta gruplarına kıyasla daha yüksektir. Bası yaralarında en etkin yaklaşım risk altındaki hastaları belirlemek ve bası yarası oluşumunu önlemektir. Primer görevi koruyucu hekimlik olan aile hekimlerine de bası yarasının önlenmesi, tanı ve takibi için büyük rol düşmektedir. Bu çalışmada, hastanemiz palyatif bakım ünitesinde tedavi gören hastalarda, bası yarasını etkileyen risk faktörlerini belirlemek ve bu konudaki çalışmalara bilimsel katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve retrospektif olarak planlanan araştırmamızın materyalini 01.09.2019 ile 31.07.2022 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde palyatif bakım ünitesinde yatarak tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Çalışmamıza 90 bası yarası olan ve 90 bası yarası olmayan 180 hasta verisi dahil edilmiştir. Hastaların yaşları, cinsiyetleri, komorbideteleri, beslenme şekilleri, hastanede yatış süreleri, palyatif bakım ünitesine geliş ve çıkış şekilleri, laboratuvar bulguları kaydedilmiştir. Elde edilen bilgiler bası yarası bilgileri ile birleştirilmiş, IBM SPSS 21.0 programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 69,98±17,68'dir. Hastaların %45,6'sı kadındır. İmmobil (p<0,001), anoksik beyin hasarı (p=0,002), epilepsi (p=0,017), fekal inkontinans (p<0,001), üriner katater (p<0,001) olan hastalarda bası yarası varlığının artmış olduğu saptanmaktadır. Hastanede yatış süresi uzadıkça bası yarası varlığı artmıştır (p<0,001). WBC (p<0,001), PLT (p=0,013), LYM (p<0,001) arttıkça bası yarası varlığının arttığı saptanmaktadır. HGB (p<0,001), HTC (p<0,001), Na (p<0,001), Alb (p<0,001), T.pro (p=0,030) değeri azaldıkça bası varlığının azaldığı saptanmaktadır. Palyatif bakım servisine yoğun bakım ünitesinden nakledilen hastalarda bası yarası varlığı daha yüksek olarak saptanmaktadır (p=0,014). Oral alımı olanlarda bası yarası varlığı daha azdır (p=0,003). Gastrostomisi olan hastalarda bası yarası varlığı daha fazladır (p<0,001). Kan değerlerinin bası yarası varlığına ilişkin etkilerini belirten regresyon modelinde, kan parametreleri beraber değerlendirildiğinde HTC (p=0,047), LYM (p=0,002), Na (p=0,010), T.pro (p=0,011), Alb (p<0,001) değerlerinin bası yarası varlığını etkilediği gözlemlenmektedir. Sonuç: Bası yarası varlığı ile hastaların hastanede yatış süresi, immobilizasyon, fekal inkontinans, üriner katater varlığı, hemoglobin ve hemotokrit düşüklüğü, hiponatremi, hipoalbuminemi, hipoproteinemi arasında anlamlılık vardır. Koruyucu hekimlikle kolaylıkla önlenebilecek bir fenomen olan bası yaraları, aile hekimleri de dahil olmak üzere sağlık çalışanlarının riskli bireyleri tespiti, hasta ve bakım verenin bu konudaki farkındalığının artması ile morbidite ve mortalite oranlarını azaltmak adına önemlidir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Patients in palliative care units have a higher risk of developing pressure sores compared to other patient groups. The most effective approach in pressure sores is to identify patients at risk and prevent the development of pressure sores. Family practitioners, whose primary duty is concierge medicine, have a great role in the prevention, diagnosis and follow-up of pressure sores. In this study, it is aimed to determine the risk factors affecting pressure sores in patients treated in the palliative care unit of our hospital and to make a scientific contribution to the studies on this subject. Materials and Methods: The material of our descriptive and retrospective study consists of patients who were hospitalised in the palliative care unit at the University of Health Sciences Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Training and Research Hospital between 01.09.2019 and 31.07.2022. Data of 180 patients with 90 pressure sores and 90 patients without pressure sores were included in the study. Patients' ages, genders, comorbidities, dietary patterns, duration of hospitalisation, their conditions of arrival and departure to the palliative care unit, and laboratory findings were recorded. The data obtained were combined with pressure sore data and analysed with IBM SPSS 21.0 software. Results: The average age of the patients included in the study was 69.98±17.68 years. 45.6% of the patients were female. The presence of pressure sores increased in patients who were immobile (p<0.001), had anoxic brain injury (p=0.002), epilepsy (p=0.017), faecal incontinence (p<0.001) and urinary catheter (p<0.001). The presence of pressure sores increased as the length of hospital stay increased (p<0.001). The presence of pressure sores increased as WBC (p<0.001), PLT (p=0.013), LYM (p<0.001) increased. As HGB (p<0.001), HTC (p<0.001), Na (p<0.001), Alb (p<0.001), T.pro (p=0.030) decreased, the presence of pressure sores decreased. The presence of pressure sores was found to be higher in patients transferred to palliative care service from intensive care unit (p=0,014). The presence of pressure sores was less in patients with oral intake (p=0.003). The presence of pressure sores was higher in patients with gastrostomy (p<0.001). In the regression model indicating the effects of blood values on the presence of pressure sores, it was observed that HTC (p=0,047), LYM (p=0,002), Na (p=0,010), T.pro (p=0,011), Alb (p<0,001) values affected the presence of pressure sores when blood parameters were evaluated together. Conclusion: There is a significance between the presence of pressure sores and patients' duration of hospital stay, immobilization, fecal incontinence, presence of urinary catheter, low hemoglobin and hematocrit, hyponatremia, hypoalbuminemia, hypoproteinemia. Pressure sores, a phenomenon that can be easily prevented by concierge medicine, which is important in order to reduce morbidity and mortality rates by detecting risky individuals by healthcare professionals, including family practitioners, and increasing the awareness of patients and caregivers on this subject.
Benzer Tezler
- Palyatif bakım servisi'nde yatan hastaların klinik durumları ve prognozları ile idrar kültürü ve antibiyogram sonuçları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between urine culture and antibiogram results and clinical status and prognosis of patients hospitalized in palliative care service
ALPARSLAN KAAN SUNGUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖZLEM GÜÇ SUVAK
- Yoğun bakımda izlenen son dönem hastaların süreçlerinin değerlendirilmesi
Process evaluati̇on of end stage i̇ntensi̇ve care pati̇ents
SEMİHA YALÇIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Anestezi ve ReanimasyonPamukkale ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜLYA SUNGURTEKİN
- Palyatif bakım ünitesinde yatan hastalarda Nötrofil/Lenfosit, Trombosit /Lenfosit, CRP/Albümin, Prokalsitonin /Albümin oranlarının yatış süresi ve mortalite üzerindeki prognostik değerlerinin retrospektif incelenmesi
Retrospective evaluation of the prognostic value of neutrophil-to-lymphocyte, platelet-to-lymphocyte, CRP-to-albumin,procalcitonin-to-albumin ratios on length of stay and mortality in palliative care unit patients
FEYZA KARAHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Aile HekimliğiTokat Gaziosmanpaşa ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NAGİHAN YILDIZ ÇELTEK
- Üniversitemiz palyatif bakım ünitesinde yatan hastalarda mortalite ile ilişkili parametrelerin prospektif olarak incelenmesi
Prospective investigation of parameters associated with mortality in patients hospitalized in the palliative care unit of our university
MURAT FURKAN VURAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
GeriatriAtatürk Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PINAR TOSUN TAŞAR
- Palyatif bakım servisinde yatan yaşlı hastalarda depresyon sıklığı ve ilişkili klinik ve ultrasonografik kas parametreleri
The prevalence of depression and associated clinical and ultrasonographic muscle parameters in older patients hospitalized in a palliative care unit
AHMET KANYILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
GeriatriSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NEZAHAT MÜGE ÇATIKKAŞ