BCR-ABL negatif kronik miyeloproliferatif neoplazilerin klinik, demografik, moleküler verilerinin retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of clinical, demographic, molecular data of BCR-ABL negative chronic myeloproliferative neoplasia
- Tez No: 741192
- Danışmanlar: PROF. DR. İNCİ ALACACIOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Hematoloji, Hematology
- Anahtar Kelimeler: Kronik miyeloproliferatif hastalıklar, tromboz, sağkalım, Demografi, Kemik iliği, Miyeloproliferatif hastalıklar, Moleküler yapı, Neoplazmlar, Chronic myeloproliferative diseases, thrombosis, survival, Demography, Bone marrow, Myeloproliferative disorders, Molecular structure, Neoplasms
- Yıl: 2022
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: BCR-ABL negatif myeloproliferative neoplaziler, kemik iliğinde myeloid serinin aşırı üretimi ile karakterizedir. En sık görülenleri Polisitemia Vera (PV), Esansiyel Trombositoz (ET) ve Primer Myelofibrozdur (PMF). Bu çalışmada Dokuz Eylül Üniversitesi Hematoloji Polikliniği'nde takipli bu üç grup hastanın klinik, demografik, moleküler verilerinin ve sağkalım analizlerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Materyal ve metod: Ocak 2012 ve Mayıs 2021 arasında poliklinik başvurusu ile 2016 WHO (World Healt Organization) kriterlerine göre tanı konulan tek merkezli çalışmada ET'li 230, PV'li 104 ve PMF'li 29 hasta olmak üzere toplam 363 hasta verisi retrospektif olarak incelendi. Bulgular: JAK-2 mutasyonu PV'li hastaların %85,1'inde, ET'li hastaların %65,4'ünde ve PMF'li hastaların %60'ında pozitif bulundu. Tanıda tromboz , PV'li hastaların %18'i, ET'li hastaların %19,1'i ve PMF'li hastaların %10,3'ünde saptandı. Üç yüz yirmi hasta (%88,2) sitoredüktif tedavi almıştı. En sık kullanılan ilaç hidroksiüre (HU) (%85,7) idi. Lösemik ve fibrotik transformasyon oranı %1,6 ve %14,5 idi.Tromboz riski oluşturan anlamlı iki risk faktörü olarak yaş (p<0,001) ve JAK2V617F (p=0,002) saptandı. 10 yıllık hesaplanan toplam sağkalım PV'de %90,3, ET'de %86 ve PMF hastalarında %58,6 idi. Sağkalım üzerine çoklu regresyon analizinde prognostik göstergelerden yaş, anemi varlığı,tromboz öyküsü ve mutasyon analiz farklılığının anlamlı etkisi saptandı. Sonuç: Yaş ve JAK2V617F mutasyon varlığı tromboembolik süreçler için önemli risk faktörleridir. Buna ek olarak, CALR ve MPL mutasyonlarının alt tip analizleri prognostik süreçte önemli etkenlerdir. Komplikasyonları önlemek amacı ile en sık kullanılan sitoredüktif tedavi günümüzde de yerini koruyan hidroksiüredir.
Özet (Çeviri)
Objective: BCR-ABL negative myeloproliferative neoplasms are characterized by over-production of myeloid lineages in bone marrow. The most common forms are Polycythemia Vera (PV), Essential Thrombocytosis (ET) and Primary Myelofibrosis (PMF). We aimed to retrospectively evaluate the clinical, demographic and molecular data and survival analysis of these three groups of patients followed in Dokuz Eylul University Hematology Outpatient Clinic. Materials and methods: Data of 363 patients, including 230 patients with ET, 104 patients with PV, and 29 patients with PMF, were retrospectively analyzed in a single-center study, which was diagnosed according to WHO(World Healt Organization) 2016 criteria, between January 2012 and May 2021. Results: JAK-2 mutation was positive in 85.1% of patients with PV, 65.4% of patients with ET and 60% of patients with PMF. At diagnosis, thrombosis was detected in 18% of patients with PV, 19.1% of patients with ET, and 10.3% of patients with PMF. Three hundred and twenty patients (88.2%) received cytoreductive therapy. The most commonly used drug was hydroxyurea (HU) (85.7%). The rates of leukemic and fibrotic transformation were 1.6% and 14.5%. Age (p<0.001) and JAK2V617F (p=0.002) were found to be significant, two significant risk factors for thrombosis. The 10-year calculated overall survival was 90.3% in PV, 86% in ET, and 58.6% in PMF patients. In the multiple regression analysis on survival, a significant effect of age, presence of anemia, history of thrombosis and mutation analysis difference, which are prognostic indicators, were determined. Conclusion: Age and presence of JAK2 V617 F mutation are important risk factors for thromboembolic processes. In addition, subtype analyzes of CALR and MPL mutations are important factors in the prognostic evaluation. The most commonly used cytoreductive therapy to prevent complications is hydroxyurea, which still holds its place today.
Benzer Tezler
- Diyabetiklerde transuretral uyarımla elde edilen serebral potansiyeller, bulbokavernöz refleks ve sistometri
Başlık çevirisi yok
MEHMET KARATAŞ
- Potasyum sorbat, lucodorm, laktik asit ve sodyum benzoat gibi maddelerin et ürünleri ve tabii bağırsaklarda koruyucu olarak kullanılma olanakları
Başlık çevirisi yok
ECE ERGÜZEL
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Besin Hijyeni ve TeknolojisiUludağ ÜniversitesiBesin Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YALÇIN YILDIRIM
- Kronik myelositer löseminin epidemiyoloji, klinik, laboratuar ve tedavi yönünden araştırılması
Başlık çevirisi yok
ORHAN AKBAYIR
- Kronik myelositer lösemide interferon tedavisi ve hematolojik büyüme faktörlerine etkisi
Başlık çevirisi yok
HALUK KOÇ
- Kauda/konus sendromlarında elektrofizyolojik ve sistometrik çalışmaların tanısal önemi
Başlık çevirisi yok
MELDA REFİKA MİNİKSAR