Geri Dön

Antenatal dönemde ölçülen umblikal kord koiling indeksinin gebelik sonuçlarına etkisi

The effect of umbilical cord coiling index measured in antenatal period on pregnancy results

  1. Tez No: 699741
  2. Yazar: MURAT CENGİZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ERCAN YILMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Gebelik, Kıvrım değerleri, Prenatal teşhis, Umbilikal kord, Pregnancy, Plait worth, Prenatal diagnosis, Umbilical cord
  7. Yıl: 2020
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İnönü Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: İntrauterin yaşamda bebekle anne arasındaki bağı oluşturan ve fetüsün gelişimini sağlayan umbilikal kordon vardır. Birçok çalışmada umbilikal kordun kıvrımsal yapısının, az kıvrımlı veya çok kıvrımlı olmasının gebelik üzerine olumsuz etkileri olduğu öngörülmüştür. Bu çalışmanın amacı; ikinci trimesterda, primigravid gebelerde bakılan, umbilikal kordunkıvrımsal yapısının karakteristiğinin, gebelik üzerine etkisinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 461 tane primigravid gebe dahil edildi. 18-24 gebelik haftaları arasında ultrasonografik olarak bakılan gebelerde, umbilikal kord koiling indeksi hesaplandı. Umbilikal koil indeksine göre hastalar; hipokoil (az kıvrımlı), normokoil(normal), hiperkoil (çok kıvrımlı) olacak şekilde üç gruba ayrıldı. Gebelikte gelişebilecek hastalıklar (Gestasyonel Diyabetes Mellitus, Gestasyonel Hipertansiyon, Preeklampsi, İntrauterin gelişme geriliği, Oligohidroamniyos) açısından takipleri yapıldı. Hastaların doğum haftaları ve doğum şekilleri kaydedildi. Doğum sırasında fetal distres gelişen hastalar kaydedildi. Bebek doğum ağırlıkları, mekonyumlu doğum olup olmamasına, kord kan gazı pH'ına, bebeklerin beşinci dakika Apgar skorlarına, plasenta ağırlığı ve kalınlığına bakıldı. Veriler SPSS.22 istatistiksel program kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Umbilikal kord koiling indeksinin, hipokoil ve hiperkoil olma durumunun, bebek doğum ağrılığının küçük olması, İntrauterin gelişme geriliği oluşması, oligohidroamniyos gelişmesi, fetal distres gelişimi, mekonyumlu doğum olması ve daha asidoza kaymış kan gazı pH ı ve beşinci dakika Apgar skorlarının daha düşük olması ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Diğer taraftan koiling indeksinin erken doğum, Gestasyonel Diyabetes Mellitus, Gestasyonel Hipertansiyon, preeklampsi, plasenta dekolmanı ve fetal ölümle ilişkili olmadığı saptanmıştır. Sonuçlar: İkinci trimestırda rutin ultrasonografi muayenesi sırasında, muayene süresini çok uzatmayacak olan kord koiling indeksine bakmak birçok gebelikte gelişebilecek hastalıklar açısından fikir verebilir.

Özet (Çeviri)

The Effect of Umbilical Cord Coiling Index Measured in Antenatal Period on Pregnancy Results Aim:In intrauterine life, the umbilical cord that forms the bond between the baby and the mother and ensures the development of the fetus.In many studies, it has been predicted that the curvilinear structure of the umbilical cord, being less folded or folded, has adverse effects on pregnancy.The purpose of this study was to investigate the effect of folded structure of umbilical cord on pregnancy outcome. Material and Method: 461 primigravid pregnant women were enrolled in the study. Umbilical cord coiling index was calculated in pregnant women who were examined ultrasonographically between 18-24 weeks of gestation. Patients according to the umbilical coil index; it was divided into three groups: hypocoil (low curved), normocoil (normal), hypercoyl (very curved). If the umbilical coiling index is less than 0,2, it is classified as hypocoil; between 0,2 and 0,4 normocoil and if it is greater than 0,4, it is called as hypercoil.They were followed up in terms of diseases (GDM, GHT, preeclampsia, IUGR, oligohydroamniosis) that may develop during pregnancy.The weeks of birth and birth patterns of the patients were recorded. Patients who developed fetal distress during delivery were recorded. Neonatal birth weights, meconium delivery, cord blood gas pH, babies' fifth minute Apgar scores, placental weight and thickness were evaluated. The data were analyzed using SPSS.22 statistical software. Result: It was observed that UCI which is hypocoil and hypercoil was associated with low birth weight, IUGR, development of oligohydroamniosis, fetal distress development, meconium delivery, and lower acid gas pH and lower 5th Apgar scores. On the other side, it was observed that the coiling index was not associated with preterm labor, GDM, GHT, preeclampsia, placental abruptionand fetal death. Conclusion: During the routine ultrasonography examination in the second trimester, looking at the cord coiling index, which will not prolong the examination period, can give an idea in terms of diseases that may develop in many pregnancies.

Benzer Tezler

  1. Fetal umbilikal kord kanı değerlerinin gebelik parametreleri ile ilişkisi

    Relationship with fetal umbilical cord blood values with pregnancy parameters

    MÜRŞİDE ÇEVİKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Kadın Hastalıkları ve DoğumMersin Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİLİZ EVŞEN ÇAYAN

  2. Antenatal dönemdeki maternal serum 25-hidroksi vitamin d seviyelerinin kız yenidoğanların ovaryan rezervi ile ilişkisinin prospektif araştırılması

    A prospective investigation of the relationship between maternal serum 25-hydroxy vitamin d levels in the antenatal period and ovarian reserve in female newborns

    AYŞEGÜL DURMUŞ KESKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NERGİZ KENDER ERTÜRK

  3. Elektif sezaryen cerrahilerinde kullanılan inhalasyon anestezisi yöntemi ile total intravenöz anestezinin maternal ve yenidoğan hemodinamisine etkileri yönünden karşılaştırılması: Prospektif, çift kör, randomize kontrollü çalışma

    Comparing the effects of inhalational anesthesia and total intravenous anesthesia on maternal and neonatal hemodynamic dynamics in elective cesarean section: A prospective, double-blind, randomized controlled trial

    SELİN HACIMURTAZAOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Medipol Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HANDE GÜNGÖR DANIŞAN

    PROF. DR. PELİN KARAASLAN

  4. Aşırı düşük doğum ağırlıklı yenidoğan bebeklerde refeeding sendromu sıklığı ve ilişkili etmenlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of the frequency of refeedi̇ng syndrome and related factors in extremely low birth weight newborn infants

    BÜŞRA AYDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. SEVİLAY TOPCUOĞLU

  5. İlk trimester gebelik taramasında fetal beyin açısı'nın intrauterin dönemde yapılan fetal ölçümler ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship of fetal brain angle in the first trimester pregnancy screening with fetal measurements made in the intrauterin period

    YASEMİN DADAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE SEVAL ÖZGÜ ERDİNÇ