Geri Dön

Antenatal dönemdeki maternal serum 25-hidroksi vitamin d seviyelerinin kız yenidoğanların ovaryan rezervi ile ilişkisinin prospektif araştırılması

A prospective investigation of the relationship between maternal serum 25-hydroxy vitamin d levels in the antenatal period and ovarian reserve in female newborns

  1. Tez No: 870188
  2. Yazar: AYŞEGÜL DURMUŞ KESKİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NERGİZ KENDER ERTÜRK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: 25-Hidroksi Vitamin D, AMH, Over Rezervi, 25-Hydroxy Vitamin D, AMH, Ovarian Reserve
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, antenatal dönemde annelerin serum 25-hidroksi vitamin D [25(OH)D] düzeylerinin, kız yenidoğanlarda over rezervi ile olan ilişkisini anlamak ve bu parametreler arasındaki bağlantıyı aydınlatmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 01.07.2023-01.04.2024 tarihleri arasında, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğinde yürütülen, tek merkezli, prospektif kohort çalışmasıdır. Çalışmaya 12-24 gebelik haftalarında 25(OH)D düzeyi bakılmış 200 gebe dahil edilmiştir. Ancak takip sürecinde 37 hafta ve üzeri hastanemize doğum için başvuran, gebelik komplikasyonu gelişmeyen 95 hasta ile tamamlanabilmiştir. Doğum öncesi maternal kanda ve doğum anında kord kanında anti-müllerian hormon (AMH) ve 25(OH)D düzeyleri çalışılmıştır. Hastalar 2. trimesterde bakılan 25(OH)D seviyelerine göre: <10 ng/ml (1. grup), 10-20 ng/ml (2. grup) ve ≥20 ng/ml (3. grup) olarak 3 gruba ayrılmıştır. Bu 3 grup; hasta demografik veriler, maternal 25(OH)D, maternal AMH, kord kanı AMH, kord kanı 25(OH)D seviyeleri açısından karşılaştırılmıştır. Kord kanı AMH seviyelerine etki eden faktörler analiz edilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS 22.0 programında yapılmıştır, p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Bu çalışmada gruplar arasında yaş, boy, ikinci trimester kilo, VKİ, üçüncü trimester kilo, kilo alımı, gravida, parite, yaşayan çocuk sayısı, gebelik haftası ve antenatal D vitamini takviyesi alması, doğum haftası, doğum şekli, doğum ağırlığı, Apgar 1. ve 5. dakika skorları bakımından, maternal doğum öncesi AMH ve yenidoğan kord AMH seviyeleri açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. Maternal ikinci trimester D vitamini ile maternal doğum öncesi AMH ve kord AMH değerleri arasında korelasyon saptanmadı. Yenidoğan kord kanı D vitamini seviyeleri, maternal ikinci trimester ve doğum öncesi D vitamini seviyeleri ile anlamlı pozitif korele saptandı. Yenidoğan kord vitamin D seviyesinin kord kanı AMH seviyesi ile anlamlı pozitif korele saptandı. Yenidoğan kord AMH seviyelerine etki eden faktörler lineer regresyon analizi ile değerlendirildi. Bağımsız değişkenlerin yaş, doğum ağırlığı, yenidoğan kord D vitamini olarak belirlendiği regresyon analizine göre, regresyon modelinin anlamlı olduğu ve bağımsız değişkenlerden yenidoğan kord D vitamininin yenidoğan AMH seviyeleri üzerinde anlamlı etkisi olduğu saptandı (R2= 0,097, p=0,025). Sonuç: Vitamin D seviyelerinin, kadınlarda reprodüktif sistem üzerinde etkileri vardır. Maternal vitamin D seviyesi, yenidoğan vitamin D seviyesi ile korele saptanmıştır. Dolayısıyla maternal vitamin D seviyelerinin, kız fetüslerde gonadal gelişim üzerinde etkileri olabilir. Bu etkileri tanımlayabilmek için ovaryan folikülogenezin bir belirteci olan yenidoğanda AMH ölçümü kullanılabilir. Kız fetüslerde ölçülen umblikal kord AMH seviyeleri, yeni doğan vitamin D seviyelerinden etkilenebilir. Bu nedenle özellikle kızlarda gonadal gelişimin sağlıklı olabilmesi için antenatal dönemde maternal D vitamini takviye tedavilerine önem verilmesi gerekmektedir. Konu ile ilgili daha net yorumlarda bulunabilmek için geniş populasyonlu randomize güçlü çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to understand the relationship between serum 25-hydroxy vitamin D [25(OH)D] levels of mothers during the antenatal period and ovarian reserve in female newborns and to elucidate the link between these parameters. Materials and Methods: This study is a single-center, prospective cohort study conducted between 01.07.2023-01.04.2024 in the Gynaecology and Obstetrics Clinic of Health Sciences University Bursa Yüksek İhtisas Training and Research Hospital. The study included 200 pregnant women whose 25(OH)D levels were checked at 12-24 weeks of gestation. However, the study was completed with 95 patients who presented to our hospital for delivery at 37 weeks and above and who did not develop pregnancy complications during the follow-up period. Anti-müllerian hormone (AMH) and 25(OH)D levels were measured in maternal blood before delivery and in cord blood at the time of delivery. According to 25(OH)D levels measured in the 2nd trimester: <10 ng/ml (group 1), 10-20 ng/ml (group 2) and ≥20 ng/ml (group 3). These 3 groups were compared in terms of patient demographic data, maternal 25(OH)D, maternal AMH, cord blood AMH, cord blood 25(OH)D levels. Factors affecting cord blood AMH levels were analyzed. Statistical analyses were performed in SPSS 22.0 program, p<0.05 was considered statistically significant. Results: In this study, no statistically significant difference was found between the groups in terms of age, height, second trimester weight, BMI, third trimester weight, weight gain, gravida, parity, number of living children, gestational week and antenatal vitamin D supplementation, gestational week, mode of delivery, birth weight, Apgar 1st and 5th minute scores, maternal prenatal AMH and neonatal cord AMH levels. There was no correlation between maternal second trimester vitamin D and maternal prenatal AMH and cord AMH levels. Neonatal cord blood vitamin D levels were significantly positively correlated with maternal second trimester and prenatal vitamin D levels. Neonatal cord blood vitamin D levels were significantly positively correlated with cord blood AMH levels. Factors affecting neonatal cord AMH levels were evaluated by linear regression analysis. According to the regression analysis in which the independent variables were determined as age, birth weight and neonatal cord vitamin D, the regression model was found to be significant and neonatal cord vitamin D had a significant effect on neonatal AMH levels (R2= 0.097, p=0.025). Conclusion: Vitamin D levels have effects on the reproductive system in women. Maternal vitamin D levels have been correlated with neonatal vitamin D levels. Thus, maternal vitamin D levels may have effects on gonadal development in female fetuses. Neonatal AMH, a marker of ovarian folliculogenesis, can be used to identify these effects. Umbilical cord AMH levels measured in female fetuses may be affected by neonatal vitamin D levels. Therefore, maternal vitamin D supplementation during the antenatal period should be emphasized for healthy gonadal development, especially in girls. In order to make clearer comments on the subject, large population randomized robust studies are needed.

Benzer Tezler

  1. Prematüre bebeklerde metabolik kemik hastalığı insidansı ve ilişkili faktörler

    Incidence of metabolik bone disease of prematurity and related risk factors

    ÇAĞLA UÇAR AYOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERTAÇ ARSLANOĞLU

  2. Transkutanöz bilirubin ölçümünün preeklampsi tanısındaki etkinliğinin incelenmesi

    Investigation of the effectiveness of transcutaneous bilirubin measurement in the diagnosis of preeclampsia

    MİRAY ONAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumFırat Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SALİH BURÇİN KAVAK

  3. Solunum sıkıntısı ile yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatan hastalardaki vitamin D düzeyi, maternal vitamin D düzeyi, vitamin D gen polimorfizmi ile solunum sıkıntısı arasındaki ilişki

    Relationship between vitamin d levels, maternal vitamin Dlevels, vitamin D gene polymorphism, and respiratory distress causes in patients receiving respiratory distress treatment in neonatal intensive care unit

    FATMA GÜVEN ŞANVER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıZonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CUMHUR AYDEMİR

  4. Antenatal hidronefroz tanılı hastaların postnatal izlemi

    Postnatal follow up of the patients with antenatal hydronephrosis

    ÖNDER KILIÇASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. NURVER AKINCI

  5. Maternal D vitamini eksikliği ve preeklampsinin prematüre osteopenisi üzerine etkisi ve tübüler fosfor reabsorbsiyonunun osteopeni tanısındaki yeri

    The effects of maternal vitamin D deficiency and preeclampsia upon the osteopenia of prematurity and the place of tubulary phosphorus reabsorption ratio concerning the diagnosis of osteopenia

    DUYGU BESNİLİ AÇAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. SULTAN KAVUNCUOĞLU