A late Wittgensteinian approach to early Christian apophaticism
Erken Hristiyan apofatik düşünceye geç Wittgensteincı yaklaşım
- Tez No: 699336
- Danışmanlar: DOÇ. DR. CHRYSI SIDIROPOULOU
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: Apophaticizm, Dil felsefesi, Hristiyanlar, Hristiyanlık, Tanrı, Tanrı anlayışı, Wittgenstein, Ludwig, Apophaticism, Philosophy of language, Christianies, Christianity, God, God understanding, Wittgenstein, Ludwig
- Yıl: 2021
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Boğaziçi Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Felsefe Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez, dindar apofatiklerin Tanrı'nın tarif edilemez olduğunu düşünmelerine karşılık, dilin bize Tanrı hakkında konuşma fırsatı veren bir zemin sağladığı fikrini incelemektedir. Apofatik düşünce gerçekliğin dil ile kavranamayacağı fikrini savunur. Bu tezde apofatik düşüncenin ne olduğunu araştırarak başlayacağım, ve apofatik düşüncenin özel bir biçiminden, dinsel apopfatik düşünceden bahsedeceğim. Plotinos'un tarif edilemezliği nasıl savunduğunu anlattıktan sonra, erken dönem Hristiyan düşünürleri Nissalı Gregor ve Sahte Dionisos'un eserlerinde apofatik düşüncenin nasıl kendine yer bulduğunu aktaracağım. Ana hatlarından bahsedeceğim apofatik düşünce biçiminin, Tanrı'nın evrene aşkın olması sebebiyle dilde ve veya herhangi başka bir bağlamda tarif edilemez oluşunu nasıl savunduğunu anlatacağım. Daha sonra, dil felsefesi perspektifinden dinsel apofatik düşüncenin analizini sunacağım. Bir apofatik dilde temsil edilen gündelik varlıklar ile Tanrı arasında bir kıyaslanamazlık olduğuna inandığı için bir kavramın aynı anda hem Tanrı'ya hem de doğal bir varlığı atfedilemeyeceğine inanır. Wittgenstein'ın dil oyunları ve gösterimsel tanım argümanlarını temel alarak bu yaklaşıma karşı çıkacağım. Son bölümde, kavramların atfedilmesindeki süreklilik probleminin radikal yaklaşımlardan kaynaklandığını savunacağım. Literalizm ve apofatik gelenek arasındaki zıtlığı baz alarak, her iki yaklaşımın da problemli olduğunu öne süreceğim. Son olarak, bu problemi çözmek için analojik yaklaşımı tanıtıp, Tanrı hakkında anlamlı bir biçimde konuşabilmek için dilin yalnızca gerçekleri tanımlamasına gerek olmadığını, Tanrı kavramının içinde anlam kazandığı bağlamın da dikkate alınması gerektiğini göstereceğim.
Özet (Çeviri)
This thesis investigates the possibility of a ground on which language can provide us with an opportunity to talk about God, despite the concerns about His ineffability as argued by religious apophaticism. Apophaticism is basically the idea that reality cannot be grasped by language. I begin by an exploration of what apophaticism is, and offer a specific form of apophatic thinking, namely, religious apophaticism. After I analyze how Plotinus argues for ineffability, I will move onto the early Christian reception of his apophatic thinking, via negativa, as it appears in the works of Gregory of Nyssa and Pseudo Dionysius. The form of religious apophaticism I will outline here holds the idea that God is so transcendent that He cannot be represented in language or in any other medium. I will then present an analysis of religious apophaticism from the perspective of philosophy of language. A religious apophaticist believes that a concept cannot be applied to God and a natural being at the same time because s/he believes that there is an incommensurability between the beings to be represented. I will argue against this idea by bringing examples from Wittgenstein's arguments for language games and critique of ostensive definition. In the last chapter, I will show why it is problematic to hold a radical approach as regards the continuity in the application of concepts. I will look into the contrast between literalism and apophaticism, and argue that both positions are problematic. Finally, I will offer an analogical position to resolve the issue, and propose that to talk about God meaningfully, one needs to take into account the context in which the concept of God is constituted because language does not only describe facts.
Benzer Tezler
- Wittgenstein ve Kuhn: Yeni bir epistemolojiye doğru
Wittgenstein and Kuhn: Towards a new epistemology
UMUT MORKOÇ
- A late-modern story of Argentinean tango: The case of 21st century Istanbul
Arjantin tangosunun geç-modern hikayesi: 21. yüzyıl İstanbul örneği
MELİN LEVENT YUNA
- A land full of drink and drinkers: Aspects of the wine trade in late twelfth and early thirteenth century England
İçki ve içici dolu bir ülke: 12. yüzyıl sonu ve 13. yüzyıl başı İngiltere'de şarap ticareti
BURAK DEMİR
Yüksek Lisans
İngilizce
1999
Ekonomiİhsan Doğramacı Bilkent ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. PAUL LATİMER
- A Re-evaluation of the Late Bronze to Early Iron age transitional period: Stratigraphic sequence and plain ware of Tarsus-Gözlükule
Geç Tunç çağından Erken Demir çağına geçis döneminin yeniden değerlendirilmesi: Tarsus-Gözlükule`nin stratigrafik yapısı ve düz malları
SERDAR YALÇIN
- A reading of the late 19th-century Istanbul public life and space through the tanzimat novels
On dokuzuncu yüzyıl İstanbul?unda kamusal yaşam ve mekanlarının tanzimat romanları üzerinden okunması
AYŞE NUR ŞENEL
Yüksek Lisans
İngilizce
2010
Mimarlıkİzmir Yüksek Teknoloji EnstitüsüMimarlık Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ELA ÇİL