Çıkan ve arkus aort cerrahisinde antegrad selektif serebral perfüzyon (ASSP) uygulanan hastaların orta derece hipotermide medulla spinalis perfüzyonunun değerlendirilmesi
The evaluation of medulla spinalis perfusion at moderate hypothermia with patients who undergo antegrade selective cerebral perfusion (ASSP) in ascending and arcus aortic surgery
- Tez No: 667309
- Danışmanlar: PROF. DR. AHMET SARITAŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: Antegrad Serebral Perfüzyon, Near-Infrared Spectroscopy, Spinal Kord İskemisi, S-100b Proteini, Aort, Cerrahi-kardiyovasküler, Kızılötesi spektroskopi, Perfüzyon, S100 proteinleri, Spinal kord hastalıkları, İskemi, Antegrade cerebral perfusion, Near-Infrared Spectroscopy, Spinal Cord Ischemia, S-100b Protein, Aorta, Surgery-cardiovascular, Infrared spectroscopy, Perfusion, S100 Proteins, Spinal cord diseases, Ischemia
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Günümüzde çıkan ve arkus aort cerrahisinde Antegrad Selektif Serebral Perfüzyon (ASSP) rutin olarak kullanılan bir teknik olup bu yöntem sırasında spinal kord ve visseral organlarda iskemi söz konusudur. Bu durumdan spinal kordun etkilenmesi nörolojik komplikasyonlara yol açabilmektedir. Çalışmada bu komplikasyonların erken dönemde saptanmasını sağlayabilecek yöntemlerin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, hastanemizde arkus aort cerrahisi uygulanan ardışık 30 hasta prospektif olarak dahil edilmiştir. Operasyon sırasında spinal kord perfüzyonunu ve hasarını saptamak amacıyla torakal bölgeden çeşitli zamanlarda alınan NIRS verileri, kan örneklerindeki S100β, laktat değerleri ve spinal kord hasarı açısından postoperatif olarak yapılan nörolojik muayene sonuçları incelenmiştir. Bulgular: Operasyonların %73.29'u hemi-ark, %23.31'i total ark replasmanı olarak gerçekleştirilmiş ve hastane içi mortalite %6.66 (iki hasta) olarak saptanmıştır. Bir hastada spinal kord hasarı sonucu paraparezi gelişmiştir. Farklı zaman dilimlerinde alınan kan örneklerindeki S100β ve laktat miktarlarının anlamlı olarak farklı olduğu saptanmıştır (p<0.001). Eş zamanlı alınan S100β ve laktat değerleri arasında korelasyon izlenmemiştir (r=0.174 (p=0.357), r=0.115 (p=0.545)). ASSP döneminde torakal bölgeden alınan NIRS verilerinin diğer dönemlerden farklı olduğu görülmüştür (p<0.001). Bununla beraber ASSP sırasında, T5 ve T10 seviyelerinden alınan NIRS verileri arasında anlamlı fark olduğu görülmüş (p=0.001) ve bu dönemde alınan veriler arasında çok iyi derecede korelasyon izlenmiştir. ASSP sırasında inen aorttan alınan kandaki laktat değerleri ile T10 seviyesinden alınan NIRS verileri arasında orta derece negatif yönde bir korelasyon saptanmıştır (r=-0.514, p=0.004). Sonuç: Çalışmamızda, ASSP sırasında spinal kord perfüzyonunun azaldığını ve özellikle de spinal kordun distali ile proksimali arasında belirgin fark olduğu saptanmıştır. NIRS ile kollateral kan akımının proksimal spinal kordda daha iyi olduğu izlenmekle beraber bu durumun yeterliliği hakkında detaylı araştırmalar gerekmektedir. ASSP sırasında inen aorttan alınan kan örneğindeki laktat seviyesinin iskemi açısından uyarıcı bir faktör olabileceği saptanmıştır.
Özet (Çeviri)
Aim: Antegrade Selective Cerebral Perfusion (ASCP) is a routinely used technique in ascending and aortic arch surgery. During ASCP, spinal cord and visceral organs are exposed to ischemia. Affected spinal cord from this condition can lead to neurological complications. The aim of this study is to evaluate the methods that can provide early detection of these complications. Patients and Methods: Thirty consecutive patients who underwent aortic arch surgery in our hospital were prospectively enrolled in the study. In order to detect spinal cord perfusion and injury during the operation, NIRS data obtained from thoracic region of the spine at various times, S100β, lactate values in blood samples and postoperative neurological examination findings were evaluated in terms of spinal cord injury. Results: A total of 30 patients underwent elective hemi arch (%73.29) or total arch (%23.31) replacement and in-hospital mortality was determined as 6.66% (two patients). Paraparesis developed in one patient as a result of spinal cord injury. The amounts of S100β and lactate in blood samples taken at different periods were significantly different (p <0.001). There was no correlation between S100β and lactate values taken simultaneously (r = 0.174 (p = 0.357), r = 0.115 (p = 0.545), respectively). NIRS data collected from thoracic region of the spine during the ASCP period were found to be different from the other periods (p <0.001). However, during ASCP, it was observed that there was a significant difference between the data obtained from T5 and T10 levels (p = 0.001) and a very good correlation was seen between the data obtained during this period. A moderately negative correlation was found between the lactate levels in blood taken from the descending aorta during ASCP and the NIRS data obtained from the T10 level (r =-0.514, p = 0.004). Conclusion: In our study, spinal cord perfusion decreased during ASCP and there was a significant difference between the distal and proximal part of the spinal cord. Although it was observed that collateral blood flow is better in the proximal spinal cord with NIRS, detailed studies are required about the adequacy of this ix situation. It has been determined that the lactate levels in the blood sample taken from the descending aorta during ASCP may be an encouraging factor for ischemia.
Benzer Tezler
- Çıkan aort anevrizması cerrahisinde mortalite ve morbidite (Klinik çalışma)
Mortalite and morbidite in ascendan aorta anevyrsm
TAYYAR MENGÜBAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAnkara ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BÜLENT KAYA
- Proksimal aort diseksiyonlarında cerrahi tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation to the results of surgical treatment of proximal aortic dissections
UĞUR KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAtatürk ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MÜNACETTİN CEVİZ
- Aort koarktasyonunda balon anjioplasti sonuçlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Determination of factors affecting the results of balloon angioplasty in coarctation of aorta
ÖZLEM SARISOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
KardiyolojiBaşkent ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CANAN AYABAKAN
- Asendan aort patolojilerinde yüksek arkus kanulasyonu ve diğer kanulasyon teknikleri ile karşılaştırılması
Comparison of high aortic arch and other arterial cannulation types i̇n ascending aortic pathologies
CİHAN YÜCEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık BakanlığıKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİHAN KAYALAR
- Ciddi aort darlığı olan hastalarda aortanın görüntüleme ve doku doppler bulgularının karşılaştırılması: Transtorasik ve transözofajiyal ekokardiyografi çalışması
Comparison of aorta imaging and tissue doppler findings in patients with severe aortic stenosis: Transthoracic and transesophageal echocardiography study
ABDULLAH YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜLHAN YÜKSEL