Geri Dön

Proksimal aort diseksiyonlarında cerrahi tedavi sonuçlarının değerlendirilmesi

Evaluation to the results of surgical treatment of proximal aortic dissections

  1. Tez No: 303323
  2. Yazar: UĞUR KAYA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MÜNACETTİN CEVİZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Aort Disseksiyonu, Kanulasyon, Serebral Perfüzyon, Aort, Beyin iskemisi, Cerrahi, Cerrahi tedavi, Cerrahi-kardiyovasküler, Perfüzyon, Aorta Dissection, Cannulation, Cerebral Perfusion, Aorta, Brain ischemia, Surgery, Surgical treatment, Surgery-cardiovascular, Perfusion
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Aort disseksiyonları, günümüzde tüm tıbbi ve teknolojik ilerlemelere karşın halen ciddiyetini koruyan ve erken tanıda gecikilmesi durumunda hastaların kaybedilmesine yol açan patolojilerdir. Tanı metodlarındaki hızlı gelişme ve cerrahi onarım tekniklerindeki ilerlemeler mortalitenin geçen yıllar içinde azalmasına katkıda bulunmuştur.Bu çalışmada Haziran 1996 - Ocak 2011 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar carrahisi Anabilim Dalı'nda proksimal (Stanford tip A) aort diseksiyonu nedeni ile aynı cerrahi ekip tarafından opere edilen toplam 79 olguya ait veriler retrospektif olarak tarandı. Olguların yaşları 25 ile 80 arasında değişmekte olup ortalama yaş 56,17±13,38'dir. Olguların 28'i (%35,4) kadın, 51'i (%64,5) erkekti.Hastalarda klinik bulgular, etiyolojik faktörler, uygulanan cerrahi yöntemler değerlendirilmiş, operasyon sonrası serebral koruma yöntemleri ve kanulasyon yöntemleri mortalite ve morbidite yönüyle karşılaştırılmış, uygun tekniğin bulunması amaçlanmıştır.Hastalarda en sık görülen semptom göğüs ve sırt ağrısı olup, en sık etiyolojik faktör ise hipertansiyon olarak saptanmıştır. Hastaların %63,3'ünde Tip I, %36,7'sinde Tip II, %84,8'inde akut, %15,1'inde kronik disseksiyon görülmüştür. 79 hastadan 72 (%91,1)'sine sadece çıkan aort replasmanı yapılırken, 7 tanesine (%8,8) çıkan aort ve arkus aort replasmanı yapıldı. Aort kapağı 62 (%78,4) hastada korunurken, 17 (%21,5) hastada replase edildi. Femoral arter kanulasyonu %65,8 oranı ile en sık uygulanan kanulasyon tipi olup bunu (24) %30,4 oranı ile aksiller arter kanulasyonu ve (3) %3,8 oranı ile femoral+aksiller arter kanulasyonu takip etmektedir. Postoperatif mortalite ve morbidite oranları femoral kanulasyon yapılan olgularda yüksek olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı değildi. Uyanma süresinin femoral kanulasyon yapılan olgularda yüksekliği ise anlamlı idi (p<0.05). Serebral koruma %68,4 oranında RSP ile, % 20,3 oranında ASP ile %11,3 oranında ASP+RSP ile sağlanmıştır. Serebral koruma yöntemleri morbidite ve mortalite açısından karşılaştırıldı, ASP yapılan hastalarda daha düşük oranda bulundu fakat gruplar arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark yoktu. ASP yapılan hastalarda uyanma süresinin uzunluğu ve yoğun bakım süresinin kısalığı istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0.05).Peroperatif bulguların mortaliteye etkisi incelendiğinde TCA süresi hipotermi derecesinin mortaliteye etkisi anlamlı bulunmuştur (p<0.05).Aort kapağı korunmuş hastaların preoperatif ve postoperatif ekokardiyografik parametreleri karşılaştırıldığında aort yetersizlik dereceleri arsında anlamlı bir fark saptanmadı. Postoperatif dönemde EF'deki düşüş istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0.05).Erken mortalite 29 hasta ile %36,7 olup, yaşayan hastalar 49,68±24,6 ( 4ay-10 yıl) takip edildi ve 13 hasta (%16,5) geç dönemde kaybedildi.Sonuç olarak; Derin hipotermik sirkülatuar arrest ve serebral perfüzyon teknikleri kullanılarak aort diseksiyonlarının kabul edilebilir risklerle opere edilebileceği kanaatindeyiz.

Özet (Çeviri)

Aorta dissections are the pathologies which are still critical and cause the patients to lose their lives in the event of being delayed in early diagnosis in spite of all the medical and technological developments in our day. The rapid developments in diagnosis methods and advances in surgical repair techniques have provided mortality to decrease within the passing years.In this research, the data belonging to totally 79 cases which are operated by the same surgical team due to proximal (Stanford type A) aorta dissection in Ataturk University Medical Faculty, Department of Cardiovascular Surgery between the dates June 1996 ? January 2011. The ages of the cases change between 25-80 and the average age is 56,17±13,38. 28 (35,4%) of the cases are female and 51 (64,5%) of the cases are male.Clinical findings, aetiologic factors and surgical methods applied to the patients have been evaluated and post operative cerebral protection methods and cannulation methods have been compared from the point of mortality and morbidity and appropriate technique has been aimed to be found.The symptom which is mostly seen in the patients is the chest and back pain and the most aetiologic factor has been determined as hypertension. Type I has been seen in 63,3% of the patients, Type II has been seen in 36,7% of the patients, acute has been seen in 84,8% of the patients and chronic dissection has been seen in 15,1% of the patients. 72 (91,1%) of 79 patients have been made the replacement of ascending aorta, 7 (8,8%) of the patients has been made the replacement of ascending aorta and arcus aorta. While aortic valve has been maintained in 62 patients (78,4), it has been replaced in 17 patients (21,5%).Femoral artery cannulation has been the most applied cannulation type in the ratio of 65,8% and axilliary artery cannulation in the ratio of 30,4% (24) and femoral+axilliary artery cannulation in the ratio of 3,8% (3) have followed this. Although postoperative mortality and morbidity rates are high in the cases that femoral cannulation is made, it was not statically meaningful. The height of awakening time in the cases that femoral cannulation is made was meaningful (p<0.05). Cerebral protection has been provided with RSP in the ratio of 68,4%, with ASP in the ratio of 20,3%, with ASP + RSP in the ratio of 11,3%. Cerebral protection methods have been compared from the point of mortality and morbidity. It has been found lower in the patients ASP is applied but there weren?t statically significant difference among the groups. The length of awakening time in the patients ASP is applied and the short-time of intensive care was statically meaningful (p<0.05).When the effect of preoperative findings on mortality has been examined, the effect of TCA time hypothermia degree on mortality has been found meaningful (p<0.05).When preoperative and postoperative echocardiographic parameters of the patients whose aortic valves have been maintained are compared, a meaningful difference has not been determined between aortic insufficiency degrees. In postoperative period the decrease in EF was statically meaningful (p<0.05).Early mortality was in the ratio of 36,7% with 29 patients and living patients 49,68±24,6 (4 months-10 years) have been followed and 13 (16,5%) patients have been lost in late period.Consequently; we think that aorta dissections can be operated with reasonable risks by using deep hypothermic circulatory arrest and cerebral perfusion techniques.

Benzer Tezler

  1. Hafif–orta aort kapak yetersizlikli tip A aort diseksiyonlarında suprakoroner greft interpozisyonu sonrası aort kapak yetersizliği orta dönem sonuçlarının değerlendirilmesi

    Mid-term results of aortic valve regurgitationevaluation after supracoronary graft replacement for acute type a aortdissection with mild aortic insufficiency

    YUSUF TAŞPINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA AKBULUT

  2. Çiğit ve ayçiçek yağlarının doğal antioksidan içerikleri ile bu yağların stabilitelerinin arttırılmaları üzerinde araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    ALİ KEMAL YALNIZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MAHİR ÇOLAKO¦LU

  3. Koroner Artrer bypass cerrahisi sonrası görülen supraventriküler taşiaritmilerin önlenmesinde acebutololün etkisi

    Başlık çevirisi yok

    HAMİT KADRİ AŞKIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYDIN AYTAÇ

  4. Ratlarda massif ince barsak rezeksiyonu sonrası oluşan hiperasiditeye trunkal vagotominin etkileri

    Başlık çevirisi yok

    SALİH Z. PİŞKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Genel CerrahiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı