Geri Dön

Birincil perkütan koroner girişim çağında ST yükselmeli miyokard infarktüsünün prognostik belirleyicileri

Prognostic determinants of ST elevation myocardial infarction in the primary percutaneous coronary intervention era

  1. Tez No: 658947
  2. Yazar: NAFİA İNAN KARDELEN OHTAROĞLU TOKDİL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ZEKİ ÖNGEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Cerrahi işlemler-minimal girişimsel, Elektrokardiyografi, Miyokard enfarktüsü, Prognoz, ST segmenti, İskemi, Surgical procedures-minimally invasive, Electrocardiography, Myocardial infarction, Prognosis, ST segment, Ischemia
  7. Yıl: 2021
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Günümüzde ST yükselmeli miyokart infarktüsünde (STYMİ) tedavi en kısa süre içerisinde birincil perkütan koroner girişimdir (PKG). İskemik semptomların başlamasından birincil PKG uygulanmasına kadar geçen sürenin kısaltılmasının prognoza olumlu etkileri olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızda iskemik süreleri uzatan belirleyicileri ve prognoza etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Haziran 2018- Şubat 2020 tarihleri arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji kliniğinde STYMİ tanısıyla birincil PKG uygulanan hastalar alındı. İskemik semptomların başlangıcından ilk tıpsal temasa kadar geçen süre hasta gecikmesi, infarkt ilişkili arterde yeniden akımın sağlanmasına kadar geçen süre sistem gecikmesi, semptomların başlangıcından yeniden akımın sağlanmasına kadar geçen süre toplam iskemik süre olarak değerlendirildi. Tüm hastalar 475 ±193 gün süresince takip edilmiş olup sonlanım noktası kalp ilişkili klinik olaylar olarak belirlendi. Bulgular: Çalışmaya 301 hasta (%85,7'si erkek, ortalama yaş 56) alındı. Hasta gecikme süresinin ortanca değeri 100, sistem gecikme süresinin 107 ve toplam iskemik sürenin 324 dakikaydı. Kadın cinsiyet (p:0,028), ortaokul ve altı eğitim durumu (p:0,006), iskemik semptomların gece saatlerinde başlaması(p:0,003), birincil PKG merkezine ulaştırma gerekliliği (p:<0,001), infarkt ilişkili arterin tam tıkalı olması (p:0,01), çoklu damar hastalığı bulunması (p:0,004) ve iskemik semptomların epizotlar halinde görülmesi (p:<0,001) süreleri uzatan etmenler olarak saptandı. Çok değişkenli çözümlemede kadın cinsiyet, ortaokul ve altı eğitim düzeyi, diyabet, ağrı şiddetinin değişkenlik göstermesi ve çoklu damar hastalığının toplam iskemik süreyi uzatan bağımsız etmenler olduğu görüldü. Hasta gecikme süresinin 122,5 dakikayı, sistem gecikmesinin 95,5 dakikayı, toplam iskemik sürenin 371 dakikayı aşması halinde kalp ilişkili olaylar sırasıyla 2.18, 2.53 ve 2.99 kat artmaktadır. Gecikme sürelerinin uzamasıyla kalp kası hasarının daha yaygın olduğunu gösteren son noktalar ejeksiyon fraksiyonlarının daha düşük, tepe troponin ve NT pro-BNP değerinin daha yüksek olduğu saptandı. Sonuç: STYMİ'de hayat kurtarıcı tedavi olan birincil perkutan koroner girişimin uygulandığı hastalarda iskemik sürelerin uzaması prognoz üzerine etkilidir. Gecikme sürelerinin kısaltılması adına sağlık sisteminde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

Özet (Çeviri)

Objective: Currently, treatment in patients with ST-elevation myocardial infarction (STEMI) is primary percutaneous coronary intervention (PCI) as soon as possible. It is known that shortening the time from the onset of ischemic symptoms to primary PCI has positive effects on prognosis. The aim of study was for determining factors of prolonging ischemic periods and the effects of durations on prognosis. Methods: Patients who underwent primary PCI with the diagnosis of STEMI in the Cardiology Clinic of Cerrahpaşa Medical Faculty between June 2018 and February 2020 were included. Time from the onset of ischemic symptoms to the first medical contact was evaluated as patient delay, system delay was defined as until recovery of infarct-related artery, and total ischemic time was defined as from the onset of symptoms to revascularization. All patients were followed for 475 ± 193 days, and the endpoint was cardiac events. Results: 301 patients (85.7% male, mean age 56) were included. The median of the patient delay was 100, system delay was 107, and total ischemic time was 324 minutes. Female gender (p:0.028), secondary school and below education level (p: 0.006), onset of ischemic symptoms at night (p:0.003), need to transport to primary PCI capable center (p:<0.001), complete occlusion of the infarct-related artery (p:0.01), presence of multi-vessel disease (p:0.004), and episodes of ischemic symptoms (p:<0.001) were the factors that prolong the times. In the multivariate analysis, it was seen that female gender, secondary school education level and below, diabetes, variability in pain severity, and multi-vessel disease were independent factors that prolong the total ischemic time. If the patient delay exceeds 122.5 minutes, system delay 95.5 minutes, and total ischemic time exceeds 371 minutes, cardiac events increase 2.18, 2.53 and 2.99 times, respectively. End points indicating that myocardial damage was more common with prolonged delay, lower ejection fractions, higher peak troponin and NT pro-BNP values. Conclusion: Prolongation of ischemic periods is effective on prognosis in patients undergoing primary PCI, a life-saving treatment in STEMI patients. Necessary arrangements should be made in the health system in order to decrease the delay times.

Benzer Tezler

  1. Yeni paradigmaya göre akut koroner sendrom hastalarında lezyon ciddiyetinin sistemik immün inflamasyon indeksi ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship of lesion seriousness with systemic immune inflammation index in acute coronary syndrome patients according to the new paradigm

    BATUHAN ÖZBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    KardiyolojiManisa Celal Bayar Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UĞUR KEMAL TEZCAN

  2. Birincil Perkütan Koroner Girişim İle Tedavi Edilen Akut Anteriyor Myokardiyal Enfarktüslü Hastalarda Sol Ventriküler Yeniden Biçimlenme Gelişiminin Öngördürücüleri: Apoptoz Belirteci M-30 ve Oksidatif Stresin Önemi

    The Predictors of Development of Left Ventricular Remodelling in Patients with Anterior Myocardial Infarction Treated with Primary Percutaneous Coronary Intervention: Importance of Apoptosis Marker M-30 and Oxidative Stress

    CANER TÜRKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA GÜR

  3. ST elevasyonlu miyokard infarktüsü teşhisi ile birincil perkütan koroner girişim yapılan hastalarda ilk yatış ve 3ay kontrol değerlendirmede sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonundaki değişiklik ile monosit/yüksek yoğunluklu lipoprotein oranı arasında ilişkinin saptanması

    Determination of relationship between monocyte / high density lipoprotein ratio and change of left ventricular ejection fraction at first hospitalization and third month control after percutane coronary intervention in stemi patients

    HUDAVERDİ MERGEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TOLGA HAN EFE

  4. Acil servise başvuran akut ST segment yükselmeli miyokard infarktüsü hastalarında birincil perkütan koroner girişim zamanının değerlendirilmesi

    Assessment of the time of primary percutaneous coronary intervention in patients admitted to emergency department with acute ST segment elevation myocardial infarction

    ONUR ZORBOZAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    İlk ve Acil YardımEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ARİF ALPER ÇEVİK

  5. Naproksen sodyumun perkütan koroner girişim sonrası inflamatuar göstergeler üzerine etkisi

    Effect of naproxen sodium to the post percutaneous coronary intervation inflammatuar markers

    ÜZEYİR RAHİMOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    KardiyolojiAnkara Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. H. SADİ GÜLEÇ