Birincil Perkütan Koroner Girişim İle Tedavi Edilen Akut Anteriyor Myokardiyal Enfarktüslü Hastalarda Sol Ventriküler Yeniden Biçimlenme Gelişiminin Öngördürücüleri: Apoptoz Belirteci M-30 ve Oksidatif Stresin Önemi
The Predictors of Development of Left Ventricular Remodelling in Patients with Anterior Myocardial Infarction Treated with Primary Percutaneous Coronary Intervention: Importance of Apoptosis Marker M-30 and Oxidative Stress
- Tez No: 710054
- Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA GÜR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2013
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Birincil Perkütan Koroner Girişim İle Tedavi Edilen Akut Anteriyor Myokardiyal Enfarktüslü Hastalarda Sol Ventriküler Yeniden Biçimlenme Gelişiminin Öngördürücüleri: Apoptoz Belirteci M-30 ve Oksidatif Stresin Önemi Amaç: Sol ventriküler (SV) yeniden biçimlenme; akut miyokart enfarktüsü sonrası gelişen ve sol ventrikül sistolik disfonksiyonu ile sonuçlanan önemli bir patofizyolojik olaydır. Bu süreçte apoptoz, nekroz ve oksidatif stres gibi mekanizmalar önemli rol oynamaktadır. Çalışmamızda, anteriyor ST segment yükseli miyokart enfarktüsü (STYME) ile basvuran ve birincil perkütan koroner girişim (PKG) uygulanan hastalarda SV yeniden biçimlenme gelişimi ile apoptoz belirteci M-30, nekroz belirteci M-65 ve oksidatif stres parametreleri arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Yöntemler: Çalışmaya kliniğimize Mayıs 2012- Mart 2013 tarihleri arasında akut anteriyor STYME tanısı ile başvuran ve birincil PKG uygulanan 255 hasta (210 erkek, 45 kadın, ortalama yaş 54,9±11,8) alındı. Hastalardan başvuruda ve 24. saatte M-30, M-65, oksidatif parametreler ve diğer biyokimyasal parametreler için kan alındı. Tüm hastalara taburculuk öncesi ve 6. ay kontrol transtorasik ekokardiyografi yapıldı. Altıncı ay kontrol ekokardiyografide diyastol sonu hacimdeki %20 ve üzeri artış SV yeniden biçimlenme olarak tanımlandı. Çalışmaya alınan hastalar SV yeniden biçimlenme olan (n=60) ve olmayan (n=195) olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Bulgular: Sol ventriküler yeniden biçimlenme olan hasta grubunda yeniden biçimlenme olmayan gruba göre vücut kitle indeksi, DM ve HT sıklığı, zirve CKMB, zirve troponin T, BNP, MPV düzeyi ve N/L oranının daha yüksek olduğu saptandı (p<0,05, hepsi için). Sol ventriküler yeniden biçimlenme olan hasta grubunda“no-reflow”gelişimi daha fazla bulundu (p<0,001). Sol ventriküler yeniden biçimlenme olan hasta grubunda başvuru sırasındaki SV ejeksiyon fraksiyonu düşük, sistol sonu hacim, duvar hareket skor indeksi ve 6. ay kontrol diyastol sonu hacim yüksek olarak tespit edildi (p<0,05, hepsi için). Sol ventriküler yeniden biçimlenme olan hasta grubunda total oksidatif stres, M-30, M-65, oksidatif stres indeksi (OSİ) daha yüksek, total antioksidan seviye daha düşük olarak saptandı (p<0,001, hepsi için). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, BNP, M-30, OSİ, N/L oranı ve“no-reflow”fenomeninin SV yeniden biçimlenme gelişimini öngörmede bağımsız belirteçler olduğu gözlendi (p<0,05, hepsi için). Yapılan ROC analizine göre; M-30 değeri 144,9 U/L ''kesim değeri'' olarak alındığında % 80 duyarlılık ve %77 özgüllük ile SV yeniden biçimlenme gelişimini belirlediği tespit edildi (p<0,001). Sonuç: Çalışmamız sonucunda M-30 değerinin SV yeniden biçimlenme gelişiminin bağımsız bir öngördürücüsü olduğu tespit edildi. Akut STYME sonrası bakılan M-30 düzeyi yüksek (>144,9 U/L) hastaların erken saptanarak daha yoğun tedavi ve yakın gözlem altında tutulması ile kalp yetersizliği gelişiminin azaltılması sağlanabileceği kanısına varıldı.
Özet (Çeviri)
The Predictors of Development of Left Ventricular Remodelling in Patients with Anterior Myocardial Infarction Treated with Primary Percutaneous Coronary Intervention: Importance of Apoptosis Marker M-30 and Oxidative Stress Aim: Left ventricular (LV) remodelling is an important pathophysiological event which develops after acute myocardial infarction and causes left ventricular systolic dysfunction. Pathways like apoptosis, necrosis and oxidative stress play important role in this process. In our study, we aimed to investigate the relationship between development of LV remodelling and apoptosis marker M-30, necrosis marker M-65 and oxidative stress parameters, in patients with anterior ST segment elevation myocardial infarction (STEMI) treated with primary percutaneous coronary intervention (PCI). Methods: Between May 2012 and Mar 2013, 255 (210 men, 45 women, mean age 54,9 ± 11,8) patients with acute anterior STEMI treated with primary PCI have been included in our study. Blood samples were taken from patients at admission and at 24th of admission, for measurement of M-30, M-65, oxidative parameters and biochemical parameters. Transthoracic echocardiography was performed before discharge an at 6th month of follow-up in all patients. LV remodelling was defined as 20% or more increase in end-diastolic volume at 6th month follow-up. The patients included in this study were divided into two groups as patients with LV remodelling (n=60) and patients without LV remodelling (n=195). Results: The incidence of diabetes and hypertension, body mass index, peak value of CKMB and troponin T, serum level of BNP and MPV and N/L ratio were found higher in patient with LV remodelling compared to patient without remodeling (p<0.05, for all). Furthermore,“no-reflow”rate was also higher in LV remodelling group (p<0.001). LV ejection fraction at admission was lower and end-systolic volume, heart wall motion score index at admission and control end-diastolic volume at 6th month of admission were higher in patients with LV remodelling (p<0.05, for all). Higher total oxidative stress, M-30, M-65, oxidative stress index (OSI); but lower total antioxidant level were detected in LV remodelling group (p<0.001, for all). In multivarite logistic regression analysis, BNP, M-30, OSI, N/L ratio and“no-reflow”phenomenon were independent predictor of development of LV remodelling (p<0.05, for all). On ROC curve analysis, M-30 cut-off value was 144,9 U/L for predicting LV remodelling (80% sensitivity and 77% specifity, p<0.001). Conclusion: M-30 level was detected as an independent predictor of LV remodelling in our study. If we diagnose patients who have high M-30 level (144,9 U/L) after STEMI, heart failure development can be prevented with more intensive medical treatment and closer observation.
Benzer Tezler
- Koroner gerçek bifürkasyon lezyon girişimlerinde potent ve potent olmayan P2Y12 reseptör inhibitörlerinin iskemik olaylar açısından karşılaştırılması
Comparison of potential and non-potential P2Y12 receptor inhibitors with regards to ischemic events in coronary true bifurcation lesion procedures
SEMANUR VURAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ NAZMİ ÇALIK
- Akut miyokard infarktüsünde farklı reperfüzyon tedavisi uygulanan hastalarda miyokard performans değerinin ekokardiyografi ile ölçülerek karşılaştırılması
Corelation of myocardial performance index assessed by different echocardiographic methods in patients with acute myocard infarction receiving different reperfusion treatment
OSMAN PİRHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
KardiyolojiTrakya ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATİH ÖZÇELİK
- Çok damar hastalığı olan ST yükselmeli miyokart enfarktüslü hastalarda enfarktüsten sorumlu olmayan koroner arterdeki lezyonların kontrol koroner anjiyografide kantitatif koroner anjiyografi yöntemi ile değerlendirilmesi
The assessment of non culprit coronary artery lesions in patients with st segment elevation myocardial infarction and multivessel disease by control angiography with quantitative coronary angiography
ESRA DÖNMEZ
- Stsegment elevasyonu olmayan akut koroner sendromlu hastalarda perkütan koroner girişimin sol ventrikül fonksiyonları üzerine etkisinin doku Doppler ve Tei indeksi ile değerlendirilmesi
Assesment of effect percutaneous coronary intervention on left ventriculer functions by tissue doppler and Tei index in acute coronary syndromes without ST segment elevation
FIRAT URAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
KardiyolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DR. CAHİT KOCAKAVAK
- Primer perkütan koroner girişim uygulanan akut ST elevasyonlu miyokard infarktüsü hastalarında uzun koroner lezyonların tedavisinde uzun tek stent ve overlap stentlerin anjiyografik ve klinik sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison of angiographic and clinical outcomes between single long stents and overlapping stents for treatment of long coronary lesions in patients with acute ST elevation myocardial infarction undergoing primary percutaneous coronary intervention
FARID BAGHIROV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE SAATCI YAŞAR