Geri Dön

İzole atrial septal defektlerde hemodinamik değerlendirme: Kateter, ekokardiyografi, radyo nüklid anjiografi ile QP/QS ölçümleri, ASD indeksi, ventrikül septum hareketinin incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 59609
  2. Yazar: FERHAN MERİÇ
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Hemodinami, Kalp septum defektleri-atrial, Hemodynamics, Heart septal defects-atrial
  7. Yıl: 1997
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

69 ÖZET Bu çalışma Aralık 1996 ile Eylül 1997 tarihleri arasında İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyoloji Bilim dalında 38 ASD'li hastada, farklı yöntemlerle elde edilen QP/QS ölçümler arasındaki ilişkiyi belirlemektedir. ASD çapı ölçümünden elde edilen ASD indeksi - QP/QS ve PSH- QP/QS arasındaki ilişki de hastaların hemodinamik değerlendirmesinde yönlendirici parametreler olarak düşünülmüştür. Klinik, telegrafı, EKG, ekokardiyografı ile ASD tanısı alan 38 hastanın 19'u kız, 19'u erkekti. Yaşları 0.7 yaş ile 13.5 yaş arasında değişmekteydi ve yaş ortalaması 6.64 ± 3.71 yaş olarak belirlendi. Olguların tümünde VTI, Pik V., RNA yöntemleri ile QP/QS ölçümleri yapıldı. VTI-Pik V. QP/QS arasında anlamlı, güçlü korelasyon, RNA - VTI ve RNA - Pik V. QP/QS arasında anlamlı, ancak zayıf korelasyon saptandı. Kalp kateterizasyonunun hemodinamiyi değerlendirmede en güvenilir yöntem olması nedeniyle kateterizasyon yapılan 19 olgu ayrı bir grup olarak değerlendirildiğinde kateter - VTI QP/QS arasında anlamlı, çok güçlü, kateter- Pik V. QP/QS arasında oldukça güçlü korelasyon olduğu saptandı. Kateter-RNA QP/QS arasında ise anlamlı bir ilişki olmadığı görüldü. Bu 19 olgunun VTI-Pik V. ölçümleri arasındaki ilişki de uyumlu idi. VTI-RNA QP/QS arasında korelasyon saptanmazken Pik V.-RNA arasındaki ilişki de anlamlı, ancak zayıf olarak bulundu. Bu sonuçlara dayanarak, VTI QP/QS ölçümünün, Doppler ekokardiyografınin olası handikapları bilinerek ve literatürde önerilen uygun teknikler kullanılarak yapıldığında kalp kateterizasyonu ile çok uyumlu olduğu, kateter QP/QS'i iyi yansıttığı sonucuna vardık. Büyük sol sağ şant nedeniyle RVün volüm yükünün artmasına bağlı olarak PSH'in ortaya çıktığı bilinmektedir. PSH + olan olguların tümünün kateter QP/QS'lerinin 1.9'un üzerinde olduğunu belirledik. Buna dayanarak PSH'in QP/QS 1.9'dan fazla olduğunda ortaya çıktığını söyleyebiliriz. ASD'li hastaların klinik izlemi sırasında PSH'in varlığının şantın miktarı ve hastanın70 hemodinamik durumunun değerlendirilmesinde yardımcı bir parametre olarak kullanılabileceği sonucuna vardık. ASD'li hastalarda ASD çapı ölçümü ile QP/QS arasında hemodinamiyi yansıtma açısından klasikleşmiş bir parametre bulunmamaktadır. ASD çapının vücut yüzeyine oranlanmasıyla elde edilen ASD indeksi ile kateter QP/QS arasında birbirine çok benzer, anlamlı korelasyon olduğu belirlendi. ASD indeksi ile VTI QP/QS arasında ; VTI QP/QS = ASD indeksi x 0.05 + 1.27 şeklinde doğrusal bir ilişki olduğu saptandı. Bu doğrusal ilişki sayesinde ASD indeksini ölçerek QP/QS'in elde edilebileceği ve ASD'li hastaların klinik izleminde yönlendirici olacağı, VTI QP/QS ile kombine olarak kullanıldığında hemodinamik durumu güvenilir şekilde göstereceği sonucuna vardık. Ekokardiyografi ile yeterli bilgi edinilemeyen veya ilave lezyon olduğu düşünülen hastalarda, pulmoner basınç ve direnç ölçümü gerektiğinde kalp kateterizasyonunun uygulanması gerekebilir, ancak en güvenilir yöntem olmakla birlikte invazif olması nedeniyle kullanımı giderek kısıtlanmaktadır. Elde ettiğimiz sonuçlar, M-mode, 2-D ve Doppler ekokardiyografik çalışma ile ASD'li hastalarda sadece tanının değil, hemodinamik durumun da belirlenebileceğini, PSH'nın değerlendirilmesi, ASD indeksi ve VTI QP/QS ölçümleri yapıldığında ekokardiyografinin noninvazif bir yöntem olarak ASD'li hastaların cerrahi tedavi endikasyonunun belirlenmesinde güvenle kullanılabileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. İzole atrial septal defekt, ventriküler septal defekt, patent duktus arteriozusun klinik seyri

    Clinical course of isolated atrial septal defect, ventricular septal defect and patent ductus arteriosus

    SUPHİ HÜDAOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ADNAN AKÇORAL

  2. Sekundum tip Atrial Septal Defekt'lerin cerrahi tedavisinin sonuçları ve değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ADNAN UYSALEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAnkara Üniversitesi

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

  3. Fetal gastrointestinal obstrüksiyonlar: Prenatal tanı, beraberindeki kromozomal ve yapısal anomaliler ve obstetrik yönetim

    Fetal castrointestinal obstructions: Prenatal diagnosis, additional structural and chromosomal abnormalities and obstetric management

    CEM BATUKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAYRİ ERMİŞ

  4. Diabetik sıçan atriasında in vitro insülin ve 3.5,3'-triiyodotironin (T3) in etkisi

    Başlık çevirisi yok

    NİZAM M. EMRİTTE

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Eczacılık ve FarmakolojiAnkara Üniversitesi

    DOÇ.DR. NURAY YILDIZOĞLU (ARI)