Geri Dön

İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında anemi prevalansı, klinik özellikleri ve tedavi yaklaşımı

Prevalence, clinical characteristics and treatment of anemia in turkish patients with inflammatory bowel disease

  1. Tez No: 493519
  2. Yazar: HATİCE KEYVAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HALE AKPINAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Anemi, inflamatuvar bağırsak hastalığı, demir eksikliği anemisi, Anemia, inflammatory bowel disease, anemia of iron deficiency
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve amaç: İnflamatuar bağırsak hastalığında (İBH) anemi, en sık rastlanan ekstraintestinal bulgu olup prevalansı %6-74 arasında değişmektedir. Hastaların yaşam kalitesini düşürdüğü ve iş kaybına yol açtığı için aneminin belirlenmesi ve tedavi edilmesi, büyük önem taşır. İBH'da aneminin ana nedeni demir eksikliği anemisi (DEA) ve kronik hastalık anemisi (KHA) 'dir. Bu çalışmada, İBH'da aneminin tipi ve prevalansını ile birlikte anemiye yönelik tedavi yaklaşımlarını belirlemeyi amaçlıyoruz. Method: Haziran 2015-Haziran 2016 yılları arasında (erkek:254, kadın:211, yaş ortalaması: 47 ± 14.4, Crohn hastalığı (CH): 257, Ülseratif kolit (ÜK): 208) 465 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. WHO kriterlerine göre anemi; Hemoglobin değeri erkeklerde 13 g/dL'nin altında ve kadınlarda 12 g/dL'nin altında olarak belirlendi. Bulgular: Çalışmamızda, toplam 465 hastanın %51.6'sında anemi görülürken kadınlarda anemi erkeklere göre daha sık görüldü (%64-%41.3, p <0.001). Anemi sıklığı CH olgularında (% 57); ÜK olgularından (% 44.2) daha yüksekti (p = 0.004). CH tutulum dağılımı: ileal tutulum %48.2, kolonik tutulumda %19 ve ileokolonik tutulumda %32.8 di. Ayrıca, ÜK'lı hastaların %27.5'inde proktit (E1) tutulumu, %41'inde sol kolit (E2), %31.5'inde pankolit (E3) tutulumu vardı. Anemi sıklığı ile hastalık süresi arasında anlamlı bir ilişki yoktu (p = 0.216). Anemi tiplerine bakıldığında ise DEA %29.9 (77), KHA %8 (13), DEA ve KHA birlikteliği %3.4 (16), B12/folik asit eksikliğinden kaynaklanan anemi %14 (15), etiyolojisi belli olmayan anemi % 15.3 (72) olarak saptandı. Anemi bulunan hastaların %50'sine tedavi verildiği; DEA olan hastaların ise %23'ünde oral demir tedavisi başlanırken %41'ine parenteral demir tedavisi verildiği, megaloblastik anemisi olan hastaların % 53'ünde de B12 /folik asit tedavisi verildiği görüldü. Sonuç: Takip ettiğimiz tüm İBH hastalarının neredeyse yarısında (%51.6) anemi vardı, bunun en sık nedeni DEA idi. Bu hastaların yaklaşık yarısına anemi tedavisi verilmiş olduğu görüldü. Anemi bulunan İBH hastalarımızdaki tedavi oranını arttırmamız gerekir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: For inflammatory bowel disease (IBD), anaemia is the most frequently observed extra intestinal finding, prevalence of which varies from 6% to 74%. It's of great importance to determine and treat anaemia as it lowers patients' life quality and leads to labour loss. The main causes of anaemia in IBD are iron deficiency anaemia (IDA) and anaemia of chronic disease (ACD). In this study, we aim to specify the type and prevalence of anaemia along with a treatment approach for IBD. Method: We conducted a retrospective study on 465 patients, who were diagnosed with IBD and followed up at our hospital from June 2015 to June 2016 (male: 254, female: 211, average age: 47±14.4, Crohn disease (CD): 257, Ulcerative Colitis (UC): 208). According to WHO criteria, anaemia occurs when haemoglobin value is below 13 g/dL in men and 12 g/dL in women. Findings: In our study, we determined that 51.6% of total 465 patients had anaemia, which was more frequent in women then men (64% vs. 41.3%, p<0.001). Anaemia frequency was higher in CH cases (57%) then in UC cases (44.2%) (p=0,004). CD involvement were as follows: 48.2% in ileal involvement, 19% in colonic involvement and 32.8% in ileocolonic involvement. Furthermore, 27.5% of UC patients had proctitis (E1) involvement while 41% of them had involvement in left colitis (E2) and 31.5% had pancolitis (E3) involvement. There was no significant relation between anaemia frequency and duration of disease (p=0.216). We specified the following types of anaemia: IDA 29.9% (77), ACD only 8% (13), IDA and ACD combination 3.4% (16), anaemia stemming from B12/folic acid deficiency 14% (15) and anaemia with no etiology 15.5% (72). 50% of patients with anaemia received treatment; 23% of IDA patients had oral iron intake and 41% of them had parenteral iron treatment while 53% of patients who were suffering from megaloblastic anaemia got B12/ folic acid treatment. Conclusion: We found out that almost half of all IBD patients (50.3%), whom we followed up, had anaemia, the most frequent reason of which was IDA. Almost half of these patients received anaemia treatment. We should increase the treatment rate in our IBD patients that have anaemia.

Benzer Tezler

  1. İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında anemi sıklığı ve profili

    Anemia prevalance and profile in inflammatory bowel diseases

    İBRAHİM ÖZKILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Gastroenterolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YUSUF ZİYA ERZİN

  2. İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında çölyak hastalığı prevalansı

    The prevalence of celi̇ac di̇sease i̇n i̇nflammatory bowel di̇sease

    MUSA CİVAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    GastroenterolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. GÖKSEL BENGİ

  3. Şanlıurfa yöresi inflamatuvar bağırsak hastalıklarında anemi sıklığı ve tipleri

    Prevalance and types of anemia in i̇nflammatory bowel diseases in Şanliurfa region

    ZEYNEP ACAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Aile HekimliğiHarran Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ŞENAY KOÇAKOĞLU

    PROF. DR. AHMET UYANIKOĞLU

  4. İnflamatuvar barsak hastalıklarında laboratuvar sonuçları ile endoskopik bulgular arasındaki ilişki

    The relationship between endoscopic findings and laboratory results in inflammatory bowel disease

    MEHTAP ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    GastroenterolojiAtatürk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİHAT OKÇU

  5. Serum hepsidin seviyesinin inflamatuvar barsak hastalıklarında incelenmesi ve hastalık aktivasyonu açısından fekal kalprotektin ile karşılaştırılması

    Evaluation of the serum levels of hepcidin and comparison with fecal calprotectin values as a measure of disease activity in inflammatory bowel diseases

    PIRIL AKINCIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    GastroenterolojiBaşkent Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    DOÇ. DR. EBRU KOCA

    PROF. DR. ÜLKÜ DAĞLI

    DOÇ. DR. AYŞE CANAN YAZICI